![]() |
#1 |
![]() AK PARTi iktidarı net asgari ücrete enflasyonun çok üzerinde artışlar yaptı.Asgari ücretin alım gücü arttı. İşte asgari ücretin alım gücündeki değişim:
![]() .Yumurta ![]() ![]() . Makarna . Kuru Fasulye . Süt . Toz Şeker ![]() . Ekmek ![]()
![]() |
|
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() ![]() ÜCRETLERi ENFLASYONA EZDiRMEDiK 2002-2007 arasında Çalışan ve emekli maaşları ile diğer ödemeler,enflasyon üzerinde arttı. Bu dönemde toplam enflasyon yüzde 56 olarak gerçekleşirken, en düşük memur maaşı yüzde 138; ortalama kamu işçi ücreti yüzde 70; asgariücret yüzde 119 artı. Asgari ücreti ben de kabul edemiyorum ![]() Çalışma Bakanı Çelik, enflasyon hedefinin yüzde 4 olduğu Türkiye'de yüzde 9,2'lik asgari ücret artışının önemli olduğunu belirterek, “Yeterli değil. Bunu mertçe söyledik. Daha yüksek asgari ücrete ulaşılmalı” dedi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, asgara ücrete yönelik eleştirilere yanıt verdi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun bağımsız bir komisyon olduğunu belirten Çelik, "Türkiye'nin sosyo-ekonomik gerçeklerini göz önüne alarak, sorumlulukla bu kararı aldılar. Enflasyon hedefinin yüzde 4 olduğu Türkiye'de yüzde 9,2'lik artış önemlidir. Biz hükümeti devraldığımızda 120 dolar olan asgari ücret bugün neredeyse 400 dolar. Yeterli mi? Değil. Zaten biz asgari ücretin yeterli olmadığını mertçe, samimiyetle söyledik. Türkiye imkanlarını hızlı geliştirmeli ve daha yüksek asgari ücrete ulaşmalıdır" dedi. ÜCRET VE MAAŞLAR BANKADAN Pazarlığı devam eden istihdam paketinin yeni yılın ilk Bakanlar Kurulu toplantısında değerlendirileceğini açıklayan Çelik, buradan çıkan metni sosyal taraflara açacaklarını belirtti. Çelik, genç işsizlerin primlerini devletin ödeyeceği konusunun bir fikir olduğunu, daha tartışılacağını söyledi. Kayıt dışı istihdamın kayıt altına almak için bu projenin gerçekleştirileceğini söyleyen Çelik, "18 ile 30 yaş dışındaki çalışanları işsiz kalmayacak” dedi. Çelik, 2008'in kayıt dışı ve istihdam konularında önemli bir yıl olacağını belirterek, "Sosyal Güvenlik Yasası'na bir madde ilave ile sorunu çözeceğiz. Bundan sonra ücretler banka kanalıyla yapılacak. Kayıtdışılıkla ilgili ciddi çalışmalarımız var. İşvereni yüklerinin hafifletici ve kayıt dışını engelleyen önlemler alınacak” şeklinde konuştu. Ücretliler için yeni dönem Vergi iadesinin yerine getirilen asgari geçim indirimi, 1 Ocak'ta devreye giriyor. Yeni sistem, asgari ücret ile işçi ve memurların maaşında, yılın ilk yarısında aylık 45,6 YTL ile 77,5 YTL arasında artış sağlayacak. 1 Ocak 2008'den itibaren uygulanacak asgari geçim indiriminden, ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanacak. Asgari geçim indiriminde, emekli maaşı alanlar çalışmayan ve geliri olmayan eş olarak kabul edilecek. Eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde, çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecek. Yenişafak 29.12.2007 |
|
![]() |
#3 |
