fatih kısaparmak balon baskılı balon Generaller istifa etmiş haberiniz oldu mu? || Alper TAN - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Generaller istifa etmiş haberiniz oldu mu? || Alper TAN


ALmi´
08-02-2011, 19:49
Şimdiye kadar verdiğimiz binlerce şehidin acısı ve ailelerinin, yakınlarının feryatlarından etkilenerek istifa etmeyi düşünmeyen, kendilerinde hiçbir başarısızlık görmeyen, askeri beceriksizlikleri ve hatta belki bazı kasten, siyasi amaçlar için yapılmış hataları her defasında savunan generaller, bu defa emeklilik adı altında istifa ettiler.

Peki neden istifa ettiler?

Düşman ülkesinin hükümetini değil, halkın oylarıyla, desteğiyle, üstelik darbeci askerlerin koyduğu kurallara uygun hareket ederek, onların çizdiği sınırların içinde bir yöntemle işbaşına gelmiş olan, kendisinin de bağlı olması gereken hükümeti yıkmak için plan yapan; dış düşmana karşı korumakla mükellef olduğu halkı, enva-i çeşit entrika ve provokasyonla birbirine düşürmeye dönük hukuk dışı iş ve işlemlere tevessül eden, bu konuda çuvallar dolusu belgelere dayalı iddianamelerle yargılanmakta olan tutuklu generalleri terfi ettiremedikleri için istifa ettiler.

Hükümet, bu ağır suçlardan yargılanmakta olan generalleri terfi ettirmedi diye hükümete kafa tutmaya kalkıştılar. Bu istifacı generaller, aynı suçtan yargılanan alt rütbeli subayları pek sahiplenmezlerken, generaller söz konusu olunca hükümete rest çekmeyi denediler.
İki gün sonra zaten emekli olacakları kesinleşmiş olan kara, hava ve deniz kuvvetleri komutanlarının iki gün önce emeklilik adı altında istifa yoluna gitmeleri, tam bir ucuz kahramanlık. TSK’nın iç kamuoyuna, yani TSK tribününe dönük bir artistik hareket. Bizim generaller kendi halkına artistlik yapmaktan hoşlandığı gibi TSK mensuplarına karşı artistlik yapmaktan da hoşlanıyorlar.

Bizim ordumuz, Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana sadece 1974’te Kıbrıs savaşına katıldı. Kıbrıs savaşı’nı kazandık ama çok büyük fatura ile kazandık. Kendi savaş uçaklarımızla, 3 savaş gemimizi nasıl vurduğumuzu, geçenlerde Emin Çölaşan, tanık subayların ağzından yazdı. O olayın bir beceriksizlik mi yoksa ihanet mi olduğunu mahkemelerin muhakkak araştırmaları gerekir. Çünkü kasıtlı olduğu ihtimali çok yüksek..

19 Haziran 2010 tarihinde Şemdinli Tekeli Hudut Tabur'una bağlı Gediktepe Karakolu’na düzenlenen saldırıda 11 asker şehit olmuş,16 asker de yaralanmıştı. Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’un 57 kişi olduğunu söylediği terörist grubu için Tümgeneral Gürbüz Kaya; "Çoban zannettik" demişti.

Bu olaydan kısa zaman sonra 28 Haziran 2010 sabahı Hatay'ın Hassa ilçesinde askerler, kekik toplayan 2 köylüyü öldürdü 1 köylüyü de yaraladı. Askerler, köylüleri “Terörist zannettiklerini” söylediler.
20 Temmuz 2011’de Samsun’un Havza ilçesi’nde düğünden dönen iki kardeşe, asker tarafından yine “Terörist zannedildiği için” ateş açıldı. Kardeşlerden biri öldü. Askerler çocukların üzerine 500 mermi sıkmıştı. 500 mermiden sadece ikisi isabet etmiş, kaçan çocuklardan biri 10 metrelik uçuruma yuvarlandığı için ölmüştü. General, teröristi çoban zannedince, asker de kekik toplayan ihtiyarı terörist, düğünden dönen çocukları PKK’lı zannediyor. Attığı 500 mermiden sadece ikisini isabet ettiren bir askeri eğitimden söz ediyoruz.

