Cihannur
07-05-2011, 18:42
Prof. Osman Özsoy
http://img195.imageshack.us/img195/8828/osmanozsoy.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/195/osmanozsoy.jpg/)
CHP işte şimdi madara oldu
Başbakan Erdoğan, CHP'ye yönelik bugüne kadar ki en ağır sözlerinden birini sarf etti. Parti yönetimine bayrak açan Baykal ekibi büyük bir fırsat tepti. İşte CHP'nin hali pürmelali...
Başbakan Erdoğan, bu defa gerçekten ağır konuştu.
CHP’yi inanılmaz derecede köşeye sıkıştırdı ve manevra alanını tamamen ortadan kaldırdı. Hatta, “CHP’yi kamuoyu nezdinde işte şimdi bitirdi” demek kesinlikle abartı olmaz.
Başbakan Erdoğan depremzedeleri ziyaret için gittiği Simav’da halka hitap ederken, Meclis’te yemin etmemek için kendi çaplarında boykot uyguladığını zanneden CHP’li vekiller için,“Göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar” dedi.
“Tükürdüğünü yalamak” deyimi günlük hayatta halk ağzında oldukça güçlü karşılığı olan ağır ifadelerdendir. İnsan bunu kavgada hasmına söylese hışmını daha da üstüne çeker.
Başbakan Erdoğan'ın, seçim kampanyası döneminde CHP lideri sayın Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik sarf ettiği tüm ağır sataşmaların faturasını 2 kelimelik “Tükürdüklerini yalayacaklar” ifadesi ile toptan kestiği bile söylenebilir.
Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinden sözlerinden sonra CHP artık deyim yerindeyse köşeye sıkışmış kedi kadar bile yerinden kımıldayamaz. Oldukları yere mıhlanıp kalacaklardır.
Başbakan Erdoğan, bu ağır sözlerle CHP’li vekilleri Ankara’ya geldiklerine pişman etmekle kalmadı, Hükümetin kurulması ve güven oylamasının tamamlanmasının ardından Meclis’in tatile girmesiyle birlikte, CHP’li vekillerin iyice madara olmuş vaziyette Ankara’dan seçim çevrelerine gitmelerine de zemin hazırladı. Seçmenlerine karşı boyunlarını büktü, omuzlarını aşağı düşürdü.
Cümle âlem biliyor ki CHP’nin yemin boykotunu sonuna kadar sürdürmesi imkânsız. Böyle devam edip gitmez bu işler... Elleri mahkûm, pıtış pıtış gelecekler.
Üstelik MHP’li yetkililerin, yemin etmedikleri sürece CHP’li vekillerin Meclis’e gelen ziyaretçilerden farklarının kalmayacağını ve genel kurula girip çalışmalara katılmalarının imkânsız olduğunu açıklamaları CHP’yi iyice köşeye sıkıştırırken, iktidarın elini hepten güçlendirdi. Bu şartlarda Başbakan Erdoğan da vur abalıya dercesine yüklendikçe yüklenmeye başladı.
Üstelik, CHP’li vekillerin yemin etmemeyi sürdürmeleri durumunda Meclis çalışmalarına katılmadan alacakları asgari ücretin 10 katından fazla bir meblağ tutan maaşları kamuoyunda giderek tepki görmeye başlayacaktır. Kaldı ki Başbakan Erdoğan, Simav’da yaptığı konuşmada bu ayrıntıyı sürekli başlarına kakacaklarına dair işaret de vermiştir.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sürekli çark etmeye alışkın olabilir. Fakat Başbakan Erdoğan’ın “Göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar ve Meclis’e gelmeye mecbur kalacaklar” şeklindeki sözleri izzet-i nefis sahibi çok sayıda CHP’li vekile ağır gelecektir. Çok sayıda vekilin, daha sonraki stratejik hamleleri düşünmeden plânsızca hareket ettikleri için parti yönetimini suçlamaya yönelik eleştirileri giderek artacaktır.
CHP’li muhalifler fırsat tepti...
Bu vesile ile şu noktanın altını çizmek lazım.
