fatih kısaparmak balon baskılı balon Cumhurbaşkanının ABD ziyareti - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cumhurbaşkanının ABD ziyareti


ceyhanli
01-10-2008, 00:45
Cumhurbaşkanının ABD ziyareti

Türkiye’de olur olmaz her şeye bir kulp takma, hastalığı bulunan medya; Sayın Gül’ün Amerika’ya yapmakta olduğu resmi seyahate de aynısını yaptı... Kulpun adı: “Fastfood ziyareti”... Fastfood, bildiğiniz gibi, ayaküstü hızlı yenen yemek anlamına geliyor. Bu tanımlamayı da güya Amerikan basını yapmış... ABD Başkanı Bush’un Orta Doğu gezisi sebebiyle; Sayın Gül’le Beyaz Saray’da yapacağı görüşmenin kısa tutulacağı ve keza birlikte yiyecekleri yemeğin de aynı şekilde hızlı ve kısa olacağı rivayetlerinden üretilen “fastfood” hikâyesinin aslı faslı bundan ibaret!
Washington’da görevli, iki Türk gazetecinin (Birisi Kayserili olup Washington Times gazetesinde çalışıyor...) marifeti olan bu fastfood hikâyesini bir tarafa bırakıp, konunun aslına bakalım. Her şeyden önce, 1996 yılından beri ilk defa Türkiye’den Cumhurbaşkanı seviyesinde böyle bir resmi ziyaret gerçekleşiyor. Bu ziyaretle ilgili resmi davet, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilip yerine oturmasından sadece beş dakika sonra; kendisini telefonla arayan George Bush tarafından yapılmış, bir gün sonra da ABD elçiliği marifetiyle yenilenmiş. Yani ziyaretin takvimi üzerindeki polemikler (Başbakan’ın Kasım ayı başındaki ziyaretinden yalnızca iki ay sonra yapılması vs...), bizce lüzumsuzdur. Zira takvim, bu işin önemsiz detaylarından biridir.
Bu detaylara takılıp kalmak yerine; resmi gezinin yapıldığı dönemde Türk-ABD siyasi münasebetlerinin durumu ile bölgemizde hüküm süren gelişmelere bakılmalıdır. Türk-Amerikan ilişkileri, sancılı geçen beş yıllık bir dönemden sonra yeni yeni normalleşmeye ve giderek iyileşmeye başlamıştır. Bu yeni dönemin, iki müttefik ülke açısından taşıdığı ehemmiyet yanında; Orta Doğu’daki siyasi dengeler yönünden de son derece önemli olduğunu, acaba tekrarlamaya gerek var mı?!.
Sayın Gül’ün ziyareti, önceki devirlerde gerçekleşen benzerleri ile kıyas edildiğinde; öyle iddia edildiği gibi “fastfood” filan değil; tam tersine her bakımdan iyi planlanıp hazırlanmış bir program. Bu gezinin, Bush’un Orta Doğu’ya yapacağı dokuz günlük turdan önce gerçekleşmesini isteyen taraf da, yine Amerikan Yönetimi...
Cumhurbaşkanı; ABD’nin en tepesindeki dört isimle (Başkan Bush, Yardımcısı Cheney, Dışişleri Bakanı Rice, Savunma Bakanı Gates) ayrı ayrı görüşmelerde bulunacak. Sadece bugünkü hükümet yetkilileri ile değil, bir yıl sonra iktidarı devralması beklenen Demokrat Parti’nin bazı önemli şahsiyetleri (Clinton’ın Dışişleri Bakanı Albright ve onun yardımcısı Hoolbroke, Demokratların seçimi kazanması halinde dışişleri bakanı olması bekleniyor...) ve ayrıca bu ülkedeki önemli düşünce kuruluşları ve lobi temsilcileri ile de çeşitli temaslar yapacak... Bütün bu görüşmelerde, başta ikili münasebetler olmak üzere; terörle mücadele, Irak’ın geleceği, Filistin-İsrail meselesi, Lübnan’da bir türlü yapılamayan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve iç siyasi gerginlik, Suriye ve İran’ın Lübnan ve Irak ile ilgili politikaları...
Bütün bu sıcak meselelerde, Türkiye’nin tavrı ABD için gerçekten çok önemli. Zira 1 Mart Tezkeresinin reddedilmesinden sonra; “Orta Doğu artık bizim için bitti...” diye dövünenlerin düşüncesinin tam aksine; bu bölgede Türkiye yeniden ve güçlü biçimde devreye giriyor. Bunun içindir ki, Amerika bu bölgede Türkiye’nin iş birliğine ayrı bir değer veriyor... Çünkü bu bölgedeki bütün aktörlerle diyalog içinde olabilen ve her bir aktörün de görüş ve tavrına büyük önem verdiği bir ülkedir Türkiye!..
Pakistan, Afganistan, zaten Türkiye’nin çok büyük bir ağırlığa sahip olduğu ülkeler... Beyaz Saray’da bunlarla ilgili konular da görüşülecek. Hatırlayınız Sayın Gül, kısa bir süre önce Pakistan’a gitmiş ve öldürülen Benazir Butto dahil, ülkenin bütün siyasi liderleriyle tek tek görüşmeler yapmıştı. Pakistan ve Afganistan en rahat ve sağlıklı temaslarını Türkiye üzerinden gerçekleştiriyor unutmayalım...
Kafkaslar, Orta Asya, Balkanlar... Bu bölgelerin her biri ile ilgili ayrı yazı yazmak gerekiyor. İşte bütün bu meseleler, Sayın Gül ve Amerikalı yetkililerin müzakere edeceği konular. Bu geziyi “fastfood” türü yakıştırmalarla hafife almak, densizlikten başka bir şey değildir!


Noktalar
İsmail Kapan