Necip Fazıl
02-13-2009, 18:13
Türkiye Susurluk hükümlüsü ve Ergenekon sanığı İbrahim Şahin’in iddiaları ile Genelkurmay’dan yapılan açıklamayı konuşuyor.
Her ne kadar Org. İlker Başbuğ, göreve ilk geldiği gün TSK’nın internet açıklamaları azalacak demiş olsa da, Doğan grubuna bağlı Radikal gazetesinde çıkan manşete karşı interneti kullanması dikkat çekici. Üstelik bir sonraki gün basın mensuplarına Genelkurmay’da bilgilendirme toplantısı yapılacak olmasına rağmen.
Neyse bu bölümü geçelim bir bildiği vardır ebette büyüklerimizin diyerek...
Benim dikkat çekmek istediğim nokta İbrahim Şahin’in sözleri olduğu iddia edilen açıklamalar.
Radikal gazetesinde çıkan savcılık ifadesini okuyunca ilk aklıma gelen şaka mı bütün bunlar oldu?.
Susurluk’tan hüküm giyen İbrahim Şahin’in devletin terörle mücadele organizasyonun başına getirileceğini sanması, geçirdiği kazanın unutkanlıktan çok daha fazla kendisine hasar verdiğini gösteriyor. İbrahim Şahin, birileri tarafından ya acayip tufaya getirilmiş ya da öyle gösterilmeye çalışılıyor.
Siz kalkın devletin en üst zirvesinde teröre ilişkin yeni bir birim kuralım deyin. Çalışmasını yapmaya başlayın. Birileri de bu fırsatı değerlendirsin. Şahin’e haber yollasın; “birimin başına sen geçeceksin” desin. Üstelik bunu desteklemek için Şahin, Genelkurmay’dan yetkili olduğu iddia edilen isimlerle görüştürülsün, “topla ekibini” densin. “Hadi koçum göreyim seni” hesabı gaz verilsin. Şahin’de bir süredir uykuya yatırdığı temizlik ekibini uyandırsın. Genelkurmayda yapılacak resmi törende bu birimin başına geçerken Org. İlker Başbuğ’un karşısında nasıl teşekkür edeceğine bile hazırlansın.
Sonra... Sonra hoooppp. Bir operasyon. Gömdüğün silahlarla birlikte yakalan.
Ergenekon’un tetikçi takımı üstelik liste halinde tam kadro ele geçirilsin. Ve ardından resmi olarak görevlendirildiğini savunan İbrahim Şahin’le aslında görüşme yapanların TSK’da bile çalışmadığı, hayali kişiler oldukları ortaya çıksın. “Genelkurmay basın daire başkanı Tuğgeneral Metin Gürak’la özel telefonda görüştüm” desin (sonra yalanladı) ama sonrasında böyle bir görüşme hiç olmamış olsun. Vs. vs.
Üstelik tüm bunlar Genelkurmayın karargah evleri operasyonları tartışılırken yapılsın. (Tüm gözaltına alınanlar serbest bırakıldı)
Ardından Genelkurmay başkanlığı açıklama yaptı; “Biz yasadışı işlerin içinde olmayız” dedi. Emrim altında 700 bin askerim varken 300 kişiyle iş çevirmem dedi. Ergenekon tartışmasında son günlerde ki sessizliğini bozdu, uyarılar verdi. Rahatsızız dedi.
Sonrasında Doğan grubuna bağlı Radikal gazetesi manşeti kuzu gibi oldu. Gazetecilik yaptık dedi.. Fırçayı yiyen Genel yayın yönetmeni İsmet Berkan; “Hem açıklamanın içeriği hem de tonu, bana rahat bir nefes aldırdı; çünkü, Genelkurmay Şahin’le bir işbirliği ihtimalini kategorik olarak reddediyor. Zaten bu iddiaya kimse inanmamıştı ama böyle bir açıklamayla bunun yalanlanması bence çok da iyi oldu.” Diyor.
