fatih kısaparmak balon baskılı balon Mina’da şeytan, Wall Street’te kapitalizm taşlanıyor. Bayramınız mübarek olsun! - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mina’da şeytan, Wall Street’te kapitalizm taşlanıyor. Bayramınız mübarek olsun!


Özgür Çağrı
11-19-2011, 01:13
Abdurrahim şen 05 11 2011 Time Türk

Doğuşu ile birlikte XIX. Yüzyılın başında yol açtığı iki büyük dünya savaşı ve bölgesel savaşlarda 200 milyon insanın ölümüne yol açan batı uygarlığı ürettiği ve küresel çapta yaygınlaştırdığı vahşi kapitalist sistemi ile de her yıl 30 milyon insanın ölümüne neden olmakta, 1 milyar insanı açlık sınırının altında her an ölümle yüz yüze bir yaşama mahkum etmektedir.

Dünyanın kaynaklarını sömürerek kendi kıtasında temerküz etmesini sağlayan muhteris kapitalist sistem önce servetlerini sömürdüğü Müslüman halklarca taşlandı şimdi de kendi mabedinde, küresel finans merkezi olan Wall Street’te kendi insanları tarafından taşlanıyor.

ABD'nin Nobel ödüllü ekonomi profesörlerinden Paul Krugman, New York'taki Wall Street protestola rını, Wall Street'i elinde tutan bir avuç burjuvanın karmaşık mali dolaplar çevirerek zengin olmalarına dayandırmakta ve bu kesimin Amerikan oligarşisini temsil ettiğini ifade etmektedir. timeturk.2011/10/10 /yuzde-99-sokakta-yuzde-1-panikte Demek ki demokrasinin mabedi Amerika’da da bir oligarşi var. Demek ki demokrasi kendisini üreten batılı ülkelerde de oligarşinin türemesine engel olamamış. Şimdi birileri Paul Krugman’ın dediği gibi bu gerçeklere işaret eden herkesi şeytanlaştırıp sahneden kaybol malarını arzulayacaklardır.

İslam coğrafyasının kalbinde cereyan eden son derece görkemli, gayet asil ayaklanmaları hemen her fırsatta batılı anlamda özgürlük ve demokrasi, liberal dünyaya eklemlenme talepleri olarak yorumlama heveslisi olan eski sosyalist şimdinin liberal aydınları Wall Streette, kapitalizmin mabedinde yükselen öfkeyi nasıl yorumlayacaklar?

Bu insanlar ne istiyor? Modası geçmiş Sosyalizmi mi? Yoksa kendi halkları nezdinde bile kıymeti harbiyesi kalmamış Liberalizmi mi? Yok, yok siz liberalizmden vazgeçmediğiniz sürece halklar başka bir şey istemiş olamaz. Ya da liberalizmden başka bir şey istemiş olmaları için sizlerin yeni bir Rönesans icad etmiş ve yaratıcı aklınızdan çıkan bu yeni uygarlığı onlara armağan etmiş olmanız gerekir!

Heyhat değil sizlerin tanzimattan bu yana öykünüp durduğunuz, uğrunda ümmetin coğrafyasında işlenen şenaatlere, işgallere, katliamlara ve Müslüman halkları açlığa, yoksulluğa ve geri kalmışlığa mahkum eden emperyal politikaları karşısında sukut ettiğiniz bu köhnemiş uygarlığı üreten batının dahi ne yeniden bir Rönesans ne de farklı bir ideoloji üretecek beyinleri yok artık.


