nuh
08-03-2007, 15:54
Cumhurbaşkanlığı seçimleri, genel seçimler, enflasyon, çeteler, cehenneme bilet kesmeler, çatışma çıkar diyenler.... Efendim halihazırda yazarlar bu konulara yüklenmişlerken bende aradan sıyrılıp farklı bir konuyla sizi hasbihal edeyim dedim.
Kimbilir belkide senelerdir tartışılır Milli Görüş nedir ne değildir diye? Efendim geçenlerde sayın başbakan bir özel televizyon kanalında açıklamalarda bulunmuştu hatırlarsanız, sayın Necmettin Erbakan ve arkadaşları hakkında. Başbakan; "Ben 18 yaşından beri milli görüşün içersinde çeşitli kademelerde bulundum. İlçe başkanı, il başkanı, gençlik kolları başkanı.... Ama bir yerlere getirilirken hep zorla yane istenmeyerek getirildim. Sırf adam yok diye. Bu işlerle uğraşmak okadar kolay değil di hele o zamanlar. Her yükselişimde bir tırnak kazıntısı, bir ter vardır. Ama bugün bana siyonist diyenler bugün beni suçlayanların hepsi partiye yuakrdan girmiş isimler. Direk gelip koltuğa oturmuş isimler, milli görüşe zerre kadar katkısı olmamış insanlar!"
Sayın başbakan yapmış olduğu açıklamalara katılmamak elde değil! Zira kendisini partiyle bütünleştirmeye çalışıp, Refah Partisinin eski Konya mitinginde oğlunu yerine veliaht gösteren Erbakan'ın aklında dava, görüş felan değil koltuk sevdası vardı.
Ama birileri sayın Erbakan'ın sevdasına taş koymuştu. Artık yeni lider olarak Erbakan'dan sonra o isim gösteriliyordu. O da Recep Tayyip Erdoğan'dı. Artık Erbakan ile Erdoğan arasında uçurumlar açılmıştı. Erdoğan'ın belediye başkanlığını onaylamayan Erbakan parti tabanı etkisiyle bunada mecbur kalmıştı. Erbakan artık iyice endişelenmişti, çünkü artık karşısında rakip olarak gördüğü Erdoğan vardı.
Velhasılkelam yıllar geçti saatler aktı ömürler kısaldı derken. Erdoğan başbakan oldu, Erbakan hala mücahid olarak kaldı. Benim tespitim şu Milli Görüş olarak adlandırılan davayı devam ettiren Erbakan değil Erdoğan'dır. Ama artık dava bir şekil almıştır. Artık bu dava herkese açıktır sağcısınada solcusunada! En doğursuda bu değilmidir dostlar?
Selçuk TANRIVERDİ
Kimbilir belkide senelerdir tartışılır Milli Görüş nedir ne değildir diye? Efendim geçenlerde sayın başbakan bir özel televizyon kanalında açıklamalarda bulunmuştu hatırlarsanız, sayın Necmettin Erbakan ve arkadaşları hakkında. Başbakan; "Ben 18 yaşından beri milli görüşün içersinde çeşitli kademelerde bulundum. İlçe başkanı, il başkanı, gençlik kolları başkanı.... Ama bir yerlere getirilirken hep zorla yane istenmeyerek getirildim. Sırf adam yok diye. Bu işlerle uğraşmak okadar kolay değil di hele o zamanlar. Her yükselişimde bir tırnak kazıntısı, bir ter vardır. Ama bugün bana siyonist diyenler bugün beni suçlayanların hepsi partiye yuakrdan girmiş isimler. Direk gelip koltuğa oturmuş isimler, milli görüşe zerre kadar katkısı olmamış insanlar!"
Sayın başbakan yapmış olduğu açıklamalara katılmamak elde değil! Zira kendisini partiyle bütünleştirmeye çalışıp, Refah Partisinin eski Konya mitinginde oğlunu yerine veliaht gösteren Erbakan'ın aklında dava, görüş felan değil koltuk sevdası vardı.
Ama birileri sayın Erbakan'ın sevdasına taş koymuştu. Artık yeni lider olarak Erbakan'dan sonra o isim gösteriliyordu. O da Recep Tayyip Erdoğan'dı. Artık Erbakan ile Erdoğan arasında uçurumlar açılmıştı. Erdoğan'ın belediye başkanlığını onaylamayan Erbakan parti tabanı etkisiyle bunada mecbur kalmıştı. Erbakan artık iyice endişelenmişti, çünkü artık karşısında rakip olarak gördüğü Erdoğan vardı.
Velhasılkelam yıllar geçti saatler aktı ömürler kısaldı derken. Erdoğan başbakan oldu, Erbakan hala mücahid olarak kaldı. Benim tespitim şu Milli Görüş olarak adlandırılan davayı devam ettiren Erbakan değil Erdoğan'dır. Ama artık dava bir şekil almıştır. Artık bu dava herkese açıktır sağcısınada solcusunada! En doğursuda bu değilmidir dostlar?
Selçuk TANRIVERDİ