ceyhanli
01-08-2008, 15:43
Balkanlar’da son durum
2008 yılında Balkanlar’da âdeta fırtına öncesi bir sessizlik vardır. Osmanlının Balkanlar’a hakim olduğu güçlü devresinde Balkanlar “Altın çağ”ını yaşadı. Osmanlının gücünün zayıflaması ve Avrupa ülkeleri, Rusya ve ABD’nin tahriki ile Balkanlar’da huzur sona erdi. Bal gibi bir diyar olan bu topraklarda kan akışı durmadı. Osmanlı bu toprakları terk edince toprak paylaşımı başladı ve bu paylaşım asla bitmeyecektir. Nitekim her paylaşım Balkanlar’a savaş getirmiştir. Dayton Anlaşması ile geçici olarak kerhen bir barış sağlanmışsa da, barışa imza atanlar bu anlaşmayı içlerine sindirememişlerdir. Balkan ülkeleri arasındaki çatışma isteği şimdilik uykudadır. Her an Balkanlar infilak edebilir.
Boşnakların aynı devlet çatışı altındaki Sırp ve Hırvatlara güvensizliği vardır. Sırplar Sırbistan’a ve Hırvatlar ise Hırvatistan’a ilhak hayali taşımaktadırlar. Boşnak çoğunluğun hakim olduğu Bosna Hersek’te kendilerini azınlık gibi görmektedirler. Kosova’ya gelince nüfusun yüzde 92 ya da 95’i Arnavut olanların Sırplara karşı güvensizliğin ötesinde kin ve nefreti vardır. Sırbistan’da son seçimleri Sırp Radikal Partisi kazanarak iktidar olmuştur. Sırpların Miloseviç’in peşinden gittikleri ve halen Büyük Sırbistan hayalinden vazgeçmedikleri bir gerçektir. Sırpların bu hayalleri için büyük çoğunluğu Müslüman Boşnaklar olmak üzere, Arnavut, Hırvat, Sloven ve Sırp olmayanları katlettiği de bir gerçektir. Sırplar sadece Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletler ve NATO’nun himayesinde olan 8 bin Müslümanı katletti. Hollanda ile Fransa bir avuç Hollanda askeri için 8 bin Müslüman Boşnak’ın katline seyirci kaldı ve göz yumdu. Uluslararası Adalet Divanı ise Srebrenitsa’da katliam yapıldığını kabul etti. Fakat Sırbistan’ı suçsuz buldu. Sırbistan’ın ileride AB’ye girmesine mani olur diye Sırbistan’ı akladı.
Sırbistan Ortodoks Kilisesi ise bütün katliamları ve katliam yapanları “kutsadı” Sırbistan “devlet sırrı” diye istenen belgeleri Adalet Divanına vermedi. Miloseviç’i teslim eden ise öldürüldü. Hıristiyan Batı ve Rusya kendi suçlarını örtmek için tutuklu olan Miloseviç’i zehirledi. Kosova Savaşının 600. yıl dönümünde Kosova’nın Mestan Ovası’nda toplanan bir milyona yakın Sırp (dünyanın her köşesinden gelen Sırplar) Miloseviç’in Büyük Sırbistan hayali peşine düştü. Neticede Yugoslavya dağıldı. Karadağ’ın da bağımsızlığı ile deniz ile irtibatı kesilen bir kara ülkesi oldu. Hayal hüsran oldu. Büyük Sırbistan yerine 8 milyonluk (350 bini Müslüman) küçük Sırbistan’a dönüştü.
Osmanlının güçlü devresinde Balkanlar’da aynı mahalle ve çarşıda Türk, Boşnak, Arnavut, Sırp, Hırvat, Makedon, Karadağlı, Bulgar, Romen, Rum, Yahudi ve diğerleri bir arada idiler. Hatta Yıldırım Bâyezıd’ın Timur karşısında Ankara Savaşında yenilmesi üzerine bazı özbeöz Türk Beylikleri Osmanlıdan ayrılırken, Balkanlar’daki Müslüman olmayan milletler Osmanlıya sadık kaldılar. Osmanlının adaleti ile huzura kavuştuklarını düşünerek o tarihte ihanet etmediler. Ne zaman ki Balkanlar’dan Osmanlı gitti, işte o zaman huzur da bitti. Balkanlar etnik ve din mozaiği olduğu için “etnik aidiyet”e göre sınır çizmek imkânsızdır.
Bosna ve Kosova mayın üzerindedir. Her an patlayabilir. Bu iki ülkede ABD ve Rusya karşı karşıyadır.
.....
