fatih kısaparmak balon baskılı balon Kürt sorunu alev alev… Ali Bayramoğlu - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürt sorunu alev alev… Ali Bayramoğlu


selahattin_ay
10-07-2007, 11:11
Kürt sorunu ısınıyor, önemlisi bu sorun üzerinden Türkiye de ısınacak gibi görünüyor. Gerek DTP temsilcilerinin sert, PKK ve Öcalan'ı referans alan açıklamaları gerek her geçen gün yeni canlar alan terör hadiseleri, en nihayet Genelkurmay Başkanlığı'nın DTP'nin varlığını hedefleyen açıklamaları bu ısınmanın başlıca nedenleri…

Kürt sorununun niteliğini tekrar tartışmaya gerek yok.

Bu sorun kimine göre bir kimlik sorunu, kimine göre etnik bir sorun, bir başkası açısından bir entegrasyon meselesi, diğeri için bir milliyetçilik hadisesi…

Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, Kürt sorununun toplumsal ve siyasal temeli değişmiyor.

Ortada dili, gelenekleri, geçmişi ve kimlik aidiyeti açısından Türklerden farklı ya da Türkleştirilememiş bir toplumsal doku var. Üstelik siyasileşmiş bir doku bu, yani yıllardır süre giden, git gide keskinleşen kültürel, hatta siyasal hak talepleri olan bir doku…

Sorunun "sıcak yan"ı ise belli: Şiddet ve terör…

Diğer ifadeyle bu sorunu son 20-25 yıldır başkaldırı, bastırma çabası, şiddet, çift yönlü terör dalgası yönetiyor, yönlendiriyor.

Bu açıdan Kürt sorunu devlet nezdinde kâh siyasal kah toplumsal bir başkaldırıyı, ayrılıkçı bir Kürt milliyetçiliği dalgasını temsil ediyor.

Kürt politikası açısından ise şiddet ve savaş üzerinden, gerek merkezi bir yapı oluşturma, gerekse kültürel hakları garanti altına alacak görece bağımsız bir siyasi yaşam alanı arayışını ifade ediyor.

Sıcak yan, aynı zamanda hâkim yan…

Çözüm yolunda atılması düşünülen ve atılacak her adım kaçınılmaz olarak bu yana, terör ve şiddete takılıyor.

Gerek çözümün toplumsal meşruiyeti açısından gerekse çözüm ihtimallerinin siyasi bir zeminde tartışılabilmesi açısından terör belirleyici, sınırlayıcı bir işlev görüyor.

Bugün karşımızda duran "siyasi resim" beğensek de beğenmesek de budur…

Ne Güneydoğu'da yaşanan değişim, yani kaotik modernleşme, bireyleşme, kentleşme, toplumsal ve kültürel çoğulculaşma; ne Irak üzerinden oluşan uluslararası bir Kürt alanı ve cazibe merkezi bu gerçeği değiştirmeye yetiyor.

Tersine, onları dahi kuşatan, yöneten ve yönlendiren yine kaba güç mücadeleleri, şiddet ve terör oluyor.

Nitekim Güneydoğu'da yaşayan insanların hatırı sayılır bir kısmı DTP ve politikasından uzak duruyor; bu açıdan siyasal tutumda "heterojenleşme" her geçen gün artıyor; DTP ancak bir koalisyon olarak mümkün olabiliyor; buna rağmen Diyarbakır'da oy kaybediyor…

Ama bunlar bile ana gerçeği, şiddet şemsiyesini etkilemiyor.

Ve bu gerçek belki de temsil kabiliyeti oldukça sınırlı, ama tekel gücüne sahip iki temsilci üretiyor:

DTP ve devlet (siyasi iktidar bile değil)…

Böyle olunca Kürt sorununda tüm ara renkler, farklı talepler, farklı eğilimler, farklı tavırlar silinip gidiyor; en önemlisi, bunlar meşruiyetini kaybediyor, tehlike ya da suç haline dönüşüyor; özetle, "makro politika mikro olanı ve mikro alanı eziyor".

İki sert anlayış herkesi emiyor ve karşı karşıya geliyor…

Ne yazık ki ikisi de şiddete endeksli…

İlk anlayış, şiddet ya da terör ile Kürt sorunu arasında hiçbir bağ olmadığını söylüyor.

Bu tavır resmi söylemi, sorun karşısında duyarsız, asayişçi ya da yalnızca kaba modernist, yani kalkınmacı olmaya itiyor.

http://img212.imageshack.us/img212/8119/alibayramoglu1bzt6.jpg (http://imageshack.us)


İkinci anlayış, şiddet ya da terör ile Kürt sorunu arasında mutlak bir bağ kuruyor.

Terör ve şiddeti bir baskı, pazarlık ve merkezileşme aracı haline getiriyor. Nitekim Bugün DTP'ye hâkim olan ana eğilim Öcalan'ın affı, PKK'nın siyasete girmesi değil midir? Kürtlerin asli unsur olarak Türklerle yeni bir düzen kurmaları gibi manasız, imkansız ve ebediyete kadar çatışma vaadeden bir politik çizgi başka nasıl açıklanır?

Açık:

Kürt sorunu Kürt politikasını tanımlamıyor, tersine, Kürt politikası kendine göre bir Kürt sorunu tanımlıyor. Aynı durum diğer tarafta, devlet politikaları için de geçerlidir. Kürt sorununa yönelik bir devlet politikası yerine, devlet politikalarına uygun bir Kürt sorunu tanımı yapılmaktadır…

Evet, ısınma ortada, nedenleri de…