ceyhanli
12-02-2007, 08:30
“Bu savaş olmayabilirdi” -I-
Bir zamanlar Rusya’da üst düzey siyasetin koridorlarında geçen bir yaşamın aktörlerinden ve eski başbakanlarından Yevgeniy Primakov’un ‘Kapalı Kutu Rusya’ adlı hatıralarını okuyunca, Irak konusunda bazı şeyler daha öğrenmiş oluyoruz..
Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiği, yakıp yıktığı günlerde Başkanlık Konsey Üyesi sıfatıyla Bağdat’a giden Primakov, dönemin Dışişleri Bakanı Tarık Aziz ile bir araya gelir.
O gece Irak, ABD tarafından bombalanmaya başlanır. Saddam Hüseyin ile görüşmek için El Raşid Oteli’nde bekleyen Primakov daha sonra şehir merkezinde bir konağa götürülür...
O gece Saddam’la buluşmasını Primakov şöyle anlatır; “Başlangıçta buranın ‘geçit noktası’ olacağını, buradan yerin altında bir yere götürüleceğimizi düşündük. Irak yönetimi refakatinde Saddam Hüseyin’in geldiğini görünce, hayretten dona kaldık...”
*
Rusya’nın İstihbarat Direktörlüğü’ nü yapan Primakov bile Saddam’ı yerin altında ararken Bağdat’ta bir konakta buluyor. Saddam’ın gizli tünellerde saklandığı haberini dünyaya geçen ajanslar ve fısıltı gazetelerinin de kime hizmet ettiği ortaya çıkıyor!
Saddam, Primakov’a Irak’ın tutumunda bir değişikliğin olmadığını söyler. Primakov ise Saddam’a teklifte bulunur;
“ABD, bir kara harekatı başlatmakta kararlı. Kuveyt’teki Irak ordu birlikleri imha edilecek. Siyaset ihtimaller sanatıdır. Kuveyt’ten çekileceğinize dair bir bildiri yayınlayın ve geri çekilmenin de kısa bir sürede olacağını taahhüt edin.”
Saddam, arkadaşlarıyla görüşmesi gerektiğini, söyler. Tarık Aziz, gece yarısında Primakov’u büyükelçilikte ziyaret eder ve yakında kararın verileceğini belirtir. Primakov der ki; “Acaba Saddam zamanın kalmadığını kavrayamıyor mu? Yoksa hâlâ bir şeyler mi ümit ediyor?”
Saddam’ın beklediği ümid neydi?
Gelecek yazıda...
KIRK KAPI
Mehmet Soysal
Bir zamanlar Rusya’da üst düzey siyasetin koridorlarında geçen bir yaşamın aktörlerinden ve eski başbakanlarından Yevgeniy Primakov’un ‘Kapalı Kutu Rusya’ adlı hatıralarını okuyunca, Irak konusunda bazı şeyler daha öğrenmiş oluyoruz..
Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiği, yakıp yıktığı günlerde Başkanlık Konsey Üyesi sıfatıyla Bağdat’a giden Primakov, dönemin Dışişleri Bakanı Tarık Aziz ile bir araya gelir.
O gece Irak, ABD tarafından bombalanmaya başlanır. Saddam Hüseyin ile görüşmek için El Raşid Oteli’nde bekleyen Primakov daha sonra şehir merkezinde bir konağa götürülür...
O gece Saddam’la buluşmasını Primakov şöyle anlatır; “Başlangıçta buranın ‘geçit noktası’ olacağını, buradan yerin altında bir yere götürüleceğimizi düşündük. Irak yönetimi refakatinde Saddam Hüseyin’in geldiğini görünce, hayretten dona kaldık...”
*
Rusya’nın İstihbarat Direktörlüğü’ nü yapan Primakov bile Saddam’ı yerin altında ararken Bağdat’ta bir konakta buluyor. Saddam’ın gizli tünellerde saklandığı haberini dünyaya geçen ajanslar ve fısıltı gazetelerinin de kime hizmet ettiği ortaya çıkıyor!
Saddam, Primakov’a Irak’ın tutumunda bir değişikliğin olmadığını söyler. Primakov ise Saddam’a teklifte bulunur;
“ABD, bir kara harekatı başlatmakta kararlı. Kuveyt’teki Irak ordu birlikleri imha edilecek. Siyaset ihtimaller sanatıdır. Kuveyt’ten çekileceğinize dair bir bildiri yayınlayın ve geri çekilmenin de kısa bir sürede olacağını taahhüt edin.”
Saddam, arkadaşlarıyla görüşmesi gerektiğini, söyler. Tarık Aziz, gece yarısında Primakov’u büyükelçilikte ziyaret eder ve yakında kararın verileceğini belirtir. Primakov der ki; “Acaba Saddam zamanın kalmadığını kavrayamıyor mu? Yoksa hâlâ bir şeyler mi ümit ediyor?”
Saddam’ın beklediği ümid neydi?
Gelecek yazıda...
KIRK KAPI
Mehmet Soysal