ceyhanli
11-23-2007, 11:41
Gül-Erdoğan ikilisi
Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gürcistan’ı ziyaret ettik. Cumhurbaşkanının Kafkasya’ya özel bir önem vereceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu bölgeye ilgisinin giderek artacağını daha önce yazmıştım. Cumhurbaşkanı Kafkaslar’daki her türlü gelişmeyi yakından takip ediyor. Türkiye’nin bu coğrafya ile ilgili ne kadar yarım kalmış projesi ve hayali varsa Gül-Erdoğan ikilisi bu projeleri olumlu olarak sonuçlandırmakta kararlılar. Ülkemizin hem Kafkasya, hem bölgedeki Türk Cumhuriyetleriyle her alanda ilişkilerini geliştirmek ve bu bölgede yeni bir ekonomik alan oluşturmak için birçok proje hazırlanıyor. Eski projeler de sonuçlandırılıyor.
Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya’yı sadece bir temsil makamı olarak değil, ülkenin sorunlarının çözümünde devletin diğer kurumlarına katkı veren, onların çabalarını koordine eden ve önlerini açan, teşvik eden bir kurum olarak konumlandırılıyor. Bu konumun gereğini icra ediyor. Türkiye’nin dış dünya ile ilgili ‘siyasi-ekonomik’ tüm ilişkilerine katkı veriyor. Amaç rol çalmak değil katkı vermek, teşvik etmek.
Uzun yıllar konuşulan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı Erdoğan-Gül ikilisinin yoğun çabaları ile hayata geçirildi. Aynı şekilde Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz hattı faaliyete geçmek üzere. 20 yıldır gündemde olan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesinin temel atma töreni yapıldı. Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanlarının ellerini tutup havaya kaldırarak temel atan Gül’ün mutluluğu yüzünden okunuyordu. Bu demiryolu hattı, diğer iki hat gibi Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’yi her anlamda birbirine bağlayacak stratejik bir yatırım. 2010 yılında faaliyete geçecek. Çin’den, Kazakistan’dan yola çıkarılan bir yük Bakü-Tiflis-Kars-İstanbul-Marmaray’ı takip ederek Avrupa ve Manş geçişinden Londra’ya kadar gidebilecek. Bu proje hem yolcu hem de yük taşımacılığına yarayacak. Kısaca tarihi İpek Yolu’nun demiryolu olacak. Gürcistan Cumhurbaşkanı “Ocak 2008’deki seçimlerde tekrar cumhurbaşkanı seçilirsem (şansı çok yüksek) bu trenin 2010’da Gürcistan’dan binen ilk yolcusu ben olacağım” diyor. Temel atma töreninde, bir bez afiş vardı. Türkçe-Gürcüce ve Azerice alt alta törenin ismi yazılıydı. Azerice yazılan bölüm “Bakı-Tbilisi- Gars demiryolunun Gürcistan hissesinin tikintisinin başlanmasının tantanalı merasimi” Türkçe bölümü “Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun Gürcistan kesimi inşaatının başlama töreni”... Şimdi siz karar verin, Azerice mi öz Türkçe’ye yakın yoksa bizim kullandığımız dil mi?
Gürcistan bölgede stratejik bir konuma sahip. Kafkasya enerji Kaynaklarını Akdeniz’den dünya pazarlarına ve Türkiye üzerinden AB ülkelerine ulaştırmak için adeta zorunlu bir geçiş bölgesi. Bu nedenle ABD, Gürcistan’a özel bir ilgi duyuyor. Orada iken ABD Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Bryza’nın 15 gündür Tiflis’te adeta karargah kurduğunu öğrendik.
Rusya, Gürcistan’dan tüm askeri varlığını çekmiş durumda. Ama siyasi olarak Gürcistan’ın kendi kontrolünden çıkmasını istemiyor. Bu nedenle Gürcistan’ın NATO üyeliğine şiddetle karşı çıkıyor. Gürcistan da hem NATO’ya hem de AB’ye girmek istiyor. Gürcistan parlamento binasının önünde Gürcistan bayrağının hemen yanında AB bayrağı dalgalanıyor.