Not: Dostum İbrahim Pazan’ın “Padişah Anneleri” adlı kitabı Babıali Kültür Yayıncılığı’ndan çıkmıştır. Okuyucularıma tavsiye ederim. Tel:0212 454 21 65
Dış Politika
M.Necati Özfatura
2008 yılında Balkanlar’da âdeta fırtına öncesi bir sessizlik vardır. Osmanlının Balkanlar’a hakim olduğu güçlü devresinde Balkanlar “Altın çağ”ını yaşadı. Osmanlının gücünün zayıflaması ve Avrupa ülkeleri, Rusya ve ABD’nin tahriki ile Balkanlar’da huzur sona erdi. Bal gibi bir diyar olan bu topraklarda kan akışı durmadı. Osmanlı bu toprakları terk edince toprak paylaşımı başladı ve bu paylaşım asla bitmeyecektir. Nitekim her paylaşım Balkanlar’a savaş getirmiştir. Dayton Anlaşması ile geçici olarak kerhen bir barış sağlanmışsa da, barışa imza atanlar bu anlaşmayı içlerine sindirememişlerdir. Balkan ülkeleri arasındaki çatışma isteği şimdilik uykudadır. Her an Balkanlar infilak edebilir.
Boşnakların aynı devlet çatışı altındaki Sırp ve Hırvatlara güvensizliği vardır. Sırplar Sırbistan’a ve Hırvatlar ise Hırvatistan’a ilhak hayali taşımaktadırlar. Boşnak çoğunluğun hakim olduğu Bosna Hersek’te kendilerini azınlık gibi görmektedirler. Kosova’ya gelince nüfusun yüzde 92 ya da 95’i Arnavut olanların Sırplara karşı güvensizliğin ötesinde kin ve nefreti vardır. Sırbistan’da son seçimleri Sırp Radikal Partisi kazanarak iktidar olmuştur. Sırpların Miloseviç’in peşinden gittikleri ve halen Büyük Sırbistan hayalinden vazgeçmedikleri bir gerçektir. Sırpların bu hayalleri için büyük çoğunluğu Müslüman Boşnaklar olmak üzere, Arnavut, Hırvat, Sloven ve Sırp olmayanları katlettiği de bir gerçektir. Sırplar sadece Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletler ve NATO’nun himayesinde olan 8 bin Müslümanı katletti. Hollanda ile Fransa bir avuç Hollanda askeri için 8 bin Müslüman Boşnak’ın katline seyirci kaldı ve göz yumdu. Uluslararası Adalet Divanı ise Srebrenitsa’da katliam yapıldığını kabul etti. Fakat Sırbistan’ı suçsuz buldu. Sırbistan’ın ileride AB’ye girmesine mani olur diye Sırbistan’ı akladı.
Sırbistan Ortodoks Kilisesi ise bütün katliamları ve katliam yapanları “kutsadı” Sırbistan “devlet sırrı” diye istenen belgeleri Adalet Divanına vermedi. Miloseviç’i teslim eden ise öldürüldü. Hıristiyan Batı ve Rusya kendi suçlarını örtmek için tutuklu olan Miloseviç’i zehirledi. Kosova Savaşının 600. yıl dönümünde Kosova’nın Mestan Ovası’nda toplanan bir milyona yakın Sırp (dünyanın her köşesinden gelen Sırplar) Miloseviç’in Büyük Sırbistan hayali peşine düştü. Neticede Yugoslavya dağıldı. Karadağ’ın da bağımsızlığı ile deniz ile irtibatı kesilen bir kara ülkesi oldu. Hayal hüsran oldu. Büyük Sırbistan yerine 8 milyonluk (350 bini Müslüman) küçük Sırbistan’a dönüştü.
Osmanlının güçlü devresinde Balkanlar’da aynı mahalle ve çarşıda Türk, Boşnak, Arnavut, Sırp, Hırvat, Makedon, Karadağlı, Bulgar, Romen, Rum, Yahudi ve diğerleri bir arada idiler. Hatta Yıldırım Bâyezıd’ın Timur karşısında Ankara Savaşında yenilmesi üzerine bazı özbeöz Türk Beylikleri Osmanlıdan ayrılırken, Balkanlar’daki Müslüman olmayan milletler Osmanlıya sadık kaldılar. Osmanlının adaleti ile huzura kavuştuklarını düşünerek o tarihte ihanet etmediler. Ne zaman ki Balkanlar’dan Osmanlı gitti, işte o zaman huzur da bitti. Balkanlar etnik ve din mozaiği olduğu için “etnik aidiyet”e göre sınır çizmek imkânsızdır.
Bosna ve Kosova mayın üzerindedir. Her an patlayabilir. Bu iki ülkede ABD ve Rusya karşı karşıyadır.
.....
Not: Dostum İbrahim Pazan’ın “Padişah Anneleri” adlı kitabı Babıali Kültür Yayıncılığı’ndan çıkmıştır. Okuyucularıma tavsiye ederim. Tel:0212 454 21 65
Dış Politika
M.Necati Özfatura