fatih kısaparmak balon baskılı balon Bir bakışına rüyalarımı satıyorum - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir bakışına rüyalarımı satıyorum


Akit
08-02-2011, 15:11
Hep siyaset, hep dünya gündemi yazacak değiliz ya şimdi sıra edebiyatta.. Biraz da ruhumuzu dinlendirelim...

Bir Bakışına Rüyalarımı Satıyorum

Dengesiz gecelerin zifiri karanlığında bile ışığı arıyorum delicesine ve ölesiye… Yılmadan devam ediyorum, hızlanıyorum ve koşuyorum umuda… Topuklarımdan çıkan ses ritim tutuyor karanlığın buğusuna ve inandıklarımı haykırıyorum geceye…Bağırıyorum…

Karanlıkla savaşmanın yel değirmenleriyle savaşmaktan güzel olduğuna inanıyorum ve Don Kişot’u oluyorum memleketimin… Ben böyleyim işte…

Vicdanımın sesini midemin sesine değişiyorum güneş oluyorum aydınlatıyorum karanlığı, umut oluyorum toprağı yeşertiyorum ama yine de sesimi çıkarmıyorum ve bununla gurur duyuyorum.

İnanırken zorluk çekiyorum ama inandığımda inandığım için terliyorum, savaşıyorum ve ölüyorum… Karar veremiyorum, sorular içinde boğuluyorum, labirentin içine düşüyorum ama nerde olduğumu biliyorum…

Bilirsin sevmiyorum insanlarla tartışmayı ve buna inat kendimle tartışıyorum. Dik kafalık yapıyorum, alttan almaktansa tam burnumun dikine dikine duygularımı gözümün içine sokuyorum belkide kendi kendimi harap ediyorum.

Çevremdeki aşıklara breh breh breh diye alay ettiğim günleri hatırlıyorum vicdanımın acısını hissettikçe ve buna inat geçmişimi yaşadığım güne taşıyorum.

Aşkı, sevgiyi bir elimle reddettiğim günleri unuttuğumu zannetme onu da hiç unutmuyorum.

Konuşurken rahatlıkla anlatamadığım duyguları yazıya dökmenin zorluğunu yaşarken kaleme alıyorum bu hislerimi hani bunları da bilesin diye…

Garip miyim? Yoksa yabancı mı bu dünyaya?

Beynimin içi çatırdıyor…

Düşünüyorum, düşünüyorum ve hep aynı yere varıyorum ama bastığım noktaya sıkı basıyorum…

Bilmiyorum bu senin sözün değil mi? Yoksa cevabı da mı bilmiyorum?

Korkunun adının bilmiyorum diye değiştirdiğini aslında sen benden de iyi biliyorsun ama bilmem beklide bilmemeyi tercih ediyorsun…

Sıkılmışlığını yaşarken hayatın güzel yanlarını bilmemezliğe vermek, kafanı kuma sokmak ya da umrunda olmadan uyumak böyle mi bilmemezliklerin?

Ya da

Sarhoş bir keşin bir duvar dibinde çaresizliğine inat kendine isyan etmesi gibi unutmak mı bu bilmemezlik?

Off kafamı iki elimin arasına aldım yine…

Hayır bunlar değil bilmemezliklerin, bunlar değil sıkılmışlıkların ve bunlar değil uzak duruşun…

Aynı şeyleri düşünmenin ne kadar garip olduğunu anladığın günden beri kaçmanın adını değiştirdiğini tüm dünyaya haykırmanın zorluğunu yaşıyorsun ve bunda da bilmemezliklerinde kayboluyorsun…

Paslanmış bir demiri işlemenin yolunun sönmüş bir külü alevlendirmekle başlayacağına inanıyorum ve nefesimi içime tam çekiyorum ve üflüyorum küle…

Öyle bir üflüyorumki alev alev oluyor etrafım ve bu alevler içinde sana gelmenin mutluluğunu yaşıyorum…

Kin, nefret, iki yüzlülük ve insanlara inat sana geliyorum… Sana koşuyorum… Sana varıyorum… Bir adımına bin adım veriyorum, bir gülüşüne dünyayı değiştiriyorum, bir bakışına rüyalarımı satıyorum…

Ben sana geliyorum…

Bilmem belki de saçmalıyorum…

HEPİNİZE HAYIRLI RAMAZANLAR...

Murat Tabaru-Ajans5.com