fatih kısaparmak balon baskılı balon Bükçe… - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bükçe…


Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 14:10
http://minikkelebek.files.wordpress.com/2010/04/bukce.jpg?w=452&h=305

Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, “Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.” dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.

Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor. Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!

- Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.

- Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.

Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.

- Kaç dil biliyorsun oğlum sen?

- İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe’ yle üç dil oluyor.

- Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen buna “kadın dili” de diyebilirsin.

Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o ortaya çıkıyor.

– Kadınların ayrı bir dili mi var?

– Tabii ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en büyük zevkidir, ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçe’ yi öğrenmeli.

İyi de niye Bükçe?

– Çünkü kadınlar konuşurken, genellikle söyleyecekleri sözü net söylemezler. Eğip bükerler; onun için dilin adını ; Bükçe” koydum.

- “Bükçe zor bir dil mi baba?” diye sordu gülerek.

– Bana bak, çok önemli bir konu ama eğleniyor gibisin, biraz ciddiye al. Bir kadınla mutlu olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar sözü bükerek bükçe konuşurlar sonra da senin sözün doğrusunu anlamanı beklerler. Felsefesini anlarsan kolay, anlamazsan zor. Mesela Çinli bir karın var, sen karına sürekli Fransızca “seni seviyorum” diyorsun ama karın hiç Fransızca anlamıyor. Fransızca “seni seviyorum” un onun için bir anlamı yoktur. Ona Çince seni seviyorum dediğinde seni anlayabilir.

- Tamam baba, haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar neden bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar?

- Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır cevabı alıp kırılmaktan korktuklarından sözlerini de dolaylı söylüyorlar. İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletişim yetenekleri çok güçlü.

- Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.

- Ne bir sıfırı oğlum, en az on sıfır öndeler. Düşünsene, henüz konuşmayan, küçük bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini hemen anlıyorlar. İşin kötüsü kendileri leb demeden leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi zannediyorlar. Onun için leb deyip bekliyorlar. Hatta bazen, leb demek zorunda kaldıkları için bile kızarlar. “Niye leb demek zorunda kalıyorum da o düşünmüyor?” diye canları sıkılır.

- Biz de bazen Canan’la böyle sorunlar yaşıyoruz. “Niye düşünmedin?” diye kızıyor bana.

- Kızarlar oğlum, kızarlar. Kadınlar ince düşüncelidirler, detaycıdırlar, küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz. Bizim de kendileri gibi düşünceli olmamızı beklerler, fakat erkekler onlar gibi değil. Biz bütüne odaklıyız, onlar detaya. Beyinlerimiz böyle çalışıyor.

- Ne olacak baba o zaman, yok mu bu işin çaresi?

- Var dedik ya oğlum, Bükçe’ yi öğreneceksin, bunun için buradayız. Hazır mısın?

- Hazırım baba.

- Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir. Biz erkeklerin on kelime ile anlattığı bir konu, Bükçe’de en az yüz kelime ile anlatılır. Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o gün kendine elbise aldı, diyelim. Bunu sana “Bugün bir elbise aldım.” diye söylemez. Elbise almak için dışarı çıktığından başlar, kaç mağazaya gittiğinden, almak için kaç elbise denediğinden, indirimlerden, yolda gördüğü tanıdıklarından, alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman bir hikaye anlatır.

- Hikaye dili yani.

- Aynen öyle. Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, “Hikaye anlatma, ana fikre gel, kısa kes.” demeyeceksin. Böyle bir şey dediğinde bittin demektir. İster öyle de, istersen “seni sevmiyorum.” de. İki durumda da “seni sevmiyorum” demiş olacaksın.

- Ne alakası var baba “seni sevmiyorum” demekle “kısa anlat” demenin?

- Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini düşünürler.

- Bu önemli. Bükçe’de dinlemek sevmektir diyorsun.

- Aynen öyle. Devam edelim. Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konuşurken bir şeyler ima etmeyi severler. Biz erkekler de imalı konuşuyoruz diye düşünürler ve gözlerimizle onlara ne demek istediğimizi çözmeye çalışırlar. Oysa erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir. Bizim kastımız söylediğimiz şeydir.

- Geçen hafta Canan bana “Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde daha iyi duracağım.” dedi. Ben de “Böyle de iyisin.” dedim. Canı sıkıldı, bir kaç saat surat astı. “;Neyin var?” diye sordum. “Hiçbir şeyim yok.” dedi. Sence nerede hata yaptım?

- “Böyle de iyisin” derken o “de” ekini orda kullanmamalıydın. Canan bunu şöyle anlamıştır. “Böyle de fena sayılmazsın, eh işte, idare edersin ama tabi daha da iyi, daha da güzel olabilirsin.”

- Peki ne demem gerekiyordu?

- Şunu hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile ilgili ya da aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır. Es kaza eleştirmeye kalkarsan yandın.
Bunu hiç unutmazlar. O gün “Hayatım sen zaten Çok güzelsin, kilo vermeye falan bence ihtiyacın yok.” deseydin, günün zehir olmazdı. Mesela bir gün kucağına oturup “Ağır mıyım?” derse sakın; Evet, biraz” falan deme “Hayır” de. Yoksa bir daha kucağına oturmaz.

- Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her giydiği yakışır ve her kadının annesi bir hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa yapsınlar.

- Aferin oğlum, çok hızlı anlıyorsun bana çekmişsin. Kadının, kendi anne babasıyla sorunu olsa, kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul etmez. Bunu kendine hakaret olarak alır.

- Ve asla unutmazlar, değil mi?

- Aynen öyle. Yıllar önce annene, annesi için “Biraz cimri.” demiştim. Hala “Sen benim annemi sevmezsin.” der ve annesi bize bir şey aldığında gözüme sokar, en çok göreceğim yere koyar.

- Hadi o konularda dilimi tutarım da, şu ima işini çözmek zor geldi.

- Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin. En önemlisi imaları anlayacaksın ama “Sen şunu mu demek istiyorsun?” diye asla yüzüne vurmayacaksın.

- Anladım. Anlayacaksın ama anladığını belli etmeyeceksin. Buna şöyle de diyebiliriz. O beni iğnelediğinde “Niye bana iğne batırıyorsun?” Diye sormayacağım, o iğneyi ben kendi kendime batırmışım gibi yapacağım.

- Güzel ifade ettin oğlum. Mesela dün öğlen annen beni aradı. “Akşama tok mu geleceksin?” diye sordu. Beni biliyorsun akşam yemeklerinde hep evdeyimdir. Kırk yılda bir dışarıda yerim onu da haber veririm. Tabi ben hemen anladım annenin ne demek istediğini. “Tok gel, yemekle uğraşmak istemiyorum” demek istiyor. Anladım ama tabi “Ne demek istiyorsun?”
demedim.

- Dün çok yorulmuştu baba, düğün alışverişine çıkmıştık.

- Bunun pek çok sebebi olabilir. Yorulmuş olabilir, bir kabul gününden tok gelmiş olabilir, bin beş yüzüncü diyetine başlamış ve o gün yemekle uğraşmak istemiyor olabilir. Ama bunu biz erkekler gibi kısa yoldan “Canım benim karnım tok, sen de dışarıda bir şeyler ye, ya da yorgunum, gelirken bir şeyler getir yiyelim.” demez. Sanki böyle derse, iyi ev kadını rütbesi
tozlanacak, mevki kaybedecek. İlla Bükçe anlatacak, asık bir yüzle karşılaşmamak için senin de anlaman gerekiyor.

“Hayır, evde yiyeceğim ama istersen hazır bir şeyler alıp geleyim, ne dersin?”dedim. “Tamam.” dedi. Döneri sever biliyorsun, dün eve giderken, ekmek arası döner yaptırdım. Onun dönerini de porsiyon yaptırdım. Bunu düşündüğüm için ayrıca sevindi. O da diyette, düğünde daha zayıf görünme derdinde bu sıralar.

- Bu Bükçe’ de kısa konuşma yok mu baba?

- Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konuşmuyorsa ya da kısa konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela baktın canı sıkkın, soruyorsun, “Neyin var?” diye. “Hiçbir şeyim yok.” diyorsa, aman bir şeyi yokmuş diye bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz olduğundan yakınarak, ağlamaya başlar.

- Bükçe’ de “Hiçbir şey yok.” demek; “Çok şey var, benimle ilgilen.” demek oluyor, o zaman.

- Evet. Biz erkekler “Bir şey yok.” diyorsak ya gerçekten bir şey yoktur, sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir sey vardır ama; “Şu anda konuşacak bir şey yok.” diyoruzdur. Her ikisinde de konuşmak istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak gördükleri için “Bana değer veriyorsan, ilgilen ki anlatayım.” demek istiyordur. Çok nadiren gerçekten anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne varıp bunaltmayacaksın tabi.

- Bir arkadaşım da “Kadınların ‘Peki.’ demesi tehlikelidir” demişti.

- Doğru. Bir kadının ağzından çıkan kuru bir ‘peki’, ‘olur’, ‘tamam’ her zaman tehlikelidir. Bu Bükçe’ de “Şimdi tamam diyorum ama acısını daha sonra çıkaracağım.” demektir. Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser. Fakat pekinin yanında “Peki canım, olur hayatım” gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.

- Zor bir dil baba.

- Yok yok gözün korkmasın, her yabancı dil gibi. İlk başlarda biraz çalışacaksın, pratik yapacaksın, bazen hatalar yapacaksın, dikkat edeceksin sonra otomatiğe bağlanırsın. Kolay yanı şu; senin bükçe konuşman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.

- Anlamak da pek kolay değil ama.

- Korkma, o kadar zor değil. En önemli kuralları ben sana öğretiyorum zaten. Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca, düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar ve konuşurken suçlayarak konuşurlar; fakat suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz zannederler.

- Nasıl yani?

