ümitli_bekleyis
12-24-2007, 17:49
Menemen olayının üzerinde bu kadar önemle durulmasının hikmetini kimse açıklamıyor ama, dünkü 77. yıldönümü törenlerinde topçu bir binbaşımız, açmış ağzını yummuş gözünü!
Değme politikacılara taş çıkaracak şekilde, siyasi içerikli cümlelerle konuşmuş da konuşmuş!
Dersiniz ki; bu topçu binbaşıya, Harp Okulu’nda savaş dersleri, topçuluk dersleri verilmemiş, laiklik üzerine filozofluk yapma dersleri verilmiş!
O da şimdi, topçuluk yerine, öğrendiği tek şey olan “laiklik” üzerine çeşitlemelerde bulunuyor!
Senin neyine laiklik, devlet yönetimi, dinin bireysellikten çıkarılma çabası, siyasallaşması, vesairerler topçu binbaşım!
Senin işin mi bunlar?
Vatandaşın verdiği vergilerle sana maaş ödeniyor.. O maaş, laiklik ile ilgili, kendince o müthiş düşüncelerin için mi, yoksa vatan topraklarını savunman için mi veriliyor?
Diyecek ki topçu binbaşı, “Laiklik ile ilgili fikirlerimizi açıklayarak, vatan topraklarını da savunmuş oluyoruz!”
Yapma be topçu binbaşı.. Sen topunu at, laikliğin nasıl korunacağını, nasıl uygulanacağını, nasıl hayata geçirileceğini siyasetçilere bırak!.. Devletin yöneticilerine bırak!
Sana ne laiklikten?
İlla da “Laiklik, vatan topraklarını korumakla da ilintilidir” diyorsan, sorarım sana, “neresi ilintilidir?”
Senin mensubu bulunduğun Kara Kuvvetleri Komutanlığı, kaçıncı kuruluş yıldönümünü kutluyor biliyor musun? Bak bakalım kayıtlara, kaçıncı yıl?
Senin bakman uzun sürer, ben hatırlatayım sana: 2216!
Değil 2000 yıl önce, 200 yıl önce bile “laiklik” diye bir şey mi vardı ki, orduya da koruması düşsün!
Yoktu..
Ama o yıllarda da ordu vardı.. Vatan vardı.. Vatanı koruma vardı..
Laiklik dediğin şey, daha şunun şurasında 70-80 yıllık bir kavram..
Laiklik uğruna, asli görevini kaldırıyorsun rafa!
İş mi yani, senin yaptığın şimdi?
Topçu binbaşının şu ifadelerine bakar mısınız: “Dini bireysellikten çıkararak siyasileştirmek, laiklik kavramının içini boşaltmaya çalışmak, ülkeyi çağın gereklerinden uzaklaştırarak karanlığa mahkum etmek anlamına gelmektedir ki; bu çabalar Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa ile teminat altına alınan ve temel ilkelere dayanan niteliklerini bozmaktan başka bir amaç gütmemektedir.”
E kardeşim, sen topçu binbaşı mısın, yoksa anayasa profesörü mü?
Asker misin, siyasetçi mi?.
Binbaşı mısın, hukukçu mu?
Söyle de, devlet de planlamasını ona göre yapsın.
Devletin yöneticileri, oturup hesaplama yapıyorlar, “Şu kadar topçu binbaşıya ihtiyaç var” diyor, planlamasını yapıyorlar.
“Şu kadar piyade binbaşıya gerek var” diyor, onun planlamasını yapıyorlar.
“Şu kadar Anayasa hukukçusuna ihtiyaç var” diyor, bütçelerini ona göre ayarlıyorlar.
Sonra topçu binbaşılarımız, topçuluğu bırakıp, siyasete merak salıyorlar!
Sanki kendisine verilen görev “Topçu binbaşılık” değil, “serbest meslek” türünden genel fikir açıklamaları!
