FarukARSLAN.
03-10-2009, 18:17
Başbakan Erdoğan’ın ısrarlı çağrıları üzerine ana muhalefet ve yavru muhalefet nihayet meydanlara çıkabildi.
Son 10 günlük miting raporuna baktığımızda CHP, MHP, BBP, SP, DSP ve DTP’nin yani 6 partinin miting toplamları Erdoğan’ın miting sayısına henüz erişemedi bile.
Yazının hemen başında bir hakkı teslim edelim.
Ak Parti kadar olmasa da CHP ve MHP de meydanları doldurmayı başardı (Diğerlerini zaten bu kategoriye sokmuyorum)
Miting meydanlarındaki kalabalık görüntüler kafaları bir anda karıştırdı.
Herkesin sorduğu soru aynıydı.
Siyasi parti liderlerini aynı ilde aynı kalabalıklar mı karşılıyor ?
İktidarın toplamayı başardığı kalabalıkları muhalefet de topluyor.
Peki bu ne anlama geliyor?
Herkesin kafasındaki sorunun aksine durum zannedildiği gibi değil...
Erdoğan’ın mitingine gelenler ile diğerlerinin mitinglerine gelenler aynı kişiler değil.
Çünkü muhalefet partileri işte tam bu noktada kurnazca bir yönteme başvuruyor.
O kurnazca yöntemin adı ise “BÖLGE MİTİNGİ”.
Ak Parti gücüne güvenerek neredeyse haftanın her günü birbirine yakın illerde 2 il mitingi birden gerçekleştirirken, muhalefet partileri ise kalabalıkları meydanlara toplamak için bölge mitingi yöntemini uyguluyor.
Bu yöntem farklı partilerde aynı şekilde işletiliyor.
Örnek vermek gerekirse CHP ve MHP miting yapacağı ili belirlerken bir önceki seçim sonuçlarına bakıyor.
Partinin en kuvvetli olduğu şehirler belirleniyor.
Miting adresi belli olduktan sonra gerisi kolay…
Mitingin yapılacağı şehre komşu illere de miting programları ile ilgili bilgiler ulaştırılıyor.
Komşu illerin, il ve ilçe teşkilatlarının mitinge katılımı isteniyor.
Seçim için kendi illerinde miting yapılmayacağı için de miting adresi olarak belirlenen yere otobüslerle partililer taşınıyor.
Erdoğan’ın “Taşınan partililer”, “Bindirilmiş kıtalar” eleştirisi de zaten buradan geliyor.
Yani Başbakan her gün 2 farklı ilde miting yaparken muhalefet partileri haftanın belli günlerinde bölgesel miting yaparak en az 5- 6 ilin teşkilatını tek bir ilde topluyor.
Ortaya çıkan kalabalık görüntülerle de parti “Güçlendi”, “İddialıyız” mesajı verilmek isteniyor.
Ancak tabi bu mesajın etkisi “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözünde olduğu gibi 29 Mart’a kadar sürecek.
Asıl mesajı 29 Mart’ta millet verecek.
Yazıyı Cumhuriyet Mitingleri’ni hatırlatarak bitiriyorum.
Yakın tarihe bakarsak meydanlara toplanan kalabalıklara bakarak birileri ellerini ovuşturmaya başlamış, “Sıkı durun iktidara geliyoruz” çığlıkları atmıştı.
Sağduyulu sahibi insanlar kendi gerçeklerine hiç uymayan bu kişilere öylesine şiddetli bir tokat vurmuştu ki bu çığlığı atanlar uzun süre kendilerine gelemediler.
Yeni yeni sesleri çıkmaya başlayan bu güruha yeni bir tokat ta 29 Mart’ta atılacak gibi görünüyor.
Saygılarımla…
Son 10 günlük miting raporuna baktığımızda CHP, MHP, BBP, SP, DSP ve DTP’nin yani 6 partinin miting toplamları Erdoğan’ın miting sayısına henüz erişemedi bile.
Yazının hemen başında bir hakkı teslim edelim.
Ak Parti kadar olmasa da CHP ve MHP de meydanları doldurmayı başardı (Diğerlerini zaten bu kategoriye sokmuyorum)
Miting meydanlarındaki kalabalık görüntüler kafaları bir anda karıştırdı.
Herkesin sorduğu soru aynıydı.
Siyasi parti liderlerini aynı ilde aynı kalabalıklar mı karşılıyor ?
İktidarın toplamayı başardığı kalabalıkları muhalefet de topluyor.
Peki bu ne anlama geliyor?
Herkesin kafasındaki sorunun aksine durum zannedildiği gibi değil...
Erdoğan’ın mitingine gelenler ile diğerlerinin mitinglerine gelenler aynı kişiler değil.
Çünkü muhalefet partileri işte tam bu noktada kurnazca bir yönteme başvuruyor.
O kurnazca yöntemin adı ise “BÖLGE MİTİNGİ”.
Ak Parti gücüne güvenerek neredeyse haftanın her günü birbirine yakın illerde 2 il mitingi birden gerçekleştirirken, muhalefet partileri ise kalabalıkları meydanlara toplamak için bölge mitingi yöntemini uyguluyor.
Bu yöntem farklı partilerde aynı şekilde işletiliyor.
Örnek vermek gerekirse CHP ve MHP miting yapacağı ili belirlerken bir önceki seçim sonuçlarına bakıyor.
Partinin en kuvvetli olduğu şehirler belirleniyor.
Miting adresi belli olduktan sonra gerisi kolay…
Mitingin yapılacağı şehre komşu illere de miting programları ile ilgili bilgiler ulaştırılıyor.
Komşu illerin, il ve ilçe teşkilatlarının mitinge katılımı isteniyor.
Seçim için kendi illerinde miting yapılmayacağı için de miting adresi olarak belirlenen yere otobüslerle partililer taşınıyor.
Erdoğan’ın “Taşınan partililer”, “Bindirilmiş kıtalar” eleştirisi de zaten buradan geliyor.
Yani Başbakan her gün 2 farklı ilde miting yaparken muhalefet partileri haftanın belli günlerinde bölgesel miting yaparak en az 5- 6 ilin teşkilatını tek bir ilde topluyor.
Ortaya çıkan kalabalık görüntülerle de parti “Güçlendi”, “İddialıyız” mesajı verilmek isteniyor.
Ancak tabi bu mesajın etkisi “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözünde olduğu gibi 29 Mart’a kadar sürecek.
Asıl mesajı 29 Mart’ta millet verecek.
Yazıyı Cumhuriyet Mitingleri’ni hatırlatarak bitiriyorum.
Yakın tarihe bakarsak meydanlara toplanan kalabalıklara bakarak birileri ellerini ovuşturmaya başlamış, “Sıkı durun iktidara geliyoruz” çığlıkları atmıştı.
Sağduyulu sahibi insanlar kendi gerçeklerine hiç uymayan bu kişilere öylesine şiddetli bir tokat vurmuştu ki bu çığlığı atanlar uzun süre kendilerine gelemediler.
Yeni yeni sesleri çıkmaya başlayan bu güruha yeni bir tokat ta 29 Mart’ta atılacak gibi görünüyor.
Saygılarımla…