“Allahtan başka taptıklarınız, topu bir araya gelseler, (bütün entelektüel birikimlerini, ortak akıllarını birleştirseler) bir sineği dahi yaratamazlar. İsteyen de, istenen de aciz!” (Hac. 73)

İşte son küresel kriz karşısında batılı entelajansiyanın ibretamiz; hakkı kısmen dahi olsa teslim eden ve çaresizliklerini ortaya koyan itirafları:

Aşırı laik tutumuyla bilinen Tchalindz dergisinde editör M. Bovis Fensson’un başlangıç yazısı olarak kaleme aldığı “Papa ve Kur’an” başlıklı makalesi iktisadi çevrelerde büyük tartışmalara neden oldu. Yazar kapitalizmi sorguladığı yazısında vahşi olarak nitelendir diği kapitalizmin insanlığı yok olmanın eşiğine getirdiğini ifade etmektedir. Fensson makalesinde kilisenin tutumuna alaycı bir gönderme yaparak “Bizim ve ban kalarımızın içinde bulunduğu krizi anlamak ve üstesinden gelebilmek için İncil’den daha çok Kur’an’ı okumamızın gerekliliğine inanıyorum. Şayet banka ları yönetenler Kur’an’da yer alan hüküm ve öğretilere kulak verseler ve söz konusu öğretileri tatbik etselerdi felaket ve kriz bu ölçüde içinden çıkılmaz hale gelmezdi. Asla para parayı doğurmaz!” diyor.

Aynı şekilde “Le Journal d Finans” dergisi editörü Roland Locsin daha cüretkarane davranarak açık yüreklilikle, aşırı spekülatif uygulamalar ve manipülasyonlar sonucu meydana gelmiş olan ve küresel çapta mali piyasaları sarsan bu krizin önünün alınabilmesi için mali ve ekonomik alanda kaçınılmaz bir şekilde İslam hukukunun uygulanması çağrısında bulundu. ''Wall Street İslam Hukuk öğretilerini benimsemeye hazır mı?”başlıklı makalesinde Locsin kapitalizmi tarihe gömecek ciddi tehdit algılamasına yer verirken, acilen durumu kurtarmak için alternatif seçenekleri araştırmanın zaruretine dikkat çekmektedir. Son derece çarpıcı bir dizi önerilerde bulunan Locsin’in önerilerinin ilk sırasında dini inançları ve seküler karakterine aykırı olmasına rağmen İslam hukukunun (iktisadiyata dair) öğretilerinin uygulanması gelmektedir.

Yine Nobel ödüllü Fransız ekonomist Maurice Allais yıllar öncesinden vahşi kapitalizmin öncülüğünde küresel ekonominin içine sürüklendiği ekonomik krizden çıkması için faizlerin sıfıra indirilmesi ve vergi oranlarının %’de 2’lere düşürülmesini öneriyordu (Ayrıntılar için bkz. http://www.alukah.net/World_Muslims/1214/3723/)

Dikkatle bakıldığında bunun; faizi tamamen haram kılan ve zekâtı %’de 2,5 olarak öngören İslam iktisadi sistemine paralel bir çözüm arayışı olduğu anlaşılmaktadır.

Batının akil adamları, entelajansiyasının gezegenimizin kaynaklarını sömürmek ve insanları köleleştirmek için icad ettikleri vahşi ideolojilerini ne önünden ne de ardından batıl hiçbir şeyin asla bulaşmayacağı hikmet sahibi Rabbimizin dini ile yamama çabaları elbette onları krizden kurtaramayacaktır. Fransiz Fukuyama’nın “Tarihin sonu ve liberalizmin zaferi” tezinin üzerinden birkaç on yıl geçmeden batılı akil adamların gerçekte bir uygarlık krizi olan küresel krizi atlatmak adına, yok etmek için çırpındıkları Allah’ın dinine çare aramak üzere yönelmeleri “Liberalizmin sonu ve İslam’ın zaferine” işaret etmektedir.

Lakin insanlık tarihin değil “Liberalizmin sonunun geldiğini ve İslam’ın zaferini” ilan edecek, sadece iktisadi krizlere değil tüm yaşam alanlarına ilişkin insanlığın sorunlarına İslami çözümleri bir manifesto niteliğinde ortaya koyacak en az Fukuyama kadar cesur İslam alimlerini, ilahiyatçılarını ve ekonomistleri özlemle beklemektedir.

“Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı…”
(Ali-İmran: 187)