fatih kısaparmak balon baskılı balon HASAN CEMAL--Türban: Demirel'in yüreğinin sesi... - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HASAN CEMAL--Türban: Demirel'in yüreğinin sesi...


Meftun
09-20-2007, 12:25
Türban: Demirel'in yüreğinin sesi...

Üniversitelerde türban yasağını kaldırmak doğru mu, değil mi?
Zamanı mı, değil mi?
Sayın Demirel'le dün bu konuyu telefonda biraz tartıştık.
Farklı bir nedenle aramıştı.
Pazar günkü yazımda, kendisiyle 1990 yılında yaptığımız bir sohbeti nakletmiştim.
Demirel, o tarihte Atatürk milliyetçiliği ve "Ne mutlu Türküm diyene" sözüne resmi olanın dışında bir yorum getirmişti.
Ancak Demirel dün sabah bu yazının üstünde fazla durmadı, herhangi bir yalanlama da yapmadı, "Zarifti!" demekle yetindi.
Telefon sohbetimizin konusu genel olarak dinle devletti. Ama daha çok üniversitelerdeki türban yasağını konuştuk.
Kendisine sordum:
"Yasak kalksın mı?"
Demirel dedi ki:
"Kalksın mı, kalkmasın mı değil bugün mesele. Lazım mı, değil mi? Bugünkü ortam böyle bir yasağın kalkmasını ne kadar kabule hazır?.. Esas mesele budur."
"Peki, ilke olarak kalksın mı?"
Demirel yine bildiğini okuyor:
"Lazım mı, gerekiyor mu, buna bakılmalı. Doğru da olabilir, eğri de... Ama bugün için lazım mı? Bence bu sorunun cevabı daha önemli."
Biraz üsteliyorum:
"Bakın ben üniversitede türban yasağının kaldırılmasını öteden beri savunuyorum. Ama aynı zamanda bu konunun ne kadar netameli, hassas olduğunu da biliyorum. Onun için de bu yasağı kaldırmanın zamana ve 'toplumsal mutabakat'a ihtiyaç gösterdiğini söylüyorum. Siz ne diyorsunuz? Bu yasağın kaldırılmasına ilke olarak taraftar mısınız?"
Demirel yine aynı yerde:
"Bazen problemlerle bir süre yaşamak gerekir. Bir süre çözümsüz kalırlar. Türban yasağının kalkması doğru mu, eğri mi yerine, bugün kalkması lazım mı, değil mi sorusunu düşünmekte yarar var. Türkiye'nin o kadar çok meselesi var ki çözüm bekleyen... Yalnız türban için anayasa değişikliğine gidilir mi? Bak şimdi üniversite rektörleri de ayaklanıyor."
Üstüne gidiyorum:
"Yüreğinizin sesini dinlediğiniz vakit, o ses size ne diyor? Böyle bir yasak olur mu diye ses veriyor mu?"
Gülüyor Demirel:
"Ankara'ya gel de, sana yüreğimin derinliğini o zaman açayım!"
Devam ediyor:
"Ben yüreğimin sesini dinliyorum. Ancak meselenin dibine bakmak lazım. Kanser çıbanı mı, yoksa alelade bir sivilceden mi ibaret?.. Kanser çıbanıysa, aspirinle tedavi edemezsin."
Bir kez daha üsteliyorum:
"Sayın Demirel, türban yasağıyla ilgili olarak yüreğiniz derinliğinde ne yatıyor? Böyle bir yasağı içinize sindirebiliyor musunuz?"
Mıh gibi Sayın Demirel.
Pozisyonunu milim değişmiyor.
Nuh diyor, peygamber demiyor:
"Doğru mu eğri mi konusunda şimdi bir şey söylemenin yararlı olacağını sanmıyorum. Yasağın lehinde aleyhinde konuşmak için zamanlama önemlidir."
Tipik Demirel.
Değişmiyor.
Hala politika peşinde.
Demek ki, "Laiklik elden gidiyor!" feryadı içinde olanların değirmenine su taşımakta herhangi bir sakınca görmüyor Sayın Demirel...
Olabilir.
Olmaması gerekene gelince...
Erdoğan hükümeti eğer reform gündemini bir an önce Türkiye'nin önüne koyamazsa...
Ekonomide, AB ilişkilerinde, Güneydoğu ve Kuzey Irak'ta yapılması gerekenleri geciktirirse...
Bir başka deyişle:
Erdoğan hükümeti eğer yüzde 47 rehaveti ile hareket ederse, sivil anayasa girişimi de istikrara değil, istikrarsızlığa kapı açabilir.

h.cemal@milliyet.com.tr