AK Gençliğin Buluşma Noktası
Yeni Şafak , Akit ve Milat "Yeni Şafak" ve "Vakit" Gazetesi köşe yazıları / Vakit'ten Hafızalardan Silinmeyen Habercilik Başarıları..



Cevapla
Seçenekler
 
Alt 12-17-2009, 20:06   #1
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart
İnönü yaşarken Mevhibe hanım dul maaşı almış!
14 yaşında Çanakkale Savaşı'na katılan, Mustafa Kemal'in korumalığını yaptığını söyleyen, yaşayan tarih, 109 yaşındaki Celal Bostan, hatıralarını Vakit'e anlattı.

Gazetemiz, son gazilerimizden 109 yaşındaki Celal Bostan'la konuştu. Celal Bostan, 14 yaşında Çanakkale Savaşı'na katılmış, Mustafa Kemal'i yakından görmüş bir muharip gazimiz... Mustafa Kemal'in yakın korumalığını yaptığını söyleyen Celal Bostan, Mustafa Kemal'in Dolmabahçe Sarayı'nda yaşadığı birçok olaya şahitlik etmiş. Celal Bostan, Mustafa Kemal'in İsmet İnönü ile tartışmasını, İsmet İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün dul maaşı almasını gazetemize değerlendirdi. Celal Bostan, yıllarca gazetecilik yapmış. "Yaşayan Tarih" olarak tanımlanan Celal Bostan, yaşadıklarını ve ülkemizdeki gelişmeleri şöyle değerlendirdi:

“109 YAŞINDAYIM, SULTAN HAMİD'İ GÖRDÜM”

Celal Bostan kimdir?

1899 yılında Sultan Hamid Han'ın devrinde dünyaya geldim. Bu tarih Sultan Hamid Han'ın son 9 yılına tekabül ediyor. 2. Sultan Reşad, Vahdeddin'in tamamını gördüm. 1923 yılından bugüne dek kurulan cumhuriyet hükümetlerinin tamamı içerisinde yaşıyorum. Doğma büyüme Trabzonluyum. Tahsilim de Osmanlıca.. Türkçe tahsilim yok.

“ASKER OLMAK İÇİN, TRABZON'DAN İSTANBUL'A 48 GÜNDE YÜRÜDÜK”

Osmanlı döneminde yaşadınız. Savaşlara katıldınız mı?
O dönemde muazzam bir zulüm vardı. Bu zulme karşı Karadeniz yöresinde Samsun'dan Trabzon'a, Sarp Kapısı'na kadar olan yörelerimiz ve kazalarımızda bir çeteleşme başladı. Bu çetelerde 150 ila 300 asker bulunuyordu. Maçkalı Eyüpoğlu kardeşler çetesine karıştım. Yaşım 12. 1912 yılında çeteye girmemden sonra 1914 yılında Mustafa Kemal, ‘Vatan elden gidiyor. Eli silah tutan, kadın, erkek, yaşlı, genç orduya' dedi. Bu çağrının ardından çetede bir gruplaşma meydana getirdik. Ben ve 25 arkadaşım, çeteden ayrıldık ve Mustafa Kemal'in daveti üzerine Trabzon'dan yürüyüşe çıktık ve 48 günde İstanbul'da Selimağa Kışlası'na vardık. Aç, susuz, yalın ayak gittik. Bizi, Selimağa Kışlası'na aldılar ve 14 yaşında asker olduk. Bir ay eğitim aldık.

“ÇANAKKALE SAVAŞINA KATILDIM AYAĞIMDA MERMİ YARASI MEVCUT”

14 yaşında asker olmak nasıl bir duygu...
Çanakkale nasıl geçilmez oldu? Çanakkale Savaşı'nda bizzat yaşadım. Ayağımda mermi yarası mevcut. Gazi olmak mesele değil. Mustafa Kemal, İstiklal Madalyası ve Gazi Madalyası vermiştir. 1914'te Çanakkale'ye ayak basıyoruz. Hep çocuklar. 14-15 yaşlarında çocuklar cephede. Çanakkale'de muazzam bir olay var. Biz bugünleri gördük. 253 bin 700 şehidimiz var. Osmanlı'ya karşı 12 düvel (devlet) birleşmiş. Savaş gücü, insan gücü, alet gücü, yakıcı, kırıcı, öldürücü, yok edici. O gücün karşısında bir avuç çocuk... Karşınızda 12 devlet var, güç var... Bu gücün karşısında, "Çanakkale geçilmez" namı yayıldı. Onların savaş gemilerinden attıkları mermilere şahid oldum.

“MUSTAFA KEMAL'İN KORUMALIĞINI YAPTIM”

Çanakkale Savaşı'nda Mustafa Kemal'in rolü neydi?

Mustafa Kemal ne yaptı? Rütbesi albaydı. Enver Paşa ne yaptı? Hayrettin Paşa ne yaptı? Rahmetli Fevzi Çakmak, bizim yanımızdan aldılar, Filistin'e gönderdiler. Biz Çanakkale'de çoluk çocuğun elinde kaldık. Ben sağ bacağımdan vuruldum, mermi yedim. Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Hastanesi'nde altı ay yattım, kangren oldum. Ayağımı keseceklerdi, ‘Kesmemelerini istedim' Allah şifasını verdi ve ayağımı kurtardı. Çanakkale'den ayrılışım 17 yaşımdır ve İstanbul'a yerleştim. Mustafa Kemal'in korumalığını yaptım. Bir nesil Çanakkale savaşında gitti. Lise öğrencileri, üniversite öğrencileri, Osmanlı'nın geleceğini inşa edecek, devamını sağlayacak kişiler şehid gitti.

