Ayşe_Berra
12-17-2007, 01:08
AHMET HAKAN HİÇ COP YEDİ Mİ?
Bilmiyorum, takip ediyor musunuz? Ahmet Hakan ile Mehmet Şevket Eygi arasında birkaç gündür devam eden horoz dövüşünden bahsediyorum…
Şöyle özetleyeyim:
Ahmet Hakan bir yazısında Deniz Gezmiş’i ne kadar çok sevdiğini anlatıyor… Mehmet Şevket Eygi de “kişi sevdiğiyle beraberdir” deyip Ahmet Hakan’ın da Gezmiş ile birlikte cehennemde yanacağını ima ediyor.
Ahmet Hakan bu, durur mu; “Konu Deniz Gezmiş’se ölürüm, cehenneme de giderim, gerekirse cayır cayır yanarım, her bir eziyete razıyım. Deniz Gezmiş’e canım feda” demeye getiriyor. Eygi’yi de “Amerikan 6. filo hayranı” olmakla eleştiriyor.
“Siz 6. filo sevginizle cennete gitmeye razıysanız ben Deniz Gezmiş’i sevdiğim için cehennemde yanmaya razıyım” diyor.
Eygi de ehven-i şer kavramından bahis açarak kendini savunuyor.
Bana sorarsanız Ahmet Hakan yine abartıp kendisini tehlikeye düşürecek sözler sarf ediyor, lakin Mehmet Şevket Eygi’nin de ağabeylik yaparak alttan alması gerekiyor. Çünkü Ahmet Hakan, sağdan gelen ataklara karşı dozunu ayarlayamıyor.
Tabii Hakan, solun değerlerini, sağa karşı savunurken içten içe soldan bir alkış bekliyor. Sol yanında kimsenin bulunmayacağını bilmekle beraber, yazılarında “Hiç olmazsa bir alkış tutun… Bunu da mı çok görüyorsunuz” tavrını görmek mümkün.
Bugünlerde yaptığı gibi Özdemir İnce’ye, Oktay Ekşi’ye, Tarhan Erdem’e yönelen salvoları da karşılamayı ihmal etmiyor…
İstiyor ki bu yazarlar kendisi için “Bak adamla düşüncelerimiz farklı ama bizi nasıl da savunuyor” desin. Yani onları zayıf yerlerinden vurduğunu sanıyor.
Bir daha yanına yaklaşamayacağını bildiği muhafazakar kesime de alabildiğine kükrüyor, nezaket mezaket hak getire...
Dikkat ettiyseniz kalemimi dizginleyemedim ve yine uzun ve gereksiz bir Ahmet Hakan analizi yaptım.
Şimdi gelelim Ahmet Hakan’ın Deniz Gezmiş sevgisine…
Bana kalırsa Deniz Gezmiş’i sevenler bu duruma isyan etmeli ve “Ahmet Hakan ne olur Deniz Gezmiş’i sevme” diye pankart açmalılar.
Demek istediğim, herkes herkesi sevmeye layık değildir. Bir insanı sevmek de o kadar kolay değildir.
Deniz Gezmiş bu ülkede davası uğruna idam edilmiş eski bir militandır. Terörist mi, soyguncu mu, vatansever mi tartışmasını bir kenara bırakalım. Hiç kimse Deniz Gezmiş’in katıksız bir dava adamı olduğunu inkar edemez.
Bu uğurda birkaç kişiyi öldürüp, birkaç bankayı soyup, birkaç yeri de bombalamış mıdır?
Ne yazık ki evet…
Ne var ki Abdullah Öcalan da dava adamıdır.
Demek ki dava adamı olmak yetmiyor. Protestonuzu, tepkinizi, eyleminizi demokratik bir şekilde gösterdiğiniz zaman adam gibi adamsınızdır… Gerisi hikaye…
Bu tıpkı Kürtçülere mecliste temsil hakkı verilmesine rağmen PKK zihniyetinin hala dağdan inmemesine benziyor.
Ahmet Hakan, insan öldüren, banka soyan, orayı burayı bombalayan birini çok sevdiğini söyleyebilir.
