fatih kısaparmak balon baskılı balon Hareket çok güzeldi... Konuşan bir utanmaz || Ekrem Kızıltaş -- Milli Gazete - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hareket çok güzeldi... Konuşan bir utanmaz || Ekrem Kızıltaş -- Milli Gazete


FarukARSLAN.
02-04-2009, 05:23
Davos, Dünya Ekonomik Forumu. Uluslararası bir platform.

Bu platformda düzenlenen, Ortadoğu'da barış ümitlerini konu alan bir panel...

Belli ki, panel gösterisi inceden inceye planlanmış ve müseccel bir katile, ülkesince işlenilen vahşetin ve katliamın haklılığı(!) üzerine nutuk atması için zemin hazırlanmıştı.

O adam, İsrail'in Cumhurbaşkanı yani, katledilen çoğu çocuk bin 400 masum insanı yok sayan, onları katletmeyi adeta kazanılmış bir hak olarak gören ve sıradan kınamalara bile tahammülü olmadığı için, üst perdeden sert nutuklar atan birisi.

O kadar rahattı ki, o toplantı sanki sadece onun konuşması için düzenlenmiş, o panel sanki içinin zehrini döksün diye tertiplenmiş ve panele tartışmacı olarak katılanlar da, sanki sadece fırçasını yemek üzere orada hazır bulunmakta idiler.

O salonda izleyici olarak bulunanların vazifesi, güya kendilerini savunma adına yaptıkları katliamları alkışlamak ve o paneli canlı yayında izleyen yüz milyonların, hatta milyarların vazifesi de, anlatılan yalanlara inanmaktır...

Böyle şey olur mu demeyin. Olan biten bu idi işte.

Bereket, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı düzenlenen bu senaryoyu tersine çevirecek o hareketi yaptı ve 'kral çıplak' diye haykırdı.

Evet kral çıplaktı orada, Davos'ta.

Konuşan, bir katildi; acımasız bir katil hem de.

Konuşan, bir yalancıydı; utanmaz bir yalancı...

Ortadoğu'da barış ümitlerini konu alan ve canlı yayında dünyanın büyük bir bölümü tarafından izlenecek bir panel, çok uygun bir propaganda vesilesi olarak düşünülmüştü büyük ihtimalle.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile beraber, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyib Erdoğan da konu mankeni olarak düşünülmüştü, anlaşılan...

Başbakan Erdoğan ve Amr Musa, elbette İsrail'e karşı, ama mümkün olduğu kadar diplomatik bir dille konuşacaklar, Ban Ki Moon lafı eveleyip geveleyecek ve top Simon Peres'e gelecekti; öyle de oldu.

Ortadoğu'da barış ümitlerinin konuşulacağı bir panelde, Arap Birliği Genel Sekreteri'nin konuşmasına ancak 10 dakika, Türkiye Başbakanı'nın konuşmasına ise 12 dakika tahammül edilirken, saldırgan İsrail'in Cumhurbaşkanına 25 dakika konuşma imkanı sağlanması, sözkonusu panelle ilgili niyetin ne olduğunu yeteri kadar ortaya koyuyordu zaten.

Hele o konuşma!..

25 dakika boyunca bağırıp çağıran, sürekli olarak başkalarını suçlayıp, öldürülen masumlar konusuna hiç temas etmeyen, hem de kuyruklu yalanları birbiri ardına sıralayan bir adamın konuşması...

Panelin yapıldığı salonda izleyici olarak bulunanların, bu alçakça konuşmayı alkışlaması ayrı bir rezalet ve kelimenin tam manasıyla iğrenç bir yalakalık...

Televizyonları başındaki yüz milyonlarca insan, dudaklarını kemirerek izlediler bu alçakça gösteriyi. Bir şeye yarayacağına inansalardı, televizyonlarını kıracaklardı muhakkak...

Ve olması gereken oldu...

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, birilerinin çok önem verdikleri o diplomatik yalakalığı zerre kadar önemsemeden, kralın çıplak olduğunu haykırdı, bütün dünyanın gözleri önünde...

Bu, çok güzel bir hareketti...

Şimdi, haklı olarak, devamını bekliyoruz...

Devamını; yani uluslararası aldırmazlığı arkasına almış olan İsrail'in bundan sonra yapması muhtemel her girişimde, aynı kararlılıkla atılacak adımları...

Bin 400 masum insan katledilirken yapılmayan, Büyükelçimizi geri çekmek, büyükelçilerini geri göndermek; bütün anlaşmaları askıya almak, hatta iptal etmek vb. adımları...

