fatih kısaparmak balon baskılı balon Yazmak ama neyi yazmak || Arzu Erdoğral - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yazmak ama neyi yazmak || Arzu Erdoğral


FarukARSLAN.
02-05-2009, 05:36
Dünya çok kirlendi…
Rengi artık ne şekle büründü göremiyorum…
Göz kapaklarıma düşen ağırlık, bütün ruhuma sirayet ediyor…
Bu ruh hali ile…
Bir hışım ile istemeden de olsa etrafıma bakıyorum…

İlk gözüme takılan yer Gazze…

Annesini babasını ve kardeşlerini İsrail’in vahşetinde kaybetmiş küçük kız çocuğu harabeler içinde dolaşıyor ve ağlıyor…
Yaşadıklarını resimliyor ama konuşmuyor…
Konuşturulmaya çalışınca sesindeki tek düzelik ile “gelecekten umudum kalmadı” derken yüzünde ki acı o anı tarihlere kaydediyor…

Bitik virane şehir kendini yenilemeye tam meyledecekken “canavar “ gökyüzünde insansız uçaklar ile semayı kirletiyor.

Etrafıma bakmaya devam ediyorum. Başka bir kare gözüme takılıyor…

Kanser hastası bir anne, çocuklarını nasıl bir dünya ile baş başa bırakacağını düşünüyor. O an telefon çalıyor ve okutmak için çırpındığı yavrusu “anne senin yayında olmak istiyorum bırak geleyim” diye haykırıyor…
Annesi “hayır “deyince, “bırak anne bari sana hasret kalmayayım zaten param olmadığı için burada yiyecek ekmek bile bulamıyorum” deyince, çaresiz anneden “gel” yanıtını alıyor. Ama için için yanan yüreği ile “geldiğinde diyor kesik elektrikte doğalgaz yanmadığı için üşüyecek”.
Sonra tekrar düşünmeye başlıyor.
“Ben ne yapacağım hastalığımı düşüneyim, borçlarımı, çocuklarımı”…
Ağrıları bastırınca randevusu olduğu, doktora gideceği aklına geliyor ve zorluklar ile vardığı hastane de “ilaç daha gelmedi sonra gel” cevabını alıyor…
Sanki grip hastası…

Sonra söyleniyor kendi kendine…
Ben kimsesizim… Ben kimsesizim…

Bu acıyı da görünce başka şeyler “iyi şeyler” görmek istiyorum dedikten sonra bir hamle daha yapıyorum…

Gözlerim bu kez işten yeni çıkarılan birine takılıyor.
Elinde iki poşet
Hanımı soruyor “bunlar ne”…
“Sorma” yanıtını veriyor işsiz adam…
Ve yorgun bedeni ile birkaç kelime çıkıyor ağzından…

“İşten çıkarıldığımızı öğrenince dedik ki “ne olur bari verdiğiniz yardımlar karşılığında çalışalım işler düzelinceye kadar” ama bunun üzerine
“hayır “ cevabını aldık…
İş aradım, tüm kapılar yüzüme kapandı…
Tuzu kuru olanlarda “bu ülkenin daha önemli sorunları var” üzülme demekten başka hiçbir yardımda bulunmadı…

Kimsesizlerin kimsesi hiç olmuyor…


Gördüklerimden sonra son bir hışım ile “ha gayret” diyerek etrafıma bakıyorum…

Zekasının geri olduğunu göstermeye doymayan garip kılıflı yazar bozuntusunun “köşe yazısı” diye karaladıkları karşıma çıkıyor…
Oray Eğin denilen muhteşem şahsiyet aklınca Başbakan Erdoğan’ın Davos çıkışını yorumluyor…
Epeyce zırvaladıktan ve aklınca dalga geçtiğini zannettikten sonra Başbakan Erdoğan için, 'Tek Adam'lığa giden bir yol onunki diyor ve ardından bozuk ağzından baklayı çıkarıyor.

“O halde ne yapacağız?
Kabulleneceğiz, katlanacağız, 'Yaşasın Padişahım' deyip önünde eğileceğiz... Yapacak bir şey yok”...

