ceyhanli
12-14-2007, 17:40
Ürdün kralı İkinci Abdullah’ın bir günlük Ankara ziyareti dikkatleri çekti. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız’la görüşüp gitti. Orta Doğu’nun hiç iç açıcı olmayan durumunu şöyle bir gözden geçirmek istemişlerdir. Fakat Kral, İsrail’in bitip tükenmek bilmez yeni yerleşim yerleri politikası üzerinde dikkatimizi de istedi.
Ürdün, Ürdünlüler ve Hâşimî hanedanı, Türkiye’nin dostlarıdır. Türkiye’ye en yakın Arap devletidir diyebilirim. Osmanlı’ya ve Türk’e ihanetin nelere mâl olduğunu bizzat yaşayan Birinci Abdullah (ki İkinci’nin büyükbabasının babasıdır), Türkiye Cumhuriyeti dostluğuna Atatürk’ten başlıyarak ağırlık vermişti. Zaten Osmanlı meclis-i meb’ûsânında Mekke milletvekili (1908-16) ve meclisimizin birinci başkan yardımcısı idi. Hanedanı, hayli Türk kızı ile evlenmiştir.
Birinci Abdullah’ı (1946-1951), katli üzerine, genç torunu Melik Hüseyn (1951-1999) izledi. 48 yıl tahtta kaldı. Akıl almaz savaşlar ve kargaşalara rağmen küçük krallığını devam ettirmesine bütün dünya şaşıp kalmıştır.
Yerine oğlu şimdiki kral İkinci Abdullah geçti. Bugün 48 yaşındadır. Ürdün, eyaletimiz bile değildi. İmparatorluğumuzun sancak denen il’lerinden biri idi. İsrail’den büyük zarar gördü. Milyonla Filistinli mülteciden sonra şimdi de milyonla Iraklı sığınmacıyı kabûl etti. Bu yüzden nüfusu 6 milyona yükseldi. (92.000 kilometre kare). Halkının yüzde 96’sı Sünnî Müslüman’dır (Şâfiî, az Hanefî).
Ürdün’ün akıllı kralları, dünyanın 1. devleti ile iyi geçinmeye özen gösterdiler ki Amerika’dır. Büyük Reşid Paşa’nın Türkiye’nin bekası için şart gördüğü ilke de budur ki, o devirde İngiltere idi.
Bugün dünyada -Filistin hariç- 11’i Asya’da, 10’u Afrika’da 21 bağımsız Arap devleti var. Hiç biri demokrasi değildir. 8’i monarşidir. Monarşilerde hükümdar, devleti bizzat yönetir. Meclislerin ve anayasaların mevcudiyeti demokrasi sağlamaz.
Ürdün’e destek vermek, dış politikamızın icaplarındandır. Ürdün krallarının Batı dünyasında saygınlıkları anılmaya değer. Birçok Arap devleti ise, Hâşimî hanedanına karşıdır.
Durum
Yılmaz Öztuna
Ürdün, Ürdünlüler ve Hâşimî hanedanı, Türkiye’nin dostlarıdır. Türkiye’ye en yakın Arap devletidir diyebilirim. Osmanlı’ya ve Türk’e ihanetin nelere mâl olduğunu bizzat yaşayan Birinci Abdullah (ki İkinci’nin büyükbabasının babasıdır), Türkiye Cumhuriyeti dostluğuna Atatürk’ten başlıyarak ağırlık vermişti. Zaten Osmanlı meclis-i meb’ûsânında Mekke milletvekili (1908-16) ve meclisimizin birinci başkan yardımcısı idi. Hanedanı, hayli Türk kızı ile evlenmiştir.
Birinci Abdullah’ı (1946-1951), katli üzerine, genç torunu Melik Hüseyn (1951-1999) izledi. 48 yıl tahtta kaldı. Akıl almaz savaşlar ve kargaşalara rağmen küçük krallığını devam ettirmesine bütün dünya şaşıp kalmıştır.
Yerine oğlu şimdiki kral İkinci Abdullah geçti. Bugün 48 yaşındadır. Ürdün, eyaletimiz bile değildi. İmparatorluğumuzun sancak denen il’lerinden biri idi. İsrail’den büyük zarar gördü. Milyonla Filistinli mülteciden sonra şimdi de milyonla Iraklı sığınmacıyı kabûl etti. Bu yüzden nüfusu 6 milyona yükseldi. (92.000 kilometre kare). Halkının yüzde 96’sı Sünnî Müslüman’dır (Şâfiî, az Hanefî).
Ürdün’ün akıllı kralları, dünyanın 1. devleti ile iyi geçinmeye özen gösterdiler ki Amerika’dır. Büyük Reşid Paşa’nın Türkiye’nin bekası için şart gördüğü ilke de budur ki, o devirde İngiltere idi.
Bugün dünyada -Filistin hariç- 11’i Asya’da, 10’u Afrika’da 21 bağımsız Arap devleti var. Hiç biri demokrasi değildir. 8’i monarşidir. Monarşilerde hükümdar, devleti bizzat yönetir. Meclislerin ve anayasaların mevcudiyeti demokrasi sağlamaz.
Ürdün’e destek vermek, dış politikamızın icaplarındandır. Ürdün krallarının Batı dünyasında saygınlıkları anılmaya değer. Birçok Arap devleti ise, Hâşimî hanedanına karşıdır.
Durum
Yılmaz Öztuna