Onun için de, meydanı boş bulmuş, devletin tüm planlamalarını da altüst ederek, hiç düşünmeden devam ediyor siyasi konuşmalara: “Unutulmamalıdır ki, geçmişten ders alınırsa, tarih geleceği aydınlatır. Milletlere yol gösterir. Ancak bu olaylardan gereken dersleri çıkartamayanlar için tarih, bir tekerrürden ibarettir.”
Bir tarihçiliği eksikti, ondan da bahsetmiş Menemen’deki topçu binbaşımız.
Bir elde beş maharet!
Ama esas önemli olan, asli görevi topçuluk ihmal ediliyor olmalı ki, ortada askerlikten, topçu binbaşılıktan tek kelime yok!
Son olarak da, toplumun bir kesimine yönelik, ustaca sataşmalarda bulunmuş topçu binbaşımız: “Halkının tamamına yakını Müslüman olan Türkiye, demokrasi içinde kalkındıkça, toplumun refah düzeyi yükseldikçe, dini siyasete alet edenlerin, din bezirganlığı yaparak saltanatlarını sürdürenlerin ve şeriat özlemi taşıyanların ümitleri yok olacaktır.”
Biz terörle mücadele ile ilgili bilgi bekleyelim..
“Güneydoğu’daki askerlerimizin durumu nedir, PKK’lıların mağaralarının son hali nedir?” diye merak edelim..
Onlarla ilgili bilgiler, Genelkurmay sitesinden akşam saatlerinde yazılı açıklamalarla geçiştirilsin..
Ama topçu binbaşımız, hiçbir şey olmamış, her şey güllük gülistanlıkmış gibi siyasi konularda bize nutuklar çeksin..
Halkın tamamının dininden bahsetsin.. Demokrasiden bahsetsin.. Dini siyasete alet etmekten, din bezirganlığından, şeriat özleminden..
İyi de topçu binbaşı, siyaset yapacaksanız, sizin önünüzde bir engel yok ki!
Basarsınız istifayı, gelir politika yaparsınız. İsterseniz parti kurar, isterseniz mevcut partilerden birine girersiniz. Ama, sırtınızda asker üniforması varken böyle politika yapmak da ne oluyor?
Anlatın da bilelim..
Vakit
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU
Değme politikacılara taş çıkaracak şekilde, siyasi içerikli cümlelerle konuşmuş da konuşmuş!
Dersiniz ki; bu topçu binbaşıya, Harp Okulu’nda savaş dersleri, topçuluk dersleri verilmemiş, laiklik üzerine filozofluk yapma dersleri verilmiş!
O da şimdi, topçuluk yerine, öğrendiği tek şey olan “laiklik” üzerine çeşitlemelerde bulunuyor!
Senin neyine laiklik, devlet yönetimi, dinin bireysellikten çıkarılma çabası, siyasallaşması, vesairerler topçu binbaşım!
Senin işin mi bunlar?
Vatandaşın verdiği vergilerle sana maaş ödeniyor.. O maaş, laiklik ile ilgili, kendince o müthiş düşüncelerin için mi, yoksa vatan topraklarını savunman için mi veriliyor?
Diyecek ki topçu binbaşı, “Laiklik ile ilgili fikirlerimizi açıklayarak, vatan topraklarını da savunmuş oluyoruz!”
Yapma be topçu binbaşı.. Sen topunu at, laikliğin nasıl korunacağını, nasıl uygulanacağını, nasıl hayata geçirileceğini siyasetçilere bırak!.. Devletin yöneticilerine bırak!
Sana ne laiklikten?
İlla da “Laiklik, vatan topraklarını korumakla da ilintilidir” diyorsan, sorarım sana, “neresi ilintilidir?”
Senin mensubu bulunduğun Kara Kuvvetleri Komutanlığı, kaçıncı kuruluş yıldönümünü kutluyor biliyor musun? Bak bakalım kayıtlara, kaçıncı yıl?
Senin bakman uzun sürer, ben hatırlatayım sana: 2216!
Değil 2000 yıl önce, 200 yıl önce bile “laiklik” diye bir şey mi vardı ki, orduya da koruması düşsün!