![]() ![]() Asgari ücrette AB'nin neresindeyiz? Milyonlarca insanın merakla beklediği asgari ücret, geçtiğimiz perşembe günü belirlendi. Buna göre, bugünden başlayıp altı ay boyunca geçerli olacak yeni ücret, 16 yaşından büyükler için brüt 608,4 YTL, net 435,92 YTL oldu. Artış oranı yüzde 4. İkinci altı aydaki artışın da yüzde 5 olması kararlaştırıldı. Brüt 608 YTL'lik yeni asgari ücretin işverene maliyeti ise 739 YTL. Yani çalışanın eline 435,9 YTL geçerken gerisi vergi ve prim olarak devlete gidecek. Tespit edilen yeni rakamla, değil bir ailenin, bir kişinin bile geçinmesi mümkün değil. TÜİK'in "2006 Yoksulluk Çalışması Sonuçları"na göre, 4 kişilik hanenin aylık "açlık sınırı" 205 YTL, aylık "yoksulluk sınırı" ise 549 YTL. Ve bu, iki yıl öncesinin verileri. Acaba, bizde uygulanan asgari ücreti diğer ülkelerle kıyaslayınca nasıl bir manzara çıkıyor karşımıza? Mesela, son birkaç sene içinde petrol gelirleri rekor seviyede artan Azerbaycan'da bugünden itibaren geçerli olacak ücret 60 dolar civarında. Yani bizdekinin 6,5'te biri. Ama "yavru vatan" KKTC, bizimle aynı günlerde 1.060 YTL olarak tespit etti asgari ücretini. Net rakam 922 YTL. Türkiye'dekinin iki katından daha fazla. Avrupa ile karşılaştırdığımızda nasıl durum? Avrupa Birliği'nin (AB) lider ülkelerinde uygulanan ücretlerle Türkiye'de uygulanan ücret arasında belirgin bir fark hemen göze çarpıyor. AB'nin istatistik kurumu Eurostat'ın, her yıl yaptığı asgari ücret değerlendirmelerine göre, Türkiye, 9 AB üyesi ülkeden daha iyi bir ücrete sahip. Ancak bunlar yeni üyeler. Bulgaristan, Romanya, Litvanya, Letonya, Slovakya, Estonya, Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti. 1 Ocak 2007 tarihli ücretlerin esas alındığı mukayese, satın alma gücü paritesine göre yapılmış. Diğer hesaplama yöntemine göre de sıralamadaki yeri değişmiyor. Evet, Türkiye, bu dokuz ülkeyi geride bırakıyor; ama dikkat edilmesi gereken önemli bir konu var. Türkiye'de çalışan kesiminin üçte biri asgari ücretli. Oysa bu oran, Türkiye'nin geride bıraktığı ve gerisinde kaldığı ülkelerde çok çok düşük. Mesela Romanya ve Bulgaristan'da yüzde 10 civarındayken İngiltere, Hollanda, İspanya, İrlanda gibi ülkelerde yüzde 5'i bile bulmuyor. Bir diğer konu da, AB'nin yeni üyesi bazı eski Doğu Bloku ülkelerde devam etmekte olan sosyal desteklerin asgari ücret içinde görünmemesi. Bizim yüksek görünen ücretimize bakarken bu konuları da göz önünde tutmak gerekiyor. Bununla birlikte, şurası bir gerçek ki, asgari ücrette son beş yılda sağlanan artış, geçmiş dönemlerin üzerinde seyrediyor. Rakamın 400 dolara dayanmasında düşük dolar kurunun da payı olmakla birlikte, kaydedilen reel artışın etkisi büyük. Ama bu ücretin yeterli olduğunu, insanca yaşanabilecek bir ücret olduğunu savunmak mümkün değil. Savunabilen de yok zaten. İşveren kesimi de, "Veren için yüksek, alan için düşük" diyor, vergi indirimi istiyor. Vergi indirimi önemli bir adım olabilir, ama bu indirim, toplam çalışan içindeki asgari ücretli oranını aşağı çeker mi kestirmek zor. Çünkü işveren kesimi "vergiler düşsün" derken maliyetlerini aşağı