![]() |
#1 |
![]() AK Parti, yepyeni bir döneme giriyor. Erdoğan'ın çevresine verdiği sinyaller fark edilir ölçüde değişimlerin yaşanacağı yönünde. Erdoğan, AK Parti'nin 2002 ruhunu (atılımcı ruh) canlandıracak radikal kararlara imza atmaya hazırlanıyor ve 2011 yılında yapılacak genel seçimlere odaklanıyor. 2010 yılına yeni parti vitriniyle girilecek. Eylül ayında yapılacak büyük kongrede, 2011 genel seçim startı verilecek. ATILIMCI RUH 2002-2006 iktidar dönemindeki "atılımcı ruhu"na içte ve dışta o dönemdeki "ittifaklar manzumesi"ne geri dönülecek. AK Parti'nin 2002 ruhunun, "dört dayanak" üstüne yerleştiği biliniyor. "Din, muhafazakarlık, liberallik ve Avrupa Birliği yanlısı olmak" AK Parti'nin bünyesine en uygun yapı olan "Avrupa yanlısı, muhafazakar liberal" anlayışın aktif propaganda ile işletilmesi üzerinde duruluyor. REFORMLAR Hükümetin başlardaki reformcu görüntüsünde aşınma yaşandı. AK Parti'nin, Avrupa Birliği, sivil anayasa, demokratikleşme, Güneydoğu'da izlediği politikaların takdiminin daha iyi yapılması üzerinde duruluyor. SİYASİ UFUK Siyasi ufukta görünen iki öngörü: 1) AK Parti'nin üçüncü kez tek başına iktidar olması 2) Koalisyon hükümeti (AK Parti patronluğunda koalisyon hükümeti veya CHP-MHP koalisyonu) 29 Mart seçimleri, CHP ve MHP'nin tek başlarına iktidara gelemeyeceklerini gösteriyor. AK Parti hükümetinin alternatifi, bir tek parti hükümeti değil de bir koalisyon hükümeti olabilir. CHP ile MHP arasındaki işbirliğine dair ilk işaretleri, 29 Mart seçimlerinde aldık. Seçim sonuçlarından görüldü ki, bütün seçim bölgelerinde olmamakla birlikteCHP'nin güçlü olduğu yerlerde MHP'liler CHP'yi destekledi; MHP'nin güçlü olduğu yerlerde de CHP'liler MHP'yi destekledi. Ak Parti'nin karşısında kim güçlüyse muhalefet onun safında toplandı. (Bülent Arınç ve AG araştırma Başkanı Adil Gür, bu yönde açıklamalar yaptı). Böyle bir taktik kendiliğinden, tabanın kendi inisiyatifiyle mi oldu yoksa yukarılarda bir yerlerde bu yönde gizli bir anlaşma mı yapıldı? İttifak yapılan yörelere baktığımızda, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki CHP seçmeni kadar MHP seçmeni de birbirine yakın düzlemde bulunuyor. Özellikle Isparta, Aydın, Manisa, Muğla gibi yerlerde doğrudan kimin eli olabilir? (Özellikle Antalya'da, Demirel'in has adamı, siyasi arkadaşı olan ve Antalya'da önemli bir gücü bulunan, Hasan Subaşı'nın bu konuda öncü rol oynadığı biliniyor.) AK Parti karşıtı seçmen, bir açık çağrı olmadığı halde genel seçimlere oranla neden daha fazla birleşme eğilimi gösterdi? Yoksa bu sefer çağrı gizlice ve derinden mi yapıldı? Bu net olarak ortaya henüz ortaya çıkmadı. KOALİSYON AK Parti, yüzde 39 oy almış bulunuyor. Bu rakamsal olarak AK Parti'yi tek başına iktidar yapmaya yetiyor. Bundan sonra yapılacak genel seçimlerde, CHP ve MHP'nin yükselişi sürerse, bu arada DTP ve SP de AK Parti'den oy alırsa, AK Parti'den sonra güçlü bir tek parti iktidarı olmaz, koalisyonlar dönemi yeniden başlar. TARİHİ ÖRNEK Türkiye'de üst üste üç seçim kazanan tek parti rahmetli Adnan Menderes'in DP'sidir. (1950'de yüzde 52, 1954'te yüzde 57, 1957'de yüzde 48 oy aldı.) DP'nin rekoruna başka bir parti ulaşamadı. AP, ANAP ve AK Parti iki defa üst üste seçim kazanan partiler oldu. AK Parti DP'nin rekorunu egale edebilir mi; üçüncü defa ipi göğüsleyebilir mi? 2002 ve 2007 AK Parti'nin altın çağıydı. 2011 yılında yapılacak genel seçimlerde Ak Parti'nin alacağı oy Türkiye siyasetinin geleceğini gösterecek. Başbakan Erdoğan'ın önünde tek yol var. 2002 ve 2007'de olduğu gibi üçüncü seçimi de kazanmak. Tabiidir ki koalisyonlar döneminin tekrar geri gelmesini engellemek.
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|