fatih kısaparmak balon baskılı balon "Türkçe ile Kürdçe arasında husumet var-dır- mıdır ?" - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "Türkçe ile Kürdçe arasında husumet var-dır- mıdır ?"


Ammar
04-26-2011, 17:18
Danimarkalı bir densizin, Hz. Muhammed (SAV)’e hakaret eden çizimleri nedeniyle İslam Alemi’nde infial oldu.

Diyarbakır Mewlid Etkinliği ve Hizbullah'ın Geleceği


Süreç: Danimarkalı bir densizin, Hz. Muhammed (SAV)'e hakaret eden çizimleri nedeniyle İslam Alemi'nde infial oldu. Aslında batı; yüzyıllardır uyguladığı projenin etkisini yani İslam Dünyası'ndaki İslamî potansiyelin düzeyini ölçmek istiyordu.

[Bu süreçte Kürdistan ve özellikle Kuzey Kürdistan çok önemli idi. Çünkü; 1984 yılında başlayan ve “Kemalist Dönüşüm Projesi” olarak isimlendirilen bir süreçle, Kuzey Kürdlerinin İslamî hassasiyetinin aşındırılması, Kemalizm'in Kürdî versiyonunun hayata geçirilmesi amaçlanıyordu.

Daha önce “Suriye Kürdleri” önce Baas rejimi ve Esad'a dost kılınmış ve makul çoğunluk yerine, zalim azınlık-Nusayri-Baasçı-Irkçı rejime payanda yapılmıştı.]

Zikrettiğimiz nedenle, Diyarbakır'daki İslamî oluşumlar, “Peygambere Saygı Mitingi”ni 2006 yılında düzenlediler. Bu mitinge destek veren gruplar içerisinde Hizbullah Cemaati de vardı. Bu vesile ile Hizbullah Cemaati ilk defa “Legal Alanda” bir etkinliğe katılıyor, ortak oluyor ve bir anlamda sosyalleşiyordu.

2007 yılında ise “Peygambere Saygı Mitingi” yerine, Hz. Muhammed (SAV)'in doğum yıldönümünü “Kutlu Doğum-Mewlid” etkinliği düzenlendi.

O güne kadar, bu etkinliği diğer İslamî guplarla paylaşan Hizbullah Cemaati, bundan sonra Etkinliği bölge geneline yaymayı ve tabir caizse finalini “Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda” ve “Kutlu Doğum ve Peygamberi Anma” etkinliği adı altında kendi tekeline almaya başladı.

2011 Diyarbakır ve Bölgedeki Mewlid Etkinliği

Bu yılki etkinlik, yanılmıyorsam; Hanî / Nêrib Beldesinde başlayıp, Diyarbakır İstasyon Meydanında son buldu. İçerik açısından İlçe, Belde ve diğer şehirlerdeki Mewlid etkinlikleri halkın ihtiyacına uygun, genelde Kurmanci ve Zazakî konuşan seydaların irşad faaliyetleriyle devam etti.

Diyarbakır'daki mewlid etkinliği en kalabalık olmasına rağmen, içerik açısından en zayıfı oldu. Çünkü; gelen kitleye net bir ifade ile; Bu etkinliğin, ABD, Avrupa ve dünyanın diğer yerlerindeki İslam ve Hz. Muhammed(SAV) karşıtlığına karşı bir sahiplenme olduğu, Peygamberin rahmet ve şefkat elçisi olduğu iyi işlenmedi.

Keza; Bu etkinliğin PKK veya başka bir grup aleyhine değil, sadece peygamber sevgisiyle düzenlendiği, Türkiye ve Kürdistan'daki herkesin kardeşliğine, peygamber sevgisinde buluşması gerektiği vurgusu da iyi işlenmedi. Müslümanlar ve Kürdler arası barışın ve kardeşliğin de peygamber sevgiisnden geçtiği, Kürd sorunun da bu sevgi ile, kardeşlik ve barış temelinde çözüme kavuşacağına dair bir cümle sarfedilemedi.

Medya'nın eline koz verilerek; bu etkinliğin Hizbullah Cemaatinin bir boy gösterme, Kürd halkının PKK-BDP karşıtlığına delil sayıldı.

Kayserili Hoca hariç, diğer konuşmacıalrın konuşma içeriği zayıftı. Müziğin içeriği ve ses düzeni de aynı şekilde çok sayıftı. Mesela; Silvanlı Seyfullah'ın sesinden kitleye Mewlid dinletilebilirdi. Seyfullah gibi bir değerin Hizbullah cemaatince akredite olmadığından bu ve benzeri etkinliklere katılmadığı bilinmektedir ki bu da yanlıştır.