Ve mutlaka ama mutlaka, bundan sonra Filistinli kardeşlerimizin kanının akıtılmasına mani olacak türden bütün adımları...

elestrmenn
02-05-2009, 00:28
DAVOS DEDİKLERİ Çanakkale denilince nasıl akla İstiklal savaşı ve 250 bin Şehit geliyorsa; Davos denilince de akla Dünyanın derin devleti, İMF üyelerinin üst kuruluşu ,Emperyalistlerin görülmeyen yüzü ,ülkelerin işgallerinin görüşüldüğü yer,İktidarları oluşturan örgüt, Dünyada bir milyon aç İnsan oluşturan kurtlar sofrası geliyor.Davos; dünyanın fitne merkezidir, buraya sömürü yapanlar ve işbirlikçiler gider. Bizim asıl itirazımız; yer yüzünde zülmü durdurup Adalet götüren ecdadımın coğrafyasındaki ülkemin Başbakanının oraya gitmesinedir. Çünkü Allah: “Zalimlere meyletmeyin.”emretmektedir.
Sayın Başbakanın işgalci çete başı Peres’e söylediklerini elbette alkışlıyoruz.Başbakanımız: “Tankların üstünde Filistin’e girerken kendimi bir başka mutlu adlediyorum, diyen başbakanlarınız vardır. Plajlarda öldürülen çocukları da iyi biliyoruz,insanları öldürmeyi iyi biliyorsunuz ve bütün bunlar konuşulurken bunları alkışlayanlar da bu zülme ortaktırlar, bunları da kınıyoruz.”Derken ne kadar haklı ise; Lübnan da 20 bin insanı öldüren Siyonist lideri Peres’i Türk parlamentosunda konuşturup ayakta alkışlayanları da en az sizin kadar kınama hakkımız vardır. Yarım asırdır Orta Doğuda kan akıtan siyonist örgütten Yahudi Cesaret Ödülü alan Başbakanı da kınama hakkımız vardır. Roma’da papa heykelinin önünde Fransa başbakanının orada bulunanlara atfen: ”Hepimiz Bizans çocuklarıyız.” Demesine karşılık suskunluğunuzu da, Fatih’in çocuklarıyız demeyişinizi de kınama hakkımız vardır. Tapusu bizim olan toprakları işgal edenleri dost edineni, ticaret yapanları, ihale verenleri de kınıyoruz.
…..sayın okur; Siyonist lider Peres’in başbakanımıza yaptığı sorgulama şeklinde 3 baskı vardı. Birincisi, BOP eş başkanı olarak neden üzerimdeki baskıyı kaldırmadın? İkincisi, Türk kamuoyu neden aleyhimize? Üçüncüsü, İsrail’i kınama mesajındı. Peres’in (manidar sorgulaması); İMF’nin ek şartlar koşarak ümüğünü sıkması, Türk halkının baskısı, Türkiye’de işlerin iyi gitmediğini, tabanın da Saadet Partisine kaydığını görmesi. Bütün bunlar başbakana gömleği hatırlattı. Ben başbakanın sıkıntısını anlıyorum. Tüsiat üyeleri, medya patronları size tepside program ve iktidar sunanlar ve iktidarınıza alkış tutanlar, bir koyup on alanlardı. ama iş isteyen vatandaşa taşı sık suyunu iç diyordunuz. Çifçiye; gözünü toprak doyursun, al ananı git diyordunuz. Çok isterseniz tedbir-i kıyafet yapın da görün. Halkınız perişan, çok ocaklar söndü. 80 yıllık birikimi, milli yatırımları bir çırpıda sattınız. Köylü tarımı terk etti, metropol varoşlarında iş arıyor. Esnaf birer birer döküldü. Kişilik, ahlâk, mertlik bozuldu. Mazlumun ahını aldınız sayın başbakanım. Artık Gayretullah’a dokundu. Sizi berlusconi dahil batılı dostlarınız da kurtaramayacak. Sayın başbakanım; efelenmenizi, ızdırabınızı anlıyorum. Hakkı hakim kılmak için uğraşan çarşaflı mücahide bacıları CHP’ye üye yaptınız. Öl desen ölecek mücahitleri mutahit yaptınız. 40 yıldır mücadele eden asrın dünya liderinin belini büktünüz.
Neyse sayın seçmen öyle bir gezindik, hakkınızı helal edin. Temennimiz başbakanın gömleği giymesi, dik durması, direnmesi. Elbette esip gürlemek yetmez,İsrail elçisini gönderin,TÜRK elçisini de çağırın,aldığınız ödülü geri iade edin,ihaleleri iptal,ilişkileri kesinde görelim,yani yağın da görelim. Unutmayın ki medeniyetini terk edenler fikir üretemezler. Tıpkı 7 yıldır üretemediğiniz gibi.

Saygılarımla…