çekmeyi hedefliyor, düşüşün kısa zamanda işçiye daha fazla ücret olarak döneceğini düşünmek biraz zor. O yüzden orta yolu bulan bir girişimle, bir yandan asgari ücreti kademe kademe yükseltirken diğer taraftan da vergi yükünü azaltmakta fayda var. Asgari ücretin düşük olması, çalışan kesimin üçte birini asgari ücretlilerin oluşturması ve yüksek işsizlik oranı, temelde gelişememişlik göstergesi. Bunu aşmanın yolu da daha çok üretim ve yatırım. Umarız 2008 yılı, üretim artışı, işsizliğin azaltılması ve bol kazanç yolunda önemli adımların atıldığı bir yıl olur. Kadir Dikbaş 01 Ocak 2008, Zaman |
|
![]() |
#4 |
![]() Sözümüzü Tuttuk
![]() Başbakan Tayyip Erdoğan, 18 Kasım'da görevi alan hükümetin, tüm olumsuz yaklaşımlara rağmen koyduğu bütün hedefleri gerçekleştirdiğini söyledi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın düzenlediği Siyaset Akademisi Yerel Yönetimler Okulu mezunlarına sertifikalarını veren Erdoğan, "18 Kasım'da görevi alan hükümetimiz, o günden bugüne tüm olumsuz yaklaşımlara rağmen neyi hedef koyduysa gerçekleştirmiştir. Sevdası olanlar uyumaz. Hele ülke, millet sevdanız varsa, sizin içinizde uyku yoktur. Rüyada da proje, plan, para hesabı yaparsınız" dedi. Yerel seçimlerde, 3 Kasım'dan bu yana geçen 16 aylık AK Parti iktidarının test edileceğini vurgulayan Erdoğan, hükümetin icraatını şöyle değerlendirdi: Türk parası 'pul' olmayacak "Yıllardır rüyalarımıza giren, bütün siyasilerimizin canavar olarak nitelediği enflasyon oranının düşürülmesi, en önemli icraattır. Biz hedefimizi yüzde 20 olarak koymuştuk. Enflasyon 18.4 olarak ilan edildi. Bundan önce Türkiye'de, 'paramızı pul ettiniz' deniyordu. Şimdi, paramız bir istikrar yakaladı; değeri korunuyor. Bu sefer de diyorlar ki 'Olmaz. Bunun değerini düşürmemiz lazım'. Niye düşüreceğiz? Daha çok borçlanalım diye mi? Fakir fukaraya daha çok zulmedilsin diye mi? 2004, bu konuda çok daha iyi olacak. Biz bu disiplini yine korumaya devam edeceğiz. 3 Kasım'dan önce bileşik faiz yüzde 69'du; yüzde 25'e inmiştir. Bu ülkede bir gecelik yüzde bin 500, 7 bin faizler ödendi. Bunlar vatandaşın cebinden çıktı. Şimdi ise halkın cebine giriyor." Asgari ücret için teşekkür aldım "Asgari ücret konusunda hükümet olarak vergi ve SSK primlerinde fedakarlık yaparak ilk 6 ay için net 304 milyon lira asgari ücreti açıkladık. Bu da yüzde 34'lük bir artışı ifade ediyor. 10 yılda böyle bir artış hiç olmadı. Yılbaşında gittiğim Safranbolu'da görüştüğüm vatandaşlar, açıklanan asgari ücret için bana teşekkür ettiler. Bu basamakları onar onar çıkamayız; birer birer, ikişer ikişer çıkacağız. Yoksa biz de, birileri gibi Kayseri'ye deniz getirmeyi vaadedebiliriz. Ama halkımız bunları yutmuyor artık." İnşaat sektörü patlayacak "Türkiye bir fiziki değişim yaşamak zorundadır. Bu fiziki değişim, modern şehircilik, çağdaş şehircilik... Bu bizim işimizdir. Bunu biz başaracağız. 28 Mart'tan sonra Türkiye inşallah bir şantiye haline dönüşmelidir. 2003'te 1.600 kilometre duble yol yaptık. 345 kilometre de tek gidiş, tek geliş yol açtık. Bu yıl 3 bin kilometre duble yol yapacağız. 