fatih kısaparmak balon baskılı balon Show TV'de Rizeli mahalle baskısı - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Show TV'de Rizeli mahalle baskısı


Necip Fazıl
02-10-2009, 13:09
Geçenlerde Show TV “Rize’de mahalle baskısı” diye cümle aleme duyurdu. Haberi ise ünlü haberci Ali Kırca anons etti. Rize’de mahalle baskısı var mıdır varsa bu ne menem bir baskıdır. Haberin analizine geçmeden önce “mahalle baskısı” kavramlaştırmasına kısaca bir bakalım.
Bu kavramı bir sene önceleri Prof. Dr. Şerif Mardin ortaya attı. Bilindiği gibi hayatının ve akademik kariyerinin büyük bölümünü A.B.D.de geçirmiş önemli bir sosyologdur Mardin. Eserlerinde batı modern bilimi, analizi ve kavramlaştırma mantığının etkisi altındadır. Olgunlaşma dönemi araştırmalarında Türk toplumunu ve Fethullah Gülen hoca efendi örneğinde olduğu gibi öne çıkan şahsiyetleri ve cemaat yapılanmaları ile ilgili araştırmaları ve analizleri bulunmaktadır. Her sosyolog bilim adamı gibi günümüz Türk toplum yapısını açıklama amacındadır.
Mardin’in sosyolog kimliği ile ortaya attığı ‘mahalle baskısı’ kavramı derinlemesine bir tartışma ile süzgeçten geçirilmeden kullanılmaya başlandı. Prof. Dr. Nevzat TARHAN’ın konuyu ele aldığı haber 7 yazısında belirttiği gibi; “mahalle baskısı” grup baskısının geleneksel ifadesi ile ilgili bir benzetmedir. Sosyolojik olarak küçük grupların ortak denetimini tanımlamak için kullanılır idi. Ancak şimdi siyasetin ötekileştirme argümanı olarak hizmet ediyor.” Buna değişik medya organları da anlayışına göre çanak tutuyor.
Önüne gelen ve özellikle siyasiler kavramı kullanmakta pervasızlar. Toplumda varolan siyasi farklılaşmayı genel olarak iki kutuplu algılarsak bir taraf icraatlarınızla mahalle baskısı yapıyorsunuz diyor. Diğer cenahta hayır efendim bizim toplumumuzda mahalle baskısı yoktur diyerek kendini savunuyor. Bunun için de her iki taraf anketlerini çarpıştırıyor.

İTİRAZIM VAR!.. BABAYİĞİT BİLİM ADAMLARI YOK MU?

Fakat bir bilim adamı babayiğit çıkıp ta kavramın Türk toplum yapısına uygunluğunu analiz etmiyor. Sağ yelpaze içinde var olan her siyasi hareket ise kavramın doğruluğunu zımnen de olsa kabullenmiş ve kendini savunma telaşı içinde. Kavram doğrudur ve buna göre de gereği yapılmalıdır!.. savunma ise savunma, karşı atak ise atak…İrdelemeden kabulleniş ve bir savunma telaşı var.
Mümkün görünmüyor ama ilerde iktidar aygıtı sola geçtiğinde bu sefer onlar savunmada kalacaklar. Bu devridaim eden anlayış her kesimde aynı refleksleri sergiler. Çünkü her iki siyasi zihniyette aynı toplum yapısının ürünüdür. Ne zaman kendi toplumunun kültürüne güven duyan ve kendi penceresinden dosdoğru bakabilen, aşağılık duygusundan sıyrılmış, özgün projeler üreten bir aydın sınıfına sahip olacağız?
Sağ yelpaze içinde yer bulan birçok TV, radyo, gazete yine bu savunma refleksi içinde yayın yapmakta. Buralardaki ana spot sunum şu; … araştırma kuruluşunun yaptığı araştırmaya göre toplumumuzda “mahalle baskısı” olmadığı ortaya çıktı. Buna göre her 10 insandan 1’i mahallesinde baskı olduğuna inanmıyor!.. Vay be!.. mahalle baskımız yokmuş ne güzel yahu…Tam bir kara mizah örneği.
Peki bundan bir sene önce çok konuşulan ve her iki tarafın mevzi almasına neden olan “mahalle baskısı” neredeydi? Yoksa mahallemize yeni mi girdi. Yeni bir şeyler girdiği muhakkak. Oysa mahalle bir sene öncesinin mahallesi, sokağı…Arkasında ise yüzlerce yıllık ilişki ve iletişim örgüsü geleneği var.
MAHALLE Mİ BATILILAŞTI YOKSA MARDİN’İN KAVRAMLAŞTIRMASI MI BATILI…
O zaman yeni girenin kavramlaştırma olduğunu bilmek ve ayırt etmek gerek. İtirazım bu noktada başlıyor.
Prof. Mardin’in modern Batı toplumu ve biliminin bakışıyla ortaya attığı kavram bizim toplumsal yapımızı yansıtmıyor. Türk toplumuna yabancı bir bakışın ürünü oluşturulan bir kavram olarak ele alınmış. Kısacası Müslüman bir topluma müsteşrik gibi bakmak denilebilir.
Oysa her toplumun mahallesinde olduğu gibi bizim mahallemizde “grup” kavramı vardır. Sosyoloji ve psikoloji bilimi yada sosyal psikoloji’nin kavramlaştırmasıdır grup kavramı. “Grup baskısı” ise bilimsel bir izahtır. Grup üyelerinin birbirlerini denetlemek ve bütün küçük grubun denetimini sağlamak için kullanılır.
Bana söylermisiniz bir mahallede irili ufaklı kaç grup vardır? Bu grupların her biri siyasi, ekonomik, kültürel, dini vs. birçok farklılıklarına göre ayrımlaşır ve adı üstünde her biri başka başka gruplardır. Mahalle ise geleneksel bir birimdir ve içinde birçok grup barındırır.
Eğer siz “mahalle baskısı” derseniz bütün grupların mahalle altında birleşip aynı kültür, ekonomik ve siyasi yapıda olduklarını varsayarsınız. Bu ise hem tarafsız bilime hem de Türk toplum yapısına aykırı bir analize gittiğinizi gösterir. Diğer taraftan kökleşmiş geleneğiyle bizim mahallemizin çok farklı azınlık grupları bile büyük bir alicenaplık ve hoşgörülükle içine alıp farklılıklarını da koruyarak geliştiği bilinir. Osmanlıda zengin ve fakir asırlarca aynı mahallede kapı komşusu olarak yaşamışlardır.
Günümüzde geleneksel yapı özellikle modernist etkilerle olumsuz yönde değişme süreci içerisindedir. Geleneksel “arabulucu mekanizmalar” batının bireyselci anlayışının kişiliklere etkisiyle zayıflamaya başlamıştır. Zaten kişiliklerdeki bireyselci etki tamamen mahalleye yayılırsa Batı toplumu örneğinde olduğu gibi, bırakın mahallelinin birbirine baskısını, grupların temel dinamiğinde olması gereken doğal yapısı bozulacak, grup baskısı bile bencil birey üzerine etki edemeyecektir maazallah!…
Geleneğimizi doğru okursanız orada var olanın “mahalle baskısı” türünden “melez sentezleri” değil “mahalle dayanışması” ve “mahalle yardımlaşması” gibi aileyi yitiren batının, büyük bir çabayla ulaşmaya çalıştığı şaheser uygulamaları görürsünüz. Uygulamalar dedim kavramlar değil!..Zira biz millet olarak sözlü kültür geleneğine sahibizdir. Uygulamalarımızı ise batılı kafalar çarpık anlamaya uyarlıdırlar ve öylece kavramlaştırırlar…

VAH MİLLETİM VAHHH!..

Geleneksel kurum ve değerlerle ilgili kavramlaştırmalar yaparken çok dikkatli olunmalıdır. Türk toplumuna kalkıp Amerika’dan bakarsanız şaşı görürsünüz.
Sonra da Show Ana Haber kalkıp Rize’ye gider Avrupa’nın mı İstanbul’un Nişantaşısı’nın mı Rize’nin mi belli olmayan sosyetik tavrıyla aralarına dalar ve sorar; ‘sizce ben cıbıldak bir kıyafetle burada dolaşabilir miyim’ türünden. Muhtemelen de torunu yaşındaki muhabir kızı karşısında öylece gören Rizeli amcam da makul bir şeyler söyler. Fakat muhabir kız ikna olmamıştır giyimini tarif eder, sinir sinir konuşur ve birkaç kişiyi kışkırtıcı laflarla zorlar. Sonuçta bulduklarını montajlar ve sunar. Evet çalışma bitmiştir ve “Rize’de mahalle baskısı vardır”.
Haberi dinlerken hem güldüm hem üzüldüm. Vah milletim vahhh…
Evet yok mu babayiğit bilim adamları?!...

Muhsin YILMAZÇOBAN / Haber 7

redyellow
02-10-2009, 14:28
Bu ülkede kim mahalle baskısı var diyorsa (müslümanlar tarafından baskı yapıldığını iddia edenler) esas mahalle baskısını yapanlar onlardır.

Yahudi taktiği uyguluyorlar.

Yahudi caminin avlusuna girmiş, yakalamış bir müslümanı, yapışmış yakasına.

Bir taraftan vuruyor, bir taraftan da bağırıyormuş:

-İmdat müslümanlar adam öldürüyorrrrrrrr....!

Bunlarınki işte bu taktik....

milletinadami
02-10-2009, 14:30
hmmmmm...