CHP’nin seçimde beklenen sonucu alamadığı gerekçesiyle kurultay toplamaya çalışan CHP’li muhalifler de büyük fırsat teptiler. Süreci iyi yönetemediler. Ellerine geçen büyük bir kozu heba ettiler.
Üstelik, CHP’nin seçimde aldığı başarısız sonucun parti içinde yeterince tartışılmaması için gündem saptırmaya ihtiyacı olan şu an ki CHP yönetiminin oluşturduğu ters akıntıya takılıp gittiler.
Empatik bir yaklaşımla “yeni seçilen milletvekiller ne isterler? sorusuna cevap arayacak işe koyulsalardı, Meclis’teki CHP grubunu yanlarına çekmeleri de kolaylaşırdı.
Aylardır köy köy kendi seçim çevrelerinde çalışma yürüten ve Meclis’e geldiğinde sonuna kadar bunun tadını çıkarmak isteyen vekiller, Meclis kürsüsünden yemin ederken kendi seçmenleri tarafından ekrandan izlenmek isterlerdi.
Hepsinin hevesi kursağında kaldı.
Vekil seçildiği halde tahliye edilmeyen 2 milletvekili serbest bırakılmadığı sürece kendilerinin de Meclis’te yemen etmeyeceklerini ifade eden CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından sonra, başta Sayın Baykal olmak üzere CHP’li muhalifler “O iş ayrı, yemin işi ayrı, önce milletin verdiği yetkiyi Meclis çatısı altında kullanmak için yemin edeceğiz, ardından bu fırsatı elde edememiş arkadaşlar için Meclis’te sonuna kadar mücadele edeceğiz” deselerdi, mevcut CHP yönetimini iyice köşeye sıkıştırmış olurlardı.
Birkaç tane CHP’li vekil kürsüye çıkıp yemin ettiğinde, gerisini kimse tutamazdı.
CHP’li muhalifler bu fırsatı tepmekle kalmadılar, seçimde alınan başarısız sonucun tartışılmasını önlemek isteyen CHP yönetiminin ürettiği yemin krizi içinde kendi farkındalıklarının da gözden kaçmasına neden oldular.
Şahsen ben, CHP’nin sabık lideri sayın Deniz Baykal’dan daha akıllı hamleler beklerdim. Fakat Mehmet Haberal konusunda kendisinin genel başkanlığı döneminde partisinin grup toplantılarında kullandığı ifadeler bir bakıma Baykal’ı da ipotek altına aldı ve yerinden kımıldayamamasına neden oldu. Bu nedenle mevcut CHP yönetiminin şu an izlediği akıl almaz tutumu eleştirme fırsatını da kaybetti. Bu kritik sürecin lokomotifi değil vagonu oldu.
Cezaevinde tutuklu olan, hakkında ağır iddialar bulunan bir şahsın cumhuriyetin en köklü partisini âdeta ipotek altına alacak kadar süreci nasıl kilitleyebildiği, tüm organizasyonun kendisini cezevinden kurtarmaya yönelik nasıl kurgulanabildiği ve kendisinin bu gücü nereden aldığı hiç kuşkusuz ileride çok tartışılacaktır.
Hele, CHP’li vekillerin yemin etmeden Meclis çalışmalarına katılamamaları ve bu nedenle milletvekilliklerinin düşmesi gibi bir durumun ortaya çıkma ihtimali olursa, Başbakan Erdoğan altın gol değerindeki bu fırsatı 90’dan çakarak değerlendirecektir.
Meclis’teki koltukların % 5’inin boşaldığı gerekçesiyle olası bir ara seçim durumunda CHP’nin seçmenlere ne diyeceğini bileniniz var mı? Ya da, CHP’nin elinden kaç vekili AK Parti’nin alacağını?
Başbakan Erdoğan’ın "Göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar” sözlerinden sonra, şu an kim Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerinde olmak ister ki...
Kaçacak yer var mı?
