CeVHeR
01-18-2008, 17:59
Hani bir Lübnanlı Hristiyan kadın şarkıcı, İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a saldırdığı günlerde çıkıp “Biz bu gün hepimiz Hizbullahız” diye bir şarkı yapmıştı ya, böyleleri de var bu dünyada..
Hıristiyan bir kız vardı, başını örtüp, İsrail’e karşı savaşmak için Filistin’e gelmişti. Zulme karşı direnirken hayatını kaybetti.
Bana sorarsanız, herkes için yaptığının bir karşılığı vardır. Cennet de, Cehennem de boşuna yedi kat değil.. “İnandım” der, günah işlerseniz cehenneme doğru yürürsünüz, inanmasanız ya da başka şeylere inansanız bile doğru şeyler yapıyorsanız, cennete doğru yürürsünüz..
İnsanlar yaptıkları ve söyledikleri ile ya da yapmaları gerekirken yapmadıkları, söylemeleri gerekirken söylemedikleri ile ya kendi sırtlarında kendi cennetlerine tuğla, ya da kendi cehennemlerine kendi sırtlarında odun taşırlar..
Cennet ne ki? Belki de bu dünyada ürettiğiniz güzellikler ve haksızlıklara karşı direnirkenki çabalarınızın karşılığının Allah (cc) tarafından 700 kat karşılığı ile ödüllendirilmesi, verdiğiniz mutluluğun fazlası ile size ikram edilmesidir.
Ya da Cehennem, bu dünyada verdiğiniz acıların misli ile size tattırılması.. Bir kedinin ayağını kırdıysanız, o kedinin duyduğu acıyı tadacaksınız. Bir yere bomba atan kişi o bombanın etkisi ile hayatını kaybeden insanların yaşadıkları acıyı, o acının yakınlarının yüreklerinde koparttığı fırtınanın aynısını kendi bedeninde hissedecek.. Adalet yerini bulacak.. Hesap günü gelecek ve misgal ve zerre miktar iyilik ya da kötülük yapan yaptığının karşılığını görecek..
O zaman iyilik, güzellik üretmeye çalışın; tembellik, dedikodu, gıybet, iftirayı bırakıp.
Unutmayın ki, bu dünyada tartışıp durduğunuz şeylerin hakikatini Allah (cc) size öbür dünyada gösterecektir..
İnsanlara olmadıkları şeyleri yakıştırmayın, sonra siz aynen o şeyi yapmış gibi hesaba çekilirsiniz. O size döner sizi bulur ve sizi vurur..
Bilmediğiniz şeyin peşine düşmeyin.
Bana sorarsanız insanlara iyiliği öğütleyin. Güzel örnek olun, onların kalplerini kazanın, yavaş yavaş gelir bazan insanlar.. Güzel ahlak, doğru söz, haklıdan yana olmak imani hasletlerdir. Bu şekilde davrananlar İslâm ahlakı ile ahlaklandıklarında ve din doğru şekilde kendilerine anlatıldığında Müslüman olmamaları için bir sebeb yok.
Güzel örnek ve doğru tarif..
çevrenize bakın, “Müslümanım” deyip de İslâm ahlakından üzerinde eser bulunmayan nice insanlar var. Ya da; İslâm’a uzak oldukları halde İslâm ahlakına yakın davranan insanlar da olabilir..
Bazı insanların bulundukları yerle gittikleri yer aynı olmayabilir.. Ben yüzü İslâm’a dönük, İslâm’a doğru yürüyenlere potansiyel Müslüman diyorum..
Uzaklaşanları uyaralım, gelenleri karşılayalım..
İsrailli piyanist ve orkestra şefi Daniel Barenboim, Filistin vatandaşı oldu.
Batı Şeria’nın Ramallah kentinde verdiği konserden sonra açıklama yapan Barenboim, "kendisinin bu nadir yeni statüsünün iki halk arasında barış için bir örnek oluşturabileceğine inandığını" söyledi. ünlü şef, kendisine Filistin pasaportu verilmesini "büyük bir onur" olarak nitelendirdi.
Global köye dönen dünyamızda sürpriz gelişmeler yaşanıyor.. Kültürlerarası ilişkilerde yeni bir durumla karşı karşıyayız.. Bu yeni durumun dünyada meydana getirdiği kültürel şokun, daha uzun süre etkisini artırarak sürdürmesi bekleniyor..
Değer yargıları altüst oluyor.. Vatan, ulus, milliyetçilik dalgasına karşı insan hakları bir yandan ekonomistleri, öbür yandan sistemi zorluyor.
Bilginin ve paranın vatanı yok artık..
Dindarlık ilk kez bu şekilde uluslararası bir kimlikle karşımıza çıkıyor.. Uluslararası bir hukuk normu oluşuyor.
Yeni bir dünya kuruluyor. Bu genç siviller tipi hareketler, canı sıkılan gençlerin kafa bulmak için uydurduğu şeyler değil.. Militarizmi bu anlamda zor günler bekliyor..
Göreceksiniz, sadece savaşa karşı olmakla kalmayacak bu iş, oğulları Amerika’da savaşan anaların yaptıkları gibi, örgütlenip kendi ülkesine, kendi ordusuna karşı devletlerinin işgal ettikleri ülkenin halkı ile işbirliğine girebilirler..
Eklemlenmiş gazeteciler ve sanatçılar dün de vardı, bugün de.. Şimdi karşı tarafla yakınlaşan insanlar içeride seslerini yükseltiyorlar artık. Resmi ideoloji ve resmi gerçekler inandırıcı gelmeyebiliyor.
Bu yeni duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor..
İsrail’i Hitler Almanya’sı ile özdeşleştiren bir Yahudi örneği tekil bir durum değil. Bu örnekler giderek çoğalıyor ve daha çok ülke insanı bu gerçekle yüzleşmeye başlıyor.
Hrant Dink olayı bu konuda çarpıcı bir örnektir.
Dink olayının yıldönümünde gazetelerde yazılanlara, radyo ve tv’lerde söylenenlere bakıyor musunuz?
Dink’e yapılan haksızlığa karşı çıkanlar, kendi devletlerini en sert bir şekilde eleştirebiliyorlar.
Bana göre bu sağlıklı bir durum.
çünkü Allah buyurdu: Bir kavme olan düşmanlığınız sizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmesin..
Düşmanına bile adaletsizlik etmeyeceksin.
Diğer bir nokta: Bir kişiye yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir.
Ergun Babahan’ın, Ahmet Altan’ın, Şanar’ın, ya da Gülay Göktürk’ün başörtüsü mücadelesine destek vermesi de böyle bir şey değil mi?
Selam ve dua ile.
Abdurrahman DİLİPAK / VAKİT 18/01/2008
Hıristiyan bir kız vardı, başını örtüp, İsrail’e karşı savaşmak için Filistin’e gelmişti. Zulme karşı direnirken hayatını kaybetti.
Bana sorarsanız, herkes için yaptığının bir karşılığı vardır. Cennet de, Cehennem de boşuna yedi kat değil.. “İnandım” der, günah işlerseniz cehenneme doğru yürürsünüz, inanmasanız ya da başka şeylere inansanız bile doğru şeyler yapıyorsanız, cennete doğru yürürsünüz..
İnsanlar yaptıkları ve söyledikleri ile ya da yapmaları gerekirken yapmadıkları, söylemeleri gerekirken söylemedikleri ile ya kendi sırtlarında kendi cennetlerine tuğla, ya da kendi cehennemlerine kendi sırtlarında odun taşırlar..
Cennet ne ki? Belki de bu dünyada ürettiğiniz güzellikler ve haksızlıklara karşı direnirkenki çabalarınızın karşılığının Allah (cc) tarafından 700 kat karşılığı ile ödüllendirilmesi, verdiğiniz mutluluğun fazlası ile size ikram edilmesidir.
Ya da Cehennem, bu dünyada verdiğiniz acıların misli ile size tattırılması.. Bir kedinin ayağını kırdıysanız, o kedinin duyduğu acıyı tadacaksınız. Bir yere bomba atan kişi o bombanın etkisi ile hayatını kaybeden insanların yaşadıkları acıyı, o acının yakınlarının yüreklerinde koparttığı fırtınanın aynısını kendi bedeninde hissedecek.. Adalet yerini bulacak.. Hesap günü gelecek ve misgal ve zerre miktar iyilik ya da kötülük yapan yaptığının karşılığını görecek..
O zaman iyilik, güzellik üretmeye çalışın; tembellik, dedikodu, gıybet, iftirayı bırakıp.
Unutmayın ki, bu dünyada tartışıp durduğunuz şeylerin hakikatini Allah (cc) size öbür dünyada gösterecektir..
İnsanlara olmadıkları şeyleri yakıştırmayın, sonra siz aynen o şeyi yapmış gibi hesaba çekilirsiniz. O size döner sizi bulur ve sizi vurur..
Bilmediğiniz şeyin peşine düşmeyin.
Bana sorarsanız insanlara iyiliği öğütleyin. Güzel örnek olun, onların kalplerini kazanın, yavaş yavaş gelir bazan insanlar.. Güzel ahlak, doğru söz, haklıdan yana olmak imani hasletlerdir. Bu şekilde davrananlar İslâm ahlakı ile ahlaklandıklarında ve din doğru şekilde kendilerine anlatıldığında Müslüman olmamaları için bir sebeb yok.
Güzel örnek ve doğru tarif..
çevrenize bakın, “Müslümanım” deyip de İslâm ahlakından üzerinde eser bulunmayan nice insanlar var. Ya da; İslâm’a uzak oldukları halde İslâm ahlakına yakın davranan insanlar da olabilir..
Bazı insanların bulundukları yerle gittikleri yer aynı olmayabilir.. Ben yüzü İslâm’a dönük, İslâm’a doğru yürüyenlere potansiyel Müslüman diyorum..
Uzaklaşanları uyaralım, gelenleri karşılayalım..
İsrailli piyanist ve orkestra şefi Daniel Barenboim, Filistin vatandaşı oldu.
Batı Şeria’nın Ramallah kentinde verdiği konserden sonra açıklama yapan Barenboim, "kendisinin bu nadir yeni statüsünün iki halk arasında barış için bir örnek oluşturabileceğine inandığını" söyledi. ünlü şef, kendisine Filistin pasaportu verilmesini "büyük bir onur" olarak nitelendirdi.
Global köye dönen dünyamızda sürpriz gelişmeler yaşanıyor.. Kültürlerarası ilişkilerde yeni bir durumla karşı karşıyayız.. Bu yeni durumun dünyada meydana getirdiği kültürel şokun, daha uzun süre etkisini artırarak sürdürmesi bekleniyor..
Değer yargıları altüst oluyor.. Vatan, ulus, milliyetçilik dalgasına karşı insan hakları bir yandan ekonomistleri, öbür yandan sistemi zorluyor.
Bilginin ve paranın vatanı yok artık..
Dindarlık ilk kez bu şekilde uluslararası bir kimlikle karşımıza çıkıyor.. Uluslararası bir hukuk normu oluşuyor.
Yeni bir dünya kuruluyor. Bu genç siviller tipi hareketler, canı sıkılan gençlerin kafa bulmak için uydurduğu şeyler değil.. Militarizmi bu anlamda zor günler bekliyor..
Göreceksiniz, sadece savaşa karşı olmakla kalmayacak bu iş, oğulları Amerika’da savaşan anaların yaptıkları gibi, örgütlenip kendi ülkesine, kendi ordusuna karşı devletlerinin işgal ettikleri ülkenin halkı ile işbirliğine girebilirler..
Eklemlenmiş gazeteciler ve sanatçılar dün de vardı, bugün de.. Şimdi karşı tarafla yakınlaşan insanlar içeride seslerini yükseltiyorlar artık. Resmi ideoloji ve resmi gerçekler inandırıcı gelmeyebiliyor.
Bu yeni duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor..
İsrail’i Hitler Almanya’sı ile özdeşleştiren bir Yahudi örneği tekil bir durum değil. Bu örnekler giderek çoğalıyor ve daha çok ülke insanı bu gerçekle yüzleşmeye başlıyor.
Hrant Dink olayı bu konuda çarpıcı bir örnektir.
Dink olayının yıldönümünde gazetelerde yazılanlara, radyo ve tv’lerde söylenenlere bakıyor musunuz?
Dink’e yapılan haksızlığa karşı çıkanlar, kendi devletlerini en sert bir şekilde eleştirebiliyorlar.
Bana göre bu sağlıklı bir durum.
çünkü Allah buyurdu: Bir kavme olan düşmanlığınız sizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmesin..
Düşmanına bile adaletsizlik etmeyeceksin.
Diğer bir nokta: Bir kişiye yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir.
Ergun Babahan’ın, Ahmet Altan’ın, Şanar’ın, ya da Gülay Göktürk’ün başörtüsü mücadelesine destek vermesi de böyle bir şey değil mi?
Selam ve dua ile.
Abdurrahman DİLİPAK / VAKİT 18/01/2008