- Mesela, karın sana “Ne zamandır dışarı çıkmadık.” derse bunu suçlama olarak üstüne alma, canı seninle gezmek istiyordur, bunu sen düşünüp teklif etmediğin için kalbi kırılmıştır. Maksadı seni suçlamak değildir. “Daha geçenlerde gezmeye gittik.” gibi bir savunmaya girme. “Tamam canım haklısın, ben de istiyorum, en kısa zamanda gideriz.” de, konu kapanır. Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.

- Küçük ama önemli detaylar.

- Aynen öyle. Mesela karın “Üşüdüm.” diyorsa, “Üstünü kalın giy.” demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona sarılmanı istiyordur.

- Keşke okullarda öğretselerdi biz erkeklere Bükçe’ yi. Ne kadar erken başlasak o kadar çabuk kavrayabilirdik belki.

- Haklısın, aslında ben de sana öğretmek için geç kaldım. Neyse zararın neresinden dönülse kardır.

- Not mu alsaydım… Epeyce detayı varmış dilin.

- Sen bilirsin oğlum, unutacaksan al. Keşke ben de not alıp gelseydim. Umarım sana eksik öğretmem. Şimdi aklıma geldi. Kadınların en nefret ettiği sözcük “Fark etmez.”dir. “Fark etmez”i kadınlar “Hiç umurumda değil, ne yaparsan yap.” diye anlarlar.

- En değerli sözcük nedir?

- Sen bil bakalım.

- “Seni seviyorum.” herhalde.

- Evet, kadınlar “Seni seviyorum.” sözünü sık sık duymak isterler. Biz erkekler “Söylemiştim, zaten biliyor.” diye bu konuda gaflete düşmemeliyiz.

- Bükçe sadece konuşma dili midir baba? Bunun bir de davranış dili var gibi geliyor bana.

- Zekan kesinlikle bana çekmiş. Ben de tam ona geliyordum. Davranışlar da çok önemli tabii. Kadınlar küçük şeylere önem verirler. Akşam ona sarıl, televizyon izliyorsan sarılarak izle. Gündüz onu düşündüğünü ifade etmek için kısacık da olsa bir mesaj gönder, küçük sürprizler yap. O yemek hazırlarken ona yardım et, salata yap, çay demle.

- Akşam gelip sırt üstü yatmak yok yani.

- Gözünde büyütme. Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar zaman alacak, zor ve masraflı şeyler değil. Sen bu küçük şeylere dikkat et, zaten karın sana paşa gibi davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük şeylere dikkat etmezse zamanını karısıyla büyük kavgalar yaparak geçirir. Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir ama, eğer sen hep alıp hiç vermezsen, bir gün birden patlarlar. Küçük küçük alırlarsa, büyük büyük verirler.

- Tamam baba, bunlara dikkat edeceğim.

Garson yemek tabaklarını kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya başladı. Belli ki nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru adımlamaya başladı.
Az sonra geldi.

- Baba çok teşekkür ederim. Bükçe’yi anlamaya başladım. Canan aradı. “Salonun perdeleri ne renk olsun karar veremedim, yarın birlikte mi baksak?” dedi. Tam “Fark etmez, sen seç.” diyecektim ki bunu senin söylediğin gibi “Ev de perde de umurumda değil.” gibi anlayacağı aklıma geldi. “Tabii canım, istersen birlikte bakabiliriz ama ben senin zevkine güveniyorum, sen seç istersen.” dedim, çok mutlu oldu. Kendi seçecek.

- O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir. Biz erkekler onların ne demek istediklerini anlarsak, işlerden kolay sıyırırız.

- Baba tekrar teşekkür ederim. Bu iyiliğini hiç unutmayacağım. Bana Bükçe’yi öğretmeseydin halimi düşünmek bile istemiyorum.

Şanslısın oğlum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye yanıla öğrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra kondun. Güle güle kullan, isteyene de öğret, herkes de güle güle kullansın. Kullansınlar ki yüzleri gülsün.

Sema Maraşlı’nın “Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz” kitabından iktibasen.

fütüvvet
04-21-2010, 14:31
çok uzun ama güzel..

yaratılışları farklı yani..

farkı farkettiğin zaman sorun çözülmüştür..

aslında bir kere seni seviyorum desen yeter değilmi..

her zaman her zaman seviyormusun sevmiyormusun durumu çok yanlış..

bi sefer dedikya o yeter..her seferinde sormak veya beklemek hatadır aslında..

sözünün eri biri bir defa söyler bir dahada değiştirmez..

değişmesi için uzun seneler ve şartlar değişmesi lazım..

ama kadınlar bunu bin sefer duymak isterler..

veya buna benzer övücü sözleri..bıkmadan usanmadan

seveceksin öveceksin pohpohlayacaksın..

ne kadar güzel kelime varsa hepsini akşam akadar kafasından aktaracaksın

ama ertesi gün hiç bir şey yapmadığını unutmayacaksın..

her günün hakkı farklıdır..her gün borçlanıyoruz yani..

güzel bir paylaşım..elinize sağlık..