Rusya’nın baskısından bunalan Gürcistan, ABD ve Türkiye ile yakın ve sıcak ilişkiler kurarak bu baskıdan kurtulmak istiyor. Türk yatırımcılar Gürcistan’da birçok alanda iş yapıyor. Batum Havaalanı Artvin-Rize gibi illerimize de iç hat seferi hizmeti veriyor. Yakında çalışmaları bitecek olan Hopa limanı Gürcistan’a da hizmet verecek.
Sayın Gül’ün ziyaretinde iki ülke arasındaki ticareti daha da geliştirecek olan serbest ticaret anlaşması imzalandı. Gürcüler, Türkiye’den narenciye dahil her türlü tarım ürünü ithal etmeyi planlıyorlar.
Gürcistan, Acaristan ve Abhazya ile ilgili sorunlarda Türkiye’nin yardımına ve arabuluculuğuna ihtiyaç duyuyor. Gürcistan bu sorunlarda Türkiye’nin takip ettiği politikadan memnun.
Cumhurbaşkanı Gül, tüm bu gelişmelerin Türkiye-Gürcistan ve Azerbaycan arasında ortak ekonomik alan oluşturduğunu, Karabağ sorununu çözmesi halinde Ermenistan’ın da bu ekonomik alana katılabileceğini belirtti. Bütün bunların yanında Türkiye demokrasi konularındaki tecrübelerini Gürcistan’a aktarıyor.
Her dış gezi, hem siyasi, hem ekonomik anlamda Türkiye’ye önemli fırsatlar sunuyor. Abdullah Gül gibi doğuyu da batıyı da iyi tanıyan, Dışişleri Bakanlığı yapmış, Türkiye’nin problemlerine hakim, dil bilen, genç ve enerjik bir Cumhurbaşkanı ile Tayyip Erdoğan gibi kararlı, çalışkan ve vizyon sahibi bir başbakan uyum içinde Türkiye’yi uçuracaklardır.
Neler Oluyor
Nuri Elibol
Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gürcistan’ı ziyaret ettik. Cumhurbaşkanının Kafkasya’ya özel bir önem vereceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu bölgeye ilgisinin giderek artacağını daha önce yazmıştım. Cumhurbaşkanı Kafkaslar’daki her türlü gelişmeyi yakından takip ediyor. Türkiye’nin bu coğrafya ile ilgili ne kadar yarım kalmış projesi ve hayali varsa Gül-Erdoğan ikilisi bu projeleri olumlu olarak sonuçlandırmakta kararlılar. Ülkemizin hem Kafkasya, hem bölgedeki Türk Cumhuriyetleriyle her alanda ilişkilerini geliştirmek ve bu bölgede yeni bir ekonomik alan oluşturmak için birçok proje hazırlanıyor. Eski projeler de sonuçlandırılıyor.
Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya’yı sadece bir temsil makamı olarak değil, ülkenin sorunlarının çözümünde devletin diğer kurumlarına katkı veren, onların çabalarını koordine eden ve önlerini açan, teşvik eden bir kurum olarak konumlandırılıyor. Bu konumun gereğini icra ediyor. Türkiye’nin dış dünya ile ilgili ‘siyasi-ekonomik’ tüm ilişkilerine katkı veriyor. Amaç rol çalmak değil katkı vermek, teşvik etmek.