Sunumların Türkçe olması yanlıştı. Mekan ve zamana uygun olanın Kurmanci ve Zazakî olduğu, sunumların Kürdçenin bu iki lehçesinde yapılması gereği Cemaat tarafından kavranılmamış olması bir nakisedir.

Elbette Türkçe konuşmalar olmalıdır. Ama sunumların tavizsiz bir şekilde Kurmanci ve Zazakî olmasında fayda vardır. Müslüman Kürdlerin ve bilumum Müslümanların maslahatı da bu noktadadır.

Çünkü; Kuzey Kürdistan'da Türkçeye tavır almak, Kemalizm'e tavır almaktır. Kemalizm'in yumuşak karnı budur. İslami olan da budur.

Türkçe ile Kürdçe arasında husumet vardır, çünkü; bugün ve seksen yıldır Kuzey Kürdistan'da Türkçe birebir Kürdçenin hayat alanını işgal etmeye, onun yerine oturmaya çalışmakta ve bunu devlet destekli olarak yapmaktadır.

Saddam'ın bayrağındaki “Allah-u Ekber” nasıl hile ise Türkçe de Kürdistan'da hile ve asimilasyon aracı oalrak kullanılmaktadır. Muaviye de Kur'an ayetlerini Hz. Ali Efendimize karşı kullanmıştı.

Hizbullah Cemaati elbette Kürdçü olmaz ve olamaz ama Kürdistani olabilir. Yani Kürdistan'daki fiili durumu (Kurmanc, Zaza, Arap, Türkmen, Süryani vs) esas alarak “Çok renkli ve çok sesli” bir toplum modelinin inşasına katkı sunabilir. Aksi halde PKK karşıtlığı fazla bir şey kazandırmaz ve tıkanmaya yol açar.

Hizbullah'ın Geleceği ve Dönüşmesi Sorunu

Hizbullah içerisinde en etkin grup Batman grubudur. Ki Hizbullah için “Hemşeri yapılanmsı” diyenler de vardır. Bu hem avantaj hem de değildir.

Avantajı, Cemaatin yönetilmesini kolaylaştırması, zararı da İslam'daki Şura Prensibinin zedelenmesidir (zira çatışmalı dönemde birçok İslami ve insani kuralın çiğnendiği kanaatini muhafaza edenler vardır).

Hizbullah cemaatindeki Arap ve Zaza damarı (ki Kürdî Milli bilincin az olduğu Bingöl çevresinden ve Elazığ, Bingöl hattında MHP'nin yakın döneme kadar etkin olduğunu, Bingöl gibi yerlerde BBP'nin Belediye Başkanlığı seçimlerinde ciddi bir rakip olduğunu düşündüğümüzde) bu hareketin Kürdistanî çizgiye gelmesine ciddi olarak ayak diretmektedir.

Oysa hüküm ekseriyete göredir ve Hizbullah Cemaatinin Kürdistanî olma dışında bir seçeneği yoktur.

Bingöl-Zaza etkisi; Cemaatin Kürd dili hakkındaki görüşünü de bloke etmektedir. Zira Cemaate yakın medyada Zazakî'yi Kürdçe'nin bir lehçesini saymama, Kurmanci'yi de Kürdçe yerine ikame etme söylemi hakimdir.

Bu noktada Türk Genelkurmayı ve Türk devleti ve hükümetleriyle örtüştüklerini ve bunun hayra alamet olmadığını bilmeleri gerekir.

Zira, Zazakî ve Zazalar (Bitlis-Mutki, Diyarbakır, Siverek, Adıyaman-Gerger, Malatya, Sivas, Dersim, Erzurum, Erzincan dairesi) Kuzey Kürdistan'da toprağa tekabül etmektedir. Haliyle Kürdlerin kendi topraklarında siyasi iktidar talebi ile Zazaca ve Zazaların yakın ilişkisi vardır.

Kürdistan önderlerinden Şeyh Said ve Seyyid Rıza'nın Zazakî konuştuğu ve iki önemli Sünni-Alewi İslamî–Kurdî çizgiyi temsil ettikleri unutulmamalıdır.

http://haberdiyarbakir.com/news_detail.php?id=42291

Sıdkı ZİLAN