Akbursa
12-17-2013, 02:42
Kavgayı başlatan kapatma kararı nasıl alındı?
[/URL]
http://imgz.rotahaber.com/rotahaber/newpics/news/161220131543281950556_2.jpg
Yazdığı tüm kulis bilgileri, üzerinden kısa bir süre geçmeden gerçek çıkan ve siyasi çevrelerde kulis canavarı olarak bilinen Derinkulak, bu kez yeni kulis bilgileri paylaştı.
ROTAHABER - Yazdığı tüm kulis bilgileri kısa sürede çıkan ve Cafesiyaset sitesinde Derinkulak ismiyle yazan 'kulis canavarı' bu kez köşesinde yeni bilgiler paylaştı.
Bu kez paylaştığı bilgiler ortalığı savaş alanına çeviren kapatma kararının nasıl alındığıyla ilgili. Ancak bu kez bir ayrıntı var. Paylaştığı bilgiler, yazıda ismi geçen kişiler ve yerler Ankara'dan değil Patagonya'dan. En azından kendisi öyle diyor. En iyisi okuyun kararı kendiniz verin...
İşte 'kulis canavarı' Derin kulağın ortalığı karıştıracak o yazısı...
Patagonya Bakanlar Kurulu'nda kıyamet koparan karar nasıl alındı?
Patagonya, Güney Amerika kıtasında Şili ve Arjantin'in güney kısımlarındaki bölgeye verilen isim. Ne var ki, Patagonya'da olup bitenler bizim ülkemizde yakından izlenir. En azından bizim gençlik dönemimizde çok yakından ilgilenilirdi.
Şimdi gündeme gelmesi ise, geçtiğimiz aylarda Bakanlar Kurulunda alınan bir karar oldu. Karar nasıl alınmış, içeride neler konuşulmuş hepsinin ayrıntılarına ulaştım. "Yahu bize ne dünyanın öbür ucundaki bir bölgeden?" diyebilirsiniz.
Böyle deyip içeriğe burun kıvıranlara hiçbir sözüm yok. Hatta ben de sizinle aynı fikirde olduğumu bile söyleyebilirim. Gerçekten bize ne Patagonya'dan?
Niye biliyor musunuz?
Kulis bilgisi dendiğinde kendimi tutamıyorum. Ne yapalım.
Hani cimriler için "bedava mezar bulsa ölecek" derler ya.
Belki de benimki de öyle bir şey. Kulis haberi dendiğinde kendimi alıkoyamıyorum. Dünyanın öbür ucundaki bir bölgeden gelen bir kulis haberi bile beni heyecanlandırıyor.
"Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur" misali benim de sihirli kelimem "kulis" anlaşılan.
[URL="http://www.cafesiyaset.com/patagonya-bakanlar-kurulunda-kiyamet-koparan-karar-nasil-alindi_394332.html"](YAZIYI ÖZGÜN KAYNAĞINDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ) (http://haber.rotahaber.com/kavgayi-baslatan-kapatma-karari-nasil-alindi_423209.html)
Eeee, ne de olsa adım "Derin Kulak."
Dedim ya, iki ay önce Bakanlar Kurulu'nda sinemaların kapatılması konuşulmuş. Başbakan, sinemalarda gösterilen filmlere kızmış ve Kültür Bakanı Nielsen Hunter 'den ülkedeki sinemaların kapatılması çalışmasını başlatmasını istemiş. Kültür Bakanı Hunter, "Ben tarihe sinemaları kapatan Kültür Bakanı olarak geçmek istemem" demiş.
Başbakan bu "cüretkarlığa" çok kızmış. Gençlik Bakan Yardımcısını çağırmış. "Hazırlıkları senin yürütmeni istiyorum" demiş. Gençlik Bakan Yardımcısı George Adjusted, çalışmaları hazırlamış ve kamuoyuna sinemaların neden dolayı kapatılacağını da öngören dört başı mamur bir rapor hazırlayıp sunmuş.
Rapora göre, sinemalar kapatılmayacak, tiyatroya dönüştürülecek. Ayrıca tiyatroya dönüştürülmeyi kabul eden sinemalara, uygun yerlerde arsa tahsis edilecek. "Tiyatro salonları zaten boş. Bu ülke bu kadar tiyatroyu kaldıramaz" diyenlere de, "dönüşmeyi kabul eden tiyatrolara, devlet seyirci gönderecek" açıklaması yapıldı.
Kültür Bakanı Hunter, sinemaların kapatılacağı açıklamasını bizzat Başbakan'dan canlı yayında duyduğunda ağzı açık kalmış. Kader arkadaşlığı yapmış Başbakan "kapanacak" diye açıklama yapmışsa, sinemalar kapatılacak demektir. Artık bu duvarların arkasında yürütülen bir mücadele olmaktan çıkmış iş aleniyete dökülmüş anlamına gelir. Burada kendisi bir bakan olarak, nerede saf tutmasını elbette biliyordu. Gidip sinema lobisinin yanında saf tutacak değildi elbette.
Başbakan, topu Kültür Bakanı Nielsen Hunter'in kucağına bırakmadan partisindeki yardımcısı Brian Hawk'tan, sinemaların kapatılma kararının parti çevrelerinde nasıl karşılandığı yolunda bir tür kamuoyu araştırması yapmasını ister.
Hawk, elini çabuk tutar. Kendine tanınan süreden daha kısa sürede Başbakan'ın yanına çıkar ve tabloyu olduğu gibi yansıtır. "Bırakın kamuoyunu, parti içinde bile bu karara destek yok Sayın Başbakanım" der. Başbakan, bazı isimleri sorar, "Şu şu şu isimler de mi bu kararın doğru olmadığını söylüyorlar" dediğinde Brian Hawk, biraz sesini kısarak, "Evet Başbakanım" der.
Aradan bir kaç gün geçtikten sonra konu partinin yönetiminde ele alınır. Daha önce Kültür Bakanlığı görevinde bulunan şimdi ise Başbakan'ın partideki sözcüsü bütün yalınlığıyla yansıtır:
"Sayın Başbakanım arkadaşlar size bu konuda düşündüklerini olduğu gibi yansıtmaktan çekiniyorlar. Lakin, açıkladığınız bu kararı arkadaşlarımız arasında da doğru bulan yok gibi."
Başbakan, bu söz üzerine başka kimseden görüş sormaz ve gündemdeki başka konulara geçilir.
Sinemaları kapatma konusunda kararlı olan Başbakan geri adım atmayı aklına bile getirmez. Sinemaların kapatılması konusunu bu kez de ilgili bakanlarla birlikte ele alır.
Başbakan ilk sözü, başarılı şehirleşme çalışmaları yapan Kent Koruma Bakanı Falcon Bannerbearer'e, "Bu dönüşecek sinemalara verecek arsamız var değil mi?" diye sorar.
Ne var ki, Bakan Bannerbearer'dan beklediği cevabı alamaz. "Arsa stokumuz bulunmuyor" cevabı üzerine yüzü buruşur. Karşısında duran Adalet Bakanı Andrews Ripe'ye, "Bu sinemaları dönüştürme yolunda aldığımız kararda hukuki anlamda bir sorun var mı?" diye sorar.
Yaptığı işlerde titizliğiyle bilinen Adalet Bakanı Ripe, sözü diplomatik bir dil kullanma gereği duymadan aktarır:
"Sayın Başbakanım. Bu kapatılacak sinemaların hemen hepsi özel sektör girişimi. Mahkemelere yapılan başvurular diyelim ki bizim lehimize sonuçlandı. Bildiğiniz gibi Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açıldı. Hadi diyelim AYM'den de bir şekilde istediğimiz karar çıktı. Bu iş AİHM'den döner. O zaman tam bir kargaşa yaşanır."
Son zamanlarda zaten bir hayli gergin olan Başbakan, yine öfkelendiği zamanlardaki gibi yüzü kıpkırmızı oldu. Kendini toparlamış görünse de yüzünün rengi daha oturmamıştı.
Bu kez yüzünü sağ tarafına döndü. Yanında oturan Maliye Bakanı David Lightning'e sordu:
"Sinemaların dönüşümü için 2014 bütçesinden ne kadar para aktarabiliriz?"
Bakan Lightning, işin mali tablosunun ortaya konacağını tahmin ediyordu. Bakan Lightning, kendini bir siyasetçiden daha çok bürokrat olarak gördüğü için, 5 kelimelik bir cevap verdi:
"Bütçede tek kuruş ödenek yok."
Çalışma Bakanı Paul Steel'e, "Sinemalarda çalışanları istihdam edecek durumumuz var mı?" sorusunu ümitsizce sordu. Cevap beklediğinden kötüydü:
"Biz bu sinema çalışanlarını sınavsız alırsak, kamudaki sınav sistemini kökten sarsarız. Yargıya başvuranların hepsi karar aldırabilir.
Patagonya Başbakanı önündeki dosyalardan kafasını kaldırmadan, tek kelimelik karşılık verdi:
"Gidebilirsiniz."
[/URL]
http://imgz.rotahaber.com/rotahaber/newpics/news/161220131543281950556_2.jpg
Yazdığı tüm kulis bilgileri, üzerinden kısa bir süre geçmeden gerçek çıkan ve siyasi çevrelerde kulis canavarı olarak bilinen Derinkulak, bu kez yeni kulis bilgileri paylaştı.
ROTAHABER - Yazdığı tüm kulis bilgileri kısa sürede çıkan ve Cafesiyaset sitesinde Derinkulak ismiyle yazan 'kulis canavarı' bu kez köşesinde yeni bilgiler paylaştı.
Bu kez paylaştığı bilgiler ortalığı savaş alanına çeviren kapatma kararının nasıl alındığıyla ilgili. Ancak bu kez bir ayrıntı var. Paylaştığı bilgiler, yazıda ismi geçen kişiler ve yerler Ankara'dan değil Patagonya'dan. En azından kendisi öyle diyor. En iyisi okuyun kararı kendiniz verin...
İşte 'kulis canavarı' Derin kulağın ortalığı karıştıracak o yazısı...
Patagonya Bakanlar Kurulu'nda kıyamet koparan karar nasıl alındı?
Patagonya, Güney Amerika kıtasında Şili ve Arjantin'in güney kısımlarındaki bölgeye verilen isim. Ne var ki, Patagonya'da olup bitenler bizim ülkemizde yakından izlenir. En azından bizim gençlik dönemimizde çok yakından ilgilenilirdi.
Şimdi gündeme gelmesi ise, geçtiğimiz aylarda Bakanlar Kurulunda alınan bir karar oldu. Karar nasıl alınmış, içeride neler konuşulmuş hepsinin ayrıntılarına ulaştım. "Yahu bize ne dünyanın öbür ucundaki bir bölgeden?" diyebilirsiniz.
Böyle deyip içeriğe burun kıvıranlara hiçbir sözüm yok. Hatta ben de sizinle aynı fikirde olduğumu bile söyleyebilirim. Gerçekten bize ne Patagonya'dan?
Niye biliyor musunuz?
Kulis bilgisi dendiğinde kendimi tutamıyorum. Ne yapalım.
Hani cimriler için "bedava mezar bulsa ölecek" derler ya.
Belki de benimki de öyle bir şey. Kulis haberi dendiğinde kendimi alıkoyamıyorum. Dünyanın öbür ucundaki bir bölgeden gelen bir kulis haberi bile beni heyecanlandırıyor.
"Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur" misali benim de sihirli kelimem "kulis" anlaşılan.
[URL="http://www.cafesiyaset.com/patagonya-bakanlar-kurulunda-kiyamet-koparan-karar-nasil-alindi_394332.html"](YAZIYI ÖZGÜN KAYNAĞINDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ) (http://haber.rotahaber.com/kavgayi-baslatan-kapatma-karari-nasil-alindi_423209.html)
Eeee, ne de olsa adım "Derin Kulak."
Dedim ya, iki ay önce Bakanlar Kurulu'nda sinemaların kapatılması konuşulmuş. Başbakan, sinemalarda gösterilen filmlere kızmış ve Kültür Bakanı Nielsen Hunter 'den ülkedeki sinemaların kapatılması çalışmasını başlatmasını istemiş. Kültür Bakanı Hunter, "Ben tarihe sinemaları kapatan Kültür Bakanı olarak geçmek istemem" demiş.
Başbakan bu "cüretkarlığa" çok kızmış. Gençlik Bakan Yardımcısını çağırmış. "Hazırlıkları senin yürütmeni istiyorum" demiş. Gençlik Bakan Yardımcısı George Adjusted, çalışmaları hazırlamış ve kamuoyuna sinemaların neden dolayı kapatılacağını da öngören dört başı mamur bir rapor hazırlayıp sunmuş.
Rapora göre, sinemalar kapatılmayacak, tiyatroya dönüştürülecek. Ayrıca tiyatroya dönüştürülmeyi kabul eden sinemalara, uygun yerlerde arsa tahsis edilecek. "Tiyatro salonları zaten boş. Bu ülke bu kadar tiyatroyu kaldıramaz" diyenlere de, "dönüşmeyi kabul eden tiyatrolara, devlet seyirci gönderecek" açıklaması yapıldı.
Kültür Bakanı Hunter, sinemaların kapatılacağı açıklamasını bizzat Başbakan'dan canlı yayında duyduğunda ağzı açık kalmış. Kader arkadaşlığı yapmış Başbakan "kapanacak" diye açıklama yapmışsa, sinemalar kapatılacak demektir. Artık bu duvarların arkasında yürütülen bir mücadele olmaktan çıkmış iş aleniyete dökülmüş anlamına gelir. Burada kendisi bir bakan olarak, nerede saf tutmasını elbette biliyordu. Gidip sinema lobisinin yanında saf tutacak değildi elbette.
Başbakan, topu Kültür Bakanı Nielsen Hunter'in kucağına bırakmadan partisindeki yardımcısı Brian Hawk'tan, sinemaların kapatılma kararının parti çevrelerinde nasıl karşılandığı yolunda bir tür kamuoyu araştırması yapmasını ister.
Hawk, elini çabuk tutar. Kendine tanınan süreden daha kısa sürede Başbakan'ın yanına çıkar ve tabloyu olduğu gibi yansıtır. "Bırakın kamuoyunu, parti içinde bile bu karara destek yok Sayın Başbakanım" der. Başbakan, bazı isimleri sorar, "Şu şu şu isimler de mi bu kararın doğru olmadığını söylüyorlar" dediğinde Brian Hawk, biraz sesini kısarak, "Evet Başbakanım" der.
Aradan bir kaç gün geçtikten sonra konu partinin yönetiminde ele alınır. Daha önce Kültür Bakanlığı görevinde bulunan şimdi ise Başbakan'ın partideki sözcüsü bütün yalınlığıyla yansıtır:
"Sayın Başbakanım arkadaşlar size bu konuda düşündüklerini olduğu gibi yansıtmaktan çekiniyorlar. Lakin, açıkladığınız bu kararı arkadaşlarımız arasında da doğru bulan yok gibi."
Başbakan, bu söz üzerine başka kimseden görüş sormaz ve gündemdeki başka konulara geçilir.
Sinemaları kapatma konusunda kararlı olan Başbakan geri adım atmayı aklına bile getirmez. Sinemaların kapatılması konusunu bu kez de ilgili bakanlarla birlikte ele alır.
Başbakan ilk sözü, başarılı şehirleşme çalışmaları yapan Kent Koruma Bakanı Falcon Bannerbearer'e, "Bu dönüşecek sinemalara verecek arsamız var değil mi?" diye sorar.
Ne var ki, Bakan Bannerbearer'dan beklediği cevabı alamaz. "Arsa stokumuz bulunmuyor" cevabı üzerine yüzü buruşur. Karşısında duran Adalet Bakanı Andrews Ripe'ye, "Bu sinemaları dönüştürme yolunda aldığımız kararda hukuki anlamda bir sorun var mı?" diye sorar.
Yaptığı işlerde titizliğiyle bilinen Adalet Bakanı Ripe, sözü diplomatik bir dil kullanma gereği duymadan aktarır:
"Sayın Başbakanım. Bu kapatılacak sinemaların hemen hepsi özel sektör girişimi. Mahkemelere yapılan başvurular diyelim ki bizim lehimize sonuçlandı. Bildiğiniz gibi Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açıldı. Hadi diyelim AYM'den de bir şekilde istediğimiz karar çıktı. Bu iş AİHM'den döner. O zaman tam bir kargaşa yaşanır."
Son zamanlarda zaten bir hayli gergin olan Başbakan, yine öfkelendiği zamanlardaki gibi yüzü kıpkırmızı oldu. Kendini toparlamış görünse de yüzünün rengi daha oturmamıştı.
Bu kez yüzünü sağ tarafına döndü. Yanında oturan Maliye Bakanı David Lightning'e sordu:
"Sinemaların dönüşümü için 2014 bütçesinden ne kadar para aktarabiliriz?"
Bakan Lightning, işin mali tablosunun ortaya konacağını tahmin ediyordu. Bakan Lightning, kendini bir siyasetçiden daha çok bürokrat olarak gördüğü için, 5 kelimelik bir cevap verdi:
"Bütçede tek kuruş ödenek yok."
Çalışma Bakanı Paul Steel'e, "Sinemalarda çalışanları istihdam edecek durumumuz var mı?" sorusunu ümitsizce sordu. Cevap beklediğinden kötüydü:
"Biz bu sinema çalışanlarını sınavsız alırsak, kamudaki sınav sistemini kökten sarsarız. Yargıya başvuranların hepsi karar aldırabilir.
Patagonya Başbakanı önündeki dosyalardan kafasını kaldırmadan, tek kelimelik karşılık verdi:
"Gidebilirsiniz."