Beyazgülüm
04-11-2009, 00:38
NTV haber kanalı, neden ulusalcı basından hiçbir ismi yayınlarına konuk etmiyor?
Akşam Gazetesi Yazarı Oray Eğin'in köşe yazısı;
Yandaş basının yeni üyesi
Televizyonların sabah kuşağında gazetelerin okunduğu programlardaki sıralamanın ayrıntılarını pek kimse bilmez, önemsemez ama aslında bu direkt patronajın politikasıyla ilgilidir.
İlk olarak hangi gazetenin okunacağı, ikinci, üçüncü, sonuncu gazete daima televizyon kanallarının en üst düzey yöneticileri ve patron tarafından belirlenir. Bu sıralama sunucunun inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir ve bir anlamda kanalın politikasını, eğilimini gösterir.
Günün gazetelerini okumaya Yeni Şafak'la başlamakla Hürriyet'ten başlamak arasında algıda ciddi bir fark oluşur çünkü.
Aynı durum televizyon kanallarına yorumcu olarak davet edilecek 'konuşan kafalar' için de geçerlidir.
'Kanalımız her sese açık' ifadesi büyük bir aldatmacadır, dolayısıyla ekrana kimin çıkıp çıkmayacağı, kanalın genel politikasına ne kadar karşı isimlerin davet edileceği, bunun sınırı da aynı patronaj kadrosu tarafından belirlenir. Bu kurallar katı ve nettir.
Sanatçı ve aktivist Bedri Baykam'ın NTV Genel Müdürü Cem Aydın'a yazdığı mektup ekranın bu yazılı olmayan kurallarını hatırlamak için vesile oldu.
Baykam, özetle NTV'de sadece liberal basından isimlerin ekrana çıkartıldığını, ulusalcılara hemen hemen hiç söz hakkı tanınmadığından yakınıyor mektubunda.
Özellikle de basından özetlerin verildiği ve medya simalarının konuk olduğu 'Yazıişleri' programının yayın politikasına vurgu yapıyor. Ayrıca, Cem Aydın'a 'Belki siz düşünmemişsinizdir' diyerek programlara davet edebilecekleri ulusalcı konukların listesini de yolladı. (Mektubu odatv.com'da okuyabilirsiniz.)
Aslında bu mektubu yazan Bedri Baykam da biliyor ki NTV aklına gelmediği için değil, işine gelmediği için ulusalcı yazarlara ekranını açmıyor.
Geçmişte, Mustafa Balbay-Emin Çölaşan'ın programını 'baskı var' gerekçesiyle yayından kaldıranın da bu kanal olduğunu unutmamak gerek.
Bu ciddi bir politik tercihtir, Doğuş Grubu'nun devletle giderek artan boyutta işlerinin etkisi yadsınamaz.
Aynı tercih kendisinin 'dürüst ve objektif' yayıncılık yaptığını iddia eden 'haber kanalı'nın kimi haberleri görmezden gelmesiyle de açıklanabilir. Sıcak gelişmelerde en son tepki veren, bazı haberleri küçülten, gizleyen de hep NTV'dir.
Dikkatli bir izleyicinin de 'Yazıişleri' programındaki tercihleri fark etmemesi olanaksız. Ruşen Çakır ve Mirgün Cabas'ın hazırladığı programda, dünün gelişmeleriyle ilgili basında çıkan köşe yazarlarının alıntılandığı bir bölüm var. Giderek artan sıklıklarda Sabah, Star, Taraf, Yeni Şafak, Zaman gibi gazetelerde çıkan yazılar alıntılanıyor.
Diyelim ki bir konu hakkında üç yazı çıktı: Biri Hürriyet'te, biri Zaman'da, biri de Cumhuriyet'te. 'Yazıişleri'nin tercihi hiç şaşmadan Zaman'dan yana olur.
Programa davet edilen konuklar açısından da bu geçerli. Yandaş basın ya da liberal kalemlerden 10 kişi çıkıyorsa, merkez medyadan ya da ulusalcı isimlerden bir kişi davet ediliyor. Eşitsiz bir denge söz konusu kısacası.
