fatih kısaparmak balon baskılı balon Peki bizim dükkân neden kapandı? - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Peki bizim dükkân neden kapandı?


ceyhanli
12-08-2007, 15:17
Peki bizim dükkân neden kapandı?

Rahmetli babam karakter itibariyle çok ürkek ve temkinli bir insandı. Tabiî bunun temel sebeplerini incelemeden konuşmamak lâzım. O zaman anlatayım. Aslında burada anlatacaklarım bir ölçüde bizden önceki kuşağın hikâyesine de ışık tutacaktır...
Babam daha altı yedi yaşlarında iken on bir yaşlarındaki büyük amcam ve üç dört yaşlarındaki küçük amcamla beraber; Alaşehir’i yakıp yıktıktan sonra İzmir’e doğru kaçan Yunanlılara esir düşünce, Alaşehir’den, Turgutlu’ya kadar yüz kilometre gerçek anlamda aç, susuz ve yerde ne bulurlarsa kemirmeye (affedersiniz çünkü bu kelimeden başkası o durumu tam ifade edemezdi) çalışarak yürümüşler. Sonra bir vesileyle kurtulup, aynı şekilde yanıp yıkılmış Alaşehir’e dönmüş ve hayata başlamışlar. Bu yüzden Alaşehir’de “yangından önce”, “yangından sonra” denilir, o günlerle ilgili bir olaya tarih verileceği zaman...
Sonra kendisi ilkokulu bitirmiş, tenekeci çıraklığına girmiş, on iki yaşında tenekeci dükkânı açmış. Onbeş yaşında çırağıyla resim çektirmiş. Bu başarısından dolayı o zamanki “Karagöz” gazetesinde vesikalık fotoğrafı basılarak haber yapılıp tebrik edilmiş bir adam olarak devam etmiş. Yani aslında müteşebbis biri olarak görülüyor. Ayrıca gayret ve çalışma azmi zirvede biriydi. Beni bir an rahat bırakmamasından iyi biliyorum bu özelliğini. Sonra malum kerestecilik, marangozluk derken işin büyüme imkânı gelip çattı... İşte burada rahmetlinin nefesi yetmedi. Riske giremedi, işini büyütemedi. Bütün bunları yapmayı bana teklif etti. Ama “girişimcilik ruhu”ndan fazla eser olmadığı için, ben de önce memurluğa sonra üniversiteye yelken açarak, ticaretin ve iş hayatının acımasız cenderesinden kendimi kurtardım aklımca. Çünkü “risk almamak” ve “aşırı temkinli olmak” babamın olduğu kadar benim de genlerime yerleşmişti âdeta.
İşte bu hikâye bir şirketin kültürünün oluşmasına verilebilecek en basit ve anlaşılır örnektir herhalde.
Bizden önceki nesilde bu muhtemel risklere karşı aşırı temkinli davranma kalıbının çok etkili olduğunu düşünüyorum iş hayatımızda.
Devletin bir türlü elini çekmediği ekonomik hayatta, devamlı oluşan kaos ve karmaşalar da bu davranış kalbını haklı çıkardı senelerce.
Rahmetli Özal’ın cesaretle başlattığı, sonra Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının samimiyetle ve gayretle devam ettirmeye çalıştıkları “özel sektöre dayalı” ekonomi politikaları; iş adamlarımızın sert global rüzgârları tehdit olarak değil fırsat olarak algılamalarını sağladı. Şimdilerde beşyüz milyar dolarlık ihracat hedefi konuşuluyorsa, iş adamı ve mütesebbislerimizin risk yönetimi için daha bir cesaretlendirilmeleri sayesindedir. Yanisi şirket ve yönetim kültürümüz, iyiye ve olumluya doğru yönelmeye başlamıştır. Bütün mesele bu gidişin olmadık densizliklerle inkıtaya uğratılmamasıdır.
Demem o ki, bizim dükkânın kültürü risk almaya müsait değildi...


İş Dünyamız
Resul İzmirli