fatih kısaparmak balon baskılı balon TÜRKİYE’DEN GİTMEK İSTEYEN PARMAK KALDIRSIN! - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : TÜRKİYE’DEN GİTMEK İSTEYEN PARMAK KALDIRSIN!


Ayşe_Berra
01-07-2008, 18:23
TÜRKİYE’DEN GİTMEK İSTEYEN PARMAK KALDIRSIN!


Buyurun…
İsteyen istediği yere gidebilir. Bu anayasal bir özgürlük olmanın dışında insanın kendi iç özgürlüğü ile de ilgilidir. Hatta bu konuda ben devletin yardımcı olmasını bile istiyorum… Gideceklere kolaylıklar sağlasın…

Ama şu gerçeği gözden kaçırmamak lazım: Yani kendi ülkenizi kötüleyip giderken, ev alıp yerleşmeyi düşündüğünüz veya yerleştiğiniz ülkenin lütfen siciline de bir kez bakın!
“Türkiye kötü(!)”
Amerika’ya mı yerleşeceksiniz?
İngiltere’ye mi?
Fransa’ya mı?.. Nereye?..
Bu ülkelerin en son yaptıklarını hatırlatalım isterseniz:

IRAK
“ABD’nin Irak’ta yürüttüğü savaşın günlük bedeli 720 milyon dolar.
Amerikan Dostluk Hizmetleri Komitesi adlı örgüte göre, Irak'taki savaş günde 720 milyon, dakikada ise 500 bin dolara mal oluyor. İki ekonomistin analizine dayanan bu veriler, mevcut maliyetlerin yanı sıra savaşın uzun dönem maliyetlerini de kapsıyor. Bununla birlikte savaşın ardından yükselen petrol fiyatları ve Amerikan karşıtlığı gibi etkenlerin ekonomide yol açacağı kayıplar bu maliyete dahil değil. Örgüt, Irak savaşına harcanan parayla günde 6 bin 500 ailenin ev sahibi olabileceğine, 400 binden fazla çocuğun sağlık masraflarının karşılanabileceğine dikkat çekti.” Bir de şunu ekleyelim: Irak’ta ölen ABD askeri sayısı (Irak’lıları kasten vermiyorum, çünkü çok yüksek) son rakamlara göre 5 bine yaklaşmış durumda.

BOSNA
Savaş Kurbanı Kadınlar Derneği Başkanı Bakira Haseçiç; “Araştırmalarımıza göre yaklaşık 50 bin Müslüman kadın tecavüze uğrayarak kirletildi. Ne acıdır ki erkeklerimize bile tecavüz ettiler. Utancından kimse şikâyetçi olamıyor. Bize saldırırken '500 sene bize hükmedenlerin soylarını kökten yok edeceğiz ve Müslümanları kurutacağız!' dediler. Şu anda derneğimize tecavüze uğramış 3 bin kadın üye. Her gün 10 kadın başvuruda bulunuyor”. (23.2.2007) Bu olayda toptan batı ülkeleri, yani İngiltere’sinden Fransa’sına kadar hemen hepsi suçlu değil miydi? ABD’yi de unutmamak lazım…

BULGARİSTAN
“Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) Devlet Başkanı Stalin, Kırım Türkleri’nin savaş sırasında Almanlarla işbirliği yaptığını iddia ederek top yekûn sürgüne gönderilmesini emretti. Emir, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Türkleri’ne iletildi. İki saat içerisinde, evlerinden hiçbir eşyayı almaksızın, bulundukları köyün -kasabanın- şehrin meydanında toplanmaları isteniliyordu. Evini terk etmek istemeyenler zorla götürüldü. Direnenler, dipçik darbeleriyle hemen oracıkta öldürüldü. Çığlıklarla inleyen gökyüzünün karanlığını delmeye çalışan güneş, kana bulanmış Kırım topraklarına ilk ışıklarını gönderirken, 423.100 kişiden oluşan Kırım Türkleri, hayvan taşınmasında kullanılan tren vagonlarına, âdeta istif eder gibi yerleştirildiler. Vagonlara doldurulanların 57.000’i 0-5 yaş arası çocuk, 68.000’i ise 60’ın üzerinde yaşlı insanlardı.

