Orijinalini görmek için tıklayınız : Akıllı siyasetçiler ve askerler Türkiye'nin itibarını artırdı... (MEHMET BARLAS)
Türkiye'nin farkı yine anlaşıldı sanırım.
İhtiraslarının boyu akıllarının boyundan uzun olmayan siyasetçilerin ve askerlerin ülkesidir Türkiye.
Türkiye'ye benzemeyen ülkelerin yaşadığı trajik serüvenleri çok yakın geçmişte Balkanlar'da Yugoslavya'da, Ortadoğu'da Irak'ta görmedik mi?
Burada sorumluluk yüklenenler, dış konjonktür ile iç dinamikler arasında eşgüdüm sağlanmadığı zaman ne tür kaoslar yaşanabileceğini bilirler. Bu bilgiler hem Osmanlı hem de Cumhuriyet tarihinden alınan derslerle genlere işlenmiştir.
Sınır ötesi harekâtın Amerikan baskısı ile bitirildiğine inanıp, "erkekliğimiz öldü" veya "haysiyetimiz zedelendi" diye ağıt yakanlar elbet bulunacaktır.
Hep Nurullah Ataç'ı hatırlarım.
- Aptallara kızmam... Mütecaviz aptallara kızarım, derdi Ataç.
Başarı listesi
Bereket Türkiye'de akıllı olanlar çoğunlukta.
Bunlardan biri olan Cem Duna önceki gün ATV haberlerinde, "hızlı geri çekilme" yi şöyle yorumladı:
1-Türkiye gerektiği anda Irak topraklarına girebileceğini kanıtlamıştır.
2-Amerika da Irak'a girmiştir ama çıkmanın yolunu bulamamaktadır. Türkiye ise hedefine ulaşınca çıkabileceğini göstermiştir.
3-Türkiye Arap ülkelerine de dünyaya da sınır ötesinde toprak talebi olmadığını kanıtlamıştır. Türkiye'nin askeri gücü fetih için değil, ülkenin bütünlüğü ve güvenliği için vardır.
4-Sınır ötesi operasyonlarda Türkiye Amerika'nın hem siyasi hem de askeri desteğini almıştır. Bu, bölgede Türkiye'siz hesap yapılamayacağının da kanıtıdır. Irak'ın çeşitli fraksiyonları da, Kuzey Iraklı Kürtler de bunu artık bilmektedirler.
5-Türk Silahlı Kuvvetleri en zor ve karmaşık şartlar altında nokta harekâtı yapabileceği kanıtlamıştır. Sivil hedefler bu harekâtta zarar görmemiş, peşmergelerle çatışmaya girilmemiş ve konvansiyonel olmayan bir çatışmada bile zayiat asgari çizgide tutulabilmiştir.
Bölücülere uyarı
6-En önemlisi bölücü terör örgütü " Dağlıca Baskını " benzeri terörist eylemlerin ne tür sonuçlara dayanacağını görmüştür. Güneydoğu'da şiddet ve terör yoluyla bir sonuca ulaşılamayacağı, Türkiye'nin bütünlüğünün tehdit edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Evet... Eğer askeri harekât ertesinde siyasi, ekonomik ve demokratik paketlerle Güneydoğu'ya çözümler gündeme gelebilirse, "başarımız" devam edecektir.
Gerisi laf-ı güzaftır.
Siz istediğiniz kadar "geri çekilerek erkekliğimiz öldü" falan deyin.
İkinci Dünya Savaşı'nı radyo haberlerinden izleyip, kıraathanelerde ahkâm kesenlere "Bitli Churchill" denirdi.
Savaşın dışında kalmamızı eleştirip, İnönü'nün erkekliğimizi öldürdüğünü ileri sürenler bu savaşta Yugoslavya'da 2 milyon, Sovyetler'de 26 milyon insanın öldüğünü, Yunanistan'da iç savaş başladığını falan pek hatırlamadılar.
Bunların bugünkü devamları bugün İranIrak savaşının zayiat rakamlarını da, İsrail'in bir türlü bitmeyen sınır ötesi harekâtlarının nelere mal olduğunu da neden hatırlasınlar ki?
Ordunun itibarı
Hatta "Johnson Mektubu" ertesinde "Yeni dünya kurulur, biz de bunun içinde yer alırız" diyen (1964-65 Kıbrıs krizleri) İsmet İnönü'nün neden Türkiye'yi NATO'dan çıkartmadığını da pek irdelemez bunlar.