Kısacası, bir psikolojik ayarlama yapılıyor ve gizliden gizliye 'liberallere' sahip çıkılıyor. 'Yazıişleri' etkin bir program, kanal da 'merkezde' yer alıyor. Dolayısıyla bu gibi tercihlerin üzerinde durmak gerekiyor.
'Adil ve dengeli' yayın yaptığını iddia eden Amerikan Fox News kanalı hakkında 'Outfoxed' diye bir belgesel yapılmıştı birkaç sene önce.
Bush döneminde Fox News'ün nasıl yayın saatlerini sadece Cumhuriyetçiler'den yana kullandıkları kanıtlarıyla ortaya dökülmüştü. Fox ekranında yer bulan Cumhuriyetçilerin Demokratlar'a oranı yüzde 80'e 20.
İşin daha da tuhafı, Demokrat kesimin temsilcisi olarak ekrana çıkartılan isimlerin seçimi. Fox News, bu aşamada da kılık kıyafetinden görüntüsüne kadar zayıf, neredeyse alay edilecek gibi çarpık tipli, 'freak', pısırık Demokratlar buluyordu. Sadece alay edilebilecek komedi karakterlerini andıran bu sözde Demokrat konuşmacılar, ekrandaki tok sesli, dik ve vakur görünümlü Cumhuriyetçiler tarafından ezildikçe eziliyor, tartışmalarda hep mağlup oluyordu.
Ne ilginçtir ki Barlas ve Kongar'ın 'Yorum Farkı'nın Fox News versiyonunda konuşan Demokrat kişi, Obama'nın Başkan seçilmesinden sonra ekrandan 'ayrıldı.' Bu zavallı arkadaş artık iyice alay nesnesi olmuştu, hiçbir inandırıcılığı yoktu zaten.
Ama Amerika'da da rüzgar Demokratlar'dan yana dönünce Fox News da yayın politikasında bir 'ince ayar'a girişti.
Artık açıkça ortaya koymalıyız ki 'objektif' NTV de gizliden gizliye AKP'ye yönelik, AKP'nin hoşuna gidebilecek bir habercilik anlayışını benimsedi, ekranı o yönde kullanıyor.
Belki acımasız olacak ama NTV iyiden iyiye 'gizli' bir yandaş basın organıdır.
i.ajans
Akşam Gazetesi Yazarı Oray Eğin'in köşe yazısı;
Yandaş basının yeni üyesi
Televizyonların sabah kuşağında gazetelerin okunduğu programlardaki sıralamanın ayrıntılarını pek kimse bilmez, önemsemez ama aslında bu direkt patronajın politikasıyla ilgilidir.
İlk olarak hangi gazetenin okunacağı, ikinci, üçüncü, sonuncu gazete daima televizyon kanallarının en üst düzey yöneticileri ve patron tarafından belirlenir. Bu sıralama sunucunun inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir ve bir anlamda kanalın politikasını, eğilimini gösterir.
Günün gazetelerini okumaya Yeni Şafak'la başlamakla Hürriyet'ten başlamak arasında algıda ciddi bir fark oluşur çünkü.
Aynı durum televizyon kanallarına yorumcu olarak davet edilecek 'konuşan kafalar' için de geçerlidir.
'Kanalımız her sese açık' ifadesi büyük bir aldatmacadır, dolayısıyla ekrana kimin çıkıp çıkmayacağı, kanalın genel politikasına ne kadar karşı isimlerin davet edileceği, bunun sınırı da aynı patronaj kadrosu tarafından belirlenir. Bu kurallar katı ve nettir.
Sanatçı ve aktivist Bedri Baykam'ın NTV Genel Müdürü Cem Aydın'a yazdığı mektup ekranın bu yazılı olmayan kurallarını hatırlamak için vesile oldu.
Baykam, özetle NTV'de sadece liberal basından isimlerin ekrana çıkartıldığını, ulusalcılara hemen hemen hiç söz hakkı tanınmadığından yakınıyor mektubunda.
Özellikle de basından özetlerin verildiği ve medya simalarının konuk olduğu 'Yazıişleri' programının yayın politikasına vurgu yapıyor. Ayrıca, Cem Aydın'a 'Belki siz düşünmemişsinizdir' diyerek programlara davet edebilecekleri ulusalcı konukların listesini de yolladı. (Mektubu odatv.com'da okuyabilirsiniz.)
