tozkaldiran
03-15-2008, 12:01
Kin, düşmanlık, hezeyan... Ne ararsan var!
Bakın, 22 Temmuz seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi�nden milletvekili adayı olan Ankara Tıp Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Erhan Nalçacı ne demiş?
�Türbana karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.�
Bu yazıya oturmadan önce, Nalçacı hakkında küçük bir �google taraması� yaptım.
Belli ki, �komünistmiş gibi� yapan ama komünist felsefeyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan Aydemir Güler takımından biri
İddialı ama sessiz bir isim...
Aslıhan Çakaloğlu adlı meslektaşıyla birlikte, �Kuş Gribi� konusunda bilimsel bir çalışmaya imza atmış; �Kuş gribini nasıl anlamalıyız?� yahut �Nedir bu kuş gribi dedikleri şey?� türünden sorulara yanıtlar arıyor.
İnşallah bulmuştur...
Bu iddialı ama sessiz tıp profesörünün ilgi alanlarından biri de, �emek�, �sosyalizm� ve buna bağlı olarak �emperyalizm.�
Bazı dergilere yazılar yazmış, konuşmalar yapmış, soruşturmalara cevaplar vermiş.
Hiçbir konuşmasında ve yazısında �emperyalizm� sözcüğünü eksik etmiyor; her şeyi, her olguyu, neredeyse her durumu, artık bir �altın anahtar� işlevi gören bu kavramla açıklıyor.
Dünya değişmiştir, insan değişmiştir, üretim biçimi ve alışkanlıkları değişmiştir; farklı bir yüzyılda, artık farklı bir �paradigma�yı temellük etmekteyiz ama, değerli profesörün kafası hálá �oralarda...�
Mesela, �Ekim Devrimi�nin 90. yılı münasebetiyle bununla bir konuşma yapmışlar.
Konuşmanın çerçevesi, �Ekim devrimi ve bunun sağlık alanına yansımaları.�
Erhan Nalçacı almış sazı eline, Ekim Devrimi�nin insanlığa �halen etkisi devam eden ve tarihte eşi benzeri olmayan bir umut verdiğini�, emekçi sınıfların altı bin yıl süren esaretten sonra iktidara gelebileceğine ilişkin umutları yeşerttiğini uzun uzun anlatmış.
Bakmayın �uzun uzun anlatmış� dediğime.
Hiçbir şey anlatmamış.
Birtakım güzel ve oturaklı cümlelerle Ekim Devrimi�nin nasıl da dalga dalga tüm dünyayı kuşattığına bizleri inandırmaya çalışmış.
Demek ki kendisi inanıyor...
Birileri, �Sayın hocam, Ekim devrimi bitti. Artık 19. yüzyılı idrak etmiyoruz� deyip, kuş gribi konusunda araştırma yapması emekçi kitlelerin hayrına olacak bu değerli profesörü uyandırmalı.
Nalçacı, �Türbana karşı kanının son damlasına kadar mücadele!� sözünü Van Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği�nin (VUNİDER) düzenlediği �Demokrasi ve Özgürlükler Bağlamında Üniversiteler� konulu konferansta vermiş.
Konuşmasında yine bir sürü �emperyalizm� sözcüğü geçiyor.
Mesela, AK Parti�nin �emperyalistlerin temel ajanı� olarak seçilerek ülkemize karşı bir operasyon düzenlendiğini söylüyor ve iktidar partisini �hainlik�le, �işbirlikçilik�le suçluyor. Elbette iktidar partisi eleştirilebilir ve yaptığı yanlışlar gündeme getirilebilir de, �kuş gribi� hakkında araştırma yapması emekçi kitlelerin hayrına olacak bu profesör, muarızlarına hakaret etme hakkını ve ayrıcalığını nereden alıyor?
Hem, kime, hangi düşmana, hangi müstevli unsurlara karşı �kanının son damlasına kadar� savaşacak?
Peki, Cumhuriyet savcıları ne diyor?
Bu Nalçacı böyle uluorta konuşmaya devam edecek mi?
TCK�daki ünlü �kin ve düşmanlığa tahrik� maddesi, sadece belli görüşteki insanlar için mi ihdas edildi?
