Cihannur
05-02-2011, 20:15
Dr. Hamid Aydın
http://img3.imageshack.us/img3/3909/drhamidaydin.jpg (http://img3.imageshack.us/i/drhamidaydin.jpg/)
KanalSilivri, Kanalİstanbul'a Karşı!
CHP ve MHP, KanalSilivri’ yi çok önceden açtılar. Güzergâh, Silivri - Ankara arası. Ben bile kazma kürek seslerini yıllardan beridir duyuyorum.
Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP), 6 Kasım 1983 Milletvekili Seçimlerinin “cunta destekli” partisiydi. Cunta destekli diyorum çünkü başında emekli bir asker (Turgut Sunalp) vardı ve 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi’nin mimarı Kenan Evren seçimlerden bir gün önce televizyona çıkmış, açıkça oyunu MDP’ ye vereceğini söylemişti. Neyse ki halkın sağduyusu galip gelmiş, Turgut Özal’ ın partisi ANAP seçimlerden birinci parti olarak çıkmış ve MDP iki yıl sonra kendini feshetmek zorunda kalmıştı. Neden bilinmez ama amblemleri Horoz idi. Hem de siyah bir horoz. Hani kör at kadar ender görülen cinsten.
Ak Parti, Kanalİstanbul ismiyle maruf bir projeyi Başbakan’ın bizzat kendi ağzından Türkiye’ ye duyurdu geçenlerde. Malûm, Çatalca’ dan başlayan Kanalİstanbul, Silivri dolaylarında tamamlanarak Karadeniz ve Marmara arasında yeni bir boğaz oluşturuyor. Beğenen beğenmeyen herkes kanal için bir şeyler söylüyor ama bence asıl sorun sayın Başbakan’ ın kanal açıklamasını yapmakta çok geç kalması. CHP ve MHP, KanalSilivri’ yi çok önceden açtılar. Güzergâh, Silivri - Ankara arası. Ben bile kazma kürek seslerini yıllardan beridir duyuyorum. Duymadığım saatlerde kulaklarımın dinleniyor olması uyuduğum saatlere denk geldiğindendir. Yoksa iş devam ediyor.
Evet kanal, Silivri - Ankara arasında. Hem Ak Parti’ nin 45 km'lik kanalından çok çok daha uzun hem de öyle yıllarca beklemeye, 10 milyar TL'lik bütçeler ayırmaya da lüzumu olmayan bir proje. 12 Haziran dendi mi KanalSilivri’ nin Silivri ucundan 2 ay önce yola çıkan; Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Sinan Aygün, İlhan Cihaner ve Engin Alan, Ankara’da Meclisin bahçesine açılan diğer ucundan çıkmış olacaklar. Öyle oradan çıkmak ve meclise girmekle de işleri bitecek sanmayın. Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’ ye rağmen bu isimleri aday gösteren kudret, CHP ve MHP’ yi bu isimler üzerinden 12 Hazirandan sonra da sıkıştırmaya devam edecek.
Herkes bahsetti bu kanal projelerinden bari ben etmeyeyim istedim. Başka bir şeyler yazayım dedim ama olmadı. Tekrar dönüp dolaşıp en popüler konuyu yazmak zorunda kaldım. Yine de temiz bir tarafı var, Anadolu insanı gibi saf bir tarafı var bu konunun. Anadolu insanı gibi. Onu anlatmak istedim:
Bilirsiniz işte… Saftır Anadolu insanı. İzler televizyonlardan, yorum yapar hakkında ama ermez aklı böyle işlere. Sorsan ne Silivri’ nin yerini bilir ne Marmara’ nın. Koyar ipini cebine gider sandığa. Önceden ölçmüştür oy vereceği adayın oy pusulasının neresine denk geleceğini o iple. İpinin uzunluğu tam mührü basması gereken yer kadardır. Şaka değil… Onun ipinin uzunluğu onun “kanal”ının uzunluğuna denk gelir. Bakmayın benim yazdığıma öyle bilir bilmez. Yoktur okuma yazması çoğunun bu yüzden kendileri ölçmek isterler vaadilen kanalın uzunluğunu kendi ipleriyle sanki. Babaları Kanalİstanbul demiş gönülleri oraya akmıştır kiminin. Oğulları KanalSilivri demiş günülleri oraya akmıştır diğerlerinin.
Dedim ya, saftır, temizdir Anadolu insanı ve kanal projeleri Başbakan’ın açıkladığından çoooook daha eski tarihlere dayanır O’ralarda.
Fatiha Bağaç, 6 Kasım 1983 seçimlerinde oy kullanmak için gittiği Batman Bahçelievler Camii’nden döndüğünde oğlu Ömer heyecanla sordu:
-Bastın değil mi anne mührü arıya?
-Yok valla oğlum, horoza verdim oyumu.
-Nasıl olur anne? O kadar konuşmuştuk, hani Özal’ a verecektin?
-Ne bileyim oğlum. Gözlerim seçemedi, bulamadım arıyı. Baktım horoz var orda. “- Bu horoz öter sabahları, bizi namaza uyandırır.” diye düşündüm, bastım mührü üstüne.
