Necip Fazıl
03-06-2009, 21:57
Tartışılan İslam dersleri...
İlk yazımda beni sizlerle buluşturan editörüme teşekkür ederim..
Avusturya’da İslam dersi veren öğretmenler üzerinde yapılan anket büyük tartışmalara yol açtı.
Avusturya’da İslam dersi veren 400 öğretmenden 210 öğretmen ile yapılan ankette İslam’la demokrasinin bağdaşıp bağdaşmadığı soruldu.
Ankete cevap veren öğretmenlerden % 79’u bağdaşır derken %21’i bağdaşmaz şeklinde cevaplandırdı.
İlk olarak Falter tarafından yayınlanan ankete göre ankete katılanların yüzde 21,9’u İslam ile bağdaşmadığı gerekçesiyle demokrasiyi reddediyor, yüzde 27,1’i ise aynı şeyi insan hakları beyannamesi için söylüyor.
Öğretmenlerin yüzde 18,2’si de "İslam dinini terk edenlerin ölümle cezalandırılmasının doğru olduğu" görüşünü dile getirdi.
Arap asıllı din sosyologu Mouhanad Khorchide’nin doktora çalışması kapsamında yaptığı çalışmanın etkileri medyada da geniş yankı buldu.
Avusturya medyası sonuçları ‘tehlikeli İslamlaşma’ hareketi olarak değerlendirdi.
Ancak medyanın çalışmanın doğruluğunu araştırmadan İslam’ı ve Müslümanları hedef alan bir şekilde yayınlar yapması tepki topladı.
Zira yapılan ankette din dersi öğretmenlerinin dörtte üçü İslam’ın demokrasi ile bağdaştığını yönünde görüş belirtirken, dörtte birlik kısım aksi yönde görüş belirtti.
Dolayısıyla bu sonuçlar bile İslam’ın demokrasi ile bağdaşmadığı iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırıyor.
Her ne kadar durum böyle olsa da, İslam öğretmenlerinin böyle bir cevap vermesi hiç hoş görülemez. Çünkü yaşadığımız toplumda zaten Müslümanlara zulm ediliyor. Zaten medya üzerinden Müslümanlar üzerine baskı kuruluyor.
Zaten İslamı çağdışı olarak görüyorlarken , bizim İslam'ın demokrasiyle bağdaştığını ,aslında insanların kurtuluşu için gönderilmiş bir din v.b. sözler söylenmesi yerine; öğretmenlerin İslam dininin terkedenin cezasının ölüm olması gerektiği görüşünü savunması ve İslam dininin demokrasiyle bağdaşmadığını söylemeleri gerçekten vahim bir olaydir.
Şimdi Avusturya´yı destekleyecek değilim ama yaşadığımız ülke bir bakıma kısıtlanmış da olsa özgürlük ülkesi olarak görülüyor. Avrupa ülkeleri arasında İslam dinini resmen kabul eden ve Diyanet İşleri Başkanligi bulunan tek ülke.
Siz kalkıpta şeriat görüşünü, Avusturya gibi bir ülkede vede İslamı çağdışı olarak gören insanların,peygambere hakaret eden belediye başkanlarının arasında savunmanız İslam adına, Müslümanlar adına ve İslam dersleri almak isteyen diğer çocuklar adına üzücü bir olaydir. Çünkü bu olaydan sonra hükümet İslam derslerini vermeyi tekrar gözden geçirmeye karar verdi.
Hep suçu başkalarında aramamız yerine bazı şeylerden kendimizi sorumlu tutmamızın zamanı geldiği kanaatindeyim. Biz birşeyler olduğu zaman hep suçu başkalarında aradık. Gazze'ye bomba yağdırıldı, İsrail´i suçladık. Şimdi İslam dersini kaldırırlarsa( inşallah kaldırmazlar) sonra hükümeti suçlarız.. Peki bizim hiç mi suçumuz yok ya. Gazze´ye bomba atabilecek gücü İsrail´e biz verdik. Sonrada onları suçladık.Şimdi de İslam derslerini tehlikeye atacak sözler sarfettik, sonra topu hükümete atariz.