Star
Bakın, 22 Temmuz seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi�nden milletvekili adayı olan Ankara Tıp Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Erhan Nalçacı ne demiş?
�Türbana karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.�
Bu yazıya oturmadan önce, Nalçacı hakkında küçük bir �google taraması� yaptım.
Belli ki, �komünistmiş gibi� yapan ama komünist felsefeyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan Aydemir Güler takımından biri
İddialı ama sessiz bir isim...
Aslıhan Çakaloğlu adlı meslektaşıyla birlikte, �Kuş Gribi� konusunda bilimsel bir çalışmaya imza atmış; �Kuş gribini nasıl anlamalıyız?� yahut �Nedir bu kuş gribi dedikleri şey?� türünden sorulara yanıtlar arıyor.
İnşallah bulmuştur...
Bu iddialı ama sessiz tıp profesörünün ilgi alanlarından biri de, �emek�, �sosyalizm� ve buna bağlı olarak �emperyalizm.�
Bazı dergilere yazılar yazmış, konuşmalar yapmış, soruşturmalara cevaplar vermiş.
Hiçbir konuşmasında ve yazısında �emperyalizm� sözcüğünü eksik etmiyor; her şeyi, her olguyu, neredeyse her durumu, artık bir �altın anahtar� işlevi gören bu kavramla açıklıyor.
Dünya değişmiştir, insan değişmiştir, üretim biçimi ve alışkanlıkları değişmiştir; farklı bir yüzyılda, artık farklı bir �paradigma�yı temellük etmekteyiz ama, değerli profesörün kafası hálá �oralarda...�
Mesela, �Ekim Devrimi�nin 90. yılı münasebetiyle bununla bir konuşma yapmışlar.
Konuşmanın çerçevesi, �Ekim devrimi ve bunun sağlık alanına yansımaları.�
Erhan Nalçacı almış sazı eline, Ekim Devrimi�nin insanlığa �halen etkisi devam eden ve tarihte eşi benzeri olmayan bir umut verdiğini�, emekçi sınıfların altı bin yıl süren esaretten sonra iktidara gelebileceğine ilişkin umutları yeşerttiğini uzun uzun anlatmış.
Bakmayın �uzun uzun anlatmış� dediğime.
Hiçbir şey anlatmamış.
Birtakım güzel ve oturaklı cümlelerle Ekim Devrimi�nin nasıl da dalga dalga tüm dünyayı kuşattığına bizleri inandırmaya çalışmış.
Demek ki kendisi inanıyor...
Birileri, �Sayın hocam, Ekim devrimi bitti. Artık 19. yüzyılı idrak etmiyoruz� deyip, kuş gribi konusunda araştırma yapması emekçi kitlelerin hayrına olacak bu değerli profesörü uyandırmalı.
Nalçacı, �Türbana karşı kanının son damlasına kadar mücadele!� sözünü Van Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği�nin (VUNİDER) düzenlediği �Demokrasi ve Özgürlükler Bağlamında Üniversiteler� konulu konferansta vermiş.
Konuşmasında yine bir sürü �emperyalizm� sözcüğü geçiyor.
Mesela, AK Parti�nin �emperyalistlerin temel ajanı� olarak seçilerek ülkemize karşı bir operasyon düzenlendiğini söylüyor ve iktidar partisini �hainlik�le, �işbirlikçilik�le suçluyor. Elbette iktidar partisi eleştirilebilir ve yaptığı yanlışlar gündeme getirilebilir de, �kuş gribi� hakkında araştırma yapması emekçi kitlelerin hayrına olacak bu profesör, muarızlarına hakaret etme hakkını ve ayrıcalığını nereden alıyor?
Hem, kime, hangi düşmana, hangi müstevli unsurlara karşı �kanının son damlasına kadar� savaşacak?
Peki, Cumhuriyet savcıları ne diyor?
Bu Nalçacı böyle uluorta konuşmaya devam edecek mi?
TCK�daki ünlü �kin ve düşmanlığa tahrik� maddesi, sadece belli görüşteki insanlar için mi ihdas edildi?
Star