Ayşe_Berra
01-03-2008, 02:58
BATI’NIN KANLI MASALLARI
Kader…
Batı’nın ve Doğu’nun ayrı yaratıcısı mı var sence?
Daha ne kadar kendi kaderinin bu olduğuna inanacaksın? Görmüyor musun kanıyorsun?
Pakistan’da kanıyorsun, Afganistan’da, Irak’ta hatta büyük bir kıtada Afrika’da ve en çok sen ölüyorsun. Kaç canın vardı, hemen hepsini verdin. Kaç çocuğun vardı, hemen hepsini bağışladın. Kaç kadının vardı, hemen hepsini gözünü kırpmadan kurşunlara yatırdın.
Yüzyıllardır yanıldığını kabul et!
Yüzyıllardır kendini öldürüyorsun.
Bir zamanlar bir Peygamber (SAV) gönderilmişti sana, hatırladın mı? ‘Düşmanınızın silahıyla silahlanın!’ buyruğunu getirmişti.
Hani inandığın din?
Sen kendine acımazsan kimse acımaz sana, bilmiyor musun?
“Düşmanın silahıyla…”
Kimseyi suçlama artık.
Tek bir gerçek var: Senin kaderin bu değil! Yeryüzünde, bütün evreni kaplayan hatta kaplamayı bile kaplayan tek bir yaratıcı var. Ama sen bunu bile anlayacak yeteneğini, kendine yaptığın zulümden dolayı unutmuş görünüyorsun.
Kendine zulmedene ayetler indirilmişti… Hatırla…
Artık başkalarını suçlamayı bırak. Kendine dön, kendine bak ve düşün ki, bu gerçek senin gerçeğin değil.
Yüce yaratıcının senin için yazdığı alın yazına dön, katilinin senin için yazdığına değil.
Senin masallarında kan yoktu hatırla. Zümrüd-ü Anka, Kaf dağı…
Bir dönem, yani yüce yaratıcının alnına yazdığı yazıyla yürüdüğün zamanlardaki haşmetini yeniden oku.
Katilinin senin için yazdığı kaderi bırak. Daha ne kadar kaderinin, katilinin alın yazına akıttığı kan izinde boğulmak olduğuna inanacaksın.
Kimsenin bir suçu yok. Sen suçlusun.
Düşmanının silahıyla silahlanamadığın için… Kendi kaderini inkâr ettiğin için… Kendi tarihini, kendi kültürünü, kendi varlığını ve kendi yaratıcını unuttuğun ve kendi yaratıcının sadece Batı’nın yaratıcısı olduğunu düşündüğün; seni kayırmadığı, seni unuttuğunu, seni yok saydığı karanlığına düştüğün için, sen suçlusun. Kimseyi suçlama… Hele hele de önünde diz çöktüğün, secdeye vardığın yaratıcını…
“Sen kendine zulmedersen…”
Düşün ki, senin peygamberine gelen ilk emir ‘Oku’ idi.
“Oku!”
Okumayı yadsıdığın günden bu yana kanıyorsun.
Kader!
Kendi kendine yaptıklarını ‘Kaderim’ diyerek, ‘Kaza’nı kutsuyorsan, belki yeniden şahadet getirmen gerekir!
Oku ve düşün, sen bu değilsin, insan bu değil!
Oku ve düşün: Batı’nın kanlı masalları senin gerçeğin olamaz!
Ali Ulurasba
Kader…
Batı’nın ve Doğu’nun ayrı yaratıcısı mı var sence?
Daha ne kadar kendi kaderinin bu olduğuna inanacaksın? Görmüyor musun kanıyorsun?
Pakistan’da kanıyorsun, Afganistan’da, Irak’ta hatta büyük bir kıtada Afrika’da ve en çok sen ölüyorsun. Kaç canın vardı, hemen hepsini verdin. Kaç çocuğun vardı, hemen hepsini bağışladın. Kaç kadının vardı, hemen hepsini gözünü kırpmadan kurşunlara yatırdın.
Yüzyıllardır yanıldığını kabul et!
Yüzyıllardır kendini öldürüyorsun.
Bir zamanlar bir Peygamber (SAV) gönderilmişti sana, hatırladın mı? ‘Düşmanınızın silahıyla silahlanın!’ buyruğunu getirmişti.
Hani inandığın din?
Sen kendine acımazsan kimse acımaz sana, bilmiyor musun?
“Düşmanın silahıyla…”
Kimseyi suçlama artık.
Tek bir gerçek var: Senin kaderin bu değil! Yeryüzünde, bütün evreni kaplayan hatta kaplamayı bile kaplayan tek bir yaratıcı var. Ama sen bunu bile anlayacak yeteneğini, kendine yaptığın zulümden dolayı unutmuş görünüyorsun.
Kendine zulmedene ayetler indirilmişti… Hatırla…
Artık başkalarını suçlamayı bırak. Kendine dön, kendine bak ve düşün ki, bu gerçek senin gerçeğin değil.
Yüce yaratıcının senin için yazdığı alın yazına dön, katilinin senin için yazdığına değil.
Senin masallarında kan yoktu hatırla. Zümrüd-ü Anka, Kaf dağı…
Bir dönem, yani yüce yaratıcının alnına yazdığı yazıyla yürüdüğün zamanlardaki haşmetini yeniden oku.
Katilinin senin için yazdığı kaderi bırak. Daha ne kadar kaderinin, katilinin alın yazına akıttığı kan izinde boğulmak olduğuna inanacaksın.
Kimsenin bir suçu yok. Sen suçlusun.
Düşmanının silahıyla silahlanamadığın için… Kendi kaderini inkâr ettiğin için… Kendi tarihini, kendi kültürünü, kendi varlığını ve kendi yaratıcını unuttuğun ve kendi yaratıcının sadece Batı’nın yaratıcısı olduğunu düşündüğün; seni kayırmadığı, seni unuttuğunu, seni yok saydığı karanlığına düştüğün için, sen suçlusun. Kimseyi suçlama… Hele hele de önünde diz çöktüğün, secdeye vardığın yaratıcını…
“Sen kendine zulmedersen…”
Düşün ki, senin peygamberine gelen ilk emir ‘Oku’ idi.
“Oku!”
Okumayı yadsıdığın günden bu yana kanıyorsun.
Kader!
Kendi kendine yaptıklarını ‘Kaderim’ diyerek, ‘Kaza’nı kutsuyorsan, belki yeniden şahadet getirmen gerekir!
Oku ve düşün, sen bu değilsin, insan bu değil!
Oku ve düşün: Batı’nın kanlı masalları senin gerçeğin olamaz!
Ali Ulurasba