fatih kısaparmak balon baskılı balon Türkiye yalnızlığını gideriyor - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye yalnızlığını gideriyor


ceyhanli
01-10-2008, 18:49
Türkiye yalnızlığını gideriyor

Dış dünyanın varlığından bizi haberdar eden merhum Turgut Özal oldu. Tabiri caizse, Özal; Türk insanını ülke sınırlarına hapseden anlayışı silen ve Türk insanının ufkunu dışarıya açan ve bu gaye ile beynimizdeki ve ayaklarımızdaki prangaları kıran adamdır.
Özal’ın vefatından sonra, âdeta ondan intikam alınırcasına Türk insanı yeniden ülke içine mahkum edildi. Halbuki bu tavır rüzgâra karşı tükürmek gibi bir şeydi! Onca insanımız yurt dışında iş yeri açmışken ve teknolojik iletişim vasıtaları dünyayı bir odaya sıkıştırmışken siz, hangi kısıtlamadan dem vurabilirsiniz? Buna gücü olsa idi, komünist Rusya direnebilirdi. O bile darmadağın oldu. Siz, üstelik demokratik ülke olduğunuzu iddia edeceksiniz!

Kayıp yıllar...
Bu uğursuz (meşum) yıllar, 90’lı senelerin başından 2002 yılına değin devam etti. On seneyi aşkın bu dönem içinde milletimiz bütün siyasi partileri, onların liderlerini ve kadrolarını iktidarda denedi. Bu arada kimler gelip gitmedi ki! Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Necmeddin Erbakan, Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit iktidarlarını yaşadık.
Bunlardan yalnızca Erbakan dönemi, millet adına bir şeyler yapabilmenin gayreti içinde oldu; ona da malum çevreler fırsat vermedi! Dolayısıyla, bu on yılı aşkın zaman dilimi, Türkiyemiz ve Türk insanı için kayıp yıllar olmuştur.
Milletimiz çektiklerini bilerek sandığa gitti ve eyyamcı güruhunun hepsini sandığa gömdü! AK Parti’yi tek başına iktidara getirdi.
AK Parti’nin başındaki lider, genç ve dinamikti. Milletine tutkun, hizmet sevdalısı idi. Recep Tayyip Erdoğan, merhum Özal’ın bıraktığı yerden işe koyuldu. Malum, merhum Özal’ın öncelikle yapmak istediği üç şey vardı. Bunlar, fikir ve ifade hürriyeti, vicdan ve inanç hürriyeti ve de teşebbüs hürriyeti idi. Fikir, ifade, vicdan ve inanç hürriyetlerinin önünde engel olarak duran TCK’daki 141, 142 ve 163. maddeleri bir çırpıda kaldırdı. Halbuki Özal’a kadar, bunların kaldırılmasını düşünmek ve bunu ifadelendirmek bile mesele idi.
Bütün komşularımızla kanlı-bıçaklı idik! Hiçbirisi ile hiçbir zaman dostane şekilde tokalaşamadık. Mütemadiyen birbirimize karşı kin ve öfke besledik ve yumruklarımızı sıktık.
Tayyip Erdoğan, sıkılan yumruklara avuçlarını, hatta kucağını açarak ısrarla ve defaatle gitti. Ermenistan hariç, diğer bütün komşularımızla dostane ilişkiler kurdu. Hepsi ile ticaretimiz artarak gelişti. Bize en düşman ülke Suriye ile neredeyse ağabey-kardeş münasebetleri teessüs etti.
Başbakan Abdullah Gül döneminde ABD ile Kuzey Irak’ta çok çirkin bir olay yaşanmıştı (Türk askerinin başına çuval geçirme hadisesi). Bu yüzden Türk-Amerikan münasebetleri hep rölantide gidiyordu. Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu, ABD Başkanı Bush’u ister istemez hizaya getirdi. Bush, PKK’yı ortak düşmanımız olarak ilan etti ve onunla mücadelede beraberlik sözü verdi.

Mekik diplomasisi!
AK Parti hükümetini, sınır ötesi harekât için “ağırdan alıyor” diye eleştirenler, bir hususu gözden kaçırıyorlar. Bu dönem zarfında Başbakan Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanları mekik diplomasisi ile ilgili bütün ülkeleri dolaşmış ve hepsinin yanımızda olmasını başarmışlardır. Bugüne kadarki bütün sınır ötesi harekâtlarımızda başta AB ülkeleri olmak üzere birçok devlet Türkiye’yi kınıyordu.
Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti hükümetinin bu başarısı; yani neredeyse bütün dünyayı yanımıza almamız nasıl alkışlanmaz? Şimdiye kadarki hiçbir Cumhuriyet hükümeti böyle bir başarı elde edebilmiş midir?
O halde, “Sezar’ın hakkını Sezar’a” verelim ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ve AK Parti kadrolarını canu gönülden tebrik edelim...


Çerçeve
Fuat Bol