Garip. Çelişkiye bakar mısın?. Hem Şahin’in açıklamalarına inanmıyorsun, hem de gazetenin manşetine koyacak kadar önemsiyorsun. Yalan ama manşet. Olacak iş mi?
Genelkurmayın dikkat çektiği bir noktada neden 10 gün sonra yayınlanıyor bu haber.?
Evet niye?. Elimize belgeler anca geçti diyor sayın Berkan ama çok da inandırıcı olamıyor.
Neden inandırıcı olamıyor. Cevabı Star gazetesi Ankara Temsilcisi sayın Şamil Tayyar’ın yazısında belirttiği ilginç bir tespitte gizli.; Diyor ki Şamil Tayyar, “ Hürriyet gazetesinin bugün ulaşamayacağı devlete ait hiçbir gizli belge yoktur” Yani Doğan grubu isterse her bilgiye ulaşabilir. Ama isterse...
Kafama takılan bir çok konu var.
Bu güne kadar Ergenekon’a kör ve sağır durmaya çalışan Doğan grubu, neden İbrahim Şahin’in iddialarını (üstelik inandırıcı bulmadığı halde) manşetinden verme ihtiyacı duydu?
Genelkurmayı direk hedef alan böylesi ciddi iddialara neden bodoslama daldı?
Üstelik bunu neden Radikal gazetesinden yaptı. Hürriyet neden kullanılmadı.?
Genelkurmay kızarsa da ona kızsın. “İsmet Berkan der” kurtuluruz düşüncesi mi?.
Tüm kışkırtmalara rağmen Adaletin tecellisi için suskun kalmayı tercih eden TSK’yı bir açıklama yapmaya zorlamak, kızdırmak, öfkelendirmek için mi?..
Başbakan’ın Genelkurmay başkanı ile yaptığı haftalık olağan görüşmesinin tam ortasında bir internet açıklaması gelmesi bekleniyor muydu?.
Sorular sorular...
Gözlerimi kapatıyorum.
Acaba dün akşam izlediğim filmin etkisinde miyim?..
Mehmet KIVANÇ - HABER 7
Her ne kadar Org. İlker Başbuğ, göreve ilk geldiği gün TSK’nın internet açıklamaları azalacak demiş olsa da, Doğan grubuna bağlı Radikal gazetesinde çıkan manşete karşı interneti kullanması dikkat çekici. Üstelik bir sonraki gün basın mensuplarına Genelkurmay’da bilgilendirme toplantısı yapılacak olmasına rağmen.
Neyse bu bölümü geçelim bir bildiği vardır ebette büyüklerimizin diyerek...
Benim dikkat çekmek istediğim nokta İbrahim Şahin’in sözleri olduğu iddia edilen açıklamalar.
Radikal gazetesinde çıkan savcılık ifadesini okuyunca ilk aklıma gelen şaka mı bütün bunlar oldu?.
Susurluk’tan hüküm giyen İbrahim Şahin’in devletin terörle mücadele organizasyonun başına getirileceğini sanması, geçirdiği kazanın unutkanlıktan çok daha fazla kendisine hasar verdiğini gösteriyor. İbrahim Şahin, birileri tarafından ya acayip tufaya getirilmiş ya da öyle gösterilmeye çalışılıyor.
Siz kalkın devletin en üst zirvesinde teröre ilişkin yeni bir birim kuralım deyin. Çalışmasını yapmaya başlayın. Birileri de bu fırsatı değerlendirsin. Şahin’e haber yollasın; “birimin başına sen geçeceksin” desin. Üstelik bunu desteklemek için Şahin, Genelkurmay’dan yetkili olduğu iddia edilen isimlerle görüştürülsün, “topla ekibini” densin. “Hadi koçum göreyim seni” hesabı gaz verilsin. Şahin’de bir süredir uykuya yatırdığı temizlik ekibini uyandırsın. Genelkurmayda yapılacak resmi törende bu birimin başına geçerken Org. İlker Başbuğ’un karşısında nasıl teşekkür edeceğine bile hazırlansın.