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 14:38
Her gün "pohpoh"lamak degilde, 2-3 defa "seni seviyorum" demeleri veya taktire sayan bulduklari durumlari övmeleri eslerini mutlu eder. Hem mutlu bir esin'in getirisi olan huzurlu bir yuve elde etmis olacaklar :) Hersey kelimelerde gizli, cidden sizce kadinlar çok fazla sey mi istiyorlar? Sadece birkaç kelime :)

fütüvvet
04-21-2010, 14:41
hayır çok şey değil aslında çok kolay vede çok ucuz...ama karşılığı da çok değerli..

bizden istedikleri şeyler yaratılışları gereği...

bizce küçük minik şeylerde olsa aslında çok değerliler...

bir yuvanın huzuru için aslında çok minik şeyler...

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 14:44
EyvaAllah :)

EZEL
04-21-2010, 17:21
Her gün "pohpoh"lamak degilde, 2-3 defa "seni seviyorum" demeleri veya taktire sayan bulduklari durumlari övmeleri eslerini mutlu eder. Hem mutlu bir esin'in getirisi olan huzurlu bir yuve elde etmis olacaklar :) Hersey kelimelerde gizli, cidden sizce kadinlar çok fazla sey mi istiyorlar? Sadece birkaç kelime :)

Minikkelebek her iki taraf içinde olay cinsellikte biter ağzınla kuş tutsan iyi değilse yaranamazsın .

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 17:23
Açtigim konulari, yaptigim yorumlari "palavra" olarak algilayan biri tarafindan evliligin bu sekilde algilanmasina nedense hiç sasirmadim...

EZEL
04-21-2010, 17:35
Açtigim konulari, yaptigim yorumlari "palavra" olarak algilayan biri tarafindan evliligin bu sekilde algilanmasina nedense hiç sasirmadim...

Evliliği bu şekilde algılamaktan çok gerçek hayatın bir realitesi ... Ve senden bir gün gelecek haklıymışsın diyeceksin tabi hatırlarsan ...

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 18:02
O halde evlilikte aranan denkligi hangi sekilde izah ediyorsunuz? :)

0000000000
04-21-2010, 18:04
Harikaydı.

EZEL
04-21-2010, 18:28
O halde evlilikte aranan denkligi hangi sekilde izah ediyorsunuz? :)

Soruna soruyla cevap vereyim cinsellik olmayınca sizin açıkladığıız bir manada denklikten sözedilebilirmi ?

Bu arada sana teşekkür ediyorum okuduğum en güzel konulardan biriydi çok etkilendim .

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 18:37
Soruna soruyla cevap vereyim cinsellik olmayınca sizin açıkladığıız bir manada denklikten sözedilebilirmi ?

Bu arada sana teşekkür ediyorum okuduğum en güzel konulardan biriydi çok etkilendim .

Cinsellik her evlilikte mevcuttur, sorun çiktigi taktirde fiziksel veya psikolojik kaynakli sorunu ilgili uzmanlara basvurmakta fayda vardir. Diger yandan evlilikte sorunlar genellikle iliskide çikan diger aksakliklardan yola çikiyorlar. Bu nedenledir ki evlilikte bas gösterebilecek aksakliklarin önüne geçmek adina paylasimlar yapmayi kendime görev edindim.


Bana söylediginizin aynisini size yöneltmek istiyorum; evlendiginizde hakli oldugumu anlayacaksiniz, tabi söylediklerimi hatirlarsaniz :)

Fırat
04-21-2010, 18:41
Önceden de okuyup beğenmediğim bir konu..
Paylaşım için teşekkürler

dilemma
04-21-2010, 18:54
Çok hoş ve doğruca bir yazıydı eyvallah :)

Hakan Özkan
04-21-2010, 18:57
Bükçe'li hayatı yaşayacak kadar uzun zamanımız yok . :):):)

Şaka bir yana yazı anlamlı , okuması kabul etmesi güzelde uygulaması pek mümkün olamıyor bazen.

dilemma
04-21-2010, 19:01
Bükçe'li hayatı yaşayacak kadar uzun zamanımız yok . :):):)
:hihi2:

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 19:02
Bükçe'li hayatı yaşayacak kadar uzun zamanımız yok . :):):)

Şaka bir yana yazı anlamlı , okuması kabul etmesi güzelde uygulaması pek mümkün olamıyor bazen.

"Bazen" uygulanamiyor olmasini kadinlar anlayisla karsilar. Siz esinizi anlamak için yeterli gayreti gösterin, o da size anlayis gösterecektir :)

Hakan Özkan
04-21-2010, 19:06
"Bazen" uygulanamiyor olmasini kadinlar anlayisla karsilar. Siz esinizi anlamak için yeterli gayreti gösterin, o da size anlayis gösterecektir :)


Ortaklaşa bu kültürü artırmak gerek o zaman , tek tarafın gelişmesi yerine ortak gelişim bir çok aksaklığa panzehir olacaktır.

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 19:09
Ortaklaşa bu kültürü artırmak gerek o zaman , tek tarafın gelişmesi yerine ortak gelişim bir çok aksaklığa panzehir olacaktır.