2003 yılında 11 bin toplu konut temeli attık. Bu yıl bunu 100 bine tamamlayacağız. Kişi başı milli geliri bin 500 doların altında olan 36 ilde çok ciddi yatırımlar yapılacak. İnşaat sektörü işsizliğin ilacıdır. İnşaat sektöründe patlama yaşanacak. Gecekonduları yıkıp, yeni, çağdaş konutlar yapma projemiz var." İmar Bankası yönetimi dürüstse... "BDDK, İmar Bankası'nda 600-700 milyon dolarlık bir riskten söz ediyordu ama karşımıza 6,5 milyar dolar çıktı. Bu kadar dürüst hareket eden o bankanın yönetimi, bu aradaki farkı nereye götürdü? Mudileri tahrik etmek suretiyle kimin üzerine gönderiyor? Bu kadar dürüstseniz, mudilere ödenecek parayı BDDK'ya ödeyin. Devlet 3 yılda 8,5 katrilyonu bu mudilere ödeyecek. Kimin parası bu? Milletin parası." 5 Ocak 2004-Yenişafak |
|
![]() |
#5 |
![]() MiLLi GELiRiMiZ
181 MiLYARDAN 400 MiLYAR DOLARA ÇIKTI Türkiye’nin gayri safi milli hasılası, AK PARTi iktidarında yüzde 120 oranında artış göstererek 181 milyar dolardan 400 milyar dolara çıktı. ![]() |
|
![]() |
#6 |
![]() Hortum kesilince milli gelir 4 bin dolara çıktı
![]() Başbakan Erdoğan, milli gelirin 4 bin dolara çıktığını belirterek, "Demek ki hortum kesilince oluyormuş. Yılda 60 katrilyon faiz ödüyoruz. Bunun yarısını yatırıma yönlendirebilseydik çok büyük adım atardık" dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Malatya'da aynı anda 19 fabrikanın açılışını yaparken, 38 fabrikanın da temelini attı. Erdoğan, milli gelirin 4 bin dolara çıktığını belirterek, "Demek ki hortum kesilince oluyormuş. Yılda 60 katrilyon faiz ödüyoruz. Bunun yarısı yatırıma gitseydi çok büyük adım atardık" dedi. Erdoğan, tesisler tamamlandığında 12 bin vatandaşın iş sahibi olacağını belirterek, "Bu kadar kişinin iş sahibi olması demek. 12 bin aileye aş ve iş demektir. Her ailede ortalama 5 kişi olsa 60 bin kişinin aş sahibi olması demektir" diye konuştu. Erdoğan, önceki gün Van-Bahçesaray arasındaki 42 kilometrelik yolun açılışını yaptığını da hatırlatarak, "Burada hücrelerime kadar aydınlık dolu yarınları hissediyorum. Gece gündüz demeden yarınlara yürüyoruz. Bu yürüyüş hem içerde hem dışarda" dedi. Hortumlar kesilince oluyormuş Erdoğan, 3 Kasım'da iktidara geldiklerinde milli gelirin 2 bin 600 dolar olduğunu, yıl sonunda ise bu rakamın 4 bin dolara ulaşacağını belirterek, "Yolsuzlukların önü alınınca, hortumlar kesilince oluyormuş demek ki. Enflasyonun ve faizlerin düşmesi ile aradaki fark işçi, memur ve çiftçiye dönüyor. Bereket buradadır. Artık duyuyor musunuz fona devredilen bankaları? Artık duyuyor musunuz bankalara verilen garantileri? Şu anda 50 milyara kadar garanti var, o da düşecek. Kusura bakmayın fakir fukaranın paralarını kimseye ödeyemeyiz. Daha da iyi olacak. Büyüme ilk 6 ayda yüzde 13,4 gerçekleşti. Milli gelirde ilk etapta 5 bin dolar, ikinci etapta 10 bin doları yakaladığımızda hedefe yürüdük demektir" dedi. İşadamlarına yatırım çağrısı Temmuz itibariyle 28 katrilyon liralık yatırım yapıldığını anlatan Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolulu işadamlarına, "Ey Malatyalı işadamım, burada doğduğunuz büyüdünüz. İstanbul'da Ankara'da devleştiniz. Gelin buraya da yatırım yapın" diye seslendi. 