Sınır dışı harekât, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücünü ve operasyon kabiliyetini kanıtladı. Ordumuz itibar kazandı.
Demek ki iç politikaya karışmadığı zaman askerimiz mesleğinin zirvesine çıkıyor.
"Anayasal demokrasinin ve güvenliğimizin bekçisi" konumu, ordumuzu devletin gerçek zinde gücü konumuna getiriyor.
Harekâtın bitiminden "bir gün önce " bu sütunda yazdıklarımızı tekrarlayalım:
- "Devlet" in, bölücü terör tehdidine karşı hareketsiz kalması mümkün değildir. Nitekim hareketsiz kalınmamıştır da. Bir yanda bu gerçekler var. Diğer yanda da "siyaset " ve "diplomasi" mesleklerinin, kitlesel heyecanların ve beklentilerin ötesindeki boyutları değerlendirme beceri ve yetenekleri bulunmak durumunda. Burada da "Türkiye-Amerika-Irak" üçgenindeki karmaşık ilişkiler sarmalının çok iyi değerlendirilmesi gerektiği gündemde.
Değişik kaoslar
- "Bize kimse karışamaz", "İstersek sonuna kadar süresiz gideriz" içerikli iç kamuoyunun duygularına dönük pozisyon açıklamaları, şu anda en az ihtiyaç duyduğumuz tutumlardır. Washington'un Ankara'ya taşınmaya başladığı bu günlerde, heyecanlı seçmen kitleleri yanında
"dünya gerçekleri" ni de hesaba alan söylemler bekliyoruz.
- Bu hesaplar 1974'teki Kıbrıs Harekâtı'nın ikinci aşamasında unutuldu. Uluslararası konjonktür göz ardı edildiği ve olay iç politika malzemesi yapıldığı için Kıbrıs hâlâ Türk dış politikası üzerindeki ipotek olarak bir
"kriz konusu" niteliğini sürdürüyor.
- Bazıları türbanı "kaos" kaynağı olarak kullanmayı deneyebilir. Oysa dünya konjonktürü ile dış ve iç politika arasındaki uyumu sağlamazsanız
"asıl kaos" un ne olduğunu o zaman görürsünüz..
Mehmet BARLAS / SABAH 02/03/2008
YavuzSultanSelim
03-03-2008, 01:41
çok doğru yazmış sayın barlas. teşekkürler nusret
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 01:46
Güzel özetlenmiş bir yazı .Bazılarının gözüne gözüne iliştirmek lazım .Teşekkürler Nusret. ;)
YavuzSultanSelim
03-03-2008, 01:47
Güzel özetlenmiş bir yazı .Bazılarının gözüne gözüne iliştirmek lazım .Teşekkürler Nusret. ;)
iliştirmek biraz kibar olur eda arkadaşım :D
Rica ederim arkadaşlar...
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 01:50
Güzel özetlenmiş bir yazı .Bazılarının gözüne gözüne iliştirmek lazım .Teşekkürler Nusret. ;)
iliştirmek biraz kibar olur eda arkadaşım :D
Benim ağzıma yakışmaz diye demedim.Anladın sen onu :D
YavuzSultanSelim
03-03-2008, 01:52
yakışmaz bizim gibi Ak Gençlere :)
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 01:59
yakışmaz bizim gibi Ak Gençlere :)
;) Kesinlikle.
Türkiye'nin farkı yine anlaşıldı sanırım.
İhtiraslarının boyu akıllarının boyundan uzun olmayan siyasetçilerin ve askerlerin ülkesidir Türkiye.
Türkiye'ye benzemeyen ülkelerin yaşadığı trajik serüvenleri çok yakın geçmişte Balkanlar'da Yugoslavya'da, Ortadoğu'da Irak'ta görmedik mi?
Burada sorumluluk yüklenenler, dış konjonktür ile iç dinamikler arasında eşgüdüm sağlanmadığı zaman ne tür kaoslar yaşanabileceğini bilirler. Bu bilgiler hem Osmanlı hem de Cumhuriyet tarihinden alınan derslerle genlere işlenmiştir.
Sınır ötesi harekâtın Amerikan baskısı ile bitirildiğine inanıp, "erkekliğimiz öldü" veya "haysiyetimiz zedelendi" diye ağıt yakanlar elbet bulunacaktır.
Hep Nurullah Ataç'ı hatırlarım.