Bu olaydan sonra belki de Avusturya'da İslam dersini kaldırmaya yönelik provakatif eylemler söz konusu olabilir.
Onların hiç mi suçu yok. Elbette var ama bizim her açıdan laflarımızda dikkatli olmamız gerekir. Her davranışımızda dikkatli davranmamız, bizden sonraki gelecek nesillerimizin hayatlarını tehlikeye atmadan davranmamız gerekir.
Peki gerçekten İslam'ı ve İslam dinini öğrenmek isteyen coçuklar, gençler eğer din dersleri kaldırılırsa ne yapacaklar? Buralarda bu derslere ne kadar ihtiyaç olduğunu bilmiyorlar mı diplomalı cahiller. Bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız? Kalkamazsınız, çünkü çocukların gerçekten İslam'ı öğrenmelerine engel olacak bir davranış sergilediniz.
Ankete öyle cevap veren diplomali cahiller, sanırım bu cevapları verirlerken geleceklerini,gelecek nesillerini düşünmemişler.
Bizler nasıl müslümanız ki bizlerden sonra gelecek neslimizi düşünmeden bazı şeylere karar verebilme yetkisine sahibiz ki öğretmen dediğimiz şahıslar bunlar.
Artık gelecek neslimizi düşünerek bazı şeylerde karar vermek zorunda olduğumuz aklımızdan çıkmasın..
Avusturyada bunlar yaşanırken, Türkiye'de seçim yarışına girdi. Bu yarışı kim kazanırsa kazansın inşallah millet adına, ülke adına hayırlı birer idareciler gelir düşüncesindeyiz. Buradan Türkiyedeki haberleri sıcağı sıcağına takip edebiliyoruz. Ama Viyana'daki Türkler belediye seçimleri olması nedeniyledir sanırım , pek yorum yapmıyorlar. Fakat iyi, adaletli, dürüst idareciler bekliyorlar.
Birdahaki yazımda hayırlı haberlerle , tekrar sizlerle buluşmak dileğiyle.
Enes ATAR/ Viyana / Haber7
İlk yazımda beni sizlerle buluşturan editörüme teşekkür ederim..
Avusturya’da İslam dersi veren öğretmenler üzerinde yapılan anket büyük tartışmalara yol açtı.
Avusturya’da İslam dersi veren 400 öğretmenden 210 öğretmen ile yapılan ankette İslam’la demokrasinin bağdaşıp bağdaşmadığı soruldu.
Ankete cevap veren öğretmenlerden % 79’u bağdaşır derken %21’i bağdaşmaz şeklinde cevaplandırdı.
İlk olarak Falter tarafından yayınlanan ankete göre ankete katılanların yüzde 21,9’u İslam ile bağdaşmadığı gerekçesiyle demokrasiyi reddediyor, yüzde 27,1’i ise aynı şeyi insan hakları beyannamesi için söylüyor.
Öğretmenlerin yüzde 18,2’si de "İslam dinini terk edenlerin ölümle cezalandırılmasının doğru olduğu" görüşünü dile getirdi.
Arap asıllı din sosyologu Mouhanad Khorchide’nin doktora çalışması kapsamında yaptığı çalışmanın etkileri medyada da geniş yankı buldu.
Avusturya medyası sonuçları ‘tehlikeli İslamlaşma’ hareketi olarak değerlendirdi.
Ancak medyanın çalışmanın doğruluğunu araştırmadan İslam’ı ve Müslümanları hedef alan bir şekilde yayınlar yapması tepki topladı.
Zira yapılan ankette din dersi öğretmenlerinin dörtte üçü İslam’ın demokrasi ile bağdaştığını yönünde görüş belirtirken, dörtte birlik kısım aksi yönde görüş belirtti.
Dolayısıyla bu sonuçlar bile İslam’ın demokrasi ile bağdaşmadığı iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırıyor.
Her ne kadar durum böyle olsa da, İslam öğretmenlerinin böyle bir cevap vermesi hiç hoş görülemez. Çünkü yaşadığımız toplumda zaten Müslümanlara zulm ediliyor. Zaten medya üzerinden Müslümanlar üzerine baskı kuruluyor.