42 milyar dolar faiz ödüyoruz Erdoğan, Türkiye'nin dış borç faizinin 42 milyar dolar yani 60 katrilyon olduğunu belirterek, "Ah benim vatandaşım! Bu paranın yarısını yatırıma yatırmış olsaydık. Türkiye nereden nereye gelirdi? Biz bunu kucağımızda bulduk. Türkiye bunları ödüyor ve azalıyor. Daha da azalacak" diye konuştu. 20 Eylül 2004, Yenişafak |
|
![]() |
#7 |
![]() Milli gelirde ne değişti?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) uzun süreden beri sürdürdüğü milli gelir hesaplarını güncelleme çalışmasını tamamladı. Ve yeni rakamı hafta sonunda açıkladı. Peki neler değişti? TÜİK'in yeni hesabına göre, 2006 yılının Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) 526,4 milyar dolara yükseldi. Kişi başına düşen gelir de 7 bin 500 dolar olarak tahmin edildi. Bu veriler eski hesaba göre, toplamda 399,7 milyar dolar, kişi başına milli gelirde ise 5 bin 477 dolar idi. Önceki hesapla yeni hesap arasındaki fark yüzde 30'u aşıyor. Hatırlayanlar çıkacaktır, uzun zamandır eski Maliye Bakanı Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli de Türkiye'nin milli gelir hesabının çok yanlış olduğunu vurguluyordu. Pakdemirli, bundan dört yıl önce, "2003'te Türkiye'nin kişi başına geliri, DİE'ye göre 3375 dolar, bizim hesabımızla 6034 dolar." açıklamasını yapmıştı. Yeni çalışmanın hedefi, milli gelir hesabını uluslararası standartlara yükseltmek, AB ile uyumlu hale getirmek. Bizim üzerinde ısrar ettiğimiz eski hesap tekniği, pek çok ülke tarafından yıllar önce terk edilmişti. Biz ancak şimdi bırakıyoruz. Son çalışmayla ortaya çıkan veriler, "yöntem" ve "kapsam değişikliği" ile sonradan gelen bilgilerin ilave edilmesiyle oluşturulmuş. TÜİK Başkanı Ömer Demir'in açıkladığına göre, yöntemden ziyade "kapsam değişikliği" etkilemiş rakamları: "2001 yılı için TÜİK'in izlediği 10 ve daha fazla çalışanı olan işyerleri sayısı 11 bin 293. 2002'de yapmış olduğumuz o geniş sanayi sayımında bu rakamın 27 bin olduğunu gördük. Buradan çok büyük bir kapsam genişlemesi oldu." Detaylar uzun, özetle şunu söyleyebiliriz: Eski uygulamada, pek çok alan ve konu hesap dışında kalıyor, gelir olduğundan çok daha düşük hesaplanıyordu. Dolayısıyla sağlıklı ölçüm yapılamıyordu. Ölçüm doğru olmayınca, yapılan mukayeseler, milli gelire bağlı diğer hesaplamalar da yanlış oluyordu. Kabul etmek gerekir ki, eski hesap Türkiye'yi dünya ekonomileri nazarında olduğundan daha küçük gösteriyordu. Milli gelir hesabındaki bu çarpıklık, aslında işin uzmanlarının yıllardır bildiği, yakındığı bir konu. O sebeple bu durum yabana atılacak, "Bir kalem darbesiyle gelirimiz yükseldi" şeklinde alaya alınacak kadar basit değil. Sadece bugüne ait gelir rakamlarının değil geçmişe dönük olanların da yükseldiğini unutmamak gerekiyor. TÜİK'in son çalışması sayesinde, Türkiye uzun zamandır ihmal edilen bir düzeltmeyi gerçekleştirmiş oldu. Milli