Berika
08-02-2008, 17:58
MİLLİ İRADE ÇAĞI BAŞLIYOR
ABDULLAH ABDULKADİROĞLU
Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla ülkemde bir çağ kapanıyor, bir çağ açılıyor. Peki bu nasıl bir çağ ?
Türkiye için başlayan yeni dönem, bir çağın kapanması yeni bir çağın açılması gibi önemli.
Statüko çağı kapanıyor milli irade çağı açıldı.
Bir millet tek yürek olarak gösterdiği güçlü iradesiyle artık geleceğine başka güçlerin müdahale etmesine karşı çıktı ve yeni bir çağın kapılarını açtı.
Bir millet kendisine dayatılanın karşısına dikilerek artık kendisi olmak istediğini haykırdı.
Bir millet dimdik durarak bir mücadeleyi kazandı.
Bu mücadele Ak Parti’nin kapatılmaması mücadelesi gibi görünse de aslında bir milletin ayağa kalkışının destanı.
Bu mücadele bir milletin anasının babasının hep iç acısıyla yaşadığı ve hiç içine sindiremediği bir baskının kırılma mücadelesi.
Bu mücadele bir milletin evlatları için korkusuz yarınlar adına verdiği mücadele.
Bu mücadele bir milletin prangalarını kırıp şahlanmasının mücadelesi.
Bu mücadele 27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta milletin içini kan ağlatan ama başaramadığı, baş kaldıramadığı bir mücadele.
Bu mücadele anaların yüreğine taş bastığı bir mücadele.
Bu mücadele yavruların yetim kaldığı bir mücadele.
Bu mücadele milletin dolu olduğu bir mücadele.
İşte onun için Anayasa Mahkemesi başkanının sözleri bu ülkede bir çağın kapanıp yeni bir çağın başladığını ilan etti.
Bu çağın adı milli irade çağı.
Haşim Kılıç; bundan böyle meselenizi mecliste millet iradesinin adresinde çözün dedi.
Bu cümleleri inanın milyonlarca insan belki gözyaşları içinde dinledi.
Çünkü Türkiye’nin özlediği, on yıllardır hasretini çektiği sözlerdi bunlar.
Bir müjdeydi.
Ama milleti coşturan bu sözler bazılarını çılgına çevirdi.
Bütün ömürlerini milli iradeye karşı cephe alarak geçirenler, varlıklarını millete hükmederek sürdürenler kendi çağlarının kapanıyor olması sebebiyle ne yapacaklarını şaşırdı.
Yüksek Mahkemenin kararını önemsizleştirme çabaları işte bundan.
Düne kadar kapısında yatıp kalktıkları Anayasa Mahkemesini hain ilan etmeleri işte bundan.
Hiçbir zaman görmek istemedikleri bu ülkenin gerçek sahipleriyle şimdi yüz yüze geldiler.
Hem de milyonlar, karşılarına dağ gibi dikildi.
Ve milleti tanımayanlar artık tası tarağı toplayıp gitme vaktinin geldiğini anladı.
Millete karşı plan yapanlar bu milletin ülkesini teslim etmeyeceğini anladı.
Millete pusu kuranlar bu milletin bu kadar güçlü olduğunu belki de hiç ummamışlardı.
Millete düşman olanlar bu milletin bu kadar sağlam duracağını akıllarından geçirmemişti.
Artık millet kendi sorunlarını kendi çözecek.
Artık millet geleceğine müdahale ettirmeyecek.
Artık millet darbelere, dayatmalara, baskılara boyun eğmeyecek.
İşte bunun için ülkemde bir çağ kapanıyor, bir çağ açılıyor.
İşte bunun için bu yeni çağın adı Milli İrade Çağı.
Bu çağda milletin dediği olacak, bu çağda millet aşağılanmayacak, bu çağda millet hor görülmeyecek.
Bu çağda ülkem şaha kalkacak,
Bu çağda Türkiye’nin karşısında kimse duramayacak.
Ve bu çağda; Lazı, Çerkezi, Kürdü, Türküyle ülkem yeni bir destan yazacak.