Yazar sıtmasına takılan Eğin, bu cümlelerinin ardından da Başbakan’ın tüm kesimler tarafından desteklenmesi çok canı sıkılmış olarak geleceği görüyor…!

Erzurum'a iş seyahatine giden birisinin otelde bir duble viski içmek isteyeceğini ama içki yok denileceğini, bunun üzerine Nişantaşı'na dönene kadar sabredeceğini, şehirlerarası otobüslerde yolculuk namaz saatlerine göre kesildiğinde hiç kimsenin itiraz etmeyeceğini, 'Uçakların da ona göre ayarlanacağını, kız-erkek ayrı okutmak isteyen okul müdürlerine ses çıkartılmayacağını, Anadolu'nun muhafazakar şehirlerindeki başı açık kız öğrencilerin eğitim alamaz hale geleceğini…

'Sandık kararını verdi' diyerek Türk milletine de kinini kusan Oray Eğin,
ağabeylerine özenerek birkaç kelime ile Davos sonrası “uluslararası
bir kriz olması, diplomatik ambargo ihtimalimiz, bunun ileride yaratacağı sonuçlar hiç mi hiç önemli değil. Ne kafa yoruyoruz ki? cümleleri ile ne kadar ülkesini düşünen bir insan olduğunu ispatlıyor ve Başbakanı “Tek Adam” yapan Türkiye’ye teşekkür ediyor…

Adamın derdine bak…
İnanamıyorum…
Bir insan bu kadar cahil ve komik olabilir mi?
Git ne içersen iç…
Ne halt yiyorsan ye…
Şimdi bir şeyler söyleyeceğim olmayacak…
Ama o küçük beyninle karışma sen ülke yönetimine…
Tabii başörtülü kızlar okula giremeyince, darbe yapılmak istenince, insanlar haksız yere fişlenince bir sorun yok…

Adamın umurunda bile değil Gazze’de katliam olmuş, Irak işgal edilmiş, ülkesini çeteler sarmış…
Ona ne…
Dedik ya o ülke ilişkilerini, “içki içmek” ile eş değer gören bir tip…
Dünya yıkılsa adamın umurunda değil…
İçkisini içsin, kimse namaz kılmasın, pislik ortalığı götürsün, gençler uyuşturucu batağında boğulsun, yeter ki Müslüman kitleler yerin dibine girsin oradan da çıkmasın...

Ben sana ne söyleyeyim be adam...

Ne yaparsan yap, ağabeylerini de yanına al nasıl olsa “Başbakan’ın tarihi çıkışını” baltalayamayacak kadar” küçüksün hem de çok küçük…

Artık bu haberden sonra bir hamle daha yapıp etrafıma bakacak halim bile kalmadı…

Zaten baksam da yerel seçim yarışı, kendinden başka kimseyi göremeyen yığınlar bir sürü gereksiz laga lugalar…

Ne yazayım, kime ne söyleyeyim…
Bıktım artık zeka gerileri ile aynı havayı solumak zorunda kalmaktan…
Ömrümüz bu tipler ile uğraşmak ile geçti…

Bizim insanımıza bile anlatamadık Hamas terörist değil, halen Gazze bombalanıyor, İşgalci İsrail bu dünyanın başına bela…
İnsanlar işsiz, aç; “ekonomik kriz psikolojik işsizlik yok” diyerek bu sorumluluktan kurtulamazsınız…
AKP içerisinden koltuk severler temizlenmeden tam anlamı ile başarı sağlanamaz…
Bizim mücahitler müteahhit olunca kim olduğunu unuttu, diğer iyi gün dostlarından bir farkı kalmadı…
Ahlaki ve insani değerlerimiz gün geçtikçe eriyor, aklımızı başımıza almamız şart…

Şimdi diyorum bunlardan sonra…
Yazmak ama neyi yazmak…
Konuşmak ama niye konuşmak…
Susmak ama neden susmak…
Haykırmak, bağırmak ama kime duyurmak…

Tüm bunlardan sonra kızıyorum yaşamı bu denli anlamsızlaştıranlara…

Şimdi ben size soruyorum…
En azından bugün ben kime ne anlatayım…