Deniz Gezmiş, şu anda solun bir fenomeni haline gelmiş durumda…
Yani solcular, Deniz Gezmiş’i öyle herkesin sevmesine izin vermezler.
Ahmet Hakan diyor ki:
“1969’da yaşım elverseydi benim yerim Amerikan 6. filosunu protesto eden solcu gençlerin, yani Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yanı olurdu…”
Buyurun buradan yakın…
Sayın Ahmet Hakan,
Arada bir Amerikancı politikalarıyla gündemi meşgul eden, kapitalizmin sembollerinden biri sayılan koskoca bir medya grubunun kalemşörlüğüne soyunacaksın, sonra da Deniz Gezmiş’in yanında olma lüksüne sahip olacaksın.
Sonra Deniz Gezmiş ve arkadaşları öldü diye her şey bitti mi? Amerika’yı protesto eden gençlerin hepsi öldü mü ki şimdi onlara katılmıyorsun…
Şu anda da anti emperyalizm için mücadele eden, sokaklarda gösteri yapan, gazete satan bir sürü genç var. Bunların arasına katılman için sana kim engel oldu?
Köşenden İclal Aydın’a, Hülya Avşar’a laf yetiştireceğine, Nişantaşı’nın cilalı kafelerinde boy göstereceğine, bir zahmet bu gençlerin arasına girip Irak’ı işgal eden Amerika’yı protesto ediver…
“Deniz Gezmiş gibi olmak isterdim, uğruna cehennemi bile boylamaya razıyım” demek kolay tabii…
Hele hele hayatında hiçbir anti emperyalist gösteriye katılıp da polis copunun tadına bakmamış biri için…
Tamam, Deniz Gezmiş ve arkadaşları terk-i dünya eylemiş olabilir.
İyi de bu ülkede emperyalizme karşı protesto gösterisi yapan gençler yok mu?
Öyleyse Ahmet Hakan onların arasına katılmak için ne duruyor?
Yoksa onların da mı ölmesini bekliyor?
Ömer F. Birpınar
Bilmiyorum, takip ediyor musunuz? Ahmet Hakan ile Mehmet Şevket Eygi arasında birkaç gündür devam eden horoz dövüşünden bahsediyorum…
Şöyle özetleyeyim:
Ahmet Hakan bir yazısında Deniz Gezmiş’i ne kadar çok sevdiğini anlatıyor… Mehmet Şevket Eygi de “kişi sevdiğiyle beraberdir” deyip Ahmet Hakan’ın da Gezmiş ile birlikte cehennemde yanacağını ima ediyor.
Ahmet Hakan bu, durur mu; “Konu Deniz Gezmiş’se ölürüm, cehenneme de giderim, gerekirse cayır cayır yanarım, her bir eziyete razıyım. Deniz Gezmiş’e canım feda” demeye getiriyor. Eygi’yi de “Amerikan 6. filo hayranı” olmakla eleştiriyor.
“Siz 6. filo sevginizle cennete gitmeye razıysanız ben Deniz Gezmiş’i sevdiğim için cehennemde yanmaya razıyım” diyor.
Eygi de ehven-i şer kavramından bahis açarak kendini savunuyor.
Bana sorarsanız Ahmet Hakan yine abartıp kendisini tehlikeye düşürecek sözler sarf ediyor, lakin Mehmet Şevket Eygi’nin de ağabeylik yaparak alttan alması gerekiyor. Çünkü Ahmet Hakan, sağdan gelen ataklara karşı dozunu ayarlayamıyor.
Tabii Hakan, solun değerlerini, sağa karşı savunurken içten içe soldan bir alkış bekliyor. Sol yanında kimsenin bulunmayacağını bilmekle beraber, yazılarında “Hiç olmazsa bir alkış tutun… Bunu da mı çok görüyorsunuz” tavrını görmek mümkün.
