fatih kısaparmak balon baskılı balon Erken Baskı - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Erken Baskı


LüGaT
12-08-2007, 04:01
Moda olduğu üzere, 'anket' konusunda âcizane düşüncelerimi paylaşacağım; ancak izin verirseniz çok daha önemli birkaç noktayı da vurgulamak isterim...

Özellikle bir kısım medyanın sunumuna bakıldığı zaman din yahut dinî kavramlar, ibadetler sanki suç gibi algılanmaya başlandı bu ülkede. Başını örten insanın suçluluk duymasını isteyenler var. Namaz kılan bir müminin suç işliyormuş gibi hissetmesini isteyenler var. Diyelim ki son dönemde yayınlanan her türlü kurgu/anket doğru. Ve hatta rakamlar küçültülmüş, gerçek çok daha ileri boyutlarda; ne yapacaksınız? Türbanın yahut başörtüsünün sadece 'analar' için mi 'laiken caiz' olduğunu haykıracaksınız?

Birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da ileri derecede bir seküler takiyye ve ikiyüzlülüğün dik âlâsı vardır. Geçtiğimiz gün bir TV kanalında kasım kasım kasılarak demokrasiden bahseden tonton bir gazete yöneticisi, 'kanunlar uygulanıyor' dedi ve birkaç dakika sonra ağzından kaçırdı: 'Bu çağda bu görüntü hoş mu Allah aşkına!'

On numara bir şizoid laik örneği olarak Süleyman Demirel ile Taha Akyol arasında geçen şu telefon görüşmesini tarihe kaydetmek lazımdır:

"T. Akyol: Şalvarlı, poturlu, kasketli ezilen yığınların davası... Kadın olunca neden farklı?

S. Demirel: Türban dinî bir simgedir, okulda, devlet dairesinde olmaz. Anadolu kadınının giydiği ise gelenekseldir, yemenidir, yazmadır vs... Karışan var mı? Sokakta, çarşıda pazarda serbest...

T. Akyol: Devlet sokağı, çarşıyı pazarı da yasaklasın, gücü yeterse!.. Çok çok çağdaş oluruz!

S. Demirel: Türban başka şey. Dinî simgedir. O dindar da başını açan dinsiz mi? Ayrımcılıktır bu. Avrupa'da da böyle yasaklar var. Mahkemelerin, AİHM'nin kararı var.

T. Akyol: Peki kızlar annelerinin, ninelerinin kıyafetiyle üniversiteye gidebilsin mi?

S. Demirel: Hayır, onlar giyerse dinî simge için giymiş olurlar yine..."

İçinizden ne geçtiğini inanın çok iyi biliyorum, zira benim de öyle geçti. Ama geçelim bu konuyu.

Geçtiğimiz gün adam utanmadan köşesinden haykırıyor; 'imam köşe yazıyor' diye. A be canım kardeşim; ayyaşı, delisi, ajanı, elifi görünce mertek zannedeni, denlisi, densizi, hırlısı, hırsızı, dinsiz yazarı, yalaka yumuşağı, hırçın kırığı, kızıl bunağı, yüzsüz ulağı, cinsiyetsizi, cibilliyetsizi her Allah'ın günü din hakkında atıp tutuyor da, imam köşe yazmış çok mu?

Rakamların yalan söylemeyeceğini, ancak yalancılar için çok iyi birer silah olacağını bilen biri olarak anketlerin bu ülke için çok anlamlı olmadığına inanıyorum. Zira herkes istediği cımbızlamayı yapıp istediği sonucu çıkartacaktır. Çok daha net olan şeyler için binbir takla atıp olmadık yorum yapanların, anket sonuçlarını istedikleri gibi kıvırmayacaklarını düşünmek safdilliktir. Ancak 'Türbanlı sayısı artmış' diye panikleyen andıç ve ulak medyasına birkaç cümle etmek isterim tabii. Eyvallah, artmıştır... Haklısınız. Lakin acaba 28 Şubat'tan beri bazı medya holdinglerinin mal varlıkları ne kadar artmıştır? Misal Aydın Doğan medyasının sayısı yüzde kaç artmıştır? Doğan Holding kaç ayrı faaliyet alanında yatırımı, kârı artırmıştır? Başbakan eşinin rol model olmasından dolayı bu ülkenin bu hale geldiğini söyleyen mercimek düşünceli kalem erbabına sorarız tabii: Bülent Ersoy'dan daha baba, pardon ana bir rol model olabilir mi? Her Allah'ın akşamı Andıç medyasının ekranında yok mu bu tür kişiler? Sabah henüz kargalar kahvaltı etmeden sanatçıların birbirini nasıl boynuzladığından başlayıp öğlenden sonra kenar mahalle perişanlıklarının sayısı ne kadar arttı acaba? Bunlar neyin modelleridir? Örneğin bu ülkede estetik yaşı kaça inmiştir? Cinsel ilişkinin yaşı kaç olmuştur? Uyuşturucu kullanmaya başlama yaşı kaçtır?

Pardon, duyamadım?

Baskı mı yapıyorum? Bizimkisi olsa olsa erken baskı olur!

***

Yine gündeme ilişkin tam isabet bir yazı...