- Aptallara kızmam... Mütecaviz aptallara kızarım, derdi Ataç.
Başarı listesi
Bereket Türkiye'de akıllı olanlar çoğunlukta.
Bunlardan biri olan Cem Duna önceki gün ATV haberlerinde, "hızlı geri çekilme" yi şöyle yorumladı:
1-Türkiye gerektiği anda Irak topraklarına girebileceğini kanıtlamıştır.
2-Amerika da Irak'a girmiştir ama çıkmanın yolunu bulamamaktadır. Türkiye ise hedefine ulaşınca çıkabileceğini göstermiştir.
3-Türkiye Arap ülkelerine de dünyaya da sınır ötesinde toprak talebi olmadığını kanıtlamıştır. Türkiye'nin askeri gücü fetih için değil, ülkenin bütünlüğü ve güvenliği için vardır.
4-Sınır ötesi operasyonlarda Türkiye Amerika'nın hem siyasi hem de askeri desteğini almıştır. Bu, bölgede Türkiye'siz hesap yapılamayacağının da kanıtıdır. Irak'ın çeşitli fraksiyonları da, Kuzey Iraklı Kürtler de bunu artık bilmektedirler.
5-Türk Silahlı Kuvvetleri en zor ve karmaşık şartlar altında nokta harekâtı yapabileceği kanıtlamıştır. Sivil hedefler bu harekâtta zarar görmemiş, peşmergelerle çatışmaya girilmemiş ve konvansiyonel olmayan bir çatışmada bile zayiat asgari çizgide tutulabilmiştir.
Bölücülere uyarı
6-En önemlisi bölücü terör örgütü " Dağlıca Baskını " benzeri terörist eylemlerin ne tür sonuçlara dayanacağını görmüştür. Güneydoğu'da şiddet ve terör yoluyla bir sonuca ulaşılamayacağı, Türkiye'nin bütünlüğünün tehdit edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Evet... Eğer askeri harekât ertesinde siyasi, ekonomik ve demokratik paketlerle Güneydoğu'ya çözümler gündeme gelebilirse, "başarımız" devam edecektir.
Gerisi laf-ı güzaftır.
Siz istediğiniz kadar "geri çekilerek erkekliğimiz öldü" falan deyin.
İkinci Dünya Savaşı'nı radyo haberlerinden izleyip, kıraathanelerde ahkâm kesenlere "Bitli Churchill" denirdi.
Savaşın dışında kalmamızı eleştirip, İnönü'nün erkekliğimizi öldürdüğünü ileri sürenler bu savaşta Yugoslavya'da 2 milyon, Sovyetler'de 26 milyon insanın öldüğünü, Yunanistan'da iç savaş başladığını falan pek hatırlamadılar.
Bunların bugünkü devamları bugün İranIrak savaşının zayiat rakamlarını da, İsrail'in bir türlü bitmeyen sınır ötesi harekâtlarının nelere mal olduğunu da neden hatırlasınlar ki?
Ordunun itibarı
Hatta "Johnson Mektubu" ertesinde "Yeni dünya kurulur, biz de bunun içinde yer alırız" diyen (1964-65 Kıbrıs krizleri) İsmet İnönü'nün neden Türkiye'yi NATO'dan çıkartmadığını da pek irdelemez bunlar.
Sınır dışı harekât, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücünü ve operasyon kabiliyetini kanıtladı. Ordumuz itibar kazandı.
Demek ki iç politikaya karışmadığı zaman askerimiz mesleğinin zirvesine çıkıyor.
"Anayasal demokrasinin ve güvenliğimizin bekçisi" konumu, ordumuzu devletin gerçek zinde gücü konumuna getiriyor.
Harekâtın bitiminden "bir gün önce " bu sütunda yazdıklarımızı tekrarlayalım:
- "Devlet" in, bölücü terör tehdidine karşı hareketsiz kalması mümkün değildir. Nitekim hareketsiz kalınmamıştır da. Bir yanda bu gerçekler var. Diğer yanda da "siyaset " ve "diplomasi" mesleklerinin, kitlesel heyecanların ve beklentilerin ötesindeki boyutları değerlendirme beceri ve yetenekleri bulunmak durumunda. Burada da "Türkiye-Amerika-Irak" üçgenindeki karmaşık ilişkiler sarmalının çok iyi değerlendirilmesi gerektiği gündemde.
