![]() |
#1 |
![]() MURAT BURTAŞ
Bismillah Bel'am; Allahın ayetlerini şeytani güçlerin namı hesabına yorumlayarak, istikbar ve istikfar düzeninin bekasına çalışan işgüzar din simsarlarının ortak adıdır... Otoritenin baskısı karşısında kimlik, kişilik, irade, ruh, akıl, ilim, şeref ve şahitlik erozyonu yaşayan cübbeli şeytanlar koalisyonudur... Tahrif, tahrip, tahriş ve tahrikte hiç bir sınır tanımayan, batılın safında Hakkı söyleme cesaretinde! bulunan maskeli hakikat düşmanlarıdır... Adaletin gücünü terkedip, adalenin gücüne sığınan ve nezih Tevhidi değerleri, bireysel arzuları uğruna egemenlere peşkeş çeken ''kitap yüklü merkepler''in kolektif hikayeleridir... Şer'i olanı bırakıp, şerli olanda karar kılan kâr, çıkar ve ihtikâr budalası zihniyetin, çağlar boyu süregelen zilletinin değişmeyen yüzüdür... İtiraf etmeliyiz ki; bugün başımızdaki en büyük bela bel'amdan başkası değildir... Sistemin ürettiği din algısını merkezileştiren bu kültürel sömürü çetesine karşı nesilleri teyakkuz alarmıyla uyarmalıyız... Tağuti güçlerin saptırıcı gündemini nesilleri yozlaştırma amaçlı içe transfer etme rolüne soyunan sapkın güruhu deşifre etmeliyiz... Bozuk din mantalitesini topluma pazarlama işgüzarlığında bulunan, Kelamullah'ı saptırma ve çarpıtma şebekesine karşı insanları ikaz etmek bizim elimizde... Şer mihrakların sözünü ve hesabını, Allah'ın sözünden ve hesabından üstün tutanlar hep lanetle anıldılar... Şeytanın safını Allahın lafını çiğneyerek tahkim ve tamir etmeye yeltenenlerin gücün cazibesi karşısında tel tel dökülüşünü artık daha net görebiliyoruz... Kitabi kavramları asli mecrasından kaydırarak, ideolojik manipülatif eklemelerle statükonun sabıkalı çarkına endeksleyenlerin dine bulaşan iblis memurları olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz... Tarih boyunca Bel'amlık müessesesi belki hiç bugünkü kadar etkili ve organizeli olmamıştı... Artık bel'amlar geçmişe nazaran daha sistematik ve etkin... Modern Bel'amlar kapsamlı organizasyon başarısıyla, kuşatıcı koordinasyon maharetiyle ve yaygın hizmet! ağıyla eskilere taş çıkartıyor... Düzen, disiplin, dinamizm ve direnç noktasında oldukça yol katettiler... Bel'amlar artık her yerde... Sanalda ve kanalda boy gösteren onlar... Televizyon, radyo, internet, gazete, dergi vb. kitle iletişim araçları onların hizmetine sunuluyor... Kitapları yok satıyor... Makaleleri okunma rekorları kırıyor... Röportajları kitlelere servis ediliyor... Anlayacağınız gücü elinde bulunduranlar Bel'amları toplumu zehirlesinler diye ortalığa saldılar... Artık Bel'amların da bir derneği, vakfı, dergahı ve partisi var... Seküler Bel'amlar... Demokratik Bel'amlar... Sosyalist Bel'amlar... Liberal Bel'amlar... Her renkten Bel'am mevcut... Hz. Muhammedin (sav) varisleri değil bunlar, Hz. paranın ve Hz. korkunun harisleridir... Bunu Kürdistanda yakından müşahade edebilmek mümkün... Saldırgan, gözü dönmüş apoistancı zibidilerin katliamlarını meşrulaştırmaya yeminli maaşlı Bel'amlar var burada... Sanki saldırıyı yapan taraf İslami mücadele veren