gelir hesabı AB ülkelerininki ile uyumlu hale getirildi. Bu, daha sağlıklı bir mukayese için son derece önemli. Artık Türkiye, milli geliri yarım trilyon doları aşan ülkeler kategorisine girmiş bulunuyor. Bundan böyle, sınıflamalarda "orta gelirli ülkeler" seviyesinin üstünde görülecek. Türkiye, bu gelir rakamı ile 18. sırada olduğu en büyük ekonomiler sıralamasında (satın alma gücü paritesine göre), kendisinin önünde bulunan Avustralya, Tayvan'ı zorlayacak, belki de geçecek. Hepimizi yakından ilgilendiren cari işlemler açığının, dış ticaret açığının, kamu ya da özel kesim borç stokunun milli gelire oranı gerileyecek. Gerileyen bu oranların, Türkiye'nin yabancılar gözündeki risk seviyesini düşüreceği muhakkak. Ama bu demek değildir ki, cari açık bir anda sorun olmaktan çıkacak. AB ile hesap birliği sağlanacak, aramızda varmış gibi görünen büyük gelir uçurumu bir miktar daha kapanmış olacak. Vatandaşa yansıyıp yansımaması konusuna gelince. Milli gelir rakamının yeni bir hesapla düzeltilmesinin, vatandaşın cebine para olarak doğrudan yansıması diye bir şey söz konusu olamaz. Buradaki ana espri, verilerin sağlıklı hale getirilmesi gayreti; ne olduğumuzun, ne kadar büyük olduğunuzun daha iyi ve daha hassas ölçülmesidir. Bir yönüyle kendimizi tanımaktır. Vatandaşın bu değişimden kazancı da burada. Öncekinden daha sağlıklı verilere sahip olmak, hem vatandaş ve iş dünyası hem de devlet için önemli olsa gerek. Sağlıksız veriler üzerine sağlıklı politikalar inşa edilebilir mi? Kadir Dikbaş 12.03.2008 |
|
![]() |
#8 |
![]() ![]() Yeni seriyle kişi başına gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) 9 bin 333 dolara yükselen Türkiye, 64'üncü sıradan 54'üncü sıraya çıktı. Türkiye hangi ülkeleri geride bıraktı? İşte liste: AA muhabirinin IMF'nin Ekim 2007 tahmini verilerinden yaptığı derlemeye göre, bugün açıklanan 1998 bazlı yeni seriyle 2007 yılı GSYH rakamlarıyla Türkiye, kişi başına GSYH'de 10 basamak birden yükseldi. Eski seriyle 2007 için IMF tarafından 6 bin 548 dolar olarak tahmin edilen kişi başına GSYH rakamıyla Türkiye, Lübnan'ın önünde, Uruguay'ın ardında 64'üncü sıradaydı. Yeni açıklanan kişi başına GSYH rakamıyla Türkiye, Uruguay, Gabon, Botswana, Ekvator Ginesi, Şeyşeller'in yanı sıra 6 bin 842 dolar kişi başına GSYH'si olan dünyanın 10'uncu büyük ekonomisi Brezilya'yı, 7 bin 352 dolarlık Avrupa Birliği (AB) üyesi Romanya'yı, 8 bin 252 dolarlık petrol zengini Venezuela'yı, 8 bin 426 dolarlık dünyanın 15'inci büyük ekonomisi Meksika'yı, 8 bin 612 dolarlık, petrol, doğal gaz zengini, dünyanın 11'inci büyük ekonomisi olan Rusya'yı geride bıraktı. Türkiye'nin hemen üstünde 9 bin 698 dolarlık kişi başına GSYH ile Şili yer aldı. 10 bin-15 bin dolar bandında yer alan Barbados, Macaristan, Slovakya, Antigua ve Barbuda, St. Kitts ve Nevis, Letonya, Hırvatistan, Polonya, Libya ve Litvanya gibi ülkeler de Türkiye'nin önünde bulunuyorlar. Bu arada Lüksemburg, 102 bin 284 dolarlık kişi başına GSYH ile açık ara birinciliği alırken, bu ülkeyi 79 bin 154 dolarla