Değişik kaoslar
- "Bize kimse karışamaz", "İstersek sonuna kadar süresiz gideriz" içerikli iç kamuoyunun duygularına dönük pozisyon açıklamaları, şu anda en az ihtiyaç duyduğumuz tutumlardır. Washington'un Ankara'ya taşınmaya başladığı bu günlerde, heyecanlı seçmen kitleleri yanında
"dünya gerçekleri" ni de hesaba alan söylemler bekliyoruz.
- Bu hesaplar 1974'teki Kıbrıs Harekâtı'nın ikinci aşamasında unutuldu. Uluslararası konjonktür göz ardı edildiği ve olay iç politika malzemesi yapıldığı için Kıbrıs hâlâ Türk dış politikası üzerindeki ipotek olarak bir
"kriz konusu" niteliğini sürdürüyor.
- Bazıları türbanı "kaos" kaynağı olarak kullanmayı deneyebilir. Oysa dünya konjonktürü ile dış ve iç politika arasındaki uyumu sağlamazsanız
"asıl kaos" un ne olduğunu o zaman görürsünüz..
Mehmet BARLAS / SABAH 02/03/2008
Nusret Kardes Kusura bakma da Kaynak Sakat ;)
Size göre Milli Gazete' den başka herkes sakat... :D Tabii bir de Hürriyet, Milliyet sevdanız başladı...
Size göre Milli Gazete' den başka herkes sakat... :D Tabii bir de Hürriyet, Milliyet sevdanız başladı...
ben hepsini okurum da Sabah ve Star saydigin Hürriyet ve Milliyetten farklimi?
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 03:05
Size göre Milli Gazete' den başka herkes sakat... :D Tabii bir de Hürriyet, Milliyet sevdanız başladı...
Aslında bugün (yanlış anlama sonucu olsa da )Zaman da oldu kaynağı , lütfen yani ;) :D
Irak Harekatı bir satranç oyunuydu. Şöyle ki:
* Türkiye, Kuzey Irak'a girerek ilk piyonunu sürdü.
* Verilen şehitler PKK'nın bizden aldığı piyonlar oldu; ancak bunlar "şahı ya da veziri" tehdit edecek boyutta değildi.
* Asker harekatı bitirip yurda dönerek Türkiye karşısında bir başarılı hamle daha gerçekleştirildiği düşünüldü karşı taraf ve bazı felaket tellalları tarafından.
* Cem Duna ve Barlas gibi aklı başında insanlar bu erken dönüşün(!) PKK'nın ve tellalların değil Türkiye'nin başarılı hamlesi olduğunu görebildiler.
Sonuç: Türkiye, çok kez "şah" dedi ama henüz "şah-mat" diyemedik. Dolayısıyla ve aslında bu PKK'yı bitirmedi; savaş sürüyor; ama PKK'nın artık veziri yok, fili yok, atı yok...
Teşekkürler Nusret.
Size göre Milli Gazete' den başka herkes sakat... :D Tabii bir de Hürriyet, Milliyet sevdanız başladı...
Aslında bugün (yanlış anlama sonucu olsa da )Zaman da oldu kaynağı , lütfen yani ;) :D
Ben bir veya iki kere yanilirim siz Tüm Siyasi görüsünüz yanlis ve seliskili ;)
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 03:10
Sen bir veya iki kez yanılmadın.Sadece bir kez doğru bir yazı ekledinfarkında olmadan .Keşke bizim anladığımız gibi anlamış olsaydın.Hayatın senin baktığından daha farklı olduğunu görürdün belki ;)
Sen bir veya iki kez yanılmadın.Sadece bir kez doğru bir yazı ekledinfarkında olmadan .Keşke bizim anladığımız gibi anlamış olsaydın.Hayatın senin baktığından daha farklı olduğunu görürdün belki ;)
aman aman sizin gibi anlamaya baslarsam degil Israelin Basbakanina,filistindeki Katliama da alkis tutmaya baslarim,ve her geri adim atmayi basari olarak algilamaya baslarim ;)
Susmak:
Ne kadar önemsersin bilmiyorum; ama senden birkaç ricam olacak:
* Lütfen biraz da olsa kullandığın kullanıcı adına sadık kal ve sus.
* Lütfen fikirlerini sağına soluna orasına burasına senin gibi düşünmeyen insanlara hakaret eden ifadeler ekleme. ( En azından bu forumda. Horoz-çöplük olayı. )
* Lütfen sırf muhalefet yapmak için konuşma; görüyorum ki özgün düşüncelere sahip bir arkadaşımızsın, yiğidi öldür, hakkını yeme.