müslümanlarmış gibi, ''oyuna gelmeyin'' çağrısı yapanların hangi amaca matuf politik şeytanlıkların peşinde olduğunu biz çok iyi biliyoruz... İslami yapılara ait medrese, dergah ve derneklerin ''mescidi dirar statüsünde'' ki mekanlar olduğu fetvasını verip, pkk'nin operasyonel birimlerinin kundaklama ve kuşatma yapmasına meşruiyet zemini hazırlayanlar bunlardan başkası değil. Açıkça konuşmak gerekirse; Yüksekova'da dökülen kanın perde arkasında, bu zihniyetten alınan fetvanın büyük etkisi var... Şimdi de kalkmışlar müslümanları suçlayarak oyuna gelmemekle uyarıyorlar... Baksanıza şu sözlere... İlgili haberi olduğu gibi aktarıyorum... DİAY-DER: Oyuna gelmeyin Din Adamaları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER) Başkanı Zahit Çiftkuran, Yüksekova'da yaşanan olaylarla ilgili Mustazaf-Der üye ve yöneticilerine seslendi: Oyuna gelmeyin. DİYARBAKIR - Kürt din adamları, Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde, Dersim'de 7 HPG'linin yaşamını yitirdiği operasyonu protesto etmek için Yüksekova İlçesi'nde yapılan gösteriler sırasında bir kişinin ölmesinin ardından başlayan olaylara ilişkin Mustazaf-Der'i uyardı. Din Adamaları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER) Başkanı Zahit Çiftkuran, Yüksekova olaylarının çok iyi analiz edilmesi gerektiğini belirterek, Kürtlerin oyuna gelmeyeceğini, bu senaryonun daha önce Hizbullah eliyle yürütüldüğünü söyleyerek, derin yapılanmaların devreye sokulmaya çalışıldığını vurguladı. Çiftkuran, Yüksekova'da gerçekleşen olaylarda hayatını kaybeden vatandaşın ailesine baş sağlığı dileyerek, yaşamını yitiren kişinin ne şekilde vurulduğunun belli olmadığını, bu durumun da devletin içerisindeki derin yapılanmaların devrede olduğu izlenimi verdiğini söyledi. Çiftkuran, "Kürtler mazlum bir halktır. Dilleri yasaklanmış, tüm hakları elinden alınmıştır. Bu yetmiyormuş gibi bir de Kürtleri birbirine kırdırtmak istiyorlar. Bu senaryo daha önce Hizbullah eliyle oynandı. Birçok Kürt genci katledildi. Ancak gelinen noktada Kürtleri tekrar birbirine kırdırtmak istiyorlar. Biz Kürtler bu oyuna gelmeyeceğiz. Mustazaf-Der üyelerine seslenmek istiyorum. Gelin halkınızın yanında yer alın. Oyunlara gelmeyin. Bugün Kürtlerin birlik günüdür. Oynanmak istenen oyuna gelmeyin. Eğer oyunun bir parçası değilseniz, halkınızın yanında yer alırsınız" dedi. 'Ortada kirli bir oyun var' Emekli Vaiz Abdulbari Tiryaki de yaşanan olayların irdelenmesi gerektiğini ve devletin içindeki derin yapılanmaların tekrar devrede olduğunun işaretleri olduğunu belirterek, kirli bir oyunun bölgede oynanmak istendiğini söyledi. Tiryaki, "Ortada bir kirli oyun var. Bir kışkırtma var. Bu olayın çok iyi araştırılması lazım. Bir kişiyi öldüren tüm insanlığı öldürmüş sayılır. Bir kişiyi yaşatan da tüm insanlığı yaşatmış olur. Eğer Mustazaf-Der isminde olduğu gibi mazlumların yanında yer alıyorsa Kürtlerin yanında yerini almalıdır, derin güçlerin yanında değil" dedi. Seyfettin Ateş adlı din adamı da, Yüksekova'daki yaşanan olayların devletin kirli bir oyunu olduğunu