Erkeklerin "bükçe dili"ni ögrenmesinin zorlugu kadar, kadinlarin "erkek dili"ni ögrenmesinin de zorluklari mevcut. Karsilikli anla/sil/ma çabasi gerekli :)

Hakan Özkan
04-21-2010, 19:11
:hihi2:

Öyle ama ,stratejik ve hesaplar dairesinde mümkün değil bükçe'li hayat ,sadece ortam gerilmesin diye yazının bütününü sineye çekiyoruz.:neki:

Hakan Özkan
04-21-2010, 19:14
Erkeklerin "bükçe dili"ni ögrenmesinin zorlugu kadar, kadinlarin "erkek dili"ni ögrenmesinin de zorluklari mevcut. Karsilikli anla/sil/ma çabasi gerekli :)

Erkek hayatın merkezinde ,ezilen hakir görülen seviyede hatta yıpranan konumda onca preslenmişliğin arasında birde bu dil için kendini geliştirmesi eziyet olurdu. Karşı cins bu yönde kendini geliştirirse denge muhafaza edilmiş olur.

Kur'ânTalebesi
04-21-2010, 19:18
Erkek hayatın merkezinde ,ezilen hakir görülen seviyede hatta yıpranan konumda onca preslenmişliğin arasında birde bu dil için kendini geliştirmesi eziyet olurdu. Karşı cins bu yönde kendini geliştirirse denge muhafaza edilmiş olur.

Ev/is dengesini kurmak gerekir efendim... Böyle bir mantikla kadin da pekâlâ çocuklarin bakimini bahane edip esini anlamak için çaba sarfetmeyebilir.

EZEL
04-22-2010, 00:06
Cinsellik her evlilikte mevcuttur, sorun çiktigi taktirde fiziksel veya psikolojik kaynakli sorunu ilgili uzmanlara basvurmakta fayda vardir. Diger yandan evlilikte sorunlar genellikle iliskide çikan diger aksakliklardan yola çikiyorlar. Bu nedenledir ki evlilikte bas gösterebilecek aksakliklarin önüne geçmek adina paylasimlar yapmayi kendime görev edindim.


Bana söylediginizin aynisini size yöneltmek istiyorum; evlendiginizde hakli oldugumu anlayacaksiniz, tabi söylediklerimi hatirlarsaniz :)

Öncelikle kendinize güzel bir vazife edinmişsiniz bu duyarlılığınıdan dolayı sizi tebrik ediyorum . Konuyu daha fazla uzatmadan cevap vermek istiyorum karakter olarak dört dörtlük birisi dahi olsanız eşinize cinsel açıdan yeterli gelmezseniz eşinizin gözü dışarıda olucaktır fırsatını buldummuda siz aldatıcaktır hatta sizi hiç haketmediğiniz birşekilde terkedicek onu tercih edicektir hayat sadece doğrulardan ibaret değildir gerçeklerdende ibaretttir . Sizin dediğiniz ise mutluluğun huzurun değerini bilenler için geçerlidir malasefki günümüzde bunun değerini bilen kişi sayısı az bilenlerse acı tecrübelerden sonra biliyor ..

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 00:11
Ben onu bunu bilmem, dindar bir insan esinden korkmasa da Allah'tan korkup söylediginiz sekilde esini aldatmaz. Insan denilen mahluk kendine söz geçirmesini bilmeli. Sehevî duygularina köle olmus bir mahluk hayvandan baska birsey degildir. Herseyi cinsellige indirgemekle yanlis yol izliyorsunuz, gereken açiklamayi yaptim. Ayrica hiçbir zaman evlilikte cinselligi yok sayacak sekilde bir d¨suünce ifâde ettigimi hatirlamiyorum. Yok eger bu konulari irdeleme geregi duyuyorsaniz, benimle muhattap olmamanizi rica ediyorum.

EZEL
04-22-2010, 00:25
Ben onu bunu bilmem, dindar bir insan esinden korkmasa da Allah'tan korkup söylediginiz sekilde esini aldatmaz. Insan denilen mahluk kendine söz geçirmesini bilmeli. Sehevî duygularina köle olmus bir mahluk hayvandan baska birsey degildir. Herseyi cinsellige indirgemekle yanlis yol izliyorsunuz, gereken açiklamayi yaptim. Ayrica hiçbir zaman evlilikte cinselligi yok sayacak sekilde bir d¨suünce ifâde ettigimi hatirlamiyorum. Yok eger bu konulari irdeleme geregi duyuyorsaniz, benimle muhattap olmamanizi rica ediyorum.


Hala bir şeyi anlamadınız benim düşüncelerim değil bunlar hayatın yaşadığımız gerçekleri siz çevrenizi görmemezlikten geliyorsanız gerçekleri görmemezlikten geliyorsanız yapılacak bir şey yok bende bu durumu savunmuyorumki ama malasefki böyle diyorum yok siz öyle diyorsanız ne diyeyim siz bilirsiniz.. Muhataplık konusuna gelince size yakıştıramadım canınız sağolsun ..

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 00:30
Evlilik fiziksel ihtiyaçlari karsilamanin yani sira hayat arkadasligidir. Bunu anlamamis olanlar yuvalarinda huzur beklemesinler, bulamazlar...

Muhataplık konusuna gelince size yakıştıramadım canınız sağolsun ..

Kendimi yanlis ifade etmis olmaliyim; cinsellikle ilgili konulari kastediyordum.

Ukbâ
04-22-2010, 09:46
Minikkelebek hocam :) Ezel abimizin ifade ettiği şeyler sizin görüşlerinizin aksini değil bilakis en ideal olanın olduğunu ama Toplum olarak bunların benimsenmesinin mümkün olmadığını yaşadığı tolumsal gerçekler ile ortaya dökmesi işin zorluğunu ima ettiğini düşünüyorum. Hakikatende sorumluluk almaktan kaçan evdeki eşine her yönden sahip cıkma yerine hayatın içinde kendisini harcamaktan geri durmayan çok geniş bir çevre var . Kadına ulaşmanın bir çok duyguya ulaşmanın basitliği içerisinde kutsal daireyi yaşatmak öyle sanıldığı gibi kolay değil vurgulamak istediğide bu ve bu yönden de haklı

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 10:10
Ukbâ bey, açiklamalarindan sonra hak verdim. Fakat Ezel bey'in su sözleri insani çileden çikartiyor;

Minikkelebek her iki taraf içinde olay cinsellikte biter ağzınla kuş tutsan iyi değilse yaranamazsın .

Ayrica "toplumsal gerçekler" dedikleriniz insanlara kalmis, kendilerine biraz çeki düzen versinler. Kadin ve erkek bir is gününden sonra (ev'de veya disarida) yorgunluklarini bahane edip sormurtacaklar ise, o evlilik yürümez. Hatta iki tatli söz günün yorgunlugunu atmaya yardimci olur. Yabanci kadinlara/erkeklere sirin görünmek adina bin takla atan insanlar nedense sira eslerine gelince durum degisiyor. Yok efendim, hiç bir bahane olmamali. Evlilik karari almissaniz, "anlayisli mod"a ayarlayacaksiniz kendinizi :)

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 11:07
Zannimca erkekler (kadinlarda bu durum daha az görünüyor) elde ettiklerine karsi ilgiyi azaltmakta bir sakinca görmüyorlar. Zaten nisanlilik döneminde yeterince ilgi gösterildi, evlendikten sonra ayni seyleri devam ettirmek gerekmez. Artik o kadin onundur, ötesi yoktur. Ve sahip oldugu için, o kadin'in sirinligi ve peri kizi görüntüsü silinmeye baslayabiliyor (sükür ki her evlilik bu sekilde bir seyir almiyor). Elde ettigi oyuncaklardan çabuk sikilan bir çocuk gibi maymun istahli davranip "baska model" oyuncaklar pesinde olur... Iste bu tip insan kadin'i bir meta'ya indirger, onu sadece fiziksel özellikleriyle degerlendirir. Eee tabi ilk gördügü kadin'a sarkma, güzel sözler söyleme, sirin görünme eyilimi beraberinde geliyor. "Benim olmayan her zaman daha degerlidir" mantigi, "Benim olduktan sonra nede olsa baskalari var" düsüncesini devaminda getirebiliyor...

Bunlari "gelisim sürecini tamamlamamislar" olarak degerlendirsek mi? :)

Ukbâ
04-22-2010, 11:08
Siz bayanlar hayata erkek gözü ile on saniye bakamadığınız sürece bu sorunların üstesinden gelemeyeceksiniz. :w::w:

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 11:12
Erkekler ise zafiyetlerine hâkim olma gayretlerine girmedikçe, durum degismeyecek... Ayrica "hayata erkek gözü ile bakmak"tan korkarim :)

Ukbâ
04-22-2010, 11:22
Erkekler ise zafiyetlerine hâkim olma gayretlerine girmedikçe, durum degismeyecek... Ayrica "hayata erkek gözü ile bakmak"tan korkarim :)

Erkek gözü ile on saniye etrafı rasatlamak , kadınların bu denli lağım anlayışlar için ne yapmaları gerekli olduğu yönünden kendilerini geliştirmeleri içindir .

Evet deniliyor ki erkek neden kendi elindeki veya yakındakilerine dışarıdaki farklı olana karşı aynı duygu içerisinde olamıyor bu nokta fıtridir şöyle ister bayan olsun ister erkek normalin ve sıradan olan şeylerin dışındak her şeye karşı bir müddet farklı olur bir süre sonra zaten kendi öz tavrına döner buna bu yönden takılmanın manası yok. Hem erkekleri nasıl ahlaklı ve sadık yapabiliriz mevzusunda çalışmalar yapalım hemde dualarımızı esirgemeyelim yoksa bu iş o kadar sanıldığı gibi ko lay değil efendiler.

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 11:27
Kafa yormak istemiyorsunuz desenize suna. Insan öyle bir mahluktur ki onda güzellik aradikça bulabilirsiniz. Gül hep ayni çiçektir fakat onu koklamaktan ve güzelligi hakkinda konusmaktan insan usanmaz. Onu degerli kilmissak bir defa, o her daim gönlümüzde degerini koruyacaktir. Bi gülün degerini koruyabilen bizler, nice güzelliklerle donanmis bir insan'in degerini koruma kabiliyetine de sahibiz. Bu güzellikleri kesfetmek adina sadece biraz çaba gerekir. Sonuçta karsilikli olarak "evet" sözü verilmis ise, çaba göstermek adina da söz verilmistir.

Ukbâ
04-22-2010, 11:32
Kafa yormak istemiyorsunuz desenize suna. Insan öyle bir mahluktur ki onda güzellik aradikça bulabilirsiniz. Gül hep ayni çiçektir fakat onu koklamaktan ve güzelligi hakkinda konusmaktan insan usanmaz. Onu degerli kilmissak bir defa, o her daim gönlümüzde degerini koruyacaktir. Bi gülün degerini koruyabilen bizler, nice güzelliklerle donanmis bir insan'in degerini koruma kabiliyetine de sahibiz. Bu güzellikleri kesfetmek adina sadece biraz çaba gerekir. Sonuçta karsilikli olarak "evet" sözü verilmis ise, çaba göstermek adina da söz verilmistir.

Sözün de durmakta acziyet içinde olanlar düşünsün tabiiki ama , yaşamlar anlayışlar kelimelerdeki güzel duruşlar kadar olgun olamıyor maalesef , biz herdaim güzel ve iyi olanı haykıracağız burda sorun yok ama bu gerçeklerden uzak olan bir hayli kabarık nesil var her şeyi elde edebildiğinden her şeyi hissedebildiğinden her şeyi dokunabildiğinden her şeyi görebildiğinden ibaret sayan materyalist bir anlayış var biz böyle bir cukuru nasıl olurda hayır ve sadakat ile doldurabiliriz bunun gayretlerini vermemiz lazım burdaki yorumlar belki buna bir nebze olsun katkı sağlıyor ama zihinlerde büyük çapta reformlar yaşantılarda büyük çapta dönüşümler şart.

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 11:43
"Modernite cinselligi pazarlanabilir kaliplar içine sigdirmaya çalisirken, parmaklarinin arasinda kadin kimligini, kadin kisiligini bile istege kaçiriyor. Biz erkekler, bu uygulamanin hem mazlumu hem zalimi gibi görünüyoruz. Kisiliksiz cinselligin müsterileri olarak, bir taraftan sig bir cinselligi kolayca tükettigimizi kanitlayarak uygulamanin yaninda duruyor, diger taraftan cinselligi kisilikten sterilize ederek gerçek cinsellikten yoksun birakiyoruz kendimizi. [...] Sonunda kimligine muhattap oldugumuz, kisiligi hatirina evlendigimiz helalimizle cinselligi yasarken de, cinsel hazlari alistirilageldigimiz menüden almaya çalisiyoruz. Kimlikten arindirilmis, ruhsal derinlikten ayiklanmis, romans ve asktan soyulmus sig bir cinsellige mahkûm ediyoruz kendimizi. [...] Yanimizda cinselligi ile birlikte kendisi de hazir olan kadin'i iskaliyoruz. Kadinimizi nitelikçe çogaltmak yerine, onun kisiliginde çogalmak yerine, kadinimizin sayisini -helal formüllerle- çogaltmaya çalisiyoruz. Cinselligi yitirdigimiz yerde aramak yerine, buldugumuz yerde yitiriyoruz. Sonuç olarak, hem cinselligi yitiriveriyoruz, hem kadini kaybediyoruz. [...] Gözlerimizi haramdan sakindiran Rabbimiz, sanildiginin aksine, bizi bir yoksunluga, bir sinirliliga degil, helali daha çok zevk etmeye, güzelden daha çok nasiplenmeye davet ediyor. Haramdan sakinmak, helali genisletmek adinadir."

Senai Demirci
"Ve ask evliligin ellerinden tuttu" kitabindan iktibasen.

Kur'ânTalebesi
04-22-2010, 11:44
Sözün de durmakta acziyet içinde olanlar düşünsün tabiiki ama , yaşamlar anlayışlar kelimelerdeki güzel duruşlar kadar olgun olamıyor maalesef , biz herdaim güzel ve iyi olanı haykıracağız burda sorun yok ama bu gerçeklerden uzak olan bir hayli kabarık nesil var her şeyi elde edebildiğinden her şeyi hissedebildiğinden her şeyi dokunabildiğinden her şeyi görebildiğinden ibaret sayan materyalist bir anlayış var biz böyle bir cukuru nasıl olurda hayır ve sadakat ile doldurabiliriz bunun gayretlerini vermemiz lazım burdaki yorumlar belki buna bir nebze olsun katkı sağlıyor ama zihinlerde büyük çapta reformlar yaşantılarda büyük çapta dönüşümler şart.

Islam herseyin anahtaridir...

Ukbâ
04-22-2010, 11:52
"Modernite cinselligi pazarlanabilir kaliplar içine sigdirmaya çalisirken, parmaklarinin arasinda kadin kimligini, kadin kisiligini bile istege kaçiriyor. Biz erkekler, bu uygulamanin hem mazlumu hem zalimi gibi görünüyoruz. Kisiliksiz cinselligin müsterileri olarak, bir taraftan sig bir cinselligi kolayca tükettigimizi kanitlayarak uygulamanin yaninda duruyor, diger taraftan cinselligi kisilikten sterilize ederek gerçek cinsellikten yoksun birakiyoruz kendimizi. [...] Sonunda kimligine muhattap oldugumuz, kisiligi hatirina evlendigimiz helalimizle cinselligi yasarken de, cinsel hazlari alistirilageldigimiz menüden almaya çalisiyoruz. Kimlikten arindirilmis, ruhsal derinlikten ayiklanmis, romans ve asktan soyulmus sig bir cinsellige mahkûm ediyoruz kendimizi. [...] Yanimizda cinselligi ile birlikte kendisi de hazir olan kadin'i iskaliyoruz. Kadinimizi nitelikçe çogaltmak yerine, onun kisiliginde çogalmak yerine, kadinimizin sayisini -helal formüllerle- çogaltmaya çalisiyoruz. Cinselligi yitirdigimiz yerde aramak yerine, buldugumuz yerde yitiriyoruz. Sonuç olarak, hem cinselligi yitiriveriyoruz, hem kadini kaybediyoruz. [...] Gözlerimizi haramdan sakindiran Rabbimiz, sanildiginin aksine, bizi bir yoksunluga, bir sinirliliga degil, helali daha çok zevk etmeye, güzelden daha çok nasiplenmeye davet ediyor. Haramdan sakinmak, helali genisletmek adinadir."

Senai Demirci
"Ve ask evliligin ellerinden tuttu" kitabindan iktibasen.

Çok güzel tesbit. Has daireyi zedeleyen çarpık ilişkilerimiz , haramların müstehcenliğin hafife alınması bir çok alışganlıkların zamanla din yönümüzü pasifize ederek zihinsel olarak nefsi halleri tabulaştırması bunlar gibi olumsuz yönlerin her halimizi işgal etmesi evdeki eldeki her şeyimize karşı bizleri bitap düşürebiliyor. İradelerimizin güvenliğini artırmak için islam elbette büyük etkendir belkide islamın hakkı ile yaşanamaması bütün hayatları tarumar etmiştir.

NûN
04-22-2010, 12:05
Haramların müstehcenliğin hafife alınması bir çok alışganlıkların zamanla din yönümüzü pasifize ederek zihinsel olarak nefsi halleri tabulaştırması bunlar gibi olumsuz yönlerin her halimizi işgal etmesi evdeki eldeki her şeyimize karşı bizleri bitap düşürebiliyor.
Çok doğru hocam...
Şu söz gerçekten yaralayıcı, yozlaşıyoruz... Diziler mi sebep, yürütülen gizli sistem mi bilemem; ama yozlaşma ayan beyân görünüyor...

Konu ile alakasız ama, hani hafife almak deyince, kardeşim çocuk gelişim okuyor, o kadar güzel bir çocuk; ama okul arkadaşları arasına yer edinemiyor, fikir farklı huy farklı, hani nasıl denir iki minare arasında kalmış gibi, eve geliyor farklı, okul ortamı farklı, onu öyle iyi anlıyorum ki, çektiği sıkıntıyı hissediyorum, kaş almaması bile aralarında kopukluğa neden oluyor, derse odaklanıyor diye alay konusu olabiliyor... Dizilerde kusursuz(!) güzeller yüzüne o çocukların düştüğü kepazeliğe çok üzülüyorum... Geleceğin anneleri bunlar, tek dertleri empoze edilen kıvama bürünmek :ağla:
Lise ilim yuvası olmaktan çıkıp kızlar arasında podyum savaşına dönüşmüş, erkeklerinkini bilemem, izlenimim yok...

Herşeye rağmen istisnâlar mevcut...

Ahmet Yasin
04-23-2010, 08:46
Paylaşımlarınız için teşekkürler :)

Keşke bunun eğitimleri de verilseydi 5 senemiz heba olmazdı.Bir hikayede anladığımı ancak 5 sene sonra anladım :(

Kur'ânTalebesi
04-23-2010, 09:25
Paylaşımlarınız için teşekkürler :)

Keşke bunun eğitimleri de verilseydi 5 senemiz heba olmazdı.Bir hikayede anladığımı ancak 5 sene sonra anladım :(

Rica ederim :)

5 sene ne ki, hiç anlamayanlar, anlama gayretinde bulunmayanlar var :)

EZEL
04-23-2010, 10:36
Rica ederim :)

5 sene ne ki, hiç anlamayanlar, anlama gayretinde bulunmayanlar var :)

Evet birde başını kaldırıp etrafında neler olup bittiğini görmeyenlerde var ...

Kur'ânTalebesi
04-23-2010, 10:45
Evet birde başını kaldırıp etrafında neler olup bittiğini görmeyenlerde var...

Evet ya, bu noktada sizinle hemfikirim :)