Ertesi gün, Arabat bölgesinde bir köyde, 150 civarında Türk’ün unutulduğu anlaşıldı. Haber, Stalin’e ulaştırıldığında emir verdi: “Bunların işini 24 saat içerisinde bitirin!” Emir yerine getirildi: Bebek, ihtiyar ve genç... köy halkı, küçücük bir tekneye dolduruldu. Tekne, kıyıdan birkaç mil açılınca batırıldı. Karadeniz’in hırçın dalgaları soydaşlarımıza mezar oldu. Türkler’le birlikte Kırım’da yaşayan Musevî dinine mensup Türkler ile aynı dine mensup Yahudiler de sürgün edildiler. Çünkü bu iki gruba mensup insanlar, Kırım Türkleri ile iyi ilişkiler içerisinde idiler.

Yapılan işlem, Kırım Türkleri’ni yok etme politikasının, o günün öncesinde ve sonrasında, tarihin yazmadığı bir vahşetle uygulanması idi. Bir aydan fazla süren yolculuk sırasında, kimsenin vagonlardan inmesine asla izin verilmedi. Her türlü ihtiyaçlar, vagon içerisinde karşılanıyordu. Ölenlerin cesetleri kokmaya başlayıp esasen zor teneffüs edilen hava, tehlikeli ölçüde zehirlenince, pencerelerden rast gele atılıyordu. Yolculuk sırasında 195.371 kişi öldü.”

Fransa’da, 1945 yılında dünyanın Hitler’den kurtulduğu kutlamaları yapılırken Cezayirliler, sokaklarda koyunlar gibi kesildi. Fransız kaynaklarına göre ölen insan rakamı 15 bin, ama diğer bazı gerçekçi kaynaklara göre bu rakam 45 bin…

Kısa bir köşe yazısı için sanırım bu kadar yeter. Azteklerden başlayan “vahşi/yok edici” maceranın insanlık tarihindeki hangi kanlı duraklarda kendine bakmadan, kanlı elleriyle yoluna devam ettiğini göstermesi için yeter sanırım. Latin Amerika’yı, Afrika’yı, velhasıl Fransa’nın sömürü varlığını, İngiltere’nin dünya siyasetindeki yerini söylemeye gerek yok.

Tam da buraya bir “MİM” koyalım, yoksa yazı bitmeyecek: Gidin ama gittiğiniz ülkenin sicili yaşadığınız ülkeden temizse evet gidin! Hatta şöyle bile yapabilirsiniz, becayiş… Kendi ülkesinden memnun olmayan, kendi ülke yöneticilerinin dünyaya yaptıklarından utanan Amerikalılarla, İngilizlerle, Fransızlarla…vd. de siz yer değiştirirsiniz… Hatta devlet gideceklere yardım etsin! İsterseniz dönmeyebilirsiniz bile… Çünkü şu anki isminizi size bu halk verdi; ama ona sırtını dönenleri her zaman affetti… Merak etmeyin, istediğiniz zaman da dönebilirsiniz…

Ha bir de unutmadan “giderim ha!” söylemlerinizi de sakın “sanatçı duyarlılığı” adı altında yapmayın! Doğrudur, sanatçılar, yazarlar, şairler, düşünürler vb. farklıdır. Bu insanları farklı yapan, içlerindeki savaşla dışlarındaki savaş arasında hangisinde kahraman olacağı hesabı değil, bu savaşta nasıl onurlu bir şekilde öleceğidir! Gerisi laf-ü güzaf…
Belki son bir söz: Lütfen giderken genetik kodlarınızı da bırakın, olur ya orda evlenir, çoluk çocuk sahibi olursanız, bu coğrafyada yaşayan insanların genleri çocuklarınıza geçmesin! Bir gün bugünkü iktidar gider, tam tersi bir iktidar gelir (biz hangi iktidar olursa olsun burada kalmaya kararlıyız da), ama çocuklarınız… Neyse burayı da okuyucu doldursun. Yazmayayım. Hani hayatın ne getireceği belli olmaz. Kendim için değil de “giderim ha” diyenler için!
Ali Ulurasba

fütüvvet
01-07-2008, 18:26
Ha bir de unutmadan “giderim ha!” söylemlerinizi de sakın “sanatçı duyarlılığı” adı altında yapmayın! Doğrudur, sanatçılar, yazarlar, şairler, düşünürler vb. farklıdır. Bu insanları farklı yapan, içlerindeki savaşla dışlarındaki savaş arasında hangisinde kahraman olacağı hesabı değil, bu savaşta nasıl onurlu bir şekilde öleceğidir! Gerisi laf-ü güzaf…
Belki son bir söz: Lütfen giderken genetik kodlarınızı da bırakın, olur ya orda evlenir, çoluk çocuk sahibi olursanız, bu coğrafyada yaşayan insanların genleri çocuklarınıza geçmesin! Bir gün bugünkü iktidar gider, tam tersi bir iktidar gelir (biz hangi iktidar olursa olsun burada kalmaya kararlıyız da), ama çocuklarınız… Neyse burayı da okuyucu doldursun. Yazmayayım. Hani hayatın ne getireceği belli olmaz. Kendim için değil de “giderim ha” diyenler için!
Ali Ulurasba[/b][/i][/color]


SANATÇI bunlar.. sanatı sömürenler..
duygu sömürüsününde yeni versiyonu..
ak partiyi görenlere bi şeyler oluyor.. gören gözleri görmez oluyor.. hissiytaları dumura uğruyor.. insanlıklarını rafa kaldırıyorlar.. sömürün sizde sömürün sanatçılar.. bizim paramızla hemde..

paylaşım için teşekkürler. ayşe42 +1

Ayşe_Berra
01-07-2008, 18:40
Ha bir de unutmadan “giderim ha!” söylemlerinizi de sakın “sanatçı duyarlılığı” adı altında yapmayın! Doğrudur, sanatçılar, yazarlar, şairler, düşünürler vb. farklıdır. Bu insanları farklı yapan, içlerindeki savaşla dışlarındaki savaş arasında hangisinde kahraman olacağı hesabı değil, bu savaşta nasıl onurlu bir şekilde öleceğidir! Gerisi laf-ü güzaf…
Belki son bir söz: Lütfen giderken genetik kodlarınızı da bırakın, olur ya orda evlenir, çoluk çocuk sahibi olursanız, bu coğrafyada yaşayan insanların genleri çocuklarınıza geçmesin! Bir gün bugünkü iktidar gider, tam tersi bir iktidar gelir (biz hangi iktidar olursa olsun burada kalmaya kararlıyız da), ama çocuklarınız… Neyse burayı da okuyucu doldursun. Yazmayayım. Hani hayatın ne getireceği belli olmaz. Kendim için değil de “giderim ha” diyenler için!
Ali Ulurasba[/b][/i][/color]


SANATÇI bunlar.. sanatı sömürenler..
duygu sömürüsününde yeni versiyonu..
ak partiyi görenlere bi şeyler oluyor.. gören gözleri görmez oluyor.. hissiytaları dumura uğruyor.. insanlıklarını rafa kaldırıyorlar.. sömürün sizde sömürün sanatçılar.. bizim paramızla hemde..

paylaşım için teşekkürler. ayşe42 +1

Ben teşekkür ederim fütüvvet ;) ;)

CeVHeR
01-07-2008, 18:45
Bu da farklı bir bakış açısı. Ama o gitmeye kalkanlar bunları düşünmezler. Onlar ülkelerin, diğer ülkelere yaptıkları zulümlerle ilgilenmezler. Onlar için önemli olan ülkenin yaşam tarzıdır, sözde modernliği, sözde çağdaşlığıdır. Gittikleri ülkelerin kimi öldürdüğü, kimi yıktığı, kimi ezdiği umurlarında bile olmaz. Yeter ki onlar kımızı şaraplarına rahat rahat içebilsinler. Gönüllerince sarhoş olup kendilerinden geçebilsinler. Gönül başka ne ister...
Teşekkürler ayşe42 emeğine sağlık...(+)

ümitli_bekleyis
01-07-2008, 18:55
Bu da farklı bir bakış açısı. Ama o gitmeye kalkanlar bunları düşünmezler. Onlar ülkelerin, diğer ülkelere yaptıkları zulümlerle ilgilenmezler. Onlar için önemli olan ülkenin yaşam tarzıdır, sözde modernliği, sözde çağdaşlığıdır. Gittikleri ülkelerin kimi öldürdüğü, kimi yıktığı, kimi ezdiği umurlarında bile olmaz. Yeter ki onlar kımızı şaraplarına rahat rahat içebilsinler. Gönüllerince sarhoş olup kendilerinden geçebilsinler. Gönül başka ne ister...
Teşekkürler ayşe42 emeğine sağlık...(+)


Kesinlikle katılıyorum . Bir de Ülkenin içinde bulunduğu ruh durumunu kullanıp , eserlerine yansıtıp, köşeyi dönmeye bakarlar.

Bu arada teşekkürler Ayşeciğim paylaştığın için (+) ;)

Ayşe_Berra
01-07-2008, 19:13
Ben teşekkür ederim nusret ve eda.. ;) ;)