belirterek, fitne ve fesat yapılmaya çalışıldığını, İslam dininin fitne ve fesadı men ettiğine vurgu yaptı. Ateş, Kürtlerin artık eski Kürtler olmadığını, oyunlara gelmeyeceklerini belirterek, "Mustazaf-Der ile Kürtler arasında oynanmak istenen oyuna alet olmamalıdır. Kürtlerin yanında yer almalıdır. Bu anlamda tüm dinler barışı öneriyor. Eğer barıştan yanaysanız gelin mazlum Kürt halkının yanında yer alın. Derin devlet bu oyunu, bu senaryoyu daha önce oynamıştı. Tekrar oynamak istiyor. Bu oyuna gelmeyin" dedi. DİHA Evet üslubu görüyorsunuz... Suçu müslümanlara atan bir mantalite hakim... Pkk'nin resmi sözcülüğünü yaparak,pkk/kck'nin açıklamasını tekrar ediyorlar... Şimdi kısa bir değerlendirme yapalım... 1-İkaz müslümanlara yapılıyor... Saldıran taraf bu kadar açıkken uyarıyı mustazafdere yapmaları ne anlama geliyor... Saldıranlar bu derin oyunun içinde görülmüyor mu yoksa?.. Eli kanlı katilleri gözardı etmek neyin nesi?.. Pkk oyuna gelince iyi, Hizbullah oyuna! gelince kötü mü oluyor yoksa?.. Eteklerinin tutuşmasının anlamı ne?.. Diayder'i bu açıklamayı yapmaya iten neden, Hizbullahın basın bildirisi olmasın sakın?.. Sanki ileride yaşanması muhtemel bir çatışma (Allah korusun) sonrası için malzeme hazırlıyorlar?.. Hizbullah misilleme yaparsa kamuoyuna dönüp ''biz oyuna gelmeyin dedik, ama bizi dinlemediler'' demeye getirecekler... Çok sinsi bir Çıkış... 2-Geçmişte yaşanan çatışmaların müsebbibi olarak Hizbullahı seçerek, derin yapılanmaların Hizbullahı devreye sokmaya çalıştığı iftirasında bulunuyorlar... Pkk gökten zembille inmiş gibi aklanarak, İslami çalışmaları sindirme, susturma bu da yetmezse kan kusturma siyasetiyle hizaya getirmeye çalışan tektipçi pkk realitesi gözden uzak tutulmaya çalışılıyor... Pkk saldırınca oyuna gelmiş olmuyor, birileri karşılık verince oyuna gelmekle suçlanıyor... Kadim pkk ahlaksızlığı... 3-''Kürtleri birbirine kırdırtmak istiyorlar. Bu senaryo daha önce Hizbullah eliyle oynandı''... Şimdi Zahit Çiftkuran'ın bu sözünü nasıl yorumlayacağız?.. Kürtleri birbirine kırdırtmak istiyorlar derken, Hizbullah ve pkk karşı karşıya getirilmek isteniyor diyor... Peki sonraki cümle ne oluyor... Kışkırtmaya gelenin Hizbullah olduğu anlamı çıkmıyor mu?.. Dün kışkırtılan Hizbullah!, bugün tekrar kışkırtılıyor!.. Ne de olsa saldırıp pkk'den bir kişiyi öldüren Hizbullah!.. Yani pkk kışkırtılmış oluyor öyle mi?.. Çatışmanın fitilini ateşleyen de Hizbullah öyleyse... Allah (c.c) tuzağınızı başınıza geçirsin... 4-Aynı zat Mustazafder üyelerine seslenerek ''Gelin halkınızın yanında yer alın, oyuna gelmeyin'' diyerek Hizbullaha pkk'ye biat etme çağrısı yapıyor... Pkk bu jargonu bilinçli bir şekilde kullanıyor... Sanki kürtlerin tamamı aynı paradigmanın müntesibi... Herkes pkk'liymiş havası estirilmeye çalışılıyor... Açıkça pkknin yanında yer alın demenin, farklı bir söylemsel versiyonu ile karşı karşıyayız... Pkk dışındaki herkesin oyuna geldiği bir dünya... Oyunun bir parçası olmak istemiyorsanız, pkk'li olmanız lazım!.. Yoksa derin oyunun içindesiniz!.. 