Kaynak: http://www.haber7.com/haber/20110704/CHP-iste-simdi-madara-oldu.php?gID=760341
Haber 7 04.07.2011
http://img195.imageshack.us/img195/8828/osmanozsoy.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/195/osmanozsoy.jpg/)
CHP işte şimdi madara oldu
Başbakan Erdoğan, CHP'ye yönelik bugüne kadar ki en ağır sözlerinden birini sarf etti. Parti yönetimine bayrak açan Baykal ekibi büyük bir fırsat tepti. İşte CHP'nin hali pürmelali...
Başbakan Erdoğan, bu defa gerçekten ağır konuştu.
CHP’yi inanılmaz derecede köşeye sıkıştırdı ve manevra alanını tamamen ortadan kaldırdı. Hatta, “CHP’yi kamuoyu nezdinde işte şimdi bitirdi” demek kesinlikle abartı olmaz.
Başbakan Erdoğan depremzedeleri ziyaret için gittiği Simav’da halka hitap ederken, Meclis’te yemin etmemek için kendi çaplarında boykot uyguladığını zanneden CHP’li vekiller için,“Göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar” dedi.
“Tükürdüğünü yalamak” deyimi günlük hayatta halk ağzında oldukça güçlü karşılığı olan ağır ifadelerdendir. İnsan bunu kavgada hasmına söylese hışmını daha da üstüne çeker.
Başbakan Erdoğan'ın, seçim kampanyası döneminde CHP lideri sayın Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik sarf ettiği tüm ağır sataşmaların faturasını 2 kelimelik “Tükürdüklerini yalayacaklar” ifadesi ile toptan kestiği bile söylenebilir.
Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinden sözlerinden sonra CHP artık deyim yerindeyse köşeye sıkışmış kedi kadar bile yerinden kımıldayamaz. Oldukları yere mıhlanıp kalacaklardır.
Başbakan Erdoğan, bu ağır sözlerle CHP’li vekilleri Ankara’ya geldiklerine pişman etmekle kalmadı, Hükümetin kurulması ve güven oylamasının tamamlanmasının ardından Meclis’in tatile girmesiyle birlikte, CHP’li vekillerin iyice madara olmuş vaziyette Ankara’dan seçim çevrelerine gitmelerine de zemin hazırladı. Seçmenlerine karşı boyunlarını büktü, omuzlarını aşağı düşürdü.
Cümle âlem biliyor ki CHP’nin yemin boykotunu sonuna kadar sürdürmesi imkânsız. Böyle devam edip gitmez bu işler... Elleri mahkûm, pıtış pıtış gelecekler.
Üstelik MHP’li yetkililerin, yemin etmedikleri sürece CHP’li vekillerin Meclis’e gelen ziyaretçilerden farklarının kalmayacağını ve genel kurula girip çalışmalara katılmalarının imkânsız olduğunu açıklamaları CHP’yi iyice köşeye sıkıştırırken, iktidarın elini hepten güçlendirdi. Bu şartlarda Başbakan Erdoğan da vur abalıya dercesine yüklendikçe yüklenmeye başladı.
Üstelik, CHP’li vekillerin yemin etmemeyi sürdürmeleri durumunda Meclis çalışmalarına katılmadan alacakları asgari ücretin 10 katından fazla bir meblağ tutan maaşları kamuoyunda giderek tepki görmeye başlayacaktır. Kaldı ki Başbakan Erdoğan, Simav’da yaptığı konuşmada bu ayrıntıyı sürekli başlarına kakacaklarına dair işaret de vermiştir.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sürekli çark etmeye alışkın olabilir. Fakat Başbakan Erdoğan’ın “Göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar ve Meclis’e gelmeye mecbur kalacaklar” şeklindeki sözleri izzet-i nefis sahibi çok sayıda CHP’li vekile ağır gelecektir. Çok sayıda vekilin, daha sonraki stratejik hamleleri düşünmeden plânsızca hareket ettikleri için parti yönetimini suçlamaya yönelik eleştirileri giderek artacaktır.
CHP’li muhalifler fırsat tepti...
Bu vesile ile şu noktanın altını çizmek lazım.