İSMET İNÖNÜ İLE TARTIŞMASI VE İNÖNÜ'NÜN KAÇIŞI

Mustafa Kemal'in yakınındaki devlet yetkilileri ile ilişkisi nasıldı?

1936 yılında ilginç bir olaya şahid oldum. Ahmet Ferdan isminde tüccarım var. Perde işini Ahmet Ferdan'dan aldım. Dolmabahçe Sarayı'nında, Mustafa Kemal'in içki içtiği salonun eski perdelerini değiştireceğiz. Mustafa Kemal, gece ve gündüz içki içerdi. Ali Çetinkaya, (Meşhur Kel Ali) Osman Paksüt'ün dedesi. Mustafa Kemal, İsmet ve Fevzi Paşa'nın yanında kafayı çekti. Ben de ekibimle beraber Dolmabahçe Sarayı'ndayız. Hiç beklenmedik bir olaya tanık oluyorum. Mustafa Kemal, İsmet Paşa'ya "Malatya'nın ......" dedi. Tüyler diken diken oluyor. Arkasından İsmet Paşa, "Bana bak, bana bak ....... ..." diyor. İkisinin bu düellosundan sonra gün bitiyor. Akşam üzerine tatile geçeceğiz.

Mustafa Kemal, Mareşal Fevzi Paşa'yı çağırır ve kendisine, "Bugün size emir veriyorum. İsmet Paşa, Türkiye için mikroptur, yok edeceksin. Ya kellesini kesip getireceksin, göreceğim, teslim edeceksin, ya da kanlı gömleğini..." der. O gün akşam Fevzi Paşa, İsmet Paşa'ya, "Paşa paşa üzerindeki gömleği çıkar" der. İsmet Paşa'ya bu telkini veren Fevzi Paşa, "Paşa tekrar ediyorum, gömleğini çıkar" der. Emir var... İsmet Paşa, "Ne yapmak istiyorsun Fevzi" der. İsmet Paşa, gömleğini çıkarır. Fevzi Paşa, ekose gömleği yastığın içine geçirir, yastığın içine bir tane piliç koyar ve tabancasını alarak pilici öldürür. Kan ve kurşun yarası... Gömlek kana bulanır, iki de mermi izi vardır. Paşa'nın kellesini almayı tercih etmez, bu taktiği kullanır.

Fevzi Paşa, Mustafa Kemal'e, "Emrinizi yerine getirdim" der ve kanlı gömleğini teslim eder. "Leşini ne yapayım" der. Gömlekte sağdan ve soldan yedi mermi izi...

“MEVHİBE İNÖNÜ DUL MAAŞI NEDEN ALDI?”

İsmet Paşa ne yapıyor?
"İsmet Paşa, Mustafa Kemal'le tartışmasının ardından Türkiye'den ayrılmış, mal ve paralarıyla taşınmıştır. Fevzi Çakmak, 1936'da İsmet İnönü'yü İsviçre'ye kaçırır ve götürür. 10 Kasım 1938'de Mustafa Kemal hayata gözlerini kapadığı zaman, Fevzi Paşa, "Türkiye'de iradeyi ele al" der. 1936-1937-1938'de, Mevhibe İnönü, dul maaşı almıştır. Bu olay sır olarak kalmıştır."

“9 SENE 17 GÜN HAPSİM İSTENDİ”

Mesleğiniz nedir?

İki gazete çıkardım, ikisi de kapandı... Biri Yatağan Gökbel: 1939 Şef iradesi... Bugünkü Vakit gazetesine benzediği için idam sehpasında canına kıydı. 27 Mayıs 1960 tarihinde Muğla Gökbel Postası olarak yayın hayatına başladı. Laikçi zihniyet yine idam sehpasına gündeme getirdi. Gerek daha önceleri yazdığım yazılarım ve de kendi gazetelerimde yayımlanan yazılarımdan dolayı hakkımda açılan basın davalarının sayısı tam olarak 286 tanedir. Neşren hakaretten dolayı aldığım mahkûmiyet cezası ise 4 bin 158 senedir. (9 sene 17 gündür) Para cezasına gelince o da gülünç rakamdır. 1915 lira 15 kuruştur. 1939'da Muğla'nın en yakın kazası olan Yatağan'da Yatağan Gökbel adındaki gazetemi tek adıyla yayın hayatına sokmayı başardım. 1962 yılında aynı isimle tekrar gazete yayınladım.

Mustafa Kemal dinî nikahla evlenmiştir

Mustafa Kemal'in yakınındaydınız. Şahid olduğunuz olaylar var mı?

Hafızamdakileri anlatıyorum. Mustafa Kemal 1923'de boşanmış... 1923'de Medeni Kanun var mıydı? 1934 yılında Medeni Kanun kabul edildi. Latife Hanım, Mustafa Kemal'in resmi nikahlı karısı mıydı, değil miydi? Medeni Kanun yoktu, Mustafa Kemal dini nikahla evlenmişti. İzmir Müftüsü, Mustafa Kemal'in Latife Hanımla evliliğinde dini nikahını kıymıştır 1923'de boşanmış. Mustafa Kemal, 2 yıl 9 gün evli kalmıştır.

“GENELKURMAY YETKİLİLERİ, HİÇ KUR'AN OKUMADI MI?”

Başörtüsü yasağına nasıl bakıyorsunuz?

Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayınlanan bir kitapçıkta, "Allah'ın emri" olan "Başörtüsü" hakkında; "Başörtüsü, bir Kur'an hükmü ve ifadesi değildir... Peçe ve çarşaf ise, İran ve Bizans kaynaklıdır" deniliyor. Kadınları çırılçıplak soymak isteyenlere ve de Genelkurmay'a, soruyorum: Siz Kur'an'da kadınların örtünmekle ilgili olan sureleri ve de bağlı bulunan ayetleri okumadınız mı? Ya da hiç görmediniz mi? Yoksa, "Başörtüsü Kur'an'la asla ilgisi yoktur" dediğiniz bu bilgileri hangi kitaptan okudunuz? Aslında örtünme konusunda gerçek bilgileri Ankara'da bulunan İslam bilginlerinin vermesini beklerdim. Ama bu laikçi Silahlı Kuvvetleri'nin yayınladığı kitapçığı benim sabrımı taşırdı. Bugünler için mi savaştık?

"HANGİ TAŞIN ALTINI KALDIRSANIZ, ASKER ÇIKIYOR"

İşgale karşı çete kurup mücadele eden Celal Bostan, yargılanan Ergenekon'u nasıl buluyor?

Ergenekon, terör örgütüdür. Hangi taşın altını kaldırsanız, asker çıkıyor. Yüksek rütbeye ulaşılmış bir kısım genareller ve paşalar çıkıyor. Milletin iradesine karşı çıkan Ergenekon'a karşı mücadele edilmeli..

“KARTEL, LÛT KAVMİ AHLÂKINI SAVUNUYOR”

Türk basını geçmişle kıyaslandığında nasıl görüyorsunuz?

Medya gerçekçilikten müstehcenliğe döndü. Kartel gazetelerini aldığımız zaman kadınların çırılçıplak fotoğraflarını görüyoruz. Bu sadece ve sadece ahlakı sıfıra indiren bir davranış. Allah, Lût Kavmi'ni bu yüzden helak etti. Lût Kavmi'ndeki insanlar kadın kadına, erkek erkeğe evlenirdi. Lût Kavmi devri bugünkü devrin ta kendisidir. Yazılı ve görsel medya bu ahlakı savunuyor.

14 yaşında Çanakkale Savaşı'na katılan, Mustafa Kemal'in korumalığını yaptığını söyleyen, yaşayan tarih Celal Bostan, hatıralarını Vakit'e anlattı. Mustafa Kemal'in “Vatan elden gidiyor. Eli silah tutan, kadın, erkek, yaşlı, genç orduya..” çağrısından sonra 25 arkadaşıyla, Trabzon'dan yürüyüşe çıktıklarını ve 48 günde İstanbul'da Selimağa Kışlası'na vardıklarını belirten Celal Bostan, o günleri şöyle anlatıyor: “Aç, susuz, yalınayak gittik. Bizi, Selimağa Kışlası'na aldılar ve 14 yaşında asker olduk. Çanakkale nasıl geçilmez oldu? Çanakkale Savaşı'nı bizzat yaşadım. Ayağımda mermi yarası mevcut..” Trabzon Huzurevi'nde yaşayan 109 yaşındaki Gazi Celal Bostan, hatıralarını arkadaşımız Kenan Kıran'a anlattı.






/ VAKİT
17 Aralık 2009

 

FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 12-17-2009, 20:23   #2
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart
Savaş’ın ilkesizliği

10 yıl önce hakim kararı olmaksızın telefon dinlemelerini delil kabul eden eski Başsavcı Vural Savaş, söz konusu Ergenekon sanıkları olunca, hem de hakim kararıyla dinlenen konuşmaları delil kabul etmez oldu

Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Vural Savaş, Fazilet Partisi kapatma davasında mahkemeye Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan ve o zaman Meclis Başkanvekili olan Yasin Hatipoğlu'nun telefon dinleme kayıtlarını 'nereden geldiğini gizli tutarak' sunmuş, 27 Ekim 1999 tarihinde de MGK öncesi açıklamalarda bulunarak, “Hâkim kararı olmadan telefonlar dinlenebilmeli, mektuplar incelenebilmelidir” şeklinde konuşmuştu.

Savaş'ın, 27 Ekim 1999 senesinde Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına 24 saat kala yaptığı açıklamalar, Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşmüştü. Savaş, irtica tehlikesinin arttığını iddia etmişti.
Başsavcı Savaş; irtica ve teröre karşı çok sert tedbirler alınması gerektiğini, Cumhuriyet'e sahip çıkmanın tam zamanı olduğunu ve bu iş yarına bırakılırsa çok geç olacağını söylemişti. Ayrıca, kanun ve polis mevzuatının Almanya'daki gibi olması gerektiğini savunan Savaş, “Hâkim kararı olmadan telefonlar dinlenebilmeli, mektuplar incelenebilmelidir. Terörle mücadelede İngiltere örnek alınmalı. Sansür dâhil, terör mahkûmları askerî cezaevlerine konulmalıdır. İrtica tehlikesinin giderek arttığı göz önüne alınarak, TCK'nın kaldırılan 163 maddesinin bir benzeri gündeme mutlaka getirilmelidir” dediği basına yansımıştı.

SENE 2009, SAVAŞ'IN AÇIKLAMASI: “DİNLEMELER YASAYA AYKIRI”

Başsavcı Vural Savaş, “Telefonlar, mahkeme kararı olmadan dinlenebilmelidir..” sözünün üzerinden 10 yıl geçtikten sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Antalya Şubesi'nce düzenlenen “Lozan'dan Lozan'a isimli panelde, dinlemeler hakkındaki görüşünün tam zıddı ifadeler kullandı. Savaş, dinlemeler Ergenekon Terör Örgütü'ne yönelik yapılınca değerlendirmesini şöyle değiştirdi: “Şu anda Türkiye bir korku imparatorluğu haline geldi. Nasıl geldi? O özel yetki verilen hâkim, savcılar ne Anayasa dinliyorlar, ne yasa dinliyorlar. Bu yüzden geldi.
Türkiye'yi dinleme yetkisinin yasaya aykırı olduğunu Yargıtay kabul etti. Delil olarak kullanmaya çalışıyorlar. Tutuklama kararları yasaya aykırı deliller kullanılarak veriliyor. Gizli tanıklar diye PKK'lılar kullanılarak en şerefli askerlerimiz lekelenmeye çalışılıyor. Ya kardeşim bunların iddianamesi baştanbaşa suç. Özel hayatın gizliliğini ihlâlden, iftiradan.”

==========

27 Ekim 1999 günü Hürriyet gazetesinin manşetinde olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 'Telefon dinlemeleriyle' ilgili görüşünü açıkça beyan etmişti. Aynı savcının aradan 10 sene geçtikten sonra dinlemelerin 'yasaya aykırı' olduğunu beyan etmesi, manidar bulundu.







/ VAKİT
16 Aralık 2009
FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-25-2010, 16:17   #3
Kullanıcı Adı
Üç mevsim
Standart GENELKURMAY ANA KARARGAHINDA İSRAİL ODASI
İsrail odası da yakılacak mı?

Özel Kuvvetler Komutanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu'ndaki Kozmik Oda'da günlerce araştırma yapan hakimin elde ettiği bilgileri imha etmesini isteyen Genelkurmay Başkanlığı, ana karargahında bulunan İsrail'e ait özel odadan her türlü askerî istihbaratın İsrail'e akmasına ise ses çıkarmıyor.


İŞTE GENELKURMAY ANA KARARGAHINDAKİ İSRAİL ODASI

İsrail ile Türkiye arasındaki GES işbirliği çerçevesinde İsrail'in her türlü askerî bilgiye ulaşıyor olduğu, askerî raporlarda bile açıkça dile getiriliyor. Buna karşın Türk Genelkurmayı bu konudan hiçbir şekilde rahatsızlık duymuyor. İsrail'in “Truva atı” olarak nitelendirilen bu sistem sayesinde Siyonist yönetim, Türkiye'nin en gizli ve özel askerî ve stratejik bilgilerine ulaşabiliyor. Sistemin işletimi ve devamı, Genelkurmay'daki “Bilgi Değişim Birimi Demir Devreler” adı verilen ve tamamen İsrailli yetkililerin kontrolündeki bir odadan sağlanıyor.
“Siyah lale” adı verilen bir operasyon kapsamında düzenlenen değerlendirme raporunun sonuç bölümünde, İsrail görevlilerinin Türkiye'ye ait kanalları dinledikleri, GES Personeli tarafından açıkça bildiriliyor.

İŞTE TRUVA ATININ ELDE ETTİKLERİ

Bizzat Genelkurmay tarafından sistemin analiziyle ilgili hazırlanmış olan “Siyah Lale Operasyonu Değerlendirilmesi”nde şu ifadeler dikkat çekiyor: “Uçağın Türkiye'ye intikali ve dönüşü esnasında Suriye, GKRY, KKTC ve başta çok kanal sistemleri olmak üzere Türkiye'ye ait muhabere, elektronik sistemlerini takip etme imkanını bulacaktır. Bölgede çalışan çok kanal sistemlerine ait tanıma ve teşhis imkanı sağlayacak bol miktarda ham materyal elde edecektir” deniliyor. Raporda, İsrail'in KKTC ve Türkiye'ye ait telsizleri gizlice dinleme imkanını bulduğu açıkça belirtiliyor.

TELSİZLERİMİZİ GİZLİCE DİNLEMİŞLER

Yine “Siyah Lale Operasyonu”ndan elde edilen bilgilere göre; İsrail'e çalışan birimin Türk Genelkurmayı'na ait telsizleri gizlice dinlediği anlaşılıyor. İsrail'in edindiği bilgiler şu şekilde kaydediliyor: “Faaliyet esnasında elde edilen bilgiler ile ham materyaller paylaşıldığından dolayı, İsrail de bizimle aynı bilgileri elde etmiştir. Ancak Müh. Bnb. H.Ö. tarafından faaliyet esnasında bir kısım IDF/ISNU personelinin, uçağın arka tarafındaki bir bölmede muhtemelen ‘PCM' olduğu değerlendirilen ve Türkiye'ye ait olabileceği düşünülen çok kanal sistemlerini dinledikleri belirlenmiştir.”

HÂLÂ DEVAM EDİYOR

Raporda, Türkiye'nin dost ve komşu ülkelerine yaptığı uçuşların da hala kurulu olan direkt devre üzerinden İsrail tarafından dinlendiğine dikkat çekiliyor. Türkiye'nin komşularıyla olan bütün askerî istihbari ve stratejik bilgileri tümüyle İsrail'in gözetimine açık durumda.
Raporda, şu ilginç bilgilere yer veriliyor: “Türkiye ile İsrail arasında SIGINT bilgilerinin teatisini sağlamak amacıyla; İsrail milli SIGINT ünitesi (ISNU; Israel SIGINT National Unit) ile GES K.lığı arasında 20 Ocak 1998 tarihinde direkt muhabere devresi tesis edilerek işletmeye açılmış olup, hala anılan devre üzerinden bilgi mübadelesine devam edilmektedir.”

DİĞER ÜLKELER DE TÜRKİYE ÜZERİNDEN DİNLENİYOR

Raporda, Türkiye askerî birliklerinin yanısıra İran ve Suriye'nin de bu sistem sayesinde Türkiye üzerinden dinlendiği belirtilerek, “bu sistemin tek taraflı olarak İsrail'in istismarına açık olduğu” belirtiliyor. Raporda şöyle deniliyor: “GES K.lığınca tespit edilen ve özel bir yapısı bulunan Suriye ve İran'ın sayısal çok kanal haberleşmelerine ve radarlarına ait sinyallerin çözümlenmesi amacıyla, 5 adet sinyal kaseti analiz edilmek üzere, 19 Ocak 2004 tarihinde İsrail Askerî Ataşesi'ne teslim edilmiştir. Sinyal analizinden bugüne kadar bir sonuç alınamamıştır. Demir Devreler İsrail lehine tek tarafa fayda sağlayacak şekilde devam etmektedir.”

SİSTEM 28 ŞUBAT'TA İŞLETİME AÇILDI

9 Aralık 1992 tarihinde başlayan Türkiye-İsrail Muhabere Elektronik İstihbarat işbirliği ilişkileri, 1993 ve 1994 yıllarında Muhabere Elektronik İstihbarat konusunda görüşmeler yapılmış ve 27 Nisan 1995'de “Muhabere Elektronik İstihbarat Sinyal Araştırması Mutabakat Muhtırası” imzalanmıştı. İki ülke arasında Muhabere Elektronik İstihbarat bilgilerinin teatisini sağlamak amacıyla; “Sinyal İstihbaratı (Muhabere Elektronik İstihbarat) İşbirliği Ek Protokolü” imzalanarak, GES K.lığı ile ISNU arasında 20 Ocak 1998 tarihinde direkt muhabere devresi tesis edilerek işletmeye açılmıştı.






VAKİT
25.01.2010
Üç mevsim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2010, 04:24   #4
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart
Cumhuriyet örgüt liderini andı!
Cumhuriyet gazetesi, silahlı terör örgütü TKP/ML-TİKKO lideri İbrahim Kaypakkaya'yı andı. Hem de Kaypakkaya'nın katledildiği vurgusu yaparak.

Cumhuriyet'in sahiplendiği TKP-ML-TİKKO'nun amacı polise göre şöyle: Mevcut anayasal düzeni silahlı halk ayaklanması yoluyla yıkıp yerine Marksist-Leninist-Maoist ilkelere dayalı Sosyalist bir düzen kurmak ve nihai amaç olan Komünizme geçmektir.

İŞTE CUMHURİYET'TE YER ALAN O HABER:

Kaypakkaya unutulmadı
Tunceli'de 37 yıl önce güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada yaralanan ve gözaltındayken katledilen TKP-ML lideri ve 68 kuşağının öğrenci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya, Çorum'un Sungurlu ilçesi Karakaya köyündeki mezarı başında anıldı.

Dersimliler Derneği, Devrimci Hareket, EMEP, ESP, İHD Ankara Şubesi, ÖDP, Partizan, SDP, SP, 78'liler Girişimi üyelerinin aralarında bulunduğu çok sayıda kişi Karakaya köyü yakınlarında bir araya gelerek jandarmanın yaptığı aramanın ardından Kaypakkaya'nn mezarına doğru yürüdü.

Katılımcılar, “İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür” yazılı bir döviz ve Kaypakya'nın fotoğraflarını taşıdı. Katılımcıları, mezarın başında Kaypakkaya'nın üvey annesi Şükran Kaypakkaya, Kardeşi Ali Ekber Kaypakkaya, yeğenleri ve Karakaya köylüleri karşıladı.

Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Yalçın Kolçak, “Onlardan büyük bir miras aldık. Bunu ileriye taşımaya kararlıyız. Faşist saldırıların yoğunlaştığı bugünlerde tüm geri adım attırma çabalarına karşı şehitlerimizin anısına daha büyük bir bağlılık sergileyeceğiz” diye konuştu. Kaypakkaya'nın mezarına Tunceli'den getirilen ağaç ve çiğdemler dikildi.



/ VAKİT
17 Mayıs 2010
FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-25-2010, 19:19   #5
Kullanıcı Adı
hipermuhafazakar
Standart
Alıntı:
FarukARSLAN. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Cumhuriyet örgüt liderini andı!
Cumhuriyet gazetesi, silahlı terör örgütü TKP/ML-TİKKO lideri İbrahim Kaypakkaya'yı andı. Hem de Kaypakkaya'nın katledildiği vurgusu yaparak.

Cumhuriyet'in sahiplendiği TKP-ML-TİKKO'nun amacı polise göre şöyle: Mevcut anayasal düzeni silahlı halk ayaklanması yoluyla yıkıp yerine Marksist-Leninist-Maoist ilkelere dayalı Sosyalist bir düzen kurmak ve nihai amaç olan Komünizme geçmektir.

İŞTE CUMHURİYET'TE YER ALAN O HABER:

Kaypakkaya unutulmadı
Tunceli'de 37 yıl önce güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada yaralanan ve gözaltındayken katledilen TKP-ML lideri ve 68 kuşağının öğrenci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya, Çorum'un Sungurlu ilçesi Karakaya köyündeki mezarı başında anıldı.

Dersimliler Derneği, Devrimci Hareket, EMEP, ESP, İHD Ankara Şubesi, ÖDP, Partizan, SDP, SP, 78'liler Girişimi üyelerinin aralarında bulunduğu çok sayıda kişi Karakaya köyü yakınlarında bir araya gelerek jandarmanın yaptığı aramanın ardından Kaypakkaya'nn mezarına doğru yürüdü.

Katılımcılar, “İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür” yazılı bir döviz ve Kaypakya'nın fotoğraflarını taşıdı. Katılımcıları, mezarın başında Kaypakkaya'nın üvey annesi Şükran Kaypakkaya, Kardeşi Ali Ekber Kaypakkaya, yeğenleri ve Karakaya köylüleri karşıladı.

Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Yalçın Kolçak, “Onlardan büyük bir miras aldık. Bunu ileriye taşımaya kararlıyız. Faşist saldırıların yoğunlaştığı bugünlerde tüm geri adım attırma çabalarına karşı şehitlerimizin anısına daha büyük bir bağlılık sergileyeceğiz” diye konuştu. Kaypakkaya'nın mezarına Tunceli'den getirilen ağaç ve çiğdemler dikildi.



/ VAKİT
17 Mayıs 2010
Bunlar her sene o terör örgütlerinin liderlerini öldürülenlerini anıyor onların taziyelerini yayınlıyor. Bununla ilgili br facebook gurubu açmalı aslında, 'Cumhuriyet apo ölünce onada taziye yayınlarmı' diye
hipermuhafazakar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-25-2010, 22:00   #6
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart
Alıntı:
hipermuhafazakar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bunlar her sene o terör örgütlerinin liderlerini öldürülenlerini anıyor onların taziyelerini yayınlıyor. Bununla ilgili br facebook gurubu açmalı aslında, 'Cumhuriyet apo ölünce onada taziye yayınlarmı' diye
Evet, her yıl aynısını yapıyorlar.
Asker katillerini 'şehit' diye lanse edip birde aynı o sayfada askerden aldıkları 'reklamı' neşrediyorlar.

Al gülüm ver gülüm geçinip gidiyorlar..
Sonra bizde "askeriye milletin göz bebeği" diye kendimizi kandırıyor bu komünist artıklarına bel bağlıyoruz..
FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-08-2010, 16:04   #7
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart ‘Cumhuriyet'çiler vergi de kaçırmışlar
‘Cumhuriyet'çiler vergi de kaçırmışlar
Ortaklarının parasını Cumhuriyet gazetesine karşılıksız olarak kullandırarak bu gazeteye ‘örtülü kazanç' sağlayan Yeni Gün Holding'in, vergi kaçırarak devleti zarara uğrattığı da ortaya çıktı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'na ulaşan raporlar; hem Yeni Gün Holding'in, hem de Cumhuriyet gazetesini çıkaran Yeni Gün Haber'in yüklü miktarda vergi kaçırdığını gösteriyor. İki şirketin kaçırdığı vergi miktarının toplamı yarım milyon lirayı aşıyor.

Halka açık bir şirket olan Yeni Gün Holding'in kaynaklarıyla Cumhuriyet gazetesine örtülü kazanç sağlandığını gösteren vurgun çarkında, büyük vergi kaçağı da ortaya çıktı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) ‘örtülü kazanç'ı gösteren raporlarının ardından Vakit; hem Yeni Gün Holding'in, hem de Cumhuriyet gazetesini çıkaran Yeni Gün Haber'in yüklü miktarda vergi kaçırdığını gösteren vergi raporlarına ulaştı.

SPK İHBAR ETTİ, MALİYE İNCELEDİ

Yeni Gün Holding parasının 2002-2004 yılları arasında Cumhuriyet gazetesini çıkaran Yeni Gün Haber Ajansı'na karşılıksız olarak kullandırıldığını tespit eden SPK, bu yolla holding ortaklarının 1.5 milyonun üzerinde zarara uğratıldığını belirledi. SPK, konuyu raporlaştırdıktan sonra İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusu yaparak Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15/son maddesi kapsamında işlem yapılmasını istedi.

YARIM MİLYON LİRAYI AŞAN VERGİ KAÇAĞI

Suç duyurusu ile yetinmeyen SPK, Cumhuriyet gazetesinin, örtülü kazanç sağlayan vurgun çarkında vergi kaçırmış olabileceğinden hareketle konuyu Maliye Bakanlığı'na da bildirdi.



Maliye Bakanlığı'nın talimatıyla yapılan incelemeler sonucu hazırlanan raporlar, SPK'nın şüphesinde haklı olduğunu orta koydu. Kağıthane Vergi Dairesi ve Marmara Vergi Dairesi murakıplarının Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi üzerinde inceleme yaparak hazırladığı raporlarında; Yeni Gün Holding ile Cumhuriyet gazetesini çıkaran Yeni Gün Haber'in yüklü miktarda vergi kaçırdığını gösteriyor. İki şirketin kaçırdığı vergi miktarının toplamı 629.780 TL olarak hesaplandı.

VERGİ CEZALARI KESİLDİ

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Marmara Kurumlar Vergisi Dairesi Müdürlüğü tarafından Yeni Gün Haber (Cumhuriyet gazetesini çıkaran şirket) hakkında hazırlanan 8 ayrı raporda, söz konusu şirkete 437.423 TL vergi ve vergi ziyaı cezası verildiği görülüyor. Yeni Gün Holding'in bilançolarını inceleyen Kağıthane Vergi Dairesi gelir kontrolörleri ise vergi kaçırıldığını tespit etti ve bu şirkete 192.357 TL vergi ve vergi ziyaı cezası verdi.

DAVADA KİMLER YARGILANIYOR?

SPK'nın suç duyurusu üzerine Ekonomik Suçlar Savcısı Sadi Yoldaş'ın yürüttüğü soruşturma sonucunda açılan dava devam ediyor. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada; Yeni Gün Holding'in yönetim kurulu üyeleri İlhan Selçuk (Cumhuriyet gazetesinin imtiyaz sahibi), İbrahim Yıldız (Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni), Akın Atalay (aynı gazetenin avukatı), Günay Çapan (Ergenekon sanığı), Mehmet Kenan Tekdağ (Ciner Medya Grup Başkanı), Osman Berkmen, Alev Coşkun, Erol Erkut ve Ertin Akgüç 5 yıla kadar hapis cezası ile yargılanıyorlar.

SPK 15/SON NE DİYOR?

Sanıkların ihlal ettikleri belirtilen Sermaye Piyasası Kurulu 15/son maddesinde, “Halka açık anonim ortaklıklar yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişki bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel ödemek gibi örtülü işlemlerde bulunarak karını ve/veya malvarlığını azaltamaz” deniliyor.

/ VAKİT
7 Haziran 2010
FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-08-2010, 17:11   #8
Kullanıcı Adı
redyellow
Standart
İYİ Kİ VAKİT VAR!

Teşekkürler.
redyellow isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-25-2010, 18:33   #9
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart
Bahçeli'yi terleten BELGE
Artan terör olaylarından hükümeti sorumlu tutarak, İmralı'daki teröristbaşının idamı için idam cezasının yeniden getirilmesini isteyen MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi “terleten belge” yine gündemde.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, önceki gün Meclis”te düzenlediği basın toplantısında, “Abdullah Öcalan'ı teslim edenlere idam edilmeyeceği garantisi verildiğini iddia edenlere hodri meydan!.. İspatlamayan namerttir. Eğer böyle bir belge varsa, derhal açıklansın!.. 2002'de idam cezasının kaldırılmasına MHP karşıydı. O dönem idamın kaldırılmasına Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları destek verdi” dedi.

Peki resmi belgeler ne diyor?

Belgelere göre, 12 Ocak 2000'de yapılan 7.5 saatlik liderler zirvesinden sonra yapılan açıklamada; “Apo'nun idam dosyasının Başbakanlık'ta bekletilmesi” kararına varıldığı duyuruldu... Bu ortak açıklamada Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ın imzaları vardı.

Meclis zabıtlarına göre de;

İdamı kaldıran yasa, 253 oyla kabul edildi... MHP'li 12 milletvekili oylamaya katılmadı... 27 AK Partili “kaldırılmasın” oyu kullandı.

Devlet Bahçeli, 25 Haziran 2002'de, “İdam cezaları uygulanmayacak diyen moratoryumun altında imzamız var. İmzamıza sadık kalacağız” dedi.

Devlet Bahçeli, 16 Şubat 2002'de Ecevit'e söz verdi: “Apo'nun idamının kaldırılmasını hükümet meselesi yapmayız, alınganlık da göstermeyiz!'”

İşte Bahçeli'yi terleten belge:




/ VAKİT
25 Haziran 2010

Konu FarukARSLAN. tarafından (06-25-2010 Saat 22:40 ) değiştirilmiştir..
FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-04-2010, 17:53   #10
Kullanıcı Adı
FarukARSLAN.
Standart

TSK'nın internet sitesinde; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Güneydoğu ziyaretleri yer aldı ama... Bakın nasıl yer aldı...

Başbakan'ın adı yok, Kemal'in Önder Sav'la adı var!
TSK'nın internet sitesinde; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Güneydoğu ziyaretleri yer aldı ama;

1- Sitede; Başbakan Erdoğan'ın ve bakanların adı yok, Kemal'in Önder Sav'la ismi var!
2- Başbakan Erdoğan'ın fotoğrafları 1 gün sonra, Kılıçdaroğlu'nun aynı gün servis edildi!
3- Başbakan'a 12 fotoğraf, Kılıçdaroğlu'na 14 fotoğraf!
4- Erdoğan'ın fotoğrafını TSK fotoğrafçısı çekti, Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafını CHP Genel Merkezi'nin fotoğrafçısı ve kameranı çekti!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Güneydoğu ziyareti CHP'nin siyasi şovuna döndü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 3 bakanıyla birlikte, Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki terörist saldırıda şehit düştüğü Gediktepe mevzisini ziyaret etmiş. Ziyaretin fotoğrafları, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli tarafından çekildi. Devletin ajansı Anadolu Ajansı (AA) ve televizyonu TRT ziyaret çekimine alınmadı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Sekreter Önder Sav'ın, Siirt, Şırnak ve Hakkari'de nöbet tutan askerler ziyaretine CHP Genel Merkezi'nin fotoğrafçısı ve kameramanı alındı, ziyarete Anadolu Ajansı ve TRT alınmadı. CHP Genel Merkezi'nin çektiği fotoğraflar kamuoyuna duyuruldu. CHP'nin, stratejik öneme sahip yerlerde çektikleri görüntülerin CHP'ye bırakılması dikkat çekici bulundu.




TSK'NIN CHP AŞKI DETAYLARDA-TIKLAYIN
Genelkurmay Başkanlığı'nın "www.tsk.tr" adresli internet sitesinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun propagandası yapılıyor.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Güneydoğu ziyareti aynı gün (2 Temmuz 2010) internet sitesine konuldu, ziyarete ilişkin 14 fotoğraf yayınlandı.

İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN SİTEDE YER ALAN FOTOĞRAFLARI-TIKLAYIN

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 20 Haziran 2010 tarihinde 3 bakanla gerçekleştirdiği Güneydoğu ziyareti bir gün sonra (21 Haziran 2010) internet sitesine konuldu, ziyarete ilişkin 12 fotoğraf yayınlandı.



İŞTE SİTEDE YER ALAN ERDOĞAN FOTOĞRAFLARI - TIKLAYIN

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde, Başbakan Erdoğan'ın ve bakanların Güneydoğu ziyaretine ilişkin yayınlanan fotoğraflara ait linkte isimleri dahi verilmedi. (TIKLAYIN) adlı adreste, “20 Haziran 2010 Tarihinde Van-Hakkari Bölgesine Yapılan Ziyaret ile İlgili Görüntüler - 21 Haziran 2010” ifadeleri yer alıyor.

Başbakan ve 3 bakanın ismini dahi vermeyen Genelkurmay Başkanlığı'nın yetkilileri, internet sitesinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra CHP Genel Sekteri Önder Sav ile ziyarete katılan askeri yetkililerin isimleri tek tek verildi. (TIKLAYIN) adlı adrese girildiğinde, şu ifadeler yer alıyor:

“Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker BAŞBUĞ ve CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU'nun Güneydoğu Ziyareti (02 Temmuz 2010)

02 Temmuz 2010 tarihinde Doğan Köyü Sarıyaprak Üs Bölgesi (Siirt/Pervari), Gürvil Jandarma Sınır Bölüğü(Şırnak/Bağlıca) ve 20'nci Jandarma Sınır Tugay Komutanlığı(Hakkari/Çukurca)'na gerçekleştirilen bu ziyarete; Kara Kuvvetleri Komutanı, Jandarma Genel Komutanı, 2'nci Ordu Komutanı ile birlikte CHP Genel Sekreteri katılmıştır.”

ERDOĞAN, 3 BAKANLA KATILMIŞTI

Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki terörist saldırıda şehit düşen 11 asker için 20 Haziran 2010 tarihinde Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı'nda devlet töreni düzenlenmiş, Törene katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atilla Işık ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay'la birlikte çatışmanın yaşandığı Gediktepe Bölgesi'nde mevzide inceleme bulunmuştu.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde, Orgeneral İlker Başbuğ'u ziyaret edenler ile İlker Başbuğ'un ziyaret ettiği yerler ve kişiler isim isim veriliyor.

4 FOTOĞRAF ALTI

1- TSK'nın, Gediktepe'deki mevziye çıkılmasına ilişkin duyurusunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların isimleri dahi yer almadı.

2- TSK'nın yayınladığı fotoğraflarda, Başbakan Erdoğan ve 3 bakanın ziyarete katıldığı görülüyor. TSK, fotoğrafta yer alan kişilerin kim olduğunu yazmamış!

3- TSK'nın internet sitesinde, Orgeneral İlker Başbuğ'un, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Güneydoğu ziyaretine çıktığını duyuruyor.

4- TSK'nın, internet sitesinde, ziyarete CHP Genel Sekteri Önder Sav'ın da katıldığını duyurmuş… Yetmemiş, ziyarete katılan askeri yetkililerin isimleri tek tek sıralamış…

Ulusal Parti İstanbul İl Başkanı Nizamettin Aydın:
“KILIÇDAROĞLU'NUN PROPAGANDA RESMİNİ ÇEKTİRMEK GENEL KURMAY'A MI KALDI?”

Ulusal Parti İstanbul İl Başkanı Nizamettin Aydın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile nöbet tutan askerlerle fotoğraf çekmesini eleştirdi ve “Kılıçdaroğlu'nun propaganda resmini çektirmek Genel Kurmay'a mı kaldı?” diye sordu.

Nizamettin Aydın, “Kemal Kılıçdaroğlu'nu eğer Genel Kurmay davet etti ise o tepede ayakta bir Kılıçdaroğlu resmi çektirmesi büyük bir suç olmuştur. Kılıçdaroğlu'nun seçim kampanyasını düzenlemek Genel Kurmay'a mı düşmektedir? (…) Bir siyasi partinin seçim propagandasına alet olamazlar. (…) Genel Kurmay CHP Genel Başkanını o tepeye götürmeli, askerlerle görüştürmeli ve fotoğraf çektirmemelidir. Eğer çektirirlerse bunun vebali de onların üzerine olacaktır” dedi.

“ŞEHİT ASKER CENAZELERİNE KATILSIN”

Kemal Kılıçdaroğlu'nun şehit asker cenazelerine katılması gerektiğine dikkat çeken Nizamettin Aydın, “Kaldı ki Kılıçdaroğlu daha asker cenazelerine bile gitmemektedir. Askerin ölüsüne gitmeyen Kılıçdaroğlu'nun askere moral verecek bir yüzü mü vardır!

Tüm Türkiye şehit cenazelerine koşarken Kılıçdaroğlu asker cenazelerine katılmamış, sadece sivillerin cenazesine katılmıştır. Bu bile Kılıçdaroğlu'nun ne ince Kürtçü hesaplar peşinde koştuğunu göstermektedir. Kılıçdaroğlu askere destek vermek istiyorsa gitsin şehit askerlerin cenazesine, alsın eline bir Türk bayrağı ve öyle resim çektirsin. Ama bunu yapamaz, çünkü işbirliği halinde olduğu, oy almayı umduğu PKK'lı çevreleri karşısına almak istemez. Hele hele ABD'yi karşısına hiç alamaz” diye konuştu.




/ VAKİT
4 Temmuz 2010

Konu FarukARSLAN. tarafından (07-04-2010 Saat 17:57 ) değiştirilmiştir..
FarukARSLAN. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler... Lütfen konu içeriği ile ilgili kelimeler ekliyelim
ak parti, akit, akpartiforum, chp, chp gerçekleri, deniz baykal, dilipak, ergenekon, etö, gündem haberleri, habercilik, habervaktim, hasan karakaya, mhp, unutulanlar, vakit, vakit gazetesi, vakit haberciliği, vakit manşetler, ülke gerçekleri


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi