fatih kısaparmak balon baskılı balon NİÇİN ÖRTÜNÜYORUZ - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : NİÇİN ÖRTÜNÜYORUZ


ümitli_bekleyis
02-15-2008, 03:07
Tahrik bütün zaman, mekan ve şahıslar için aynı sebeplere dayanmaz ve aynı sonuçları doğurmaz.

İslam'ın örtünme emri yalnız kadınlara ait değildir; erkekler de belli yerlerini örterler ve her iki cins, hem kedilerinin hem de başkalarının iffetlerini korumak için -en azından karşı tarafı tahrik edecek davranış ve giyinme biçiminden uzak durarak- gayret ederler. İslam'da örtünmenin özet olarak gerekçesi budur. Bunu anlamakta güçlük çekenlerin din, kültür ve medeniyetleri farklıdır; bu sebeple de anlamamaları tabiidir. Bu takdirde “anlamayı bırak, karşılıklı olarak tahammül etmeye bak” demek gerekir.

Şimdi başörtüsüne karşı olanların anlayış ve tahammüllerine bakmaya devam edelim. Psikiyatr Prof. Ekşi bakın ne diyor:

“İhsan Doğramacı'nın YÖK Başkanlığı döneminde türbanla üniversiteye giriş bir yasaklanır gibi oldu, bir gevşetildi. Bu sırada siyah çarşaf ve siyah peçeli, siyah çorap, siyah eldivenli üniversiteli kızlar gruplar halinde İstanbul sokaklarında dolaşmaya başladı. Marmara Üniversitesi'nden bir öğretim üyesi, böyle dolaşmanın bir 'rayici' olduğunu, bu kızların 1000 dolar kazandığını, 10 kızın çarşaf giymesini başaranlara da bir otomobil verildiğini anlatmıştı.”

Bir bilim insanı bu asparagas habere inanır ve bunu ilmi bir yazıda gerçekmiş gibi kullanırsa ona bir diyeceğimiz kalmaz.

Ve devam ediyor:

“Bütün bunlar ülkemizde yaşandı. Psikoloji diliyle konuşursak, gençlik dönemi, kişiliğin kesin şeklini almakta olduğu önemli bir dönemdir. Eğer bir kız, hangi nedenle olursa olsun, tüm gençlik yıllarında örtünürse, örtünmeyi kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak benimseyecektir. Üniversite bitiminde kamuda çalışmayı veya üniversitede öğretim üyesi olmayı isteyen bir kızdan artık tesettürden sıyrılmasını bekleyemeyiz. Üniversite yıllarında kapanmak, kapanmayı desteklemek ve özendirmek bu nedenle çok karamsar bir tablo çıkarıyor önümüze.”

İnsan hakları belgeleri ve demokratik anayasalar, reşid oluncaya kadar çocuklarına, ana babaların, kendi inançlarına uygun eğitim ve öğretim yaptırma hakkını tanıyor. Bu sebeple dinsiz olan çocuklarını dinsiz, dindar olan da dindar yetiştirmek için çaba gösteriyor. Ben de aynen bu psikiyatr gibi itiraz ve şikayet ederek şöyle diyebilirim: “Eğer bir kız, hangi nedenle olursa olsun, tüm gençlik yıllarında dinden uzak, başı açık olursa (ona böyle bir eğitim verilirse bunu) kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak benimseyecektir…” Peki birilerinin dinden uzak yetiştirme hakkı oluyor da diğerlerinin dindar yetiştirme hakkı niçin olmuyor?

Ve devam ediyor:

“Üstelik bir kere İslami giyim başlayınca, tıpkı Fas, Malezya, Cezayir, Afganistan, Endonezya ve İran'da olduğu gibi bunun durdurulamayacağının, hem kadının hem erkeğin tüm yaşam biçiminin yavaş yavaş değişeceğinin bilincinde olan büyük bir öğretim üyesi ve öğrenci kesimi var. Türkiye'nin geleceği açısından bu tehdidin farkında olan bir öğretim üyesinin tesettürlü öğrenci karşısında duygularına ve öfkesine hâkim olabilmesi kolay değildir, kısaca öğrenci ile öğretim üyesi karşı karşıya gelecek, öğrenci iki kampa ayrılacaktır.”

Sayın Ekşi dindarlığı tarif ediyor ve bunun tahammül edilemez olduğunu söylüyor. Evet dindarlık tam da budur: İman ve ibadet, haram-helal çizgisine riayet ederek yaşamayı, böyle yaşama hayatın bütününde dindar olmayı davet eder. Buna niçin itiraz ediliyor ve ne hakla engellemek isteniyor. Birileri açık saçık, geleneğimize göre ahlaksızlık sayılan bazı davranışlarla toplum içinde yaşıyor, dindarlar bunlara tahammül ediyorlar, laikçiler niçin farklılara tahammül edemiyorlar? Bu durumda kim uygar, kim ilkel ve gerici oluyor?