Uzun yıllar konuşulan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı Erdoğan-Gül ikilisinin yoğun çabaları ile hayata geçirildi. Aynı şekilde Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz hattı faaliyete geçmek üzere. 20 yıldır gündemde olan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesinin temel atma töreni yapıldı. Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanlarının ellerini tutup havaya kaldırarak temel atan Gül’ün mutluluğu yüzünden okunuyordu. Bu demiryolu hattı, diğer iki hat gibi Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’yi her anlamda birbirine bağlayacak stratejik bir yatırım. 2010 yılında faaliyete geçecek. Çin’den, Kazakistan’dan yola çıkarılan bir yük Bakü-Tiflis-Kars-İstanbul-Marmaray’ı takip ederek Avrupa ve Manş geçişinden Londra’ya kadar gidebilecek. Bu proje hem yolcu hem de yük taşımacılığına yarayacak. Kısaca tarihi İpek Yolu’nun demiryolu olacak. Gürcistan Cumhurbaşkanı “Ocak 2008’deki seçimlerde tekrar cumhurbaşkanı seçilirsem (şansı çok yüksek) bu trenin 2010’da Gürcistan’dan binen ilk yolcusu ben olacağım” diyor. Temel atma töreninde, bir bez afiş vardı. Türkçe-Gürcüce ve Azerice alt alta törenin ismi yazılıydı. Azerice yazılan bölüm “Bakı-Tbilisi- Gars demiryolunun Gürcistan hissesinin tikintisinin başlanmasının tantanalı merasimi” Türkçe bölümü “Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun Gürcistan kesimi inşaatının başlama töreni”... Şimdi siz karar verin, Azerice mi öz Türkçe’ye yakın yoksa bizim kullandığımız dil mi?
Gürcistan bölgede stratejik bir konuma sahip. Kafkasya enerji Kaynaklarını Akdeniz’den dünya pazarlarına ve Türkiye üzerinden AB ülkelerine ulaştırmak için adeta zorunlu bir geçiş bölgesi. Bu nedenle ABD, Gürcistan’a özel bir ilgi duyuyor. Orada iken ABD Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Bryza’nın 15 gündür Tiflis’te adeta karargah kurduğunu öğrendik.
Rusya, Gürcistan’dan tüm askeri varlığını çekmiş durumda. Ama siyasi olarak Gürcistan’ın kendi kontrolünden çıkmasını istemiyor. Bu nedenle Gürcistan’ın NATO üyeliğine şiddetle karşı çıkıyor. Gürcistan da hem NATO’ya hem de AB’ye girmek istiyor. Gürcistan parlamento binasının önünde Gürcistan bayrağının hemen yanında AB bayrağı dalgalanıyor.
Rusya’nın baskısından bunalan Gürcistan, ABD ve Türkiye ile yakın ve sıcak ilişkiler kurarak bu baskıdan kurtulmak istiyor. Türk yatırımcılar Gürcistan’da birçok alanda iş yapıyor. Batum Havaalanı Artvin-Rize gibi illerimize de iç hat seferi hizmeti veriyor. Yakında çalışmaları bitecek olan Hopa limanı Gürcistan’a da hizmet verecek.
Sayın Gül’ün ziyaretinde iki ülke arasındaki ticareti daha da geliştirecek olan serbest ticaret anlaşması imzalandı. Gürcüler, Türkiye’den narenciye dahil her türlü tarım ürünü ithal etmeyi planlıyorlar.
Gürcistan, Acaristan ve Abhazya ile ilgili sorunlarda Türkiye’nin yardımına ve arabuluculuğuna ihtiyaç duyuyor. Gürcistan bu sorunlarda Türkiye’nin takip ettiği politikadan memnun.
Cumhurbaşkanı Gül, tüm bu gelişmelerin Türkiye-Gürcistan ve Azerbaycan arasında ortak ekonomik alan oluşturduğunu, Karabağ sorununu çözmesi halinde Ermenistan’ın da bu ekonomik alana katılabileceğini belirtti. Bütün bunların yanında Türkiye demokrasi konularındaki tecrübelerini Gürcistan’a aktarıyor.
Her dış gezi, hem siyasi, hem ekonomik anlamda Türkiye’ye önemli fırsatlar sunuyor. Abdullah Gül gibi doğuyu da batıyı da iyi tanıyan, Dışişleri Bakanlığı yapmış, Türkiye’nin problemlerine hakim, dil bilen, genç ve enerjik bir Cumhurbaşkanı ile Tayyip Erdoğan gibi kararlı, çalışkan ve vizyon sahibi bir başbakan uyum içinde Türkiye’yi uçuracaklardır.
Neler Oluyor
Nuri Elibol