fatih kısaparmak balon baskılı balon MUTLULUK ÇIPLAKTIR - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : MUTLULUK ÇIPLAKTIR


Ayşe_Berra
07-28-2008, 03:21
MUTLULUK ÇIPLAKTIR

İnsan yapayalnız bir varlık. Üstelik bu yalnızlığı her zaman çaresizliğe bürünebilir. İşte o zaman öleceğini bilen bir kurt gibi sessiz sedasız gruptan ayrılır ve arkasında günbatımı kızıllığının gölgeler emziren şehveti, bilinmeze çeker gider. Bu bilinmezlik yalnızlık ile çaresizliğin ötesinde kendini yeniden var edebilmek için ölümüne ama başı dik bir gidiştir.
Dolayısıyla insan her zaman yalnızlığını ve çaresizliğini örter. Kimse o yoksulluk anında kendisini görsün istemez. O an insanın en zayıf anıdır. Buruk bir gülümseme bile değse yaralanır. “Seni anlıyorum” diyen bir bakış bile değse kanar. “Seni seven birileri var, seninle olmak isteyen, sana destek olmak isteyen, yalnızlığını, çaresizliğini paylaşabilecek” birisi var bakışı kör bir elmasın camı kesmek yerine çizdiği gibi insanın yüreğini çizer.

Üzüntünün, derdin, kederin, sıkıntın üzeri kapalıdır. Yalnızlığı sever üzüntü. Melankoliyi… Yalnızlığın bir ironiye, bir metafora da ihtiyacı yoktur… Ve üzüntü paylaşıldıkça azalıyormuş gibi gelir ama bu yöndeki bütün paylaşımlar üzüntüyü azaltmaz sadece küllendirir.


***

Mutluluk ise çıplaktır. Paylaşılmayı bekler. Paylaşıldıkça çoğalır. Çoğaldıkça herkesi kendisine boyar. Bu boya insanın boyasıdır. Bu boya insanın ince varlığının, yaratılışındaki tılsımın rengidir. Bütün mecazlar ve ironiler onun içindir… Anlaşıldıkça, benzetildikçe derinleşir… Bu boya insanın ruhunun aslında yalnız ve çaresiz olmayacağı, mutlaka çıkış yolunun olduğu, insanın aslında yalnız ve çaresiz değil sadece böyle bir şeye kendini inandırdığı için böyle hissettiğinin iç kimyasıdır.
En katı insanlar bile gülümseyen bir yüz karşısında sert, keskin, kırıcı, üzücü bir tavır alamaz.
En katı insanlar bile sevinen birisi karşısında “Niye seviniyor bu insan” diye sormaz En fazla “Delimi ne?” der geçer

***

Mutluluk çıplaktır ve bulaşıcıdır. Gülümseyen bir yüzün, mutlu bir insanın, coşkulu bir grubun karşısında kimse asık bir surata tutunamaz, çözülür.

Gülümseyen bir yüz insanın kendisine olduğu kadar etrafına da iyi gelir.
Bütün kimyalardan, ilaçlardan, şifalı otlardan daha kolay hazırlanır mutluluk, üstelik vakit de almaz. Ama nedense insanoğlu mutluluğa mesafeli mutsuzluğa, hüzne ve yalnızlığa daha yakındır. Soyunmayı istemez kimse. Sanki soyunduğunda, sanki gülümsediğinde ayıplı bir varlıkmış gibi ortada kalıverecekmiş hissine kapılır.

Hatta şöyle bir şey vardır, soyundukça o kimseye göstermek istemediği, başı dik bir kurt gibi ölümü beklediği ve belki umutsuz doğumu beklediği o yerde hüznünü, melankolisini, yalnızlığını gün yüzüne çıkardığından habersizdir. Bunun ayıp olmadığını ama mutlu olmanın, gülümsemenin bir ayıp olduğunu anlayamaz.

***

Fantastik bir şey gibi gelebilir ama belki önümüzdeki eğitim öğretim döneminde yaz boyunca bu konuda eğiteceğimiz sınıf öğretmenlerimiz öğrencilerimize gülümseme ve mutlu olmanın yolları konularında dersi vermeli. Öyle ya mutluluk çıplaktır ve herkesin yüzünü ve içini hüzünden, yalnızlıktan soyunabilme cesareti gösterdiği yerde bu çıplaklık ayıp olmasa gerek. Üstelik gülümsemeyi öğrenmek hayatın bize vereceği bütün derslerden daha kolay… Düşünün gülümseyebildiğiniz kadar hayatta sınıf atlıyorsunuz. Böyle bir şey mümkün değil mi dersiniz?

Bence mümkün!
Öyle ya, gülümseyen bir yüzün bütün kapıları açabilecek sihirli bir anahtar olduğunu öğrenebilirsek surat asmanın kimsenin hakkı olmadığını da öğrenebiliriz. Çünkü buna çok ihtiyacımız var ve bunu hak ediyoruz.

Ali Ulurasba

ümitli_bekleyis
07-28-2008, 15:26
Üzüntünün, derdin, kederin, sıkıntın üzeri kapalıdır. Yalnızlığı sever üzüntü. Melankoliyi… Yalnızlığın bir ironiye, bir metafora da ihtiyacı yoktur… Ve üzüntü paylaşıldıkça azalıyormuş gibi gelir ama bu yöndeki bütün paylaşımlar üzüntüyü azaltmaz sadece küllendirir.

Öyle ya, gülümseyen bir yüzün bütün kapıları açabilecek sihirli bir anahtar olduğunu öğrenebilirsek surat asmanın kimsenin hakkı olmadığını da öğrenebiliriz. Çünkü buna çok ihtiyacımız var ve bunu hak ediyoruz.

:-* :)
Sağol canım paylaştığın için ...

Ayşe_Berra
07-29-2008, 03:04
Üzüntünün, derdin, kederin, sıkıntın üzeri kapalıdır. Yalnızlığı sever üzüntü. Melankoliyi… Yalnızlığın bir ironiye, bir metafora da ihtiyacı yoktur… Ve üzüntü paylaşıldıkça azalıyormuş gibi gelir ama bu yöndeki bütün paylaşımlar üzüntüyü azaltmaz sadece küllendirir.

Öyle ya, gülümseyen bir yüzün bütün kapıları açabilecek sihirli bir anahtar olduğunu öğrenebilirsek surat asmanın kimsenin hakkı olmadığını da öğrenebiliriz. Çünkü buna çok ihtiyacımız var ve bunu hak ediyoruz.

:-* :)
Sağol canım paylaştığın için ...


:-* :-* Okuduğun için teşekkürler. (+)

Hıfz-ı lisan
08-03-2008, 02:21
Bu yazarı hiç duymadım ama sayende okuyucusu oldum abla.. Teşekkürler..+ :)

Ayşe_Berra
08-05-2008, 02:31
Bu yazarı hiç duymadım ama sayende okuyucusu oldum abla.. Teşekkürler..+ :)


Oku pişman olmayacaksın. ben teşekkür ederim hem kendi adıma hem Ali abi adına... :)