Norveç, 70 bin 754 dolarla Katar, 62 bin 976 dolarla İzlanda, 58 bin 883 dolarla İrlanda, 57 bin 35 dolarla Danimarka, 56 bin 711 dolarla İsviçre, 47 bin 69 dolarla İsveç, 45 bin 594 dolarla ABD, 45 bin 429 dolarla Hollanda izliyor. Sıralamada İngiltere 11., Kanada 14., Avustralya 15., Fransa 18., Almanya 19., İtalya 20., Japonya 22., İspanya 26. sırada yer alırken, komşumuz Yunanistan 32 bin 10 dolarlık kişi başına GSYH ile Kuveyt'in ardından 25. sırada bulunuyor. -GSYH'DE 17'İNCİLİK DEĞİŞMEDİ AMA HOLLANDA İLE ARA KAPANDI- 2007 yılında 482,0 milyar dolar olan GSYH'sini yeni seriyle 658,8 milyar dolara çıkaran Türkiye'nin 17'cilikteki sıralaması değişmedi. Fakat, Türkiye'nin üzerinde yer alan Hollanda ile ara 176,8 milyar dolar kapanarak 100 milyar doların altına (96,1 milyar dolara) indi. Mevcut eğilimin devam etmesi halinde, kurlarda çok büyük bir dalgalanma olmazsa Türkiye'nin 2010-2011 yıllarında Hollanda'yı geçerek, 16'ıncı sıraya çıkması mümkün görünüyor. ![]() IMF tahminlerine göre, kişi başına GSYH verileri şöyle: . Kişi Başına GSYH (Dolar) . IMF Tahmini Ülkeler 2007 ------------ ------------- 1- Lüksemburg 102.284 2- Norveç 79.154 3- Katar 70.754 4- İzlanda 62.976 5- İrlanda 58.883 6- Danimarka 57.035 7- İsviçre 56.711 8- İsveç 47.069 9- ABD 45.594 10-Hollanda 45.429 11-İngiltere 45.301 12-Finlandiya 44.912 13-Avusturya 44.308 14-Kanada 42.738 15-Avustralya 42.553 16-Bir. Arap Emir. 42.275 17-Belçika 41.605 18-Fransa 40.782 19-Almanya 39.650 20-İtalya 35.386 21-Singapur 34.152 22-Japonya 34.023 23-Brunei Sultanlığı 32.501 24-Kuveyt 32.259 25-Yunanistan 32.010 26-İspanya 31.471 27-Yeni Zelanda 29.698 28-Hong Kong 29.149 29-Kıbrıs Rum Kesimi 26.386 30-Bahreyn 22.109 31-Slovenya 22.079 32-İsrail 22.073 33-Portekiz 20.665 34-Bahamalar 19.781 35-Güney Kore 19.624 36-Çek Cumhuriyeti 16.372 37-Tayvan 16.274 38-Malta 16.049 39-Trinidad Tobago 15.908 40-Suudi Arabistan 15.416 41-Umman 15.412 42-Estonya 15.310 43-Barbados 13.605 44-Macaristan 13.560 45-Slovakya 13.227 46-Antigua Barbuda 12.968 47-St. Kitts Nevis 12.595 48-Letonya 11.826 49-Hırvatistan 11.271 50-Polonya 10.858 51-Libya 10.840 52-Litvanya 10.472 53-Şili 9.698 54-TÜRKİYE 9.333 (Yeni Seri-Açıklanan) 54-Şeyşeller 8.852 55-Rusya 8.612 56-Meksika 8.426 57-Venezuela 8.252 58-Ekvator Ginesi 7.895 59-Romanya 7.352 60-Botswana 7.270 61-Gabon 7.218 62-Brezilya 6.842 63-Uruguay 6.61 64-TÜRKİYE 6.548 (Eski Seri-IMF Tahmini) 65-Lübnan 6.398 IMF tahminlerine göre, GSYH verileri şöyle: . GSYH (Milyar Dolar). IMF Tahmini Ülkeler 2007 ------------ ------------- 1- ABD 13794,2 2- Japonya 4345,9 3- Almanya 3259,2 4- Çin 3248,5 5- İngiltere 2755,9 6- Fransa 2515,2 7- İtalya 2067,7 8- İspanya 1414,6 9- Kanada 1406,4 10-Brezilya 1295,4 11-Rusya 1223,7 12-Hindistan 1089,9 13-G. Kore 949,7 14-Avustralya 889,7 15-Meksika 886,4 16-Hollanda 754,9 17-TÜRKİYE 658,8 (Yeni Seri-Açıklanan) 17-TÜRKİYE 482,0 (Eski Seri-IMF Tahmini) 18-Belçika 442,8 19-İsveç 431,6 20-İsviçre 413,9 AA |
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|