LâHuTî
10-16-2011, 16:44
Cuma, 14 Ekim 2011
Mehmet Bâkır Arvas
Kürt’le Laz’ın meşhur fıkrasını duymayan bilmeyen yoktur. Kılıçdaroğlu siyasete girdi gireli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığından bu yana, elan hala ve hala lololarda. Baksanıza! Türkiye’nin köklü, aydın, vatandaş yanlısı! bir kesim ve bir avuç hukuk iğfalcilerin savunucusu, asker koldaşların muhibbi CHP’nin Genel Başkanına. Yine tutuşturmuşlar bir dosyadır gidiyor. Partisinin Grup Toplantısında sallayıp durdu evrakı perişanı. Eline şeker verilmiş çocuk gibi. Dinledikçe; yine ve yeniden kandırıldığının farkına vardım. Hem de ilk cümlesinden.
Bir hafta evvel anons ve reklamına şahit olmuştuk söz konusu dosyanın. Üstelik bu kez dikkatimi de çekmişti. Hani olur ya, kıyısından köşesinden bir şeyler yakalamıştır diye, imkân ve ihtimal dışıydı; gün ve saatini kaçıramamalıydım. Nitekim öyle de yaptım. O kürsüdeyken ben de koltukta pür dikkat dinlemeye kesildim. Hay bin… Dinlemez olaydım, hala o bildik lololarda. Bu adam partinin ömrünü yer bitirir.
CHP son 2- 3 yıldır giderek yalnızlaşıyor. Arkasından kavi kale gibi duran paşalar dolayısı ile ordu da yok. 367 Sabih Kanadoğlu kafalı yargıçlar da. Kafa yapılarına uymayan Hâkim ve Savcıları ülkenin çıkarları doğrultusunda değil de, ideolojileri yönünde yöneten HSYK’da kümelenmiş hizipçi yargıçlar tükenmiş durumda. CHP’ye kala kala koskoca Kılıçtaroğlu ve birkaç eski tüfek aktör. Tek tek patlatıldı sırayla, bunlar; Müjdat Gezen, Tarık Akan, Rutkay Aziz. Şimdi de İlyas Salman sırada BOM demek için. Başka da kimse kalmadı çünkü. Şu ya da bu şekilde peymane müritleri var, necasetlerinin damlasını yere düşürmeyen.
Doksan yıl hak hukuk ayaklar altına alınırken, bir avuç habisin ideolojisi doğrultusunda yön verilmiyor muydu kanunlara? Bunu en ücradaki rençper bile biliyorken; Rutkay Aziz şimdi mi hakkı hukuku hatırladı? Aziz Rurtkay gaakk dedi; Zihniyetleri hortladı. Müridanların bitleri gülmeye başladı. Organize cehalet öyle mi, sen de haklısın. Senin ve tandanslarının batı kopyası filmlerini seyretmek için, salonları hınca hınç dolduranlar; şimdi “organize cehalet kalabalık”. Bu milleti elli yıldır film ve ideolojileriniz cahil bıraktı, cahil bıraktıysa. Hoş senin gibi niceleri gördü de milim sapmadı doğru bildiği yolundan bu toplum. Saldırganlığınız, tahammülsüzlüğünüz bundandır işte.
Süheyl Batum da Askere saldırmıştı “kağıttan” diye. Yalnızlık sizi bu hale getirdi. Anlıyorum. Kala kala eski tüfekler , Kılıçtaroğlu ve bir de müridanlar. Loloya devam, leleye ne zaman gelir sıra meçhul o. Belki de gelmeyecek. Hani onca dosya içinde diş kavuğunu dolduracak dirhem kadar bir şey olsa, gam yemem, dert etmem. Onu da geçtim, nüvesi kokusu olsa bari…
Mehmet Bâkır Arvas
Kürt’le Laz’ın meşhur fıkrasını duymayan bilmeyen yoktur. Kılıçdaroğlu siyasete girdi gireli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığından bu yana, elan hala ve hala lololarda. Baksanıza! Türkiye’nin köklü, aydın, vatandaş yanlısı! bir kesim ve bir avuç hukuk iğfalcilerin savunucusu, asker koldaşların muhibbi CHP’nin Genel Başkanına. Yine tutuşturmuşlar bir dosyadır gidiyor. Partisinin Grup Toplantısında sallayıp durdu evrakı perişanı. Eline şeker verilmiş çocuk gibi. Dinledikçe; yine ve yeniden kandırıldığının farkına vardım. Hem de ilk cümlesinden.
Bir hafta evvel anons ve reklamına şahit olmuştuk söz konusu dosyanın. Üstelik bu kez dikkatimi de çekmişti. Hani olur ya, kıyısından köşesinden bir şeyler yakalamıştır diye, imkân ve ihtimal dışıydı; gün ve saatini kaçıramamalıydım. Nitekim öyle de yaptım. O kürsüdeyken ben de koltukta pür dikkat dinlemeye kesildim. Hay bin… Dinlemez olaydım, hala o bildik lololarda. Bu adam partinin ömrünü yer bitirir.
CHP son 2- 3 yıldır giderek yalnızlaşıyor. Arkasından kavi kale gibi duran paşalar dolayısı ile ordu da yok. 367 Sabih Kanadoğlu kafalı yargıçlar da. Kafa yapılarına uymayan Hâkim ve Savcıları ülkenin çıkarları doğrultusunda değil de, ideolojileri yönünde yöneten HSYK’da kümelenmiş hizipçi yargıçlar tükenmiş durumda. CHP’ye kala kala koskoca Kılıçtaroğlu ve birkaç eski tüfek aktör. Tek tek patlatıldı sırayla, bunlar; Müjdat Gezen, Tarık Akan, Rutkay Aziz. Şimdi de İlyas Salman sırada BOM demek için. Başka da kimse kalmadı çünkü. Şu ya da bu şekilde peymane müritleri var, necasetlerinin damlasını yere düşürmeyen.
Doksan yıl hak hukuk ayaklar altına alınırken, bir avuç habisin ideolojisi doğrultusunda yön verilmiyor muydu kanunlara? Bunu en ücradaki rençper bile biliyorken; Rutkay Aziz şimdi mi hakkı hukuku hatırladı? Aziz Rurtkay gaakk dedi; Zihniyetleri hortladı. Müridanların bitleri gülmeye başladı. Organize cehalet öyle mi, sen de haklısın. Senin ve tandanslarının batı kopyası filmlerini seyretmek için, salonları hınca hınç dolduranlar; şimdi “organize cehalet kalabalık”. Bu milleti elli yıldır film ve ideolojileriniz cahil bıraktı, cahil bıraktıysa. Hoş senin gibi niceleri gördü de milim sapmadı doğru bildiği yolundan bu toplum. Saldırganlığınız, tahammülsüzlüğünüz bundandır işte.
Süheyl Batum da Askere saldırmıştı “kağıttan” diye. Yalnızlık sizi bu hale getirdi. Anlıyorum. Kala kala eski tüfekler , Kılıçtaroğlu ve bir de müridanlar. Loloya devam, leleye ne zaman gelir sıra meçhul o. Belki de gelmeyecek. Hani onca dosya içinde diş kavuğunu dolduracak dirhem kadar bir şey olsa, gam yemem, dert etmem. Onu da geçtim, nüvesi kokusu olsa bari…