fatih kısaparmak balon baskılı balon Amerika’dan Erdoğan’a mesaj var - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Amerika’dan Erdoğan’a mesaj var


Ak_Kelebek
08-08-2008, 10:49
Ömer Taşpınar, saygın Amerikan düşünce kuruluşu Brookings Institution’da Türkiye programı araştırmacısı. Aynı zamanda ABD Milli Güvenlik Akademisi’nde ders veriyor.

Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti kapatma davasında kararını açıklayacağı 30 Temmuz’da anlaşılınca bazı yayın kuruluşları mahkeme kararının açıklanması ardından görüşüne başvurmak üzere kendisiyle ilişkiye geçmiş. Taşpınar CNN International televizyonun stüdyo konuğu olmayı kabul etmiş. Ancak kararın açıklanmasına rağmen arayıp soran olmamış. Bu işe vakit ayıran Taşpınar CNN yapımcısını arayıp programın ne olduğunu sorunca ilginç bir yanıt almış: “Ha, size söylemeyi unuttuk: Program iptal oldu. Zaten Mahkeme de karar almamış.”

“Burada insanlar Mahkeme’nin AK Parti’yi kapatacağına o kadar inanmışlardı ki” diyor

Taşpınar, “kapatma kararı çıkınca, karar çıkmamış olarak algıladılar”.

Mahkeme’nin siyasi tansiyonu bir anda düşüren kararından bir hafta sonra dün Vaşington’da, Brookings’de ‘Türkiye’de Anayasa mahkemesi’nin Adalet ve Kalkınma Partisi üzerine kararının sonuçları’ başlıklı bir panel düzenlendi. ABD’nin eski Ankara büyükelçisi Mark Parris’in yönettiği panelde düşünce kuruluşları ASAM adına Çağrı Erhan ve SETA adına İbrahim Kalın ile birlikte durumu değerlendirdik. Ağustos sıcağına ve tatil olmasına rağmen canlı bir izleyici katılımı vardı.

Paneli yöneten Parris’in sorularından ikisi oldukça ilginçti. Birincisi Türkiye’de iktidar ve muhalefetin Mahkeme’nin bu kararından ders çıkarıp çıkarmadığı idi. Doğrusu bunu zaman gösterecekti. Üçümüze de yönelttiği diğer soru ise şuydu: “Mahkemenin kararı burada Türkiye ile ilgilenenleri rahatlattı. Ama ne dersiniz Başbakan Erdoğan bu konuda yeni bir girişimde bulunur mu?” Deneyimli diplomat soruyu Başbakan’ın Kasımpaşalı oluşunu hatırlatarak tamamladı. ‘Bu konu’ derken, davanın açılması gerekçesi olan türban konusunu kastediyordu.

Bu sorunun altında ne olduğunu bir akşam önce yediğimiz iş yemeğindeki sohbetten çıkarmak mümkündü. Barak Obama’nın kasım ayındaki seçimleri kazanması durumunda bir Demokrat Parti iktidarında önemli görev üstlenmeye aday bir isimle yediğimiz yemekte şu konuşma geçmişti: Seçimi ister Obama, isterse Cumhuriyetçi aday John McCain kazansın, ABD’nin Türkiye’ye bakışı az çok aynı olacaktı. ABD kendi içinde birbirine düşmüş, toplumu kutuplaşmış, bölgede ağırlığını koymakta zafiyete düşebilecek bir Türkiye’yi kendi çıkarlarına uygun bulmayacaktı. Türkiye’nin Ortadoğu’daki krizlerden yeni enerji hatlarına dek ve daha önemlisi işleyen demokrasisiyle ayakta durmasını, bölgedeki diğer ülkelere iyi örnek olmasını istiyorlardı. Dolayısıyla Türkiye’nin bir daha böyle ilgilenenlerin yüreğini ağzına getirecek tartışmalara girmesini istemezlerdi.

Parris’in sorusunun, aslında cevabını içinde barındırdığından birkaç saat sonra ABD yönetiminden bir kaynakla görüştükten sonra emin oldum.

Türkiye’deki gelişmelere vakıf bu kaynağa göre, ABD aynı filmi bir daha görmek istemiyordu. Mahkeme AK Parti’yi kapatmamış, ama ihtar vermişti. Bu sonuçtan çıkarılacak dersler vardı. Özellikle de Başbakan Tayyip Erdoğan’a yeni bir krize meydan verilmemesi için büyük sorumluluk düşüyordu.

Amerikalı kaynak; “Mahkeme’nin kararı Türk halkının çoğu gibi bizi de rahatlattı” dedi; Türkiye’de demokrasi olgunlaştığını gösteriyor. “Bu bir fırsat olarak görülebilir. Erdoğan ve hükümetini enerjisini Avrupa Birliği reformlarına, ekonomiye, bölge sorunlarına yoğunlaştırması için cesaretlendirmek istiyoruz. Bazı konulara yeniden yoğunlaşması ise aynı sıkıntıları yaşatabilir.”

Peki ABD yönetimi bu düşüncesini Erdoğan ve hükümetine iletmeyi düşünüyor muydu?

“Çeşitli kanallar çalışmaya başladı” dedi kaynağım. “Bu görüşümüz Ankara’ya Başbakan olabilir, Dışişleri Bakanı Ali Babacan olabilir, her düzeyde söylenmeye başlıyor.”

Şu günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan’ı sonuna kadar gitmesi, hatta uzlaşma da aramadan gitmesi konusunda teşvik eden Türk yorumcularına karşın, ABD yönetimindeki hava, Erdoğan’ın sonu daha fazla gerilim olacağı belli yeni bir girişimden uzak durması gerektiği yönünde.

Bu da bizi yeniden Erdoğan’ın ne yapacağı sorusuna getiriyor. Geniş takdir toplayan 22 Temmuz 2007’deki seçim zaferi konuşmasındaki çizgiyi tutturmaya mı çalışacak? Yoksa ‘Velev ki siyasi simge’ çizgisinde mi ısrar edecek? Bu sorunun yanıtı ABD’de de merakla bekleniyor.


Murat YETKİN
radikal