Sonra... Sonra hoooppp. Bir operasyon. Gömdüğün silahlarla birlikte yakalan.
Ergenekon’un tetikçi takımı üstelik liste halinde tam kadro ele geçirilsin. Ve ardından resmi olarak görevlendirildiğini savunan İbrahim Şahin’le aslında görüşme yapanların TSK’da bile çalışmadığı, hayali kişiler oldukları ortaya çıksın. “Genelkurmay basın daire başkanı Tuğgeneral Metin Gürak’la özel telefonda görüştüm” desin (sonra yalanladı) ama sonrasında böyle bir görüşme hiç olmamış olsun. Vs. vs.
Üstelik tüm bunlar Genelkurmayın karargah evleri operasyonları tartışılırken yapılsın. (Tüm gözaltına alınanlar serbest bırakıldı)
Ardından Genelkurmay başkanlığı açıklama yaptı; “Biz yasadışı işlerin içinde olmayız” dedi. Emrim altında 700 bin askerim varken 300 kişiyle iş çevirmem dedi. Ergenekon tartışmasında son günlerde ki sessizliğini bozdu, uyarılar verdi. Rahatsızız dedi.
Sonrasında Doğan grubuna bağlı Radikal gazetesi manşeti kuzu gibi oldu. Gazetecilik yaptık dedi.. Fırçayı yiyen Genel yayın yönetmeni İsmet Berkan; “Hem açıklamanın içeriği hem de tonu, bana rahat bir nefes aldırdı; çünkü, Genelkurmay Şahin’le bir işbirliği ihtimalini kategorik olarak reddediyor. Zaten bu iddiaya kimse inanmamıştı ama böyle bir açıklamayla bunun yalanlanması bence çok da iyi oldu.” Diyor.
Garip. Çelişkiye bakar mısın?. Hem Şahin’in açıklamalarına inanmıyorsun, hem de gazetenin manşetine koyacak kadar önemsiyorsun. Yalan ama manşet. Olacak iş mi?
Genelkurmayın dikkat çektiği bir noktada neden 10 gün sonra yayınlanıyor bu haber.?
Evet niye?. Elimize belgeler anca geçti diyor sayın Berkan ama çok da inandırıcı olamıyor.
Neden inandırıcı olamıyor. Cevabı Star gazetesi Ankara Temsilcisi sayın Şamil Tayyar’ın yazısında belirttiği ilginç bir tespitte gizli.; Diyor ki Şamil Tayyar, “ Hürriyet gazetesinin bugün ulaşamayacağı devlete ait hiçbir gizli belge yoktur” Yani Doğan grubu isterse her bilgiye ulaşabilir. Ama isterse...
Kafama takılan bir çok konu var.
Bu güne kadar Ergenekon’a kör ve sağır durmaya çalışan Doğan grubu, neden İbrahim Şahin’in iddialarını (üstelik inandırıcı bulmadığı halde) manşetinden verme ihtiyacı duydu?
Genelkurmayı direk hedef alan böylesi ciddi iddialara neden bodoslama daldı?
Üstelik bunu neden Radikal gazetesinden yaptı. Hürriyet neden kullanılmadı.?
Genelkurmay kızarsa da ona kızsın. “İsmet Berkan der” kurtuluruz düşüncesi mi?.
Tüm kışkırtmalara rağmen Adaletin tecellisi için suskun kalmayı tercih eden TSK’yı bir açıklama yapmaya zorlamak, kızdırmak, öfkelendirmek için mi?..
Başbakan’ın Genelkurmay başkanı ile yaptığı haftalık olağan görüşmesinin tam ortasında bir internet açıklaması gelmesi bekleniyor muydu?.
Sorular sorular...
Gözlerimi kapatıyorum.
Acaba dün akşam izlediğim filmin etkisinde miyim?..
Mehmet KIVANÇ - HABER 7