Bugünlerde yaptığı gibi Özdemir İnce’ye, Oktay Ekşi’ye, Tarhan Erdem’e yönelen salvoları da karşılamayı ihmal etmiyor…
İstiyor ki bu yazarlar kendisi için “Bak adamla düşüncelerimiz farklı ama bizi nasıl da savunuyor” desin. Yani onları zayıf yerlerinden vurduğunu sanıyor.
Bir daha yanına yaklaşamayacağını bildiği muhafazakar kesime de alabildiğine kükrüyor, nezaket mezaket hak getire...
Dikkat ettiyseniz kalemimi dizginleyemedim ve yine uzun ve gereksiz bir Ahmet Hakan analizi yaptım.
Şimdi gelelim Ahmet Hakan’ın Deniz Gezmiş sevgisine…
Bana kalırsa Deniz Gezmiş’i sevenler bu duruma isyan etmeli ve “Ahmet Hakan ne olur Deniz Gezmiş’i sevme” diye pankart açmalılar.
Demek istediğim, herkes herkesi sevmeye layık değildir. Bir insanı sevmek de o kadar kolay değildir.
Deniz Gezmiş bu ülkede davası uğruna idam edilmiş eski bir militandır. Terörist mi, soyguncu mu, vatansever mi tartışmasını bir kenara bırakalım. Hiç kimse Deniz Gezmiş’in katıksız bir dava adamı olduğunu inkar edemez.
Bu uğurda birkaç kişiyi öldürüp, birkaç bankayı soyup, birkaç yeri de bombalamış mıdır?
Ne yazık ki evet…
Ne var ki Abdullah Öcalan da dava adamıdır.
Demek ki dava adamı olmak yetmiyor. Protestonuzu, tepkinizi, eyleminizi demokratik bir şekilde gösterdiğiniz zaman adam gibi adamsınızdır… Gerisi hikaye…
Bu tıpkı Kürtçülere mecliste temsil hakkı verilmesine rağmen PKK zihniyetinin hala dağdan inmemesine benziyor.
Ahmet Hakan, insan öldüren, banka soyan, orayı burayı bombalayan birini çok sevdiğini söyleyebilir.
Deniz Gezmiş, şu anda solun bir fenomeni haline gelmiş durumda…
Yani solcular, Deniz Gezmiş’i öyle herkesin sevmesine izin vermezler.
Ahmet Hakan diyor ki:
“1969’da yaşım elverseydi benim yerim Amerikan 6. filosunu protesto eden solcu gençlerin, yani Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yanı olurdu…”
Buyurun buradan yakın…
Sayın Ahmet Hakan,
Arada bir Amerikancı politikalarıyla gündemi meşgul eden, kapitalizmin sembollerinden biri sayılan koskoca bir medya grubunun kalemşörlüğüne soyunacaksın, sonra da Deniz Gezmiş’in yanında olma lüksüne sahip olacaksın.
Sonra Deniz Gezmiş ve arkadaşları öldü diye her şey bitti mi? Amerika’yı protesto eden gençlerin hepsi öldü mü ki şimdi onlara katılmıyorsun…
Şu anda da anti emperyalizm için mücadele eden, sokaklarda gösteri yapan, gazete satan bir sürü genç var. Bunların arasına katılman için sana kim engel oldu?
Köşenden İclal Aydın’a, Hülya Avşar’a laf yetiştireceğine, Nişantaşı’nın cilalı kafelerinde boy göstereceğine, bir zahmet bu gençlerin arasına girip Irak’ı işgal eden Amerika’yı protesto ediver…
“Deniz Gezmiş gibi olmak isterdim, uğruna cehennemi bile boylamaya razıyım” demek kolay tabii…
Hele hele hayatında hiçbir anti emperyalist gösteriye katılıp da polis copunun tadına bakmamış biri için…
Tamam, Deniz Gezmiş ve arkadaşları terk-i dünya eylemiş olabilir.
İyi de bu ülkede emperyalizme karşı protesto gösterisi yapan gençler yok mu?
Öyleyse Ahmet Hakan onların arasına katılmak için ne duruyor?
Yoksa onların da mı ölmesini bekliyor?
Ömer F. Birpınar