ceyhanli
12-07-2007, 18:05
Cezayir’deki soykırım
Fransa cumhurbaşkanı Sarkozy, Cezayir’i resmen ziyaret etti. Bir Fransa devlet başkanının Cezayir toprağına ayak basması epey cesaret işidir. 1945’te, 1950’lerde katliam provalarından sonra Fransızlar, 1962’de, 1.5 (bir buçuk) milyon Cezayirli’ye soykırım uygulamışlardı.
Bugün 35 milyon olan Cezayir’in nüfusu soykırım tarihinde ancak 11 milyondu. Fransa’nın, devlet politikası olarak, karşı yakamız ve denizaşırı Fransa dediği Cezayir’de Arap-Berberî toplumunun kökünü kazımak istediği âşikârdır.
Geçmişi tarihe gömüp bundan sonrasına bakmak elbette Fransa ile Cezayir’in bileceği iştir. Cezayir’in petrolü ve Türkiye’nin de faydalandığı doğal gazı var.
Fransa, Dünya dengesinde yerini almak için, bu kaynaklara el atarak Afrika üzerinden Doğu Akdeniz’e uzanmak peşindedir. 1939 öncesi Fransası’na ağzı sulanıyor. Biz de 1908 öncesi Türkiye hayaline kapılsak hâlimiz nice olur?
Cezayir’in, Oruç Reis’le kardeşi Barbaros Hayreddin Paşa, İspanya sömürgesi, Katolik ve İspanyolca konuşan bir Latin Afrika olarak 781 yıllık (711-1492) Müslüman Endülüs’e dönüştürülmesini önledi. Kuzey Afrika’nın tümüne, Fas’dan Mısır’a kadar Türk müdahalesi, tarihin dönüm noktalarındandır.
1516’dan 1830’a kadar Cezayir, Osmanlı Türkiyesi’nin eyaleti idi. Çok belâ içinde yüzdüğümüz bir dönemde Fransızlar, Cezayir’i istilâ ve işgal etti. Bütün ülkeyi ancak yarım asır boyunca kan dökerek elde edebildiler. Acaba kocaman bir Müslüman ülkesinde Fransızlar’ın işi neydi?
Sarkozy, Fransa’nın dış politikasını Deveciyan’a bırakmıştır. Kendisi Akdeniz Birliği adı altında Fas’tan Suriye’ye uzanan yeni bir Fransız örtülü sömürgesi kurmak hayalindedir. Avucunu yalayacaktır. Asırlık sözde soykırım iddialarını politikacılara, yarım asır önceki gerçek soykırım ise tarihçilere havale etmek öğüdünü vererek, politik ikiyüzlülüğün doruğuna yükseldi. Doğrusu bir Fransa cumhurbaşkanına yakışmadı. Niçin 1915 olaylarını uzman tarihçilere bırakmıyor? O tarihte Ermeniler, savaş içindeki devletlerine en kanlı eylemlerle başkaldırarak olayları başlatmışlardı. Cezayirliler ise Fas ve Tunus’la beraber bağımsızlık istemekle yetindikleri halde Fransız hışmına uğradılar. De Gaulle geldi de, Fransa’nın şerefini kurtardı.
Durum
Yılmaz Öztuna
Fransa cumhurbaşkanı Sarkozy, Cezayir’i resmen ziyaret etti. Bir Fransa devlet başkanının Cezayir toprağına ayak basması epey cesaret işidir. 1945’te, 1950’lerde katliam provalarından sonra Fransızlar, 1962’de, 1.5 (bir buçuk) milyon Cezayirli’ye soykırım uygulamışlardı.
Bugün 35 milyon olan Cezayir’in nüfusu soykırım tarihinde ancak 11 milyondu. Fransa’nın, devlet politikası olarak, karşı yakamız ve denizaşırı Fransa dediği Cezayir’de Arap-Berberî toplumunun kökünü kazımak istediği âşikârdır.
Geçmişi tarihe gömüp bundan sonrasına bakmak elbette Fransa ile Cezayir’in bileceği iştir. Cezayir’in petrolü ve Türkiye’nin de faydalandığı doğal gazı var.
Fransa, Dünya dengesinde yerini almak için, bu kaynaklara el atarak Afrika üzerinden Doğu Akdeniz’e uzanmak peşindedir. 1939 öncesi Fransası’na ağzı sulanıyor. Biz de 1908 öncesi Türkiye hayaline kapılsak hâlimiz nice olur?
Cezayir’in, Oruç Reis’le kardeşi Barbaros Hayreddin Paşa, İspanya sömürgesi, Katolik ve İspanyolca konuşan bir Latin Afrika olarak 781 yıllık (711-1492) Müslüman Endülüs’e dönüştürülmesini önledi. Kuzey Afrika’nın tümüne, Fas’dan Mısır’a kadar Türk müdahalesi, tarihin dönüm noktalarındandır.
1516’dan 1830’a kadar Cezayir, Osmanlı Türkiyesi’nin eyaleti idi. Çok belâ içinde yüzdüğümüz bir dönemde Fransızlar, Cezayir’i istilâ ve işgal etti. Bütün ülkeyi ancak yarım asır boyunca kan dökerek elde edebildiler. Acaba kocaman bir Müslüman ülkesinde Fransızlar’ın işi neydi?
Sarkozy, Fransa’nın dış politikasını Deveciyan’a bırakmıştır. Kendisi Akdeniz Birliği adı altında Fas’tan Suriye’ye uzanan yeni bir Fransız örtülü sömürgesi kurmak hayalindedir. Avucunu yalayacaktır. Asırlık sözde soykırım iddialarını politikacılara, yarım asır önceki gerçek soykırım ise tarihçilere havale etmek öğüdünü vererek, politik ikiyüzlülüğün doruğuna yükseldi. Doğrusu bir Fransa cumhurbaşkanına yakışmadı. Niçin 1915 olaylarını uzman tarihçilere bırakmıyor? O tarihte Ermeniler, savaş içindeki devletlerine en kanlı eylemlerle başkaldırarak olayları başlatmışlardı. Cezayirliler ise Fas ve Tunus’la beraber bağımsızlık istemekle yetindikleri halde Fransız hışmına uğradılar. De Gaulle geldi de, Fransa’nın şerefini kurtardı.
Durum
Yılmaz Öztuna