CHP’nin seçimde beklenen sonucu alamadığı gerekçesiyle kurultay toplamaya çalışan CHP’li muhalifler de büyük fırsat teptiler. Süreci iyi yönetemediler. Ellerine geçen büyük bir kozu heba ettiler.
Üstelik, CHP’nin seçimde aldığı başarısız sonucun parti içinde yeterince tartışılmaması için gündem saptırmaya ihtiyacı olan şu an ki CHP yönetiminin oluşturduğu ters akıntıya takılıp gittiler.
Empatik bir yaklaşımla “yeni seçilen milletvekiller ne isterler? sorusuna cevap arayacak işe koyulsalardı, Meclis’teki CHP grubunu yanlarına çekmeleri de kolaylaşırdı.
Aylardır köy köy kendi seçim çevrelerinde çalışma yürüten ve Meclis’e geldiğinde sonuna kadar bunun tadını çıkarmak isteyen vekiller, Meclis kürsüsünden yemin ederken kendi seçmenleri tarafından ekrandan izlenmek isterlerdi.
Hepsinin hevesi kursağında kaldı.
Vekil seçildiği halde tahliye edilmeyen 2 milletvekili serbest bırakılmadığı sürece kendilerinin de Meclis’te yemen etmeyeceklerini ifade eden CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından sonra, başta Sayın Baykal olmak üzere CHP’li muhalifler “O iş ayrı, yemin işi ayrı, önce milletin verdiği yetkiyi Meclis çatısı altında kullanmak için yemin edeceğiz, ardından bu fırsatı elde edememiş arkadaşlar için Meclis’te sonuna kadar mücadele edeceğiz” deselerdi, mevcut CHP yönetimini iyice köşeye sıkıştırmış olurlardı.
Birkaç tane CHP’li vekil kürsüye çıkıp yemin ettiğinde, gerisini kimse tutamazdı.
CHP’li muhalifler bu fırsatı tepmekle kalmadılar, seçimde alınan başarısız sonucun tartışılmasını önlemek isteyen CHP yönetiminin ürettiği yemin krizi içinde kendi farkındalıklarının da gözden kaçmasına neden oldular.
Şahsen ben, CHP’nin sabık lideri sayın Deniz Baykal’dan daha akıllı hamleler beklerdim. Fakat Mehmet Haberal konusunda kendisinin genel başkanlığı döneminde partisinin grup toplantılarında kullandığı ifadeler bir bakıma Baykal’ı da ipotek altına aldı ve yerinden kımıldayamamasına neden oldu. Bu nedenle mevcut CHP yönetiminin şu an izlediği akıl almaz tutumu eleştirme fırsatını da kaybetti. Bu kritik sürecin lokomotifi değil vagonu oldu.
Cezaevinde tutuklu olan, hakkında ağır iddialar bulunan bir şahsın cumhuriyetin en köklü partisini âdeta ipotek altına alacak kadar süreci nasıl kilitleyebildiği, tüm organizasyonun kendisini cezevinden kurtarmaya yönelik nasıl kurgulanabildiği ve kendisinin bu gücü nereden aldığı hiç kuşkusuz ileride çok tartışılacaktır.
Hele, CHP’li vekillerin yemin etmeden Meclis çalışmalarına katılamamaları ve bu nedenle milletvekilliklerinin düşmesi gibi bir durumun ortaya çıkma ihtimali olursa, Başbakan Erdoğan altın gol değerindeki bu fırsatı 90’dan çakarak değerlendirecektir.
Meclis’teki koltukların % 5’inin boşaldığı gerekçesiyle olası bir ara seçim durumunda CHP’nin seçmenlere ne diyeceğini bileniniz var mı? Ya da, CHP’nin elinden kaç vekili AK Parti’nin alacağını?
Başbakan Erdoğan’ın "Göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar” sözlerinden sonra, şu an kim Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerinde olmak ister ki...
Kaçacak yer var mı?
Kaynak: http://www.haber7.com/haber/20110704/CHP-iste-simdi-madara-oldu.php?gID=760341
Haber 7 04.07.2011