Yoktu..
Ama o yıllarda da ordu vardı.. Vatan vardı.. Vatanı koruma vardı..
Laiklik dediğin şey, daha şunun şurasında 70-80 yıllık bir kavram..
Laiklik uğruna, asli görevini kaldırıyorsun rafa!
İş mi yani, senin yaptığın şimdi?
Topçu binbaşının şu ifadelerine bakar mısınız: “Dini bireysellikten çıkararak siyasileştirmek, laiklik kavramının içini boşaltmaya çalışmak, ülkeyi çağın gereklerinden uzaklaştırarak karanlığa mahkum etmek anlamına gelmektedir ki; bu çabalar Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa ile teminat altına alınan ve temel ilkelere dayanan niteliklerini bozmaktan başka bir amaç gütmemektedir.”
E kardeşim, sen topçu binbaşı mısın, yoksa anayasa profesörü mü?
Asker misin, siyasetçi mi?.
Binbaşı mısın, hukukçu mu?
Söyle de, devlet de planlamasını ona göre yapsın.
Devletin yöneticileri, oturup hesaplama yapıyorlar, “Şu kadar topçu binbaşıya ihtiyaç var” diyor, planlamasını yapıyorlar.
“Şu kadar piyade binbaşıya gerek var” diyor, onun planlamasını yapıyorlar.
“Şu kadar Anayasa hukukçusuna ihtiyaç var” diyor, bütçelerini ona göre ayarlıyorlar.
Sonra topçu binbaşılarımız, topçuluğu bırakıp, siyasete merak salıyorlar!
Sanki kendisine verilen görev “Topçu binbaşılık” değil, “serbest meslek” türünden genel fikir açıklamaları!
Onun için de, meydanı boş bulmuş, devletin tüm planlamalarını da altüst ederek, hiç düşünmeden devam ediyor siyasi konuşmalara: “Unutulmamalıdır ki, geçmişten ders alınırsa, tarih geleceği aydınlatır. Milletlere yol gösterir. Ancak bu olaylardan gereken dersleri çıkartamayanlar için tarih, bir tekerrürden ibarettir.”
Bir tarihçiliği eksikti, ondan da bahsetmiş Menemen’deki topçu binbaşımız.
Bir elde beş maharet!
Ama esas önemli olan, asli görevi topçuluk ihmal ediliyor olmalı ki, ortada askerlikten, topçu binbaşılıktan tek kelime yok!
Son olarak da, toplumun bir kesimine yönelik, ustaca sataşmalarda bulunmuş topçu binbaşımız: “Halkının tamamına yakını Müslüman olan Türkiye, demokrasi içinde kalkındıkça, toplumun refah düzeyi yükseldikçe, dini siyasete alet edenlerin, din bezirganlığı yaparak saltanatlarını sürdürenlerin ve şeriat özlemi taşıyanların ümitleri yok olacaktır.”
Biz terörle mücadele ile ilgili bilgi bekleyelim..
“Güneydoğu’daki askerlerimizin durumu nedir, PKK’lıların mağaralarının son hali nedir?” diye merak edelim..
Onlarla ilgili bilgiler, Genelkurmay sitesinden akşam saatlerinde yazılı açıklamalarla geçiştirilsin..
Ama topçu binbaşımız, hiçbir şey olmamış, her şey güllük gülistanlıkmış gibi siyasi konularda bize nutuklar çeksin..
Halkın tamamının dininden bahsetsin.. Demokrasiden bahsetsin.. Dini siyasete alet etmekten, din bezirganlığından, şeriat özleminden..
İyi de topçu binbaşı, siyaset yapacaksanız, sizin önünüzde bir engel yok ki!
Basarsınız istifayı, gelir politika yaparsınız. İsterseniz parti kurar, isterseniz mevcut partilerden birine girersiniz. Ama, sırtınızda asker üniforması varken böyle politika yapmak da ne oluyor?
Anlatın da bilelim..
Vakit
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU