Orijinalini görmek için tıklayınız : Tayyip Erdoğan'a türban sorularım...
Ak_Zeynep
01-16-2008, 13:14
Reha Muhtar/Vatan
Tayyip Erdoğan'a türban sorularım...
Tayyip Bey, Türban sorununa siyasi simge de olsa, özgürlük sorunu açısından bakmışsınız, İspanya'nın demokratik ve özgür atmosferinde, bir süre yabancı gazeteci önünde...
Hiç itirazım yok, özgürlük sorununa, doğru söylüyorsunuz, ister simge ister inanç nasıl isterse öyle giyinmeli insan ve dediğiniz gibi özgürlükler sınırsız yaşanmalı...
***
1) Bu özgürlük yanlısı tutumunuz, niçin düşünce kalıplarınıza, inançlarınıza ve hayattaki duruşlarınıza karşı olan konularda kısıtlama yanlısı tutuma dönüşüyor acaba?..
Televizyonlarda görüş ve düşüncelerinize ve hayat biçiminize uymayan programlar sürekli yayından kaldırılıyor, revize ediliyor, bazı sanatçılara televizyonlarda ambargo konuyor...
***
2) Sabah programlarından Huysuz Virjin'lere ve hatta haber programlarının içeriklerine kadar her konuda telkinler, istekler, kısıtlayıcı hareketler ve dolaylı baskılar sözkonusu...
Televizyon yayınlarında hükümete daha fazla müdahale hakkı veren yasal önlemler de geliyor, gelecek...
Bu konuları özgürlükler konusu olarak görmeyip, üniversitelerdeki türbanı özgürlük meselesi yapmak, sizce özgürlüklerden yana liberal bir davranış mı, yoksa toplumu kendi bildiği şekilde dönüştürmeyi amaç edinen bir siyasi duruş mu?..
***
3) Kayseri'de, Konya'da, Urfa'da lokantalara içki ruhsatı verilmekte zorluk çıkartılması, Medeniyetler Zirvesi için bulunduğunuz İspanya'da nasıl karşılanır diye düşünür müsünüz?..
Medeniyetler Zirvesi'nde türban üzerinden özgürlük sorununu tanımlarken, yabancı gazeteciler bu konuyu bilseler, “sizi özgürlükler aşığı bir lider olarak” tanımlarlar mıydı?..
***
4) O İspanyol, Fransız, İngiliz gazeteciler, Boğaz'ın Anadolu yakasında ruhsat politikası yüzünden balık restoranlarının teker teker sandal balıkçısına dönüştüğünü biliyorlar mı?..
Bu konudaki özgürlüklerin adım adım kısıtlandığını, bırakalım özgürlüklerin sınırsızlaştırılmasını, varolanların bile dumura uğratıldığının farkındalar mı?..
***
5) 301'in de kaldırılması ve özgürlüklerin genişletilmesini istiyor Avrupa...
Neden siyasi konulardaki özgürlüklerde sınırsızlaşma politikanız yok da, özellikle türban ve benzeri konularda var...
***
6) Türbanlı eğitim hakkını bir özgürlük sorunu olarak görüp Anayasa'da vereceğinize göre, yarın aynı özgürlük sorununu “türbanlı okuyan öğrencinin türbanla görev yapması hakkı” biçimine getirmeyecek misiniz?..
Yani türbanlı okuyan bir öğretmen adayı genç kızımızdan, okuyup mezun olduktan sonra türbanını çıkartıp mı öğretmenlik yapmasını isteyeceksiniz?..
Yoksa “yazık günah, bu da bir özgürlük sorunu” deyip, türbanlı öğretmenliği mi savunacaksınız?..
***
7) Türbanlı mezunlar ne olacaklar?..
Sayın Cumhurbaşkanı'nın eşi hanımefendi, bu kadar ay bu ülkede tartışılmasına rağmen türbanıyla Çankaya'da çıktığına göre, herhalde türbanlı mezunları mezun olduktan sonra “türbansız” yapmayacaksınız...
Bu durumda onlar mesleklerini “Türbanla nasıl icra edecekler?..”
Onların türbanlı olarak mesleklerini icra etmeleri de size göre bir özgürlük sorunu değil mi?..
***
8) “Evet” dediğinizi duyar gibiyim, şartlar şu anda elverişli değil diye, bunu da birkaç yıl sonrasına aktarmayı düşünür müsünüz?..
***
9) Olaya inançlar açısından mı özgürlükler açısından mı bakıyorsunuz?..
Özgürlükler açısından bakıyorsanız, türban için örnek verdiğiniz Amerika ve İngiltere'nin vatandaşlarına sağladığı tüm özgürlükleri kendi vatandaşlarınız için istiyor musunuz?..
Onların büyük çoğunluğuna, size bağlı kadrolar karşı çıkıyorlar, “bize ve inançlarımıza uymaz” diyorlar...
O kadrolar o dünyaların tüm özgürlüklerine karşı çıkarlarken, “ama türbanda özgürler” demek abes değil mi?..
Özgürlük meselesini kendi amaçlarına uyarlamak anlamına gelmiyor mu?..
***
10) Fransa'yı ya da Berlin eyaletinin türban konusundaki uygulamaları sizce antidemokratik uygulamalar mı?..
Yoksa oralar özgürlük sorununu aşamamış mı?..
***
11) Gerçekten her renkten, her görüşten, her sesten, her kimlikten, her yaşam tarzından oluşan rengarenk modern bir Türkiye midir arzuladığınız, yoksa adım adım inançlarınız, hayattaki duruşunuz, kendinizin ve ailenizin yaşamı gibi bir yaşam biçimi midir Türkiye için arzuladığınız?..
Eğer rengarenk bir Türkiye'yse, o renklerin biri hariç niye hepsi kısıtlanmaya çalışılıyor bu ülkede?..
Niye tek bir renge sınırsız özgürlük çabası, diğer renklerin ise adım adım dar alanda kısa paslaşmalar yapması öngörülüyor bu memlekette?..
***
Maruzatım bu kadar...
Sorularım bunlar Sayın Başbakan...
Ben rengarenk bir Türkiye istiyorum...
Oysa tek bir renge doğru hızla gidiyor Türkiye Sayın Başbakan...
Sanki bütün renkler var gözüküyordu...
Oysa yeşil hepsinin üstünü örtmekteydi...
TÜRK EVLADI
01-16-2008, 13:30
[i][b]Haftanın 6 günü yazı yazan ve 6 günün 5 gününü köşesinde cinsellik yazılarıyla yada kadınları teşhir etmekle geçiren Reha Muhtar'ın sorularını adam yerine koymamak gerekir aslında!
Ama yinede biz Ak Partili olduğumuz için koyuyoruz...
Adamın yasaklandığını ve özgürleştirilmesi gerektiğini söylediği şeylere bakın!
İçkili lokantalara neden ruhsat verilmiyor?
Huysuz Virjin ve onun gibi yaratıklar neden ekrana çıkamıyor?
301 neden genişletilmiyor?
vs...
Bir milleti ne kadar dininden, kültüründen uzaklaştıracak ve hayatta bir hiç haline getirecek uygulama varsa savunur bunlar!
Kendi çocuklarının bu durumlara düşüp hayatlarının mahvolabileceğini düşünmeden üstelik...
Sadece ''ben modernim'' diyebilmek adına istediği isteklere bak...
Acınası adam...
Bu adamlar anlamak mümkün değil. İşleri, güçleri, dertleri; içki, tv programları, balık, eşcinsel hakları vs. vs. Kardeşim, bu ülkenin insani türbandan yana mustarip. Türban yasağı var ki, bu yasak kaldırılacak. İçki yasağı yok. Baık yasağı yok. Söyleyecek laf da yok. Adamların yazdıkları yazılara yazacak cevap yok. Cevapsız yazılar....
Reha MUHTAR burdan bana ekmek çıkar mı diye uğraşıyor. Bu adamın nasıl olupta Atina'dan bildirirken birden bir TV'de haber departmanının başına geçtiğini hiç anlayamamıştım. Anlamıştım da anlayamamıştım işte...Neyse...
Başbakanımız boşuna katıldı sanırım Alevi vatandaşlarımızın iftarına, gözünden kaçmış olmalı, DTP'nin meclise girmesini boşuna savundu sanırım, 301 için boşuna çalışlmalar yürütülüyor. Tek sorun türban ve sadece bu hükümet özgürlüklerle ilgili türban için çalıştı değil mi? O kadar reformu ayıldığı zamanlar kendi yaptığını sanıyor, sayın Muhtar.
Huysuz Virjin'e de dün akşam NTV'de RTÜK başkanı canlı yayında yüz yüze cevap vermiştir ve ikisi anlaşmıştır. Huysuz Virjin aynı kostümüyle yayına çıkabilecek(zaten böyle bir yasak yokmuş, sadece espirilerinin içeriği konusunda ricada bulunmuşlar.) ama çocukları rahatsız edebilecek, edebe aykırı espiriler yapmayacak. RTÜK başkanı çok önemli açıklamalar yapmıştır "Biz hukuk ne diyorsa onu yapıyoruz. Mahkemelerin benzer konularda verdikleri kararları inceliyoruz, uzman hukukçu üyelerimiz var ve bu işle ilgili çok yoğun çalışıyoruz, kararlar öyle bir anda verilmiyor, uzun uzun ihtişare ediyoruz....Mahkemeden dönen karar sayımız iki elin parmaklarını geçmez." demiştir. Yani başbakan istiyor diye değil mahkeme kararları ile bu işi yürütüyorlar.
Benim hatırladığım içkili lokantaların ruhsatının her zaman sorun olduğudur. Bu konuda sağlam belgeler yayınlasın, röportajlar yapılsın, biz de öğrenelim neymiş bu olay. Ruhsatı önüne gelene vermiyorlar anladığım kadarı ile e doğru yapıyorlar.
Türbanın her yerde giyilebilmesi gerekir, hem de laikliğe göre.
Fransanın ve Berlin'nin yaptığı da yanlıştır. Biz doğruların peşinden koşalım.
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
İyi de arkadaşım, onların zaten özgürlükten yana bir sıkıntıları yok ki. Tarih boyunca da olmadı. Bu gidişle de olmayacak...
ümitli_bekleyis
01-16-2008, 15:36
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
Farklı düşünen insanları kınayamayız.Fakat her farklı düşünce ve eyleme de açık olursak kültürümüzden , benliğimizden koparız.Arkadaşım bu konu da ben sana katılamıyorum.Mesela örnek vereyim ;
Sabah programlarından Huysuz Virjin'lere ve hatta haber programlarının içeriklerine kadar her konuda telkinler, istekler, kısıtlayıcı hareketler ve dolaylı baskılar sözkonusu...
İşte kısıtlanması gereken bir durum bana göre.Benim çocuğum olsa, ben televizyonu kapatmaya , izletttirmemeye çalışırım.Ya da bu tür serbestlik içeren yayınların gecenin belli vaktinden sonra yayınlanmasını isterim.Bizim gözümüzün görmeyeceği bir vakit.Bu tür topluma yansıyan özgürlüklerin de bir sınırı olmalı.Özgürlük çevrendekilere etkisi olmayacağı sürece özgürlüktür.Bu yüzden her türlü şeye açık olmamız beklenmemeli bana göre.
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
İyi de arkadaşım, onların zaten özgürlükten yana bir sıkıntıları yok ki. Tarih boyunca da olmadı. Bu gidişle de olmayacak...
Madem oyle de asagidaki maddelerden birisinde neden bir takim sanatcilara ambargo konuyor?Ya da neden kendi yasam stilimize gore sekil verilmeye calisiliyor?Bunun olmadigini soyleme bana lutfen!Ozgurluk kavrami savunuluyor ise bir sanatci ekranlarin karsisina tesetturlu sekilde de cikar,vamp sekilde de cikar!(bicim,sekil acisindan)
Gelelim Seyfi DURSUNOGLU'na nam-i diger HUYSUZ VIRJIN'e.Ben kendisini izlerken cok guldugumu soyleyebilirim.Fakat kaldirilmasinda bir sakinca gormuyorum.Cunku ne oldugu belirsiz bir goruntu yaratiyor ekranlarda.Bu goruntu kucuk cocuklarin psikolojisini bozabilir.Ama sunu da unutmayalim ki soz konusu oyun ise skec ise kiliktan kiliga girilir.Adi ustunde OYUN.Burada asil yapilmasi gereken program kaldirmak degil,programin icerigi hakkinda bilgi vermektir.Verilen bilgiye gore aile cocuguna bu programi izlettirmez!Olay bu kadar basit.
Ne yani simdi Bulent ERSOY transseksuel bir kadin diye dinlemeyecek miyiz?Ya da programlarda yer verilmesini istemeyecek miyiz?Eger ki ozgurlukten bahsediyorsak bu kelimeyi agzimiza aliyorsak herseye acik olmaliyiz.Sevmek zorunda degiliz ama saygi duymak zorundayiz.Diger insanlarda bizi(muhafazakarlari)sevmek zorunda degil ama saygi duymak zorundalar!!
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
Farklı düşünen insanları kınayamayız.Fakat her farklı düşünce ve eyleme de açık olursak kültürümüzden , benliğimizden koparız.Arkadaşım bu konu da ben sana katılamıyorum.Mesela örnek vereyim ;
Sabah programlarından Huysuz Virjin'lere ve hatta haber programlarının içeriklerine kadar her konuda telkinler, istekler, kısıtlayıcı hareketler ve dolaylı baskılar sözkonusu...
İşte kısıtlanması gereken bir durum bana göre.Benim çocuğum olsa, ben televizyonu kapatmaya , izletttirmemeye çalışırım.Ya da bu tür serbestlik içeren yayınların gecenin belli vaktinden sonra yayınlanmasını isterim.Bizim gözümüzün görmeyeceği bir vakit.Bu tür topluma yansıyan özgürlüklerin de bir sınırı olmalı.Özgürlük çevrendekilere etkisi olmayacağı sürece özgürlüktür.Bu yüzden her türlü şeye açık olmamız beklenmemeli bana göre.
Sana gore zarar veren bir ozgurluktur ama karsi tarafa gore hicbir zarari yoktur.O zaman ne olacak??Yine karsinin ozgurlugunu kisitlamis olacagiz.Tabii ki kucuk bir cocuga bu programlari izletmeyecegiz.Izletmemek icin cabalayacagiz.Ama programi yayindan kaldirmak sacma geliyor bana.Yani soz sahibi biziz diye oyle her hosumuza gitmeyen seyi degistiremeyiz.
ümitli_bekleyis
01-16-2008, 15:59
Sana gore zarar veren bir ozgurluktur ama karsi tarafa gore hicbir zarari yoktur.O zaman ne olacak??Yine karsinin ozgurlugunu kisitlamis olacagiz
Eğer böyle düşünürseniz.Yani yapana zararı yok topluma zararı olması onu kısıtlamamız anlamına gelmez derseniz çok yanlış bir yere varmış oluruz.O zaman yapılan her türlü yanlışlık, çarpıklık meşru olur.Programı çok seviyorsanız kaldırılmaz tabi .Tercih meselesi.Ama yapılması gereken belli kurallar getirilmesi, gelişi güzel insanlarımıza bu programların yedirilmemesi.Eğer dikkat ederseniz , birçok televizyon programının toplumumuz üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu görürüsünüz.Sadece o anda gülmek için izliyor olabilirsiniz ( özgürlüğünüzü kullanıyorsunuz bir bakıma) ama diğer yandan bu tip çarpıklıkları örnek alan, özenen bir kısım cahil insanlar da mevcut bu ülkede o program yerine hem güldüren hem düşündüren bir programı tercih ederim kendi düşüncem .Öğretici bir yanı olduğunu düşünmüyorum ama kaldırılması veya kaldırılmaması kısmına gerekli kurumlar karar verir. En azından zaman veya davranışlara kısıtlama, kural getiirilmeli...Dikkat ediyorum bu sanatçılar konusunda çok geniş düşünüyorsunuz(bana göre tabi).Fikirlerinize saygısızlık için söylemiyorum.Ama her yapılanın sanattır, özgürlüktür diye yedirilmesi hoş değil.Toplumumuz bunu kaldıracak yapıya ve geçmişe sahip değil.
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
İyi de arkadaşım, onların zaten özgürlükten yana bir sıkıntıları yok ki. Tarih boyunca da olmadı. Bu gidişle de olmayacak...
Madem oyle de asagidaki maddelerden birisinde neden bir takim sanatcilara ambargo konuyor?Ya da neden kendi yasam stilimize gore sekil verilmeye calisiliyor?Bunun olmadigini soyleme bana lutfen!Ozgurluk kavrami savunuluyor ise bir sanatci ekranlarin karsisina tesetturlu sekilde de cikar,vamp sekilde de cikar!(bicim,sekil acisindan)
Gelelim Seyfi DURSUNOGLU'na nam-i diger HUYSUZ VIRJIN'e.Ben kendisini izlerken cok guldugumu soyleyebilirim.Fakat kaldirilmasinda bir sakinca gormuyorum.Cunku ne oldugu belirsiz bir goruntu yaratiyor ekranlarda.Bu goruntu kucuk cocuklarin psikolojisini bozabilir.Ama sunu da unutmayalim ki soz konusu oyun ise skec ise kiliktan kiliga girilir.Adi ustunde OYUN.Burada asil yapilmasi gereken program kaldirmak degil,programin icerigi hakkinda bilgi vermektir.Verilen bilgiye gore aile cocuguna bu programi izlettirmez!Olay bu kadar basit.
Ne yani simdi Bulent ERSOY transseksuel bir kadin diye dinlemeyecek miyiz?Ya da programlarda yer verilmesini istemeyecek miyiz?Eger ki ozgurlukten bahsediyorsak bu kelimeyi agzimiza aliyorsak herseye acik olmaliyiz.Sevmek zorunda degiliz ama saygi duymak zorundayiz.Diger insanlarda bizi(muhafazakarlari)sevmek zorunda degil ama saygi duymak zorundalar!!
Yazdıklarımızı okumadan mı cevap veriliyor? Bakın ne demişiz yukarda Seyfi Bey ile RTÜK başkanı konuştu ve üstüne basa basa kıyafeti ile ilgili asla bir şey söylemediklerini hatta büyük bir beğeni ile izlediklerini, kendilerinin farklı bir tarz oluşturduğunu ve önemli bir sanatçı olduğunu, ancak müstehcen espirileri 23:00 dan sonra yapmalarını istediklerini söylediler. Bunun yanında alınan kararların da hukuğa uygun alındığını belirttiler.
Şahsi görüşle alakası yok yani. Aynı şeyleri neye yazdırıyonuz :)
Sana gore zarar veren bir ozgurluktur ama karsi tarafa gore hicbir zarari yoktur.O zaman ne olacak??Yine karsinin ozgurlugunu kisitlamis olacagiz
Eğer böyle düşünürseniz.Yani yapana zararı yok topluma zararı olması onu kısıtlamamız anlamına gelmez derseniz çok yanlış bir yere varmış oluruz.O zaman yapılan her türlü yanlışlık, çarpıklık meşru olur.Programı çok seviyorsanız kaldırılmaz tabi .Tercih meselesi.Ama yapılması gereken belli kurallar getirilmesi, gelişi güzel insanlarımıza bu programların yedirilmemesi.Eğer dikkat ederseniz , birçok televizyon programının toplumumuz üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu görürüsünüz.Sadece o anda gülmek için izliyor olabilirsiniz ( özgürlüğünüzü kullanıyorsunuz bir bakıma) ama diğer yandan bu tip çarpıklıkları örnek alan, özenen bir kısım cahil insanlar da mevcut bu ülkede o program yerine hem güldüren hem düşündüren bir programı tercih ederim kendi düşüncem .Öğretici bir yanı olduğunu düşünmüyorum ama kaldırılması veya kaldırılmaması kısmına gerekli kurumlar karar verir. En azından zaman veya davranışlara kısıtlama, kural getiirilmeli...Dikkat ediyorum bu sanatçılar konusunda çok geniş düşünüyorsunuz(bana göre tabi).Fikirlerinize saygısızlık için söylemiyorum.Ama her yapılanın sanattır, özgürlüktür diye yedirilmesi hoş değil.Toplumumuz bunu kaldıracak yapıya ve geçmişe sahip değil.
Yapana zarari yok demedim.Bizim zumremize gore zararli gorulebilir.Ama bir baska zumre bunu gayet normalde karsilayabilir demeye calistim.
RDönmezs
01-16-2008, 17:17
yaa bırakın arkadaşlar bu boş herifi :)
Nasil ki kendi toplumumuzun bir takim davranislarinda kisitlama istemiyorsak,ozgurluk istiyorsak.Bizden farkli dusunen insanlarida kinayamayiz!!!!Her turlu seye ama her turlu seye acik olmaliyiz.Ancak o zaman ozgurluk kavrami gecerlilik kazanir. ;)
İyi de arkadaşım, onların zaten özgürlükten yana bir sıkıntıları yok ki. Tarih boyunca da olmadı. Bu gidişle de olmayacak...
Madem oyle de asagidaki maddelerden birisinde neden bir takim sanatcilara ambargo konuyor?Ya da neden kendi yasam stilimize gore sekil verilmeye calisiliyor?Bunun olmadigini soyleme bana lutfen!Ozgurluk kavrami savunuluyor ise bir sanatci ekranlarin karsisina tesetturlu sekilde de cikar,vamp sekilde de cikar!(bicim,sekil acisindan)
Gelelim Seyfi DURSUNOGLU'na nam-i diger HUYSUZ VIRJIN'e.Ben kendisini izlerken cok guldugumu soyleyebilirim.Fakat kaldirilmasinda bir sakinca gormuyorum.Cunku ne oldugu belirsiz bir goruntu yaratiyor ekranlarda.Bu goruntu kucuk cocuklarin psikolojisini bozabilir.Ama sunu da unutmayalim ki soz konusu oyun ise skec ise kiliktan kiliga girilir.Adi ustunde OYUN.Burada asil yapilmasi gereken program kaldirmak degil,programin icerigi hakkinda bilgi vermektir.Verilen bilgiye gore aile cocuguna bu programi izlettirmez!Olay bu kadar basit.
Ne yani simdi Bulent ERSOY transseksuel bir kadin diye dinlemeyecek miyiz?Ya da programlarda yer verilmesini istemeyecek miyiz?Eger ki ozgurlukten bahsediyorsak bu kelimeyi agzimiza aliyorsak herseye acik olmaliyiz.Sevmek zorunda degiliz ama saygi duymak zorundayiz.Diger insanlarda bizi(muhafazakarlari)sevmek zorunda degil ama saygi duymak zorundalar!!
Yazdıklarımızı okumadan mı cevap veriliyor? Bakın ne demişiz yukarda Seyfi Bey ile RTÜK başkanı konuştu ve üstüne basa basa kıyafeti ile ilgili asla bir şey söylemediklerini hatta büyük bir beğeni ile izlediklerini, kendilerinin farklı bir tarz oluşturduğunu ve önemli bir sanatçı olduğunu, ancak müstehcen espirileri 23:00 dan sonra yapmalarını istediklerini söylediler. Bunun yanında alınan kararların da hukuğa uygun alındığını belirttiler.
Şahsi görüşle alakası yok yani. Aynı şeyleri neye yazdırıyonuz :)
Eminim oyledir ;D Eminim hepiniz boyle dusunuyorsunuzdur,sekilin hic bir onemi yoktur.
yaa bırakın arkadaşlar bu boş herifi :)
Bu soz kime pardon??
yaa bırakın arkadaşlar bu boş herifi :)
Bu soz kime pardon??
Reha MUHTAR'a ;)
Şekle bakmayla ilgili:
Ne insanlar gördüm üstünde kıyafet yok, ne kıyafetler gördüm içinde insan yok. Mevlana
Ye kürküm ye. Nasrettin Hoca
Rehberlerimiz.
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.