fatih kısaparmak balon baskılı balon Kent Amerika’da, Koç Çin’de - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kent Amerika’da, Koç Çin’de


ceyhanli
12-07-2007, 18:06
Kent Amerika’da, Koç Çin’de

Türkiye, Türk ekonomisi ve Türk müteşebbisi adına sevinilecek günlerdeyiz. Hayat, sadece facialarından ibaret değil. Habercilik tarihine kim ne zaman o virüsü soktu bilemeyiz ama artık sadece kötü haber haber değil, iyi haber de haber. Neden iyi haber haber olmasın? Haberin muhatabı insan değil mi? Sadece kötü haber haberdir demek o muhataba, okuyucuya, dinleyiciye, seyirciye dolayısıyla insana hakarettir. İlk düzeltilmesi gereken bu yanlışlık. Eğer bir Türk, Muhtar Kent isminde bir yönetici ABD’ye başkan seçilircesine Coca Cola’nın zirvesine gelebilmişse bu haberdir ve hem de çok sevinilecek müthiş bir haber. Aynı şekilde herkesin, herkes derken sadece bizimkiler değil, AB memleketlerindeki müteşebbisler dahil herkesin, en azından hemen herkesin “eyvah Çin!” dediği uçsuz bucaksız bir coğrafyaya bir Türk şirketi girerek burada önce firma satın alıyor, sonra onlara çamaşır makinesi satıyorsa, bir başka ifadeyle bu defa biz, kendimiz yabancı sermaye olarak bir başka yere hem de Çin’e giriyorsak bu elbette iyi haberdir. Bu haber okumasını bilenler için Türklerin bu defa ticari yollarla Çin Seddi’ni aşma olayıdır. Muhtar Kent, Amerika’da, Mustafa Koç Beko’yla Çin’de.
İkinci düzeltilmesi gerekense.
Sevinebilme kabiliyeti.
Bu ülke insanlarından bazıları, bir diğerinin başarısına sevinememek gibi bir hastalıkla maluldür. Hastalık eskisi kadar olmasa bile yine de devam etmekte. Çünkü kafalar, şartlanmış, gözler, küflü koridorlardan bakmakta. Gerici, ilerici, mason, yobaz, şu-bu. O yüzden Sabah-Atv ihalesini Çalık Holding’in kazanması karşısında bir hoş olanlar çıkabildi. Halbuki ortadan ikiye ayrılan, içinden Vatan diye bir başka gazete çıkan bir gazete birkaç yalpalamadan sonra bu değerleri bulabilme hünerini gösterdi. Ona o parayı veren insanın hikâyesi ne? Bir genç, liseyi bitirince kendi adına şirket kurup bir zaman sonra 1.1 Milyar dolara bir medya topluluğunu alabiliyor. Ailesi oldum olası ticarette ama Ahmet Çalık, kendi şirketini sıfırdan kurup bu günlere getirmiş bir isim.
Bütün bu yaşananlarla benzerlerine sevinmemek anormalliktir.
Kimse kusura bakmasın.
O ölçünün artık on paralık kıymeti yok.
İyi haber, bal gibi haberdir.
Zevkle dinlenir ve okunur.
Yerine göre göğüs kabartır.
Bir Türk yönetici merdivenleri çıka çıka sonunda dünya devi bir markanın ceo’su oluyor, bu ülkemiz adına bir zaferdir. Buna sevinmeyenler yarın Alman devlet başkanlığına bir Türk geldiğinde de sevinemezler. Bir Türk markası da “en iyi müdafaa taarruzdur” anlayışıyla maçı rakip sahaya taşıyıp orada para kazanmaya başlıyor. O Çin ki Türkiye’nin en az 20 kat nüfusunda. Üstelik, üretim bütün o bölgelere hitap edecek.
Madalyonu çevirelim. Bakmasını bilen için memnuniyet verici bir yorum söz konusu. Bu da iyi bir haber. Bu da sevinme vesilesi. Acaba, bugün Irak’a karşı savaş açmış olsaydık. Sıcak savaşla Irak Kürt bölgesini vuruyor olsaydık şu anlattıklarımız olabilir miydi? Bazısı olabilir, bazısı olamaz, belki de hiçbiri gerçekleşmezdi.
Oysa üzüm yine yenmekte.
Şu istikrar ve huzuru koruyalım daha neler olacak neler. Bu muvaffakiyetler bu ülkede yaşayan herkesindir. Aklı selim sahibi Kürtler bunu görmekteler.
Gördükleri için aşırılıklardan kurtularak merkezde yer alacaklar. 2023’te şöyle deneceğinden şüpheniz olmasın, “bir zamanlar PKK diye bir bölücü örgüt vardı”.
Bölücülük, nifak başarıyla yenilebilir. Atalar, ne güzel demişler “fakirlik dövüştürür, zenginlik seviştirir”.
Kazanılan her kuruş, atılan her kurşundan daha makbuldür. Zaten paran yoksa kurşun da atamazsın.

Entellektüel Boyut
Rahim Er

Yâren
12-07-2007, 23:16
Bu ülke insanlarından bazıları, bir diğerinin başarısına sevinememek gibi bir hastalıkla maluldür

yazar ne kadar güzel yorumlamış.. +1

ceyhanli
12-07-2007, 23:21
keşke kendileride bu hastlalıklarınıda daha doğrusu insanlar yani hepimiz kendimizde bulunan bu tür hastalıkları teşhis edebilipte tedavi yollarını arasak. o zaman ülkemiz ne güzel olurdu...