* Bu söylediklerimin hiçbiri azıcık da olsa umrunda değilse, en azından daha önyargısız ol...
Susmak:
Ne kadar önemsersin bilmiyorum; ama senden birkaç ricam olacak:
* Lütfen biraz da olsa kullandığın kullanıcı adına sadık kal ve sus.
* Lütfen fikirlerini sağına soluna orasına burasına senin gibi düşünmeyen insanlara hakaret eden ifadeler ekleme. ( En azından bu forumda. Horoz-çöplük olayı. )
* Lütfen sırf muhalefet yapmak için konuşma; görüyorum ki özgün düşüncelere sahip bir arkadaşımızsın, yiğidi öldür, hakkını yeme.
* Bu söylediklerimin hiçbiri azıcık da olsa umrunda değilse, en azından daha önyargısız ol...
olur kardes Dikkat ederim
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 03:22
Sen bir veya iki kez yanılmadın.Sadece bir kez doğru bir yazı ekledinfarkında olmadan .Keşke bizim anladığımız gibi anlamış olsaydın.Hayatın senin baktığından daha farklı olduğunu görürdün belki ;)
aman aman sizin gibi anlamaya baslarsam degil Israelin Basbakanina,filistindeki Katliama da alkis tutmaya baslarim,ve her geri adim atmayi basari olarak algilamaya baslarim ;)
Bunca zaman , bu kadar içine girdiğin tartışmalardan birşeyler kapabilecek yapıda bir insan olsaydın , zaten şu an bu sözleri sarfetmezdin .
Tek söylenecek söz ;
Haksızlığı Hak zanneden insanlara karşı Hak dava etmek, Bir Nev'i Haksızlıktır
Sen bir veya iki kez yanılmadın.Sadece bir kez doğru bir yazı ekledinfarkında olmadan .Keşke bizim anladığımız gibi anlamış olsaydın.Hayatın senin baktığından daha farklı olduğunu görürdün belki ;)
aman aman sizin gibi anlamaya baslarsam degil Israelin Basbakanina,filistindeki Katliama da alkis tutmaya baslarim,ve her geri adim atmayi basari olarak algilamaya baslarim ;)
ß
Bunca zaman , bu kadar içine girdiğin tartışmalardan birşeyler kapabilecek yapıda bir insan olsaydın , zaten şu an bu sözleri sarfetmezdin .
Tek söylenecek söz ;
Haksızlığı Hak zanneden insanlara karşı Hak dava etmek, Bir Nev'i Haksızlıktır
neyi kapabilseydim Negativ lerimi ,Positivlerimi?,
Sen bir veya iki kez yanılmadın.Sadece bir kez doğru bir yazı ekledinfarkında olmadan .Keşke bizim anladığımız gibi anlamış olsaydın.Hayatın senin baktığından daha farklı olduğunu görürdün belki ;)
aman aman sizin gibi anlamaya baslarsam degil Israelin Basbakanina,filistindeki Katliama da alkis tutmaya baslarim,ve her geri adim atmayi basari olarak algilamaya baslarim ;)
ß
Bunca zaman , bu kadar içine girdiğin tartışmalardan birşeyler kapabilecek yapıda bir insan olsaydın , zaten şu an bu sözleri sarfetmezdin .
Tek söylenecek söz ;
Haksızlığı Hak zanneden insanlara karşı Hak dava etmek, Bir Nev'i Haksızlıktır
neyi kapabilseydim Negativ lerimi ,Positivlerimi?,
neyse nusret kardes in konusunu dagitmayalim,ben sadece nusret kardes bu kartel Medyasinin Gazetelerinden Haber ekledigimde karsi cikardi, onun ici sorma geregi duydum :)
ümitli_bekleyis
03-03-2008, 03:30
Üzerini kapatıp görmemek de direndiğin doğruları ;)
Sen bir veya iki kez yanılmadın.Sadece bir kez doğru bir yazı ekledinfarkında olmadan .Keşke bizim anladığımız gibi anlamış olsaydın.Hayatın senin baktığından daha farklı olduğunu görürdün belki ;)
aman aman sizin gibi anlamaya baslarsam degil Israelin Basbakanina,filistindeki Katliama da alkis tutmaya baslarim,ve her geri adim atmayi basari olarak algilamaya baslarim ;)
ß
Bunca zaman , bu kadar içine girdiğin tartışmalardan birşeyler kapabilecek yapıda bir insan olsaydın , zaten şu an bu sözleri sarfetmezdin .
