![]() |
#1 |
![]() “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bazı çevrelerden gelen yoğun baskıya dayanamayarak, eşi Hayrünnisa Hanım’dan boşandığını ve artık kendisinin Çankaya’da bulunmasının herhangi bir sıkıntıya yol açmayacağına inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Gül şöyle konuştu: ‘Hayrünnisa Hanım’dan boşandım, zaten kendisinin ilerde bana engel teşkil edeceğini o da biliyordu. Ohh be dünya varmış… Artık kimse bana Çankaya’yı zindan edemez, bana itiraz edenlerin de herhangi bir bahaneleri kalmadı. Memleketim için gerekirse nelerden vazgeçebileceğimizi herkes görsün.’ … Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkmasını bir rejim krizi haline getirmek isteyen ve Cumhurbaşkanını boykot eden muhalefet partilerinin ve diğer odakların bu durum karşısında nasıl bir tavır alacakları Ankara kulislerinde merak konusu oldu.” – Bu televizyonlar ne diyor Önder? Ne biçim haber bu? – Valla genel başkanım ben de şimdi duydum. Delirmiş mi bunlar? – Çabuk öğrenin bu işin doğrusunu, Cumhurbaşkanlığı makamı boşanma makamı değildir. Cumhurbaşkanını boşandırmayacağız, “başörtüsü Çankaya’dan inemez” filan bir demeç ver ayrıca. – Aman efendim ne diyorsunuz? – Ha… pardon. Kadına şiddete son, insan hakları filan bişeyler de işte. – Böyle bir demeçle kendimizle ters düşmüş olmaz mıyız? – Nasıl yani? ‘Çankaya bizimdir bizim kalacak’ de o zaman! – Başkanım, askerler de Çankaya’daki resepsiyona zaten katılmıyorlarmış, bunu da kullanırsak güzel bir ambiyans yakalarız sanıyorum. – Ambiyans ne Önder? Ne biçim konuşuyorsun? – Şunu demek istiyorum: AKP askere ve topluma şirin gözükmek için Cumhurbaşkanı’na boşanmasını telkin etmiş ve de zorlamıştır. Gül’ün boşanma kararını, askerlerin köşkteki resepsiyona katılmama kararından sonra aldığını ve asıl emellerini gizlemeye çalıştığını anlatabilirsek başarılı oluruz sanıyorum. – Helal be Önder! Senden korkulur valla!.. – Estağfirullah… – O zaman, askerlerin bu davranışının Cumhuriyete sahip çıkma adına yapılmış bir duyarlılık olduğunu vurgulayalım. Hatta yüzde 47’nin dışında kalan herkesi aynı tarihte Anıtkabir’de toplayalım. Alternatif bir resepsiyon diyorum Önder, anlıyor musun beni? – Hükümeti istifaya bile çağırabiliriz. Düşünsenize bütün kuvvet komutanları hatta Zeki Sezer bile Ankara dışına çıkıyorlar… – Arayıp da bulmadığımız fırsat desene! – Halk adına Hayrünnisa Hanım’ın da yanında yer alacağız, gerekirse başkanım “Anadolu Solu”nu tekrar düşüneceğiz. Şeyh Edebali türbesine de gidelim, Hayrünnisa Hanımı da alalım, inançlı Anadolu insanını yanımıza çekeriz… Cumhuriyetin korunması, Türkiye’nin birliği, bölünmezliği, toplumun birliği konusunda, partimizin duyarlılığını herkes anlamalı. – Uleyn ben bile inanamıyorum, millet inanır mı buna? – Onlar inanmazsa askerler inanır belki… onların desteği yanımızda olduktan sonra… – Bir erken seçim daha yaptırabilir miyiz acaba? Bak bu sefer kesin kazanırım. – Bir değil beş seçim bile yaparız. Cumhurbaşkanını indirir, meclisi tatile yollarız. Üniversitelerde, hastanelerde, hatta parklarda sizin resim ve heykelleriniz… – Boşanma mevzusu takıldı ama benim kafama. Başörtülü eşinden boşanmışsa o halde bizim hedefimizde ne olacak, neyle suçlayacağız şimdi onu? İster misin başı açık biri ile evlensin? Napacağız..? İrtica Çankaya’da diyemeyecek miyiz? *** – Kalk bey kalk… Deniz sana diyorum, üstün açık uyuyakalmışsın yine, kabus görüyorsun. – Ohhh be rüyaymış, Gül boşanmadı di mi?
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|