fatih kısaparmak balon baskılı balon ERGENEKON'DA TOPLUMSAL ZEMİN BÖYLE KAYDI - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ERGENEKON'DA TOPLUMSAL ZEMİN BÖYLE KAYDI


Ertuğrul ÖZGÜL
04-17-2009, 17:52
Ergenekon davasına ister “fasa fiso” deyin, ister “asrın davası”... Şurası gerçek ki Cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı ve en derin davası.

Bundan önce toplumu bu kadar derinden sarsan tek dava, yalnızca “İzmir Suikastı” olarak tarihe geçen Atatürk’e yönelik olduğu iddiasıyla İstiklal Savaşı’nın öncülerinin idamla yargılandıkları dava olmuştu.

14 Haziran 1926’da İzmir’e yapacağı ziyaret sırasında gerçekleştirileceği öne sürülen suikast girişimi, Vali Kazım (Dirik) Bey’in Atatürk’e gönderdiği telgraf sonucu kamuoyunca duyulmuştu.

Sonrası malum. Suikastın planlayıcısı olduğu gerçekçesiyle eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit başta olmak üzere Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurarak muhalefet bayrağı açan İstiklal Savaşı’nın en önemli komutanları idamla yargılandı.

Aralarında kimler yoktu ki…

Kazım Karabekir, Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), Cafer Tayyar (Eğilmez), Bekir Sami (Kunduh) ve Rüştü paşalar ile TpCF’nin milletvekilleri ve İttihatçıların Maliye Nazırı Cavit Bey vardı. Dahası, tedavi amacıyla bir süre önce yurt dışına çıkmış bulunan Rauf (Orbay) ve Dr. Adnan Adıvar, eski İaşe Nazırı Kara Kemal ve Ankara Valisi Abdülkadir Bey.

Yargılamaların sonrası tarih kitaplarında mevcut.

Amacım burada İzmir Suikastı davasının detaylarına girmek değil. Sadece toplumda açtığı travma açısından 83 yıl önce yaşanan bir olaya atıfta bulundum.

Mahkeme heyetinin hukukçulardan değil, Meclis’ten seçilen vekillerin hakim ve savcı olarak görev yaptığı İzmir Suikastı davasının tarihteki en acı tarafı ise sanıkların suçsuzluklarını ispat etme zorunda bırakılmaları olmuştu. Üstelik suçsuz olduklarını avukat tutmadan, şahit göstermeden ispatlamak zorunda idiler.

Ergenekon davası ile İzmir Suikastı davası arasında bağlantı kurmam içerik veya amaç yönünden değildi. Sadece toplumda açtığı yaralar açısındandı.

Kurtuluş Savaşı Mücadelesi’ni Atatürk’ten önce Anadolu’da başlatan Kazım Karabekir Paşa’nın idamla yargılananlar arasında yer almasına bu toplumun aklı bir türlü aklı ermedi. 83 yıldan bu yana da hala bunu sorguluyor.

Ergenekon davasına gelince;

- Gerçekten Ergenekon iddianamesinin, topluma gösterilmeye çalışıldığı gibi hukuki zemini bulunmuyor mu?

- Dava, toplumdaki muhalif sesleri susturmak amacıyla oluşturulmuş hayali bir senaryonun icrasından mı ibaret?

- Ergenekon davasını soruşturan hakim ve savcılar, hükümetin güdümüne girmiş, Başbakan Erdoğan’ın intikam duygularına alet olmuş isimler mi?

- Toplumun yakından tanıdığı isimlerin gözaltına alınıp sorgulanması ya da tutuklanması, sivil bir darbe girişimi mi?

Bu soruları elbette çoğaltabiliriz. Ortaya atılabilecek başka sorularla toplumun kafasını karıştırmak da mümkün.

- Yoksa toplumun yakından tanığı bu popüler isimlerin kamuoyunun hiç bilmediği yönleri mi var?

- Bu kişiler, toplum içinde sevilme boyutunda önemli açılımlar yaparken aslında gizlemeye çalıştıkları başka şeyler mi var?

Bütün bu soruların cevabı sıradan insanın kafasını kemiriyor.

5 Şubat’ta Haber 7’de “Şemsi Paşa cinayeti nasıl soruşturuldu?” başlığı altında bir yazı yazmıştım. 100 yıl önce II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesine yol açacak olaylar zincirini tetikleyen ve İttihatçılar tarafından işlenen Şemsi Paşa cinayetini anlatmıştım.

İttihatçılar tarafından işlenen cinayeti soruşturmak üzere oluşturulan komisyonun başkanlığına yine İttihatçılar’ın ileri gelenlerinden Manastır Sermüstantiki (başsavcısı) Kemal Bey’in getirildiğini yazmıştım. Komisyonun, bir süre sonra soruşturmayı akamete uğratacak kararı nasıl aldığını okuyucularla paylaşmıştım.

Tarihte bu kadar dolaştıktan sonra bugüne geldiğimizde iki noktanın altını çizmek istiyorum.

Birincisi, Ergenekon iddianamesinin içerik itibariyle bu ülkenin demokratikleşmesi sürecinde bugüne kadar ortaya çıkan en büyük fırsat olduğuna inanıyorum. Onun için hukuki sürecin en hızlı ve en doğru bir şekilde yürütülmesi sağlanmalı.

İkincisi, hükümet muhalefet tarafından isnat edilen bunun bir “intikam hareketi” girişimi yaftasını sırtından atmalı.

Bunu tez zamanda yapmak zorunda. Eğer bunu başaramazsa, muhalefet yaşananları fırsata çevirmek üzere.

Sonrası artık çok geç olacak. Ergenekon yapılanması toplum nazarında aklanıp paklanıp bu ülkenin başına tebelleş olacak. Hem de eskisinden çok daha güçlü bir şekilde.


Ünal TANIK / Haber 7
tanik@haber7.com

FarukARSLAN.
04-17-2009, 19:28
Arkadaşlar BÜYÜK HARFLERLE KONU AÇMAMAYA ÖZEN GÖSTERELİM.

Ertuğrul ÖZGÜL
04-17-2009, 21:00
Arkadaşlar BÜYÜK HARFLERLE KONU AÇMAMAYA ÖZEN GÖSTERELİM.

Büyükya zaten hep büyük açarım ben genelde

nazLI
04-17-2009, 21:03
AÇMAMAYA :)

Ertuğrul ÖZGÜL
04-17-2009, 21:04
anlamadım

nazLI
04-17-2009, 21:10
BÜYÜK HARFLERLE BAŞLIK AÇMAMALIYIZ DEMEK :)

Ertuğrul ÖZGÜL
04-17-2009, 21:11
BÜYÜK HARFLERLE BAŞLIK AÇMAMALIYIZ DEMEK :)

ben açmaya okumuşum neyse olur bugün kafam bişekil acayip