Tek söylenecek söz ;
Haksızlığı Hak zanneden insanlara karşı Hak dava etmek, Bir Nev'i Haksızlıktır
neyi kapabilseydim Negativ lerimi ,Positivlerimi?,
neyse nusret kardes in konusunu dagitmayalim,ben sadece nusret kardes bu kartel Medyasinin Gazetelerinden Haber ekledigimde karsi cikardi, onun ici sorma geregi duydum :)
Bak kendin söylüyorsun, haber diye. Bunlar haber değil, köşe yazısı. Bir kişini şahsına ait yorumları. Kimseyi ağlamaz. Ben burada Bekir Coşkun' un yazılarını da ekliyorum. Yalnız, yazıya vaya başlığına dokunmadan, olduğu gibi...
Susmak bir de soru sormak istiyorum sana ya:
Yazı ile ilgili bir tek şey söylemişsin, o da kaynağı sakat olduğu yönünde söylediğin şey. Peki tut ki bu yazı aynen Milli Gazete'de yayınlandı. O zaman görüşlerin ne olurdu?
Tabi yazıyı okuduğunu düşünerek soruyorum bu soruyu; okumadıysan unut gitsin.
Susmak bir de soru sormak istiyorum sana ya:
Yazı ile ilgili bir tek şey söylemişsin, o da kaynağı sakat olduğu yönünde söylediğin şey. Peki tut ki bu yazı aynen Milli Gazete'de yayınlandı. O zaman görüşlerin ne olurdu?
Tabi yazıyı okuduğunu düşünerek soruyorum bu soruyu; okumadıysan unut gitsin.
:D yaAnlamadiniz heralde ben yaziyi okumadim ki yaziya yönelik elestirim olsun ben sadece Nusret Kardesimiz benim eklemis oldugum yazinin yazisi Milliyet gazetesinden alinti yaptigim icin elestirmisti,ki o eklemis oldugum Haber degil bir yazar in yazisi idi :), ve bende konuyu fazla dagitmadan sorum dedim Saygilarimla
Anladım anlamasına da sen beni anlamadın sanırım. Diyorum ki aynı yazı Milli Gazete'de olsaydı, düşüncen ne olurdu.
Ha yok illa okumam diyorsan ben sana özet bir soru sorayım:
Ne diyorsun çekilmemizle ilgili?
Anladım anlamasına da sen beni anlamadın sanırım. Diyorum ki aynı yazı Milli Gazete'de olsaydı, düşüncen ne olurdu.
Ha yok illa okumam diyorsan ben sana özet bir soru sorayım:
Ne diyorsun çekilmemizle ilgili?
Hangi Gazete den olup olmadigina benim degil Nusret Kardesimizin itirazi vardi, ikinci sorunun yani cekilmekle alakali görüsümü Haber ve Tartisma bölümünde bulabilirsiniz,isterseniz yarin tekrar bu mevcuyu görüsürüz :)
Anladım anlamasına da sen beni anlamadın sanırım. Diyorum ki aynı yazı Milli Gazete'de olsaydı, düşüncen ne olurdu.
Ha yok illa okumam diyorsan ben sana özet bir soru sorayım:
Ne diyorsun çekilmemizle ilgili?
Hangi Gazete den olup olmadigina benim degil Nusret Kardesimizin itirazi vardi, ikinci sorunun yani cekilmekle alakali görüsümü Haber ve Tartisma bölümünde bulabilirsiniz,isterseniz yarin tekrar bu mevcuyu görüsürüz :)
Arkadaşım; ben, senin Hürriyet ve Milliyet' in yaptıkları haberleri kanıt göstermeni eleştirdim. Onları kanıt veya kaynak göstererek birşeyleri olmuş gibi gösteremezsin dedim. Kaçıncı sefer söylediğimi bilmiyorum ama bu bir köşe yazısı, bir şahsa ait fikirler. Yazıyı olduğu gibi alıp ekledim. Senin gibi üstünde de oynamadım...
