fatih kısaparmak balon baskılı balon beni bu havalar mahvediyor (FEHMİ KORU) - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : beni bu havalar mahvediyor (FEHMİ KORU)


romakudüs
12-27-2007, 10:18
Beni bu havalar mahvediyor
Hükümetin yürüttüğü politikaların başarısı, içte kazanılan istikrar ve dışta elde edilen itibar, belli ki, bazılarını durum muhasebesi yapmaya yönlendiriyor. Sorulan soru şu: "Hükümetin izlediği politikaları başarılı buluyor, kişisel açıdan yararını görüyorsanız, seçimde oyunuzu Ak Parti'ye verir misiniz?" Bir devrim tarihi profesörü, "Başarılı buluyorum, çıkarıma da uygun, ancak oyumu vermeyi düşünmüyorum" dedikten sonra gerekçesini açıklamış: "Çünkü bizden değiller."

Cevaptan rahatsızlık duyanlar olduğunu biliyorum, ama cevapta bana batan bir unsur yok. Demokrasi çok partili bir sistemi öngörür ve böyle ortamlarda hep olduğu üzere 'partili' bir kitle oluşur. Takım tutar gibi parti tutma her zaman ve her yerde söz konusudur. "İyi günde de kötü günde de ben kendi partime oy veririm" demek neden tuhaf olsun ki?

Ancak demokrasilerde 'taraftar' (buna 'tarafgir' de diyebiliriz) olmayan, kişisel ve ülkesel çıkarlar istikametinde davranan geniş bir kitle de vardır; siyasi partilerin amacı kendi taraftarlarını kaybetmeyecek bir strateji izlerken ortadaki 'tarafı olmayan' kitlelere ulaşabilmektir. 'Yüzer-gezer oylar' deyimi bu tür ortadaki seçmenler için kullanılır.

Dolayısıyla bir kişinin "Politikaları doğru, kişisel olarak çıkarıma da uygun, ama ben yine de Ak Parti'ye oy vermeyeceğim" demesinde yadırganacak bir yön bulunmuyor; esasen bu tür cevaplar veren insanlardan oluşuyor partilerin tabanları...

Devrim tarihi hocasının yaklaşımında yadırganmayı hak eden unsur, kullandığı 'gerekçe'. "Babam ve annem CHP'liydi, ben de öyleyim ve her zaman öyle kalacağım" deseydi yaklaşımı uygun bir gerekçe kabul edilebilirdi; ancak "Çünkü bizden değiller" demesi kafaları karıştırıyor. Doğal olarak "Biz kim?" ve "Onlar kim?" sorularını akla düşürüyor.

Ak Parti'ye yöneltilen en önemli eleştirilerin başında 'kadrolaşma' geliyor, biliyorsunuz. Gerçekten de bu iktidar döneminde atamayla gelinen makamlarda hayli değişiklikler görüldü. Ancak biraz yakından bakan herkesin görebileceği üzere, yapılan atamaların büyük çoğunluğu, günü geldiği için ve hangi iktidar işbaşında olursa olsun yapılacak türden atamalar. Atanan kişilerin 'AK Partili olmak' gibi bir özelliğe sahip bulunduklarını iddia etmek, özellikle 22 Temmuz seçiminde aldığı yüzde 50'ye yakın oydan sonra, pek bir anlam taşımıyor.

'Başörtülü eş' unsurunun tartışmaya sokulması bunu yapanlar açısından sıkıntılı aslında. Bütün araştırmalar Türkiye'de kadınların önemli bir oranının başlarını örttüğüne işaret ediyor; en az bir sâkininin başını örttüğü hane oranı yüzde 77 çıktı Tarhan Erdem araştırmasında. Geçmiş dönemlerde atamalarda olumsuz bir unsur olarak kabul ediliyordu 'başörtülü eş'; bu dönemde bu unsur olumsuzluğunu kaybetti yalnızca.

Devlet hizmetinde önemli olan, bürokratların, uygulamalarında, 'biz ve onlar' ayrımcılığı yapıp yapmadığıdır. Eşi başörtülü olan bürokrat karşısına gelen vatandaşa inancına göre iyi veya kötü muamele ediyorsa, ya da işleri emanet ederken ayrımcılığa başvuruyorsa, yandaş kayırıyorsa, bu durumda 'kadrolaşma' başlığı açmak yerinde olur. Son beş yılda bu yönde fazla bir şikâyet dışa vurmadı.

Türkiye normalleşiyor ve normalleşme devlet kadrolarına da yansıyor. Geçmişte devlette görev alanların eşleri üzerinden not aldıklarını hiç duymamıştık, şu sırada da olan bu: Eşi başörtülü diye kimse ayrımcılığa uğramıyor. Bir süre sonra eşlerle ilgilenmeyi geride bıraktığımızda bu alanda da normalleştiğimizi kabul edebiliriz.

Bu konuları gündeme taşıyanların kendilerini durum muhakemesine tâbi tutmalarında yarar var: Bulundukları ortamlarda şikâyet ettiklerine benzer (tabii tam tersi anlamda, başörtülüye ve eşi başörtülü olana) bir ayırımcılığı kendileri yapıyorlar mı? Yapıyorlarsa, bu durum, şikâyet gerekçelerini ellerinden almış olmuyor mu?

Taraftar hatta tarafgir partilinin "Ağzıyla kuş tutsa oyumu Ak Parti'ye vermem" demesini asla yadırgamıyorum da, "Biz ve onlar" ayrımcılığını yapanlar, bugünkü durumlarına ayrımcılık yaptıkları için düştüklerini görmüyorlar ya, işte bu körlükleri beni mahvediyor.

FEHMİ KORU