Zaten İslamı çağdışı olarak görüyorlarken , bizim İslam'ın demokrasiyle bağdaştığını ,aslında insanların kurtuluşu için gönderilmiş bir din v.b. sözler söylenmesi yerine; öğretmenlerin İslam dininin terkedenin cezasının ölüm olması gerektiği görüşünü savunması ve İslam dininin demokrasiyle bağdaşmadığını söylemeleri gerçekten vahim bir olaydir.
Şimdi Avusturya´yı destekleyecek değilim ama yaşadığımız ülke bir bakıma kısıtlanmış da olsa özgürlük ülkesi olarak görülüyor. Avrupa ülkeleri arasında İslam dinini resmen kabul eden ve Diyanet İşleri Başkanligi bulunan tek ülke.
Siz kalkıpta şeriat görüşünü, Avusturya gibi bir ülkede vede İslamı çağdışı olarak gören insanların,peygambere hakaret eden belediye başkanlarının arasında savunmanız İslam adına, Müslümanlar adına ve İslam dersleri almak isteyen diğer çocuklar adına üzücü bir olaydir. Çünkü bu olaydan sonra hükümet İslam derslerini vermeyi tekrar gözden geçirmeye karar verdi.
Hep suçu başkalarında aramamız yerine bazı şeylerden kendimizi sorumlu tutmamızın zamanı geldiği kanaatindeyim. Biz birşeyler olduğu zaman hep suçu başkalarında aradık. Gazze'ye bomba yağdırıldı, İsrail´i suçladık. Şimdi İslam dersini kaldırırlarsa( inşallah kaldırmazlar) sonra hükümeti suçlarız.. Peki bizim hiç mi suçumuz yok ya. Gazze´ye bomba atabilecek gücü İsrail´e biz verdik. Sonrada onları suçladık.Şimdi de İslam derslerini tehlikeye atacak sözler sarfettik, sonra topu hükümete atariz.
Bu olaydan sonra belki de Avusturya'da İslam dersini kaldırmaya yönelik provakatif eylemler söz konusu olabilir.
Onların hiç mi suçu yok. Elbette var ama bizim her açıdan laflarımızda dikkatli olmamız gerekir. Her davranışımızda dikkatli davranmamız, bizden sonraki gelecek nesillerimizin hayatlarını tehlikeye atmadan davranmamız gerekir.
Peki gerçekten İslam'ı ve İslam dinini öğrenmek isteyen coçuklar, gençler eğer din dersleri kaldırılırsa ne yapacaklar? Buralarda bu derslere ne kadar ihtiyaç olduğunu bilmiyorlar mı diplomalı cahiller. Bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız? Kalkamazsınız, çünkü çocukların gerçekten İslam'ı öğrenmelerine engel olacak bir davranış sergilediniz.
Ankete öyle cevap veren diplomali cahiller, sanırım bu cevapları verirlerken geleceklerini,gelecek nesillerini düşünmemişler.
Bizler nasıl müslümanız ki bizlerden sonra gelecek neslimizi düşünmeden bazı şeylere karar verebilme yetkisine sahibiz ki öğretmen dediğimiz şahıslar bunlar.
Artık gelecek neslimizi düşünerek bazı şeylerde karar vermek zorunda olduğumuz aklımızdan çıkmasın..
Avusturyada bunlar yaşanırken, Türkiye'de seçim yarışına girdi. Bu yarışı kim kazanırsa kazansın inşallah millet adına, ülke adına hayırlı birer idareciler gelir düşüncesindeyiz. Buradan Türkiyedeki haberleri sıcağı sıcağına takip edebiliyoruz. Ama Viyana'daki Türkler belediye seçimleri olması nedeniyledir sanırım , pek yorum yapmıyorlar. Fakat iyi, adaletli, dürüst idareciler bekliyorlar.
Birdahaki yazımda hayırlı haberlerle , tekrar sizlerle buluşmak dileğiyle.
Enes ATAR/ Viyana / Haber7