Türkiye'de yıllarca örtünen ve örtünmeyen öğrenciler, namazını kılan ve kılmayan, orucunu tutan ve tutmayan vatandaşlar yan yana yaşadılar; araya tahrikler, provokasyonlar, fitne ve fesatlar sokulmadıkça bu durum ne kaosa sebep oldu ne de kamplaşmaya!

HAYRETTİN KARAMAN

CeVHeR
02-15-2008, 04:10
Başörtüsü yasakçılarının elle tutulur hiçbir gerekçeleri yok. Az önce 32. Gün' ü seyrettim. Hayatta seyretmem ama Abdurrahman Dilipak' ı görünce baktım biraz. Sadece Dilipak hepsini susturmaya yetiyor. Bilimsel ve mantıklı konuşan tek insan.
Yasakçılar sayfalar dolusu konuşuyor, Dilipak bir cümlede hepsinin tezlerini çürütüp kıpkırmızı ediyor.
Yalnız o üniversite öğrencilerinin halini görrdüm de eyvah ki ne eyvah. Hep kalıplaşmış klasik laflar. Biz laik Atatürk çocuklarıyız. Cumhuriyeti yıktırmayız. Hep aynı laflar.
Öğrencilerden birisi şeriat hakkında olur olmaz laflar etmeye başladı. Dilipak' ın cevabı:
-Bilgi sahibi olmadan, kanaat sahibi olma.
Şeriatın kelime manasını bilmeyen üniversite gençliği...

ümitli_bekleyis
02-15-2008, 04:27
Laik Atatürk çocuklarıymış peh.. Geçmişimiz adına bir sınav yapsak hepsi tökezler, lafları boylarından büyük ..

Bir ara ben de bakıyordum.Ama son zamanlar da o kadar sabrım yok.Çok sinirleniyorum Abuk subuk konuşanları görünce.Özelikle tartışma programlarındaki öğrencilerin içler acısı hali.O bilmiş, güya görmüş geçrimiş tavırları insanı çileden çıkarır.Çok ezbere konuşuyorlar gerçekten.Bir de bu tür programlar da iyi şak şakçıları oluyor bunların.Daha bir havalanıyor, efeleniyorlar .Kısacası konuklar bazen adam gibi olsa da programın seyri pek iç açıcı olmuyor bana göre...

CeVHeR
02-15-2008, 04:32
Haklısın o şakşakılar tam bir komedi. Serserinin biri çıkıp da Dilipak' a soruyor:
- Bugün başörtüsüne serbest bırakanlar, yarın Türkçeyi arapçalaştırmak istemezler mi?
Salonda kızılca kıyamet kopuyor. Sadece laf olsun diye alkışlıyor alkışlayanlar. Daha ne söylendiğini bile anlamıyorlar. Türkçe arapçalaştırılmaz. Eğer öyle birşey olacaksa Türkçe kaldırılır, yerine arapça getirilir. Bunu bile düşünemiyorlar...

ümitli_bekleyis
02-15-2008, 04:38
Haklısın o şakşakılar tam bir komedi. Serserinin biri çıkıp da Dilipak' a soruyor:
- Bugün başörtüsüne serbest bırakanlar, yarın Türkçeyi arapçalaştırmak istemezler mi?
Salonda kızılca kıyamet kopuyor. Sadece laf olsun diye alkışlıyor alkışlayanlar. Daha ne söylendiğini bile anlamıyorlar. Türkçe arapçalaştırılmaz. Eğer öyle birşey olacaksa Türkçe kaldırılır, yerine arapça getirilir. Bunu bile düşünemiyorlar...


Ne soru ama :D Eminim Dilipak 'ı köşeye sıkıştırdım, hadi nerede alkışlarım diye etrafa da bakınmıştır. Çok düşündü mü acaba bu soru için merak ettim.Söz alırken de başı dik ve gözlerinden özgürlüğe inat bir ateş fışkırıyordur.Türkçe arapçalaşacak ya :D Güya Atatürkçü , çağdaş ve laikler ya ::) Allah akıl, fikir ve mantık versin .Ah ah ..

CeVHeR
02-15-2008, 04:46
İzlediğim bölümünde Dilipak' ı köşeye sıkıştırabileni görmedim. Türkiye' deki bütün üniversite öğrencileri ve onların yasakçı hocaları birleşse Dilipak' ı geçemezler. Dilipak' ı görünce şaşırdım zaten. Mehmet Ali Birand nasıl onu almış konuk olarak. Halbuki böyle programlarda alt edilebilecek isimleri çıkartırlardı hep...

ümitli_bekleyis
02-15-2008, 04:53
En azından o dilimize balta vurulacağına inanan şarlatan köşeye sıkışacağını düşünerek söylemiştir.Evet arada çıkarıyor böyle kişileri Birand ama karşısına da mutlaka adamın konuşmasına izin vermeyecek kadar zırvalayan birilerini koymuştur.Düzgün insan gelse de muhattapları öyle olur mu ? Nasıl nemalanacaklar bundan ?

CeVHeR
02-15-2008, 04:57
Muhattaplarından birisi Koç Üniversitesi Öğretim görevlisi, biri de Cumhuriyet Kadınları derneği başkanı geveze bir kadın...