Genelkurmay Başkanı, ıslak imzalı kağıda “Kağıt parçası,” lav silahına “Boru” derse, onun komutasındaki asker de böyle olur. Şimdilerde de Silvan’da yaşanan baskın skandalını örtme çabasındaki generaller, bunu örtemeyip, Ergenekon tutuklularını terfi ettiremeyince, üstüne üstlük “Terörle mücadele” görevi de askerden alınıp başka birimlere verilmek üzere çalışmalar başlayınca rahatsız oldular.

Şimdiye kadar gördüklerimizden ve yaşadıklarımızdan anladığımız şu ki; bu konuda yetkili olan komutanlar terör örgütünü “tasfiye için” gayret etmediler. “Terörle mücadelenin bitmeden devam etmesi için” uğraştılar. Çünkü siyasete yön vermek ve halk üzerinde general saltanatını sürdürmek için “Terörün devamı” onlara çok mümbit bir zemin sağlıyordu.

Ama artık halk bunu görüyor. Siyaset de buna müsaade etmiyor. Türkiye’nin sivilleşmesinden demokratikleşmesinden ve dünyada hatırı sayılır bir güç haline gelmesinden hazzetmeyen bütün generalleri istifaya davet ediyoruz. Kendi halkıyla savaşan general istemiyoruz. Kendi parlamentosuna, kendi hükümetine karşı darbe planlayan general istemiyoruz. Bu ülkenin ordusu, o generallerin hiç biri olmadan da ülkesini savunabilir. Bunun çok örnekleri var.

Bizim verdiğimiz vergilerle geçinip, bizim ödediğimiz vergilerle saltanat sürüp, bizi, dinci-laik, Alevi- Sünni, Türk-Kürt, sağcı-solcu diye kamplara ayırmaktan zevk alan, bunlar için gizli planlar hazırlayan, darbe yapan, darbecileri koruyan bu ülkenin evladı olabilir mi?

Bu ülkede şu generallerin istifasına kaç kişi gerçekten üzüldü? Ama İsrail yönetimi çok üzülmüş. Türkiye’deki bu gelişmeleri, “derin bir endişe” ile izliyorlarmış.. Habere göre, Türkiye’deki generallerin istifası, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İslamcıların işine yarıyor. Bu gelişme, Türkiye'de İslamcılara karşı son kalenin de düştüğü anlamına geliyor.'' İsrail yönetimi böyle diyormuş. Bizim generaller istifa edince İsrail “Son kale de düştü” diyor. Anlaşılan bizim memlekette durum, bizim bildiğimizden daha vahimmiş. Allah sonumuzu hayreylesin..

LâHuTî
08-02-2011, 20:34
Amiiiinn

Bu adamı çok tutuyorum.Analizleri çok yerinde.
Facebookta kişisel profili var.
Kanal A da ki Sivil Düşünce programının sayfası var.
Düzenli olarak takip etmenizi öneririm..

AdaletinKılıcı
08-02-2011, 22:53
Sınırötesini BBG Evi gibi seyredebildikleriyle övünen bir anlayışın merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun metal yığını helikopterini, helikopterdeki 5-10 tane cep telefonunun sinyallerine rağmen bulamadığında emeklilik istemesi, istifa etmesi gerekmez miydi?

Benzer olaylarda her olayın gereği yapılsaydı, istifa ede ede muhtemlen general sayısı yarıya inmiş olurdu. İnşaALLAH, Başbakanımız ve hükümetimiz; emekliliklerini isteyenlere yasal olarak mümkün olan en az imkanları vererek gönderir onları ait oldukları yerlere.