Aslında bu mektubu yazan Bedri Baykam da biliyor ki NTV aklına gelmediği için değil, işine gelmediği için ulusalcı yazarlara ekranını açmıyor.
Geçmişte, Mustafa Balbay-Emin Çölaşan'ın programını 'baskı var' gerekçesiyle yayından kaldıranın da bu kanal olduğunu unutmamak gerek.
Bu ciddi bir politik tercihtir, Doğuş Grubu'nun devletle giderek artan boyutta işlerinin etkisi yadsınamaz.
Aynı tercih kendisinin 'dürüst ve objektif' yayıncılık yaptığını iddia eden 'haber kanalı'nın kimi haberleri görmezden gelmesiyle de açıklanabilir. Sıcak gelişmelerde en son tepki veren, bazı haberleri küçülten, gizleyen de hep NTV'dir.
Dikkatli bir izleyicinin de 'Yazıişleri' programındaki tercihleri fark etmemesi olanaksız. Ruşen Çakır ve Mirgün Cabas'ın hazırladığı programda, dünün gelişmeleriyle ilgili basında çıkan köşe yazarlarının alıntılandığı bir bölüm var. Giderek artan sıklıklarda Sabah, Star, Taraf, Yeni Şafak, Zaman gibi gazetelerde çıkan yazılar alıntılanıyor.
Diyelim ki bir konu hakkında üç yazı çıktı: Biri Hürriyet'te, biri Zaman'da, biri de Cumhuriyet'te. 'Yazıişleri'nin tercihi hiç şaşmadan Zaman'dan yana olur.
Programa davet edilen konuklar açısından da bu geçerli. Yandaş basın ya da liberal kalemlerden 10 kişi çıkıyorsa, merkez medyadan ya da ulusalcı isimlerden bir kişi davet ediliyor. Eşitsiz bir denge söz konusu kısacası.
Kısacası, bir psikolojik ayarlama yapılıyor ve gizliden gizliye 'liberallere' sahip çıkılıyor. 'Yazıişleri' etkin bir program, kanal da 'merkezde' yer alıyor. Dolayısıyla bu gibi tercihlerin üzerinde durmak gerekiyor.
'Adil ve dengeli' yayın yaptığını iddia eden Amerikan Fox News kanalı hakkında 'Outfoxed' diye bir belgesel yapılmıştı birkaç sene önce.
Bush döneminde Fox News'ün nasıl yayın saatlerini sadece Cumhuriyetçiler'den yana kullandıkları kanıtlarıyla ortaya dökülmüştü. Fox ekranında yer bulan Cumhuriyetçilerin Demokratlar'a oranı yüzde 80'e 20.
İşin daha da tuhafı, Demokrat kesimin temsilcisi olarak ekrana çıkartılan isimlerin seçimi. Fox News, bu aşamada da kılık kıyafetinden görüntüsüne kadar zayıf, neredeyse alay edilecek gibi çarpık tipli, 'freak', pısırık Demokratlar buluyordu. Sadece alay edilebilecek komedi karakterlerini andıran bu sözde Demokrat konuşmacılar, ekrandaki tok sesli, dik ve vakur görünümlü Cumhuriyetçiler tarafından ezildikçe eziliyor, tartışmalarda hep mağlup oluyordu.
Ne ilginçtir ki Barlas ve Kongar'ın 'Yorum Farkı'nın Fox News versiyonunda konuşan Demokrat kişi, Obama'nın Başkan seçilmesinden sonra ekrandan 'ayrıldı.' Bu zavallı arkadaş artık iyice alay nesnesi olmuştu, hiçbir inandırıcılığı yoktu zaten.
Ama Amerika'da da rüzgar Demokratlar'dan yana dönünce Fox News da yayın politikasında bir 'ince ayar'a girişti.
Artık açıkça ortaya koymalıyız ki 'objektif' NTV de gizliden gizliye AKP'ye yönelik, AKP'nin hoşuna gidebilecek bir habercilik anlayışını benimsedi, ekranı o yönde kullanıyor.
Belki acımasız olacak ama NTV iyiden iyiye 'gizli' bir yandaş basın organıdır.
i.ajans