fatih kısaparmak balon baskılı balon Zengin Siirt’in fakir insanları - AK Parti |AKParti Forum |AK Gençlik |Recep Tayyip Erdoğan |AKPARTİ Gençlik Forumu|

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Zengin Siirt’in fakir insanları


ceyhanli
12-27-2007, 15:30
Zengin Siirt’in fakir insanları

Tillo neresi biliyor musunuz? Yahut da Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin yaşadığı yer? Bu iki sorunun tek bir cevabı var: Aydınlar. Tillo, “manevi yükseklik” anlamına geliyor ve Aydınlar’ın eski adı. Aydınlar ise malum Siirt’in ilçesi.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Erzurum Hasankale doğumlu olmasına rağmen küçük yaşta gelip Tillo’da yaşadı. Astronomi bilgini, matematikçi, pedagog, tıp adamı ve Marifetname’nin sahibi. Hocası İsmail Fakirullah’ın türbesi de burada. Hakeza Sultan Memduh; o da Tillo’da. Türbesinin gümüş muhafazası ve camdan dünya tasviri görenleri hayran bırakıyor.
Hemen belirteyim ki, Siirt’in manevi yönü çok kuvvetli. Nasıl olmasın ki, Şeyh Naccar, Şeyh Musa, Şeyh Hamza El Kebir, Şeyh Türkî, Şeyh El Hazin... hepsi bu şehirde. Abdurrahman Bin Avf mesela. Cennetle müjdelenen 10 kişiden biri olan bu sahabe de Siirt’in Pervari İlçesi Yukarıbalcılar Köyü’nde.
Anne sevgisinin sembolü olan Veysel Karani. O’nun makamı da Siirt’in Ziyaret Beldesi’nde. Her sene binlerce ziyaretçi ağırlayan belde belediyesi, Veysel Karani Dergahı’nı inanç turizminin merkezi yapmaya çalışıyor. Olur aslında ama bir belde belediyesinin yapacağı iş değil bu. Konya ne ise Ziyaret de o aslında fakat bunun için bakanlık seviyesinde ilgi lazım.
Siirt’in ürünleri de çok meşhur. Büryan Kebabı bunlardan biri. 3 metre derinliğindeki kuyunun dibinde yakılan ateşle pişen eti yerken parmağını ısırıyor insan; o kadar lezzetli. Perde Pilavı da öyle. Zivzik Narı, Siirt Fıstığı ve Tayfi Üzümü. Bu üzüm öyle bir üzüm ki, lezzetini anlatmaya güç yetmez; yemek lazım. Sonbaharda çıkıyor ve bugünlere kadar yeniyor. Fıstığı ise daha iri taneli ve Antep Fıstığı kadar yağlı değil. Kolesterol korkusu olanlara birebir. Neredeyse Pervari Balı’nı unutuyordum! Mükemmel bir bal. Bir defa yiyen başka bala bakmaz.
Battaniye ve kilimini anlatmama gerek yok zaten. Tiftikten yapılan Siirt Battaniyesi sarayları süslemiş vakti zamanında. Hâlâ dokunuyor ve dünyanın dört bir bucağına ihraç ediliyor. Bu ürünlerin hepsinin patenti alınmış, onu da söyleyeyim.
Hele Siirt’in tarihi yerleri; saymakla bitmez. En başta evleri. Taş işçiliği ile kendine has mimarisi olan “cas evleri”nden dolayı şairler, Siirt’in adını “beyaz kent” koymuşlar. Çankaya Mağarası’nın 20 kilometreden fazla bir uzunluğa sahip olduğu söyleniyor. Aksini ispat eden çıkmamış bugüne kadar. Git git bitmiyor çünkü.

Hiç yakışmıyor
Şimdi gelelim zurnanın “zırt” dediği yere. Ben böyle ballandıra ballandıra anlattım diye kalkıp Siirt’e gitmeyin sakın!.. Gitseniz dahi gecelemeyin. Otel yok çünkü. Küçük birkaç tane var tabii de şehre 30 kişi gelse, açıkta kalırsınız. Zaten, misafirler ya polis evinde, ya da öğretmen evinde ağırlanıyor. Bu kadar mahrumiyet bölgesi yani.
Mahrumiyet bölgesi sözünün sadece otelle sınırlı kaldığını sanmayın sakın. Şehir baştan sona mahrumiyet şehri. Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül, “Ben henüz 5’inci senemi doldurmadım. 5 vali gelip gitti şehrimize” dedi. Varın gerisini siz düşünün!..
Gelen, ne yapıp edip bir yolunu buluyor ve vın, gidiyor. Gitmek ne kelime? Kaçıyor! Sadece valiye mahsus da değil ha bu kaçış. Kaymakam, öğretmen, polis... ne kadar kamu görevlisi varsa hepsi kaçıyor! Haksız da değiller hani. Bir toz esiyor mesela, insanı canından bezdirir. Şehir, yüzde 98 erozyona tabi. Rüzgar dağdaki taşı, toprağı söküp şehre yağdırıyor. Göz gözü görmüyor bazen.
Bir de inekler var ki, başka yerde böyle bir şey görmek mümkün değil. Şehir merkezinde yaşayan insan sayısı 100 bin civarında. 70 bin kadar da inek var. İnsan ve inek koyun koyuna yaşıyor. Akşam mesai bitiminde işten çıkan insanlarla, dağdan inen inekler birbirine öyle bir karışıyor ki, anlatamam! Hangisinin hangisinden sayıca üstün olduğunu söylemek imkansız.
Ne yapılsın da Siirt yaşanır bir şehir olsun? Hemen söyleyeyim ki, Siirt’te sanayi olmaz. Zor yani. Ethem Sancak, bir tekstil fabrikası kurmuş mesela. Ayda 200 bin YTL zarar ediyor. “Ticari bir mantığı yok ama Siirt memleketim. Sineye çekerim” diyor Sancak. Ama ikinci bir Sancak çıkmaz ki!
Her şeye rağmen Siirt iflah olmaz değil. Tarım ve hayvancılık var bir kere. Ayrıca, inanç turizmi; kenti uçurur. Balcılık ciddi bir potansiyel. Devlet Pervari Balı’nın tanıtımını yapıverse fakir Siirtli zengin olur. Aydınlar’da Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın torunları dedelerinin astronomide kullandığı araç ve gereçleri, kendi yaptıkları müzede saklıyorlar. Devlet onu dahi yapmamış!


Ekopolitik
Metiner Sezer

Sukût-u_Hayal
12-27-2007, 17:39
. Şehir merkezinde yaşayan insan sayısı 100 bin civarında. 70 bin kadar da inek var. İnsan ve inek koyun koyuna yaşıyor. Akşam mesai bitiminde işten çıkan insanlarla, dağdan inen inekler birbirine öyle bir karışıyor ki, anlatamam! Hangisinin hangisinden sayıca üstün olduğunu söylemek imkansız.


:D :D :D