Haber 7 02.05.2011
http://img3.imageshack.us/img3/3909/drhamidaydin.jpg (http://img3.imageshack.us/i/drhamidaydin.jpg/)
KanalSilivri, Kanalİstanbul'a Karşı!
CHP ve MHP, KanalSilivri’ yi çok önceden açtılar. Güzergâh, Silivri - Ankara arası. Ben bile kazma kürek seslerini yıllardan beridir duyuyorum.
Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP), 6 Kasım 1983 Milletvekili Seçimlerinin “cunta destekli” partisiydi. Cunta destekli diyorum çünkü başında emekli bir asker (Turgut Sunalp) vardı ve 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi’nin mimarı Kenan Evren seçimlerden bir gün önce televizyona çıkmış, açıkça oyunu MDP’ ye vereceğini söylemişti. Neyse ki halkın sağduyusu galip gelmiş, Turgut Özal’ ın partisi ANAP seçimlerden birinci parti olarak çıkmış ve MDP iki yıl sonra kendini feshetmek zorunda kalmıştı. Neden bilinmez ama amblemleri Horoz idi. Hem de siyah bir horoz. Hani kör at kadar ender görülen cinsten.
Ak Parti, Kanalİstanbul ismiyle maruf bir projeyi Başbakan’ın bizzat kendi ağzından Türkiye’ ye duyurdu geçenlerde. Malûm, Çatalca’ dan başlayan Kanalİstanbul, Silivri dolaylarında tamamlanarak Karadeniz ve Marmara arasında yeni bir boğaz oluşturuyor. Beğenen beğenmeyen herkes kanal için bir şeyler söylüyor ama bence asıl sorun sayın Başbakan’ ın kanal açıklamasını yapmakta çok geç kalması. CHP ve MHP, KanalSilivri’ yi çok önceden açtılar. Güzergâh, Silivri - Ankara arası. Ben bile kazma kürek seslerini yıllardan beridir duyuyorum. Duymadığım saatlerde kulaklarımın dinleniyor olması uyuduğum saatlere denk geldiğindendir. Yoksa iş devam ediyor.
Evet kanal, Silivri - Ankara arasında. Hem Ak Parti’ nin 45 km'lik kanalından çok çok daha uzun hem de öyle yıllarca beklemeye, 10 milyar TL'lik bütçeler ayırmaya da lüzumu olmayan bir proje. 12 Haziran dendi mi KanalSilivri’ nin Silivri ucundan 2 ay önce yola çıkan; Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Sinan Aygün, İlhan Cihaner ve Engin Alan, Ankara’da Meclisin bahçesine açılan diğer ucundan çıkmış olacaklar. Öyle oradan çıkmak ve meclise girmekle de işleri bitecek sanmayın. Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’ ye rağmen bu isimleri aday gösteren kudret, CHP ve MHP’ yi bu isimler üzerinden 12 Hazirandan sonra da sıkıştırmaya devam edecek.
Herkes bahsetti bu kanal projelerinden bari ben etmeyeyim istedim. Başka bir şeyler yazayım dedim ama olmadı. Tekrar dönüp dolaşıp en popüler konuyu yazmak zorunda kaldım. Yine de temiz bir tarafı var, Anadolu insanı gibi saf bir tarafı var bu konunun. Anadolu insanı gibi. Onu anlatmak istedim:
Bilirsiniz işte… Saftır Anadolu insanı. İzler televizyonlardan, yorum yapar hakkında ama ermez aklı böyle işlere. Sorsan ne Silivri’ nin yerini bilir ne Marmara’ nın. Koyar ipini cebine gider sandığa. Önceden ölçmüştür oy vereceği adayın oy pusulasının neresine denk geleceğini o iple. İpinin uzunluğu tam mührü basması gereken yer kadardır. Şaka değil… Onun ipinin uzunluğu onun “kanal”ının uzunluğuna denk gelir. Bakmayın benim yazdığıma öyle bilir bilmez. Yoktur okuma yazması çoğunun bu yüzden kendileri ölçmek isterler vaadilen kanalın uzunluğunu kendi ipleriyle sanki. Babaları Kanalİstanbul demiş gönülleri oraya akmıştır kiminin. Oğulları KanalSilivri demiş günülleri oraya akmıştır diğerlerinin.
Dedim ya, saftır, temizdir Anadolu insanı ve kanal projeleri Başbakan’ın açıkladığından çoooook daha eski tarihlere dayanır O’ralarda.
Fatiha Bağaç, 6 Kasım 1983 seçimlerinde oy kullanmak için gittiği Batman Bahçelievler Camii’nden döndüğünde oğlu Ömer heyecanla sordu:
-Bastın değil mi anne mührü arıya?
-Yok valla oğlum, horoza verdim oyumu.
-Nasıl olur anne? O kadar konuşmuştuk, hani Özal’ a verecektin?
-Ne bileyim oğlum. Gözlerim seçemedi, bulamadım arıyı. Baktım horoz var orda. “- Bu horoz öter sabahları, bizi namaza uyandırır.” diye düşündüm, bastım mührü üstüne.
Haber 7 02.05.2011