5-Emekli imam Abdulbari Tiryaki ise Arabistanda Arap, Ankara'da Türk, Kürdistan'da Kürt olmanın verdiği bulanıklıkla ''Bir kişiyi öldüren tüm insanlığı öldürmüş sayılır. Bir kişiyi yaşatan da tüm insanlığı yaşatmış olur'' ayetini hatırlatıyor... Bu ayeti yeni süreçte şiddete henüz başvurmamış Hizbullaha okuması oldukça ilginç... Katil pkk haksızca bir insanı öldürerek tüm insanlığı öldürmüş değil mi?.. Bir de ayetin özgün biçiminden kısaltma yaparak tahrife gidiliyor... Halbuki ayette ''haksız yere bir insanı öldürmek''ten bahsediliyor... Ayeti pkk'ye okuyamıyorlar...Çünkü pkk'nin taktığı yok... Pkk ne yapsa bir bildiği vardır... Haşa! pkk'nin hikmetinden sual olunur mu?.. 6- Alın size bir saçmalık daha...''Eğer Mustazaf-Der isminde olduğu gibi mazlumların yanında yer alıyorsa Kürtlerin yanında yerini almalıdır, derin güçlerin yanında değil''... Şimdi neresinden tutsanız elinizde kalır... Mustazafder isminin hakkını vermeliymiş... Mazlumların yanındaysa mazlum pkk'nin! yanında yer almalı... Açık açık pkknin yanında yer alın diyemiyorlar... Üstü örtük bir edayla kürtleri pkk ile özdeşleştiriyorlar... Şeytana pabucunu ters giydirmek buna denir... 7- Seyfettin Ateş ise İslamın fitne ve fesadı men ettiğini söyleyerek uyarıyor... Ancak pkk'nin fitne ve fesad çemberinin baş aktörü olduğunu söylemiyor... Bilmeyende pkk'yi, sanki arzın ıslahından yana bir yapı telakki edecek... Birde Mustazafderin Kürtlerle! aralarında oynanmak istenen oyuna karşı dikkatli olmasını istiyor... Sanki Mustazafder efradı ekrad'dan değil de uzayın derinliklerinden Kürdistana gelmiş... Kürtlerden kastedilen mananın pkk olduğunu defalardır söylüyoruz... Söylemeye devam edeceğiz... Elhasıl pkk'nin silahlı, sivil ve medya ayağının dilinin ne anlama geldiğini biliyoruz... Dillerinin altındaki baklanın ne olduğunu anlamayacak kadar okuma özürlü değiliz... Pkk'nin zihinsel kodlarını çözememiş de değiliz... Siyasi taktiklerinin cahili olmadık... Şeytani manevralarını hangi amaçla yürürlüğe koyduğunu elbette ki biliyoruz... Ancak her fırsatta pkk'den beri olduğunu söyleyenlerin, pkk ile örtüşen üsluplarının ne anlama geldiğini sormama gerek yok... Pkk'nin medyasından olayları analiz ederek tarafsız yorum yaptığını zannedenler ancak kendilerini aldatırlar... Bizim pkk'ye söz söyleme cesareti olmayanların nakaratlarına karnımız tok... Çünkü biz Habilin çocuklarıyız, pkk amcamız Kabilin neslinden... Babamızın katili Kabil... Şimdi hangi kardeşlikten bahsediyorsunuz ey Kürt ulusalcıları?.. Şunu bilin ki müslüman bir Türk kardeşimiz, bizim için sizin cümlenizden daha değerlidir... Ama siz bunu anlayamazsınız ki?.. Önce Selahaddin'in mezar taşını tekmeleyen Cigerxwin'in nasıl bir kinle hareket ettiğine cevap bulun... Umarım beslenme kaynaklarınızı tekrar gözden geçirmenize vesile olur... http://www.rasthaber.com/yazar_6815_...siyor8207.html
![]() Konu Ammar tarafından (05-12-2011 Saat 22:34 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() MaşaAllah istifade ettim...
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|