ABDULLAH ABDULKADİROĞLU
Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla ülkemde bir çağ kapanıyor, bir çağ açılıyor. Peki bu nasıl bir çağ ?
Türkiye için başlayan yeni dönem, bir çağın kapanması yeni bir çağın açılması gibi önemli.
Statüko çağı kapanıyor milli irade çağı açıldı.
Bir millet tek yürek olarak gösterdiği güçlü iradesiyle artık geleceğine başka güçlerin müdahale etmesine karşı çıktı ve yeni bir çağın kapılarını açtı.
Bir millet kendisine dayatılanın karşısına dikilerek artık kendisi olmak istediğini haykırdı.
Bir millet dimdik durarak bir mücadeleyi kazandı.
Bu mücadele Ak Parti’nin kapatılmaması mücadelesi gibi görünse de aslında bir milletin ayağa kalkışının destanı.
Bu mücadele bir milletin anasının babasının hep iç acısıyla yaşadığı ve hiç içine sindiremediği bir baskının kırılma mücadelesi.
Bu mücadele bir milletin evlatları için korkusuz yarınlar adına verdiği mücadele.
Bu mücadele bir milletin prangalarını kırıp şahlanmasının mücadelesi.
Bu mücadele 27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta milletin içini kan ağlatan ama başaramadığı, baş kaldıramadığı bir mücadele.
Bu mücadele anaların yüreğine taş bastığı bir mücadele.
Bu mücadele yavruların yetim kaldığı bir mücadele.
Bu mücadele milletin dolu olduğu bir mücadele.
İşte onun için Anayasa Mahkemesi başkanının sözleri bu ülkede bir çağın kapanıp yeni bir çağın başladığını ilan etti.
Bu çağın adı milli irade çağı.
Haşim Kılıç; bundan böyle meselenizi mecliste millet iradesinin adresinde çözün dedi.
Bu cümleleri inanın milyonlarca insan belki gözyaşları içinde dinledi.
Çünkü Türkiye’nin özlediği, on yıllardır hasretini çektiği sözlerdi bunlar.
Bir müjdeydi.
Ama milleti coşturan bu sözler bazılarını çılgına çevirdi.
Bütün ömürlerini milli iradeye karşı cephe alarak geçirenler, varlıklarını millete hükmederek sürdürenler kendi çağlarının kapanıyor olması sebebiyle ne yapacaklarını şaşırdı.
Yüksek Mahkemenin kararını önemsizleştirme çabaları işte bundan.
Düne kadar kapısında yatıp kalktıkları Anayasa Mahkemesini hain ilan etmeleri işte bundan.
Hiçbir zaman görmek istemedikleri bu ülkenin gerçek sahipleriyle şimdi yüz yüze geldiler.
Hem de milyonlar, karşılarına dağ gibi dikildi.
Ve milleti tanımayanlar artık tası tarağı toplayıp gitme vaktinin geldiğini anladı.
Millete karşı plan yapanlar bu milletin ülkesini teslim etmeyeceğini anladı.
Millete pusu kuranlar bu milletin bu kadar güçlü olduğunu belki de hiç ummamışlardı.
Millete düşman olanlar bu milletin bu kadar sağlam duracağını akıllarından geçirmemişti.
Artık millet kendi sorunlarını kendi çözecek.
Artık millet geleceğine müdahale ettirmeyecek.
Artık millet darbelere, dayatmalara, baskılara boyun eğmeyecek.
İşte bunun için ülkemde bir çağ kapanıyor, bir çağ açılıyor.
İşte bunun için bu yeni çağın adı Milli İrade Çağı.
Bu çağda milletin dediği olacak, bu çağda millet aşağılanmayacak, bu çağda millet hor görülmeyecek.
Bu çağda ülkem şaha kalkacak,
Bu çağda Türkiye’nin karşısında kimse duramayacak.
Ve bu çağda; Lazı, Çerkezi, Kürdü, Türküyle ülkem yeni bir destan yazacak.