Ya boşversene Nusret, bugün güzel bir yazıyı onaylamadığı bir gazetede diye yok sayan adam, yarın onayladığı gazetedeki saçmasapan görüşleri de savunur. Biz bunlara ipotekli kimlik diyoruz. Sen de öyle de. ;)
Ya boşversene Nusret, bugün güzel bir yazıyı onaylamadığı bir gazetede diye yok sayan adam, yarın onayladığı gazetedeki saçmasapan görüşleri de savunur. Biz bunlara ipotekli kimlik diyoruz. Sen de öyle de. ;)
Neden amlamamakta Diretiyorsunuz anlmadim :-\,kaldiki ben begenmedigim gazetenin yazari diye yok saymiyorum ben onu sadece mecasi anlaminda yazdim sünkü nusret kardes Milliyet gazetesinin yazarlarindan Güneri civaoglunun yazisini ekledigim icin elestirmisti beni, buyrun http://www.milliyet.com.tr/1998/09/24/
Ama sen benim soruma cevap vermedikçe, benden de duyarlılık bekleme hocam. Bu yazı ile ilgili görüşün nedir? Tamam, yüklemek istediğin mecazi ( mecasi değil ) anladık; sen ne düşünüyorsun yazı ile ilgili?
Susmak bir de soru sormak istiyorum sana ya:
Yazı ile ilgili bir tek şey söylemişsin, o da kaynağı sakat olduğu yönünde söylediğin şey. Peki tut ki bu yazı aynen Milli Gazete'de yayınlandı. O zaman görüşlerin ne olurdu?
Tabi yazıyı okuduğunu düşünerek soruyorum bu soruyu; okumadıysan unut gitsin.
Milli gazetede yayinlansaydi elbette güvenirdim amma velakin diger Gazetelerin yayinladiklari da kesin yalandir önyargisina girmem arastiririm,amma kesin yalandir diye kesip atmam,simdi Mehmet Barlas in yazisina gelelim,kendisi önceden yorumlarini Dinledigim saygin insandir,amma sunu belirtmeliyim ki gördügüm kadari ile kendisi de Bir takim Medyanin yazarlari gibi sanki Hükümetin savunuculuguna soyulmus,yazisini okudum katilmiyorum nedenmi ?,Allah askina bu kadar da olmaz Askerlerimizin geri cekilmesini adeta bir basari olarak gösteriyor,bir kere hepimiz Kabul ediyoruz ki bir zamanlar Amerika Pkk li yaralilari helikopterlerle tasiniyordu ,en Büyük Destegi amerika dan aliyordu,bu Durumda sunu sormamiz gerekir kendimize ne oldu da Amerika ikna oldu?,Bir düsünelim 1 Basbakan dan korktu,2 Basbakanin Kasimpasali oldugunu ögrendi ;D ,tabiki degil o zaman ne olduda ikna oldu Ilhammi geldi :) Bana göre,1 Amerika Ileride Iran a Vurmak icin simdilik Pkk yi Iran in basindaki bela olan Pejak in yanina gönderecek ve anlasmaya göre sadece amerika nin istihbarati sarti yerler bombalanacak ve Pkk nin geriye biraktigi cöpleri Toplayacagiz yani Pkk nin gözden cikardigi Piyonlari,ondan sonra da Bush zamani geldiginde gel bakalim kasimpasalim diyerek Ben sana destek ciktim simdi sende sira diyecek irak ta oldugu gibi Bahaneler uydurularak Irana vurmasinda destek cikacak Hükümetimiz,2 Pkk Tasviye edilecek,Amerika nin Irak a Destek cikarak Irana karsi savastirip sonradan da harcadigi gibi, ve yeni bir örgüt veya bela örecek,mesela Abdurrahmanin yazisinda Pkk dan sonra Bop diye bir yazisi Dikatimi cekti Buyrun: http://www.akpartiforum.com/index.php?topic=32995.0
Anladım. Sen düşüncelerini aldırmışsın. Sorulan sorulara da uygun bir yazı bulup öyle cevap veremiyorsun.
Aman, zaten canım fena halde sıkılıyor, kafam çok bozuk; başka zaman tartışalım inşallah hocam ha, ne dersin?
Anladım. Sen düşüncelerini aldırmışsın. Sorulan sorulara da uygun bir yazı bulup öyle cevap veremiyorsun.
Aman, zaten canım fena halde sıkılıyor, kafam çok bozuk; başka zaman tartışalım inşallah hocam ha, ne dersin?
hayirdir umarim ben degilimdir sebebi :)
Yok be, sen olsan kaçmam tartışmaktan. ;)
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.