fatih kısaparmak balon baskılı balon Paranoya sevgilim... ( AHMET HAKAN COŞKUN ) - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Paranoya sevgilim... ( AHMET HAKAN COŞKUN )


CeVHeR
01-16-2008, 03:29
Tamam... Şu "Devr-i AKP" denilen dönemde, başını birazcık boş bırakacağımız kızımızın, "Muhafazakár bir davulcu"ya kaçma ihtimali çok ama çok yükselmiştir.

Yani endişelere gark olmakta baştan sona haklıyız...

Ve fakat... "Endişeliyiz/Haklıyız" diye de hepten "Laikçi teyze paranoyası"na teslim olamayız!

Her olaydan bir "Şeriat hevesi" çıkarma, her dinsellikte bir "Siyasal İslam arzusu" yakalama, her sakallıyı "Usame Bin Ladin" sanma hastalığının bizi sarıp sarmalamasına izin vermemeliyiz.

Eğer izin verirsek, Allah korusun, aşağıda anlatacağım "Trajikomik öykü"nün kahramanı olma talihsizliği bizi de bulabilir.

* * *

Öykümüz şöyle bir şey:

Ülkemizin yetiştirdiği usta sahne tasarımcılarından ve laikliği en azından üç göbektir hiç tartışılmamış Canan Göknil, bir tiyatro severden bir mektup alır...

Son zamanlardaki "Laikçi teyze paranoyası"na saplanmış olan tiyatro severimiz, mektubunda Canan Göknil’i şu şekilde sigaya çekmektedir:

"Canan Hanım... İnternetteki sitenizde hayat hikayenizi okudum. Çok etkileyici bir geçmişiniz var. ’Lüküs Hayat’ operetinin kostümlerini de siz yapmışsınız. ’Lüküs Hayat’ın 1950 temsilinde, yani bundan 57 yıl önce, dansçı bayanların süper mini etekle sahne aldıklarını fotoğraflardan görüyoruz. Oysa 2007 model olan ve kostümlerini sizin yaptığınız ’Lüküs Hayat’ta dansçı bayanların kostümleri tam bir şeriat tiyatrosunu çağrıştırır gibi yerleri temizleyecek uzunluktadır. Bu kostümleri gerçekten inanarak mı yaptınız? Yoksa birilerinden mahalle baskısı mı gördünüz? Avrupa görmüş, İtalya’larda eğitim almış birisine bu tasarımları hiç yakıştıramadım. Yazıklar olsun."

* * *

Ben bir şey demeyeyim de, sözü Canan Göknil’in bu "laikçi tiyatro sever"e gönderdiği mektuba bırakayım.

İşte Canan Göknil’in yanıtı:

"Beyefendi... 28 yıllık meslek hayatımda ailem, mahallem, dostlarım ve tiyatrom bana hiçbir baskı uygulamadı, uygulamaya da kalkışmadı. İlginizi çekmiş olan ’Lüküs Hayat’ oyunu, tam 24 senedir İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynuyor. Araştırmanızı doğru yapabilseydiniz, bu oyunun, 1984 yılında, ANAP’lı Bedrettin Dalan’ın belediye başkanı, Gencay Gürün’ün Genel Sanat Yönetmeni olduğu dönemde sahneye konulduğunu ve kostümlerinin de o tarihten bugüne değişmeden devam ettiğini görürdünüz. Sizin tabirinizle ’etekleri yerleri süpüren dansçı bayanlar’ meselesine gelince... O dansçı kızlar, oyunda ’evdeki maskeli balonun davetlileri’ni canlandırmaktadır. Oyunun geçtiği dönemlerde gece davetlerinde hanım misafirler, uzun gece elbiseleri, beyler de frak giyerlermiş."

* * *

Biliyorum... Bu memlekette her gece, "Her yer muhafazakárlaşsa... Her yer türban olsa... İçki hiçbir yerde satılmasa... Şu küffarı bir tepelesek" rüyaları görenler çoktur...

Bu rüyayı görenlerin bir kısmı şu an memleketin en tepe noktalarını tutmaktadır.

Bu yüzden "Uyanık" olmaya varım...

Ama iş paranoyaya geldiğinde... İşte ben orada yokum...

Korumalı bir klasik müzikçiye üç soru

Dün bizim mahallede dolaşırken birden karşıma Fazıl Say çıkmasın mı? "Selam/kelam" faslından sonra "profesyonel deformasyon"un etkisiyle, ayaküstü "Üç soru/Üç cevap" tarzında kısa bir mülakat patlattım... Buyurun, "Korumalar arasındaki bir klasik müzikçinin son sözleri"ne...

AHMET HAKAN Görüyoruz ki "Yakın korunma" olayına girmişsin... Korumalar arasında kalmak insanı hangi duygulara sürüklüyor?

FAZIL SAY Bir klasik müzikçi için tabii ki çok tatsız ve alışılagelmişin çok ötesinde bir durum... Korumalar çevremde, tiyatroya gidiyorum... Utanıyorum bir yandan kendi adıma... Bu durumlara düşmek adına... Ve bu memleketin bu durumlara düşmesi adına... Bu arada hemen söyleyeyim: Korumalarla gitmek durumunda kaldığım Genco Erkal’ın "Sivas 93" adlı oyunu hakikaten her Türk’ün görmesi gereken bir oyun... Sarsıcı... Etkileyici...

AHMET HAKAN 418 köşe yazısı, yüzlerce haber, bir sürü polemik ve tartışma... Bunca tantanadan sonra keyifler nasıl?

FAZIL SAY Keyiflerin tamamen düzelmesi için çok konser vermem ve işime çok konsantre olmam lazım... Bazı kötü şeyleri unutmam lazım... Yeni bestem ’Ahtamar Balesi’ne de başladım, iyi gidiyor.

AHMET HAKAN Bunca yazılıp çizilen içinde seni en çok ne yaraladı?

FAZIL SAY Cahil kesimden ziyade aydın çevre zannettiğim bazı sanatçılardan, medya organlarından ve yazarlardan sıkılan kurşunlar en kötüsü oldu... Bunun ben bir tehdit ortamındayken yapılmış olması çok kırıcıydı... Bazı yazılar beni can derdi ortamına sürükledi... Üstelik o yazılarda yazılanlar da doğru değildi...

Doğruları söyle Abdullah Bey

ABD’den Musevi örgütlerinin en tepesindeki isim Moise Smith, Ankara’ya gelip, Cumhurbaşkanı Gül’ün huzuruna çıkıyor...

Smith, Cumhurbaşkanı Gül’e diyor ki: "Türkiye’deki İslamcı basının bir bölümünün Musevi vatandaşlarınızı hedef alan yayınlarından kaygı duyuyoruz."

Gül’ün buna yanıtı şöyle oluyor: "Merak etmeyin! Türk hükümeti bu tür yayınlara karşı çıkacaktır. Bunlara gereken yanıtı verecektir. Türkiye’deki Musevi kökenli vatandaşlarımız rahat olsun."

Bu yanıtı okuduğumda gülümsedim...

Musevileri hedef haline getiren gazeteye mülakat verip, "İlk sizin gazeteyi okuyorum" diyen Gül değil miydi? Ya Başbakan’ın Musevileri hedef haline getiren gazetenin sorumlusunu uçağına alma hikayesi...

Hani doğruları söyleyecektiniz Abdullah Bey!


Ahmet Hakan COŞKUN / HÜRRİYET 16/01/2008

CeVHeR
01-16-2008, 03:34
Evet, Ahmet Hakan Beyefendi, sokakta Fazıl Say' la karşılaştığını anlatarak Nişantaşı çocuğu olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
Ayrıca, Abdullah Gül' le bir husumetin olmadığını söylüyorsun ama durum apaçık ortada.
İkinci ayrıca, Hasan Karakaya' nın senin için yazdıklarından bir ders almamış olacaksın